365 Days Filmi, Türkiye’de Netfix Üzerinden En Çok İzlenen İkinci Film Oldu

Sefer Turgut 26 Haziran 2020

Netflix’te bazı eleştirmenler tarafından “aslında porno” diye nitelenen Polonya yapımı “365 Days” adlı film, Türkiye’de en çok izlenen ikinci film oldu.

FlixPatrol sitesine göre Netflix‘te 7 Haziran’dan gösterime giren 365 Dni (365 Days) filmi, 25 Haziran itibarıyla Avustralya, Avusturya, Bulgaristan, Çekya, Mısır, Finlandiya, Almanya, İsrail, İtalya, Norveç, Romanya, Rusya, Slovakya, İspanya, İsveç, İsviçre ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde birinci sırada. Kimi eleştirmenlerin “aslında porno” dediği film Türkiye ve ABD’de en çok izlenen ikinci yapım.

Film hakkında

365 Dni filminden görüntü

Netflix’te yayınlanan film, yayına girdiği günden bu yana top 10 listesinde üst sıralarda yer almaya devam ediyor. 1 saat 54 dakikalık süreye sahip olan film, Dram ve Erotik türünde yer alıyor. Barbara Biolowas ve Tomasz Mandes’in yönetmenliğini üstlendiği film Polonya yapımı. Orijinal ismi 365 Dni olan filmde Michele Morrone, Anna Maria Sieklucka ve Bronislaw Wroclawski gibi isimler yer alıyor.

Filmin konusu ne?

365 Dni filminden görüntü-1

Sicilya Mafya ailesinin bir üyesi olan genç ve yakışıklı Massimo Torricelli, babasının öldürülmesinin üzerine onun yerine geçer. Genç bir kadın olan Laura ise, Verşova’da lüks bir otelde satış direktörü olarak çalışır. Kariyer hayatında oldukça başarılı olan Laura’nın özel hayatında işler pek de yolunda gitmez.

Erkek arkadaşı Martin ile ilişkisine son bir şans veren Laura, sevgilisi ve birkaç arkadaşı ile birlikte Sicilya’ya gider. Bu gezi Laura’nın hayatının değişmesine neden olur. Sicilya’da yolu Massimo ile kesişen Laura, adanın en tehlikeli adamı tarafından kaçırılır. Massimo, Laura’nın kendisine aşık olması için ona 365 gün süre verir.

Film eleştirmenler tarafından ‘aslında porno’ olarak değerlendirildi.

365 Dni filminden görüntü-4

Buzzfeed sitesinde Scaachi Koul imzasıyla yer alan bir eleştiride özetle şu ifadeler yer alıyor:

“Netflix’te şimdi en popüler olan film aslında bir porno. İtalya’da çekilen, nedensiz bir şekilde sık sık İngilizce konuşulan ve Polonya’da Şubat’ta gösterime giren Fifty Shades of Grey (Grinin 50 Tonu) taklidi bu film, nasıl oldu da herkesin dizi ve film platformlarının tuhaf, karanlık ve rutubetli köşelerinde ne yetişirse izlemek için bol bol vakti olduğu pandeminin ortasında bu kadar popüler oldu?”

‘Pornhub’a giremeyenler için’

365 Dni filminden görüntü-5

Koul, bu sorunun yanıtını filmdeki sevişme sahnelerine sahnelere bağlıyor ve şöyle devam ediyor:

“Film, açıkça ve göstere göstere kadın kahramanından nefret ediyor. Grinin 50 Tonu ile kıyaslanması mantıklı görünse de bu çok doğru değil. Evet iki filmin de yönetmeni kadın. (Aslında 365 Days’in müşterek yönetmeni bir erkek).

“İki film de bir kitap üçlemesinden uyarlanmış ve ikisi de kadınların tabu fantezilerine odaklanıyor. Ama Grinin 50 Tonu’nda inandırıcı bir şekilde olmasa da birbirlerini erotik bulmaya çalışan iki oyuncu vardı. Seks, eğlenceli ama uysaldı. Kimya yoktu. Aralarındaki bağ sıkıcıydı ve siyaset kötüydü.

365 Dni filminden görüntü-2

“365 Days’te ise birbirlerini tahtalı köye göndermeye çalışan iki kişiye odaklanan bir film gibi görünme kaygısı yok. Bu sadece, tarayıcılarına ‘pornhub’ yazamayacak kadar ürkek olanlar için yapılmış bir film. O kadar açık ve o kadar çok şehvet sahnesi içeriyor ki, bu filmi kazayla anne-babanızla izlerseniz adınızı değiştirmek, kimsenin bilmediği bir yere taşınmak ve kurtuluşu olmadığı için ölümünüzü beklemek isteyebilirsiniz”.

Film yorumları

365 Dni filminden görüntü-3

Netflix’te yayınlanan film izleyicilerden pek çok tepki aldı. Stockholm Sendromunu yüceltmekten ibaret olduğu şeklinde yorumlar yapıldı. Sosyal medyada bir kullanıcı “Lütfen unutmayın, kurguyla gerçek arasında çok büyük bir fark var. Eğer bir erkekseniz, lütfen bu fikirlere kapılmayın. Hiçbir kadın kaçırılıp aşık edilmek istemiyor” diyerek filmi eleştirdi. Bir başka kullanıcı ise düşüncelerini “film izleyelim dedik pornografi çıktı, 365 Dni Grinin Elli Tonu’nun yandan çakması. Allah’ım ya gerçekçi olmayan bi ton şey” sözleriyle dile getirdi.