Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır

Ergun Mutlu 18 Mart 2020

Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum! Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda bulunması Türk Milleti için bulunması güç bir şanstır.

18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale’yi denizden geçemeyen İngiliz ve Fransız müttefik orduları, 25 Nisan 1915’te Gelibolu Yarımadası’na çıkıp Çanakkale’yi karadan geçmeyi denediler. 18 Mart’taki Çanakkale Deniz Savaşı bir günde kazanıldı, ancak 25 Nisan’da başlayan kara savaşları 7-8 ay boyunca devam etti. Aylarca süren kanlı ve göğüs göğse çarpışmaların ardından yüz binlerce kayıp veren müttefik orduları Çanakkale’yi geçemeyeceklerini anlayıp geri çekildiler. 18 Mart Deniz Zaferi’nin baş mimarı Müstahkem Mevki Komutanı Cevat (Çobanlı) Paşa’ydı. 25 Nisan 1915 tarihinde başlayan kara savaşları sonunda elde edilen Kara Zaferinin mimarı ise önce Arıburnu Kuvvetler Komutanı, sonra da Anafartalar Grup Komutanı olan Mustafa Kemal Atatürk idi.

Muharebelerin ilk günü olan 25 Nisan 1915’te düşman Arıburnu kıyısına asker çıkarmıştır.

Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır

Kıyıda düşmanı durdurmaya yetmeyecek kadar zayıf kuvvetimiz vardır. Düşman Conkbayırı’na doğru ilerlemektedir. Conkbayırı düşman eline geçtiği takdirde Çanakkale’de savunma imkansız hale gelir, sonucunda İstanbul’a hem deniz, hem karayolu açılır ve İstanbul düşer. İşte böyle hayati dakikalar yaşandığında Yb. Mustafa Kemal, Arıburnu’na çıkan düşmana taarruz edilmesi gerektiğini düşünür ve Kolordu Komutanından müsaade ister. Kolordu Komutanı bu durumda kendisi karar veremez. Çünkü Mustafa Kemal’in Tümeni ordu ihtiyatıdır. Kullanılması için Ordu Komutanından emir alınması gereklidir. Ayrıca düşmanın üç ayrı yere birden çıktığı öğrenilmiştir. Mustafa Kemal’in 19’uncu Tümeni Arıburnu’nda kullanıldığı taktirde diğer bölgelerde meydana gelebilecek tehlikelere karşı elde kuvvet kalmayacaktır.

Ordu Komutanının da Saroz Körfezi bölgesine gittiği öğrenilmiştir. Ordu Komutanı gittiğine göre belki bu bölgeye bir çıkarma başlamıştır. Bununla ilgili bilgi mevcut değildir. İşte bu nedenlerle Kolordu Komutanı karar veremez. Ordu Komutanına danışalım der. Ancak telefonla temas kurulamaz. Kolordu Komutanı görüşmek üzere Saroz Bölgesine gider. 40 km’lik mesafe, en azından iki saat sürecektir. Yani en erken öğleden sonra dönebilecektir. Fakat düşman onun dönmesini beklemeyecektir. İşte bu durumda Yb. Mustafa Kemal, Çanakkale Muharebelerinin kaderini değiştiren bir iş yapar. Durumun öneminden dolayı, ordudan gelecek emri beklemeden düşmana taarruza karar verir ve taarruz eder. Sorumluluğu üzerine almıştır. Büyük riske girmiştir. Yaptığı işten dolayı başına gelebilecekleri önemsemeden Çanakkale’nin kurtarılması için kendisini tehlikeye atmıştır.

Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır

Vazifeyi her şeyden üstün tutmuştur. Harp Mecmuası kapağındaki resminin altına yazılan “Şahamet”; yani akılla yaratılan kahramanlık kavramı buradan itibaren başlar. Atatürk, inisiyatifiyle başlattığı bu taarruzla, tam düşmek üzereyken Conkbayırı‘nı düşmandan kurtarır ve onu kıyıya kadar sürer. Böylece hayati tehlikeyi önler. Eğer bu taarruz gecikseydi, Çanakkale Muharebeleri birinci gününde kaybedilebilir, zaferle değil, Balkan Harbi gibi bir facia ile sonuçlanırdı. Bunu önleyen Atatürk’tür.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Burada şu akla gelebilir: “Başka bir subay olsaydı, o da hemen hemen aynı şeyi yapabilirdi.”

Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır

Oysa muharebe sahasının Kolordu Komutanı olan Yanyalı Esat Paşa, Atatürk kendisine taarruzu teklif ettiği halde taarruz emri verememiştir. Ordu Komutanının emrinin beklenmesini söylemiştir. Kaldı ki Yanyalı Esat Paşa da sıradan bir paşa değildir. Balkan Harbinde, Yanya Savunması ile ün yapmış, başarılı komutanlardan birisidir. Harp sanatının ustasıdır ama taarruz emrini verememiştir. Ayrıca kaç subay, kolordu komutanının bu emrinden sonra kendiliğinden bu taarruzu yapabilir? İşte bu sorunun cevabı, akla gelen sorunun da cevabıdır. Atatürk, 25 Nisan’dan itibaren, sonuna kadar 8,5 ay süre ile bu muharebelerin en çetin görevlerini üstlenmiş, bütün faaliyetlerinde son derece başarılı olmuş, sayısız kahramanlıklar göstermiştir.

19’uncu Tümen Komutanı Atatürk 7 Ağustos günü Arıburnu’nda cephenin bir bölümünü savunmaktadır.

Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır

Cephesine yoğun şekilde düşman taarruz etmektedir. Düşmanın bir kolu da Conkbayırı’nı kuşatıcı şekilde ilerlemektedir. Burada 30-40 kişilik kuvvetimiz vardır ve gelen düşmanı durduramayacaktır. Burası Albay Mustafa Kemal’in bölgesi dışındadır, bu bölge üzerinde hiçbir sorumluluğu yoktur. Buna rağmen ve kendi cephesine de yoğun şekilde taarruz altındayken elinde kalan son kuvvetinin tamamım (1,5 tabur kadar) Conkbayırı’na gönderir. Conkbayırı’nın düşmesini ikinci defa önler.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

8 Ağustos gecesi Anafartalar Grup Komutanı olan Atatürk, 9 Ağustos günü Birinci Anafartalar Zaferi’ni kazanır.

Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır
Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır

10 Ağustos günü de düşmanın hem bu mağlubiyetin acısını çıkarmak hem de kesin sonuca ulaşmak için büyük kuvvetleri ile Conkbayırı’na taarruz edeceğini değerlendirir. Düşmanın bu taarruzunu önlemek için, düşmandan önce Conkbayırı’ndan taarruz etmeye karar verir. Geceleyin Conkbayırı‘na gelir ve 10 Ağustos sabahı düşmanın yapacağı taarruza karşı koyamayacak şekilde zayıf olan kuvvetlerle taarruz etmeye karar verir. Gece süresince başka yerden kuvvet getirmek de mümkün olmayacaktır. Yani bir yeri, bulunduğu yerde durarak koruyamayacak kuvvetlerle düşmana taarruz ederek, bu yeri savunmak düşünülmüştür. Bu Atatürk’ün askeri dehasının ortaya çıktığı anlardan biridir.

Atatürk, geceleyin Conkbayırı’na ulaştığında oradaki tümen komutanına taarruz emrini verir.

Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır

Tümen komutanı ve kurmayı şaşırırlar ve hayrete düşerler ve Atatürk’e şöyle derler: “İki günden beri devamlı surette taarruz ettikleri halde başarılı olunamadığını ve bu yüzden birliklerin büyük kayıp vermiş halde bulunduklarını, iş yapamayacak ve perişan durumda olduklarını, yeni bir taarruza kalkışmanın neticesini vahim gördüklerini” ifade ederler. Atatürk, “Anafartalar Muhaberatına Ait Tarihçe” isimli kitabında bu değerlendirmeyi hesap olarak doğru ve mantıklı bulduğunu, reddi mümkün olmayan bir muhakeme olduğunu yazar ve şöyle devam eder: “Bazı kanaatler vardır ki onların hesap ve mantıkla izahı pek güçtür. Özellikle muharebenin kanlı ve ateşle safhasındaki duyguların doğurduğu kanaatler. Söylenenler gerçekten durumu ve kıtaların halini olduğu gibi tasvir ediyordu. Fakat bu değerlendirmeyi kararımı değiştirecek nitelikte bulmadım. Çünkü ben düşmanı şedit veya seri bir baskın ile mağlup edebileceğimize kanaat hasıl etmiştim. Bunun için çok kuvvetten ziyade, çok dikkatli ve fedakarane bir sevk ve idarenin maksadı temin edeceğine hükmetmiştim” der.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

10 Ağustos sabahı gün doğmadan birliklerin en önüne geçer, bizzat kendi verdiği işaretle Mehmetçikleri hücuma kaldırır.

Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır

Hem de nasıl? Tabanca ve tüfeklerdeki mermileri çıkarttırır, süngü taktırır, sadece süngü ile düşman üzerine saldırıyı başlatır. Sırpsındığı gibi, henüz yığınlar halinde uykuda olan düşman, bu sessiz hücum karşısında neye uğradığını şaşırır, bozulur, dağılır ve kaçar. Çok kayıp verdirilir. Gün doğumu ile taarruza geçecek olan düşmanın, kaçtığı bölgelerde savunma gücü kalmaz. Atatürk böylece Conkbayırı’nı bir kere daha kurtarır. Sağ göğsünden bir şarapnel parçası ile vurulması ve cep saati sayesinde kurtulması bu muharebe sırasında olur.

Düşman 21 Ağustos günü 6 tümenle (yaklaşık 70 bin kişi) Anafartalar Ovası’nda taarruza başlar.

Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır

Bizim, bunun karşısında iki tümenimiz (yaklaşık 18 bin kişi) vardır. Düşman donanmasının yoğun ateşi altında bu kuvvetlerle, bu büyük taarruzu durdurmak mümkün değildir. Bir tümenimizde oldukça geridedir. Yetişmesi çok geç olacaktır. Yetişene kadar düşman cepheyi yarabilir. İşte böyle çok kritik bir durum yaşanır. Bu tümenin gelişine kadar olan zamanın kazanılması gerekmektedir. Burada askeri deha kendini gösterir, elde bir süvari alayı vardır. Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal, bu alayı savunan kuvvetlerimizin üzerinden aşırtarak, taarruz için ilerlemekte olan düşmanın üzerine saldırtır. Sonunda gerekli olan zaman kazanılır. Kuvvetlerimiz cepheye yetişir.

Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır

Bu uygulama bir yaratıcılık örneğidir, bir buluştur. Kurallarla, kalıplarla kendini bağlamamış bir beynin ürünüdür. Askeri tarihte bir süvari kıtasının, kendisinden mislilerce büyük, taarruz eden bir düşmanın üzerine atılması ya görülmemiştir ya da çok nadirdir. Çünkü bu şekildeki bir saldırının ötesi yoktur, ölüme kucak açmadır, süvarilerin kendilerini feda etmeleridir.

Anafartalar’da da öyle olmuştur. Karşılığında da üç-dört misli büyüklükteki düşman yenilmiştir.

Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır
Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır

Birkaç kritik örnekle Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale Zaferi‘ndeki payını ortaya koymaya çalıştık. Ancak elbette kazanılan zaferdeki payı, yeri bu kadar değildir. Saatlerce üzerinde konuşulacak boyuttadır. Bu kadarı bile gösteriyor ki Çanakkale Zaferi’nin kilit adamlarından biri Albay Mustafa Kemal’dir. Orada bulunması Türk Milleti için bir şans olmuştur.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

“İçinizde ve komuta ettiğimiz askerlerde Balkan utancının ikinci bir safhasını görmektense burada ölmeyi tercih etmeyenlerin bulunacağını kesinlikle kabul etmem…”

Albay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşı’nda Bulunması Türk Milleti İçin Bir Şanstır
Yarbay Mustafa Kemal, Çanakkale, 30 Nisan 1915

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir