Afrika’dan Evlat Edinen Kadına ‘Gereksiz Yere Pek Çok Ameliyata Soktu’ Denilerek Dava Açıldı

Ceyda Karabulut 31 Mayıs 2021

ABD’nin Washington eyaletinde King County Savcılığı, evlat edindiği 6 yaşındaki çocuğa gereksiz ameliyatlar yaptırdığı gerekçesiyle Sophie Hartman hakkında dava açtı.

Otuz bir yaşındaki Hartman’ın, Afrika ülkesi Zambiya’da evlat edindiği kızı iki yaşından beri 500’den fazla kez doktora götürdüğü ve pek çok ameliyata soktuğu öğrenildi.

Bacak desteği taktırdı, tekerlekli sandalyeye oturttu

Sophie Hartman ve evlatlık aldığı çocuk

Savcılar, mahkeme belgelerinde adı C.H. olarak geçen kıza 2017’de beslenme tüpü yerleştirildiğini, bir sene sonra da bağırsaklarını temizlemek için başka bir tüp konulduğunu bildirdi.

Zanlının, doktorların tavsiyelerine karşı gelerek talihsiz kıza bacak desteği taktırdığı ve onu tekerlekli sandalyeye oturttuğu ifade edildi.

Gereksiz testler ve ameliyatlar yapıldı

Sophie Hartman'ın evlatlık aldığı çocuk-1

Olay, 2019’da Seattle Çocuk Hastanesi uzmanlarının, Hartman’ın iddia ettiği bazı semptomlar yüzünden daha fazla tıbbi işlem yapılması istemesinden şüphelenmesiyle ortaya çıktı. Zira doktorlar, bahsi geçen semptomları tespit edemedi.

Yetkililer, C.H.’e gereksiz testlerin ve ameliyatların yapıldığını, boşuna ilaç kullandırtıldığını ve çocuğun güçsüzleştiğini kaydetti. Hazırlanan rapor, bu yılın şubat ayında Washington Eyaleti Çocuklar, Gençler ve Aileler Departmanı’na gönderildi.

Sağlıklı olduğu ortaya çıktı

Sophie Hartman'ın evlatlık aldığı çocuk

Bunun ardından bir soruşturma başlatıldı ve küçük kız, mart ayında annesinden alınıp 16 gün boyunca gözlemlendi. C.H’in sağlıklı olduğu ortaya çıktı.

Ancak Hartman, C.H.’in seyrek görülen alternan hemipleji adlı nörolojik çocukluk çağı hastalığından mustarip olduğunu iddia ediyor.

Sophie Hartman ve evlatlık aldığı çocuk-3

Savcılar, gözlem boyunca zanlının iddia ettiği semptomları destekleyecek herhangi bir bulgunun görülmediğini bildirdi.

Öte yandan kıza, bahsi geçen hastalığın olduğu yönünde bir teşhisin konulduğu öğrenildi. Ancak savcılık, tanının Hartman’ın iddiaları doğrultusunda yapıldığını ve başka hiç kimsenin semptomları görmediğini öne sürdü.

Advertisements
Advertisements

‘Ben acı konusunda takıntılı bir yalancıyım/abartıcıyım’

Sophie Hartman

Zanlının günlüğünü inceleyen polis ekipleri, Hartman’ın geçmişte menenjit gibi bazı hastalıklara yakalandığı yönünde yalan söylediğini iddia etti. Günlükte “Ben acı konusunda takıntılı bir yalancıyım/abartıcıyım” yazdığı bildirildi.

Ayrıca 2019’da C.H. adına bağış toplandığı ve Bir Dilek Tut Derneği’nin çocuğun bir isteğini yerine getirdiği öğrenildi.

Sophie Hartman ve evlatlık aldığı çocuk-2

Dernek de olay hakkında bir açıklama yaptı. Suçlamalar karşısında dehşete düştüğünü bildiren kurum, “Bu sorunun bir an önce çocuğun yararına olacak şekilde çözülmesini umuyoruz” ifadesini kullandı.

Hartman’ın avukatlarıysa, zanlının masum olduğunu öne sürdü:

Sophie Hartman ve evlatlık aldığı çocuk-1

King County Savcılığı’nın iddialarının aksine, çocuğun hastalığını birden fazla doktor teşhis etti. Tanı, doktorların yaptığı bağımsız muayenelere, Duke ve Seattle’daki çocuk hastanelerinin doktorlarıyla hemşirelerinin gözlemlerine ve test sonuçlarına dayanıyor.

Munchausen by Proxy Sendromu nedir?

Munchausen by Proxy Sendromu -1

Munchausen sendromu ilk kez 1951’de hastane hastane dolaşıp hastalık öyküleri uyduran ve kendilerine gereksiz yere cerrahi girişimler uygulanmasına razı bir grup hastayı belirtmek için kullanılmıştır. Sendroma ismi verilen Baron Karl von Munchausen 18. yy.’da yaşamış, savaştan döndükten sonra kendi uydurduğu eklentilerle daha da ilginç hale getirdiği maceralarını anlatan eski bir süvari subayıdır.

Asher ve arkadaşlarının “Munchausen Sendromu” olarak tanımladığı durumda hasta, doktorun muayenehanesine ya da acil servise sıklıkla klinik manifestasyonlarla (belirtilerle) desteklenen uydurma bir öykü ile gelmektedir. Hasta sonuç alamadan hastaneden ayrılmakta ve aynı tabloyu yineleyerek tekrar tekrar hastaneye başvurmaktadır. Bu hastalar en zeki gözlemcileri bile aldatabilecek ruh hastalarıdır. Nazofarinksini keskin bir aletle yaralayıp kanı yutabilir ve hematemez gibi kusabilir. Anal ya da vajinal mukozalarını ustaca delebilir, gereksiz yere kalp ilacı alarak kalp atımında düzensizliğe neden olabilir ya da büyük miktarda havuç yiyerek karotenemi gibi görünebilir.

Munchausen by proxy sendromu (MBPS) ise özel bir çocuk istismarı formudur.

Munchausen by Proxy Sendromu

Munchausen’s by proxy sendromu, ilk kez 1977’de Meadow tarafından tanımlanmıştır. Aile ya da koruyucu, çocukta bir hastalık varmış gibi yapmakta ya da hastalık yaratmakta ve “hasta” çocuğu doktora götürmektedir. Sonuçta, tıbbi öykü, laboratuvar testleri ya da hastalığın gerçek nedeni değişmekte ya da tıbbi tedavi nedeniyle yaralar oluşmaktadır. Bazı olgularda ise anne doğrudan zararlı eyleme neden olabilmektedir (zehirleme, ilaç verme gibi). Yapılan bir araştırmada en çok kullanılan ilaçların antikonvülsanlar ve opiadlar (morfin türevleri) olduğu saptanmıştır. Yayımlanan olgularda bazı ailelerin eşek arısı ya da balarısı gibi böceklerle çocuklarını sokturdukları bildirilmiştir.

Bu sendrom, “tıbba meydan okuma” olarak da değerlendirilebilir.

Munchausen by Proxy Sendromu -2

Bildirilen kurbanların yaşları birkaç hafta ile 11 yaş arasında değişmektedir. Bir çalışmada ortalama tanı yaşının 3,25 olduğu, olası ölüm oranının %9-10 arasında değiştiği bildirilmiştir.

Fail olguların çok büyük kısmında annedir. Anne sıklıkla zeki ya da sağlıkla ilgili bilgisi bulunan, sevimli, işbirlikçi, iyi tıbbi bakımdan dolayı minnettar ve hastane çevresini süsleyen biri olarak tanımlanır. Altta yatan fizyopatolojik yapıyı anlamak güçtür. Narsistik frajilite (kendini beğenen, kırılgan) ve borderline (sınırda) kişilik çok sıktır, ama bu kişilerde pasif-bağımlı histerik kişilik ya da sadomazoist davranışlar ve depresyon da bulunabilir.

Advertisements
Advertisements

İlginizi çekebilecek diğer içerikler