Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta

Pelin Akar 8 Mart 2020

Demirci Gülcan Felekoğlu Akın, demirciliğe olan tutkusunu eğitimini aldığı moda tasarımıyla birleştirerek demiri sanata dönüştürüyor.

Meslekleri gruplandırırken “kadın işi, erkek işi” diye ayırmanın bir anlamı olmadığını yine kadınlardan öğreniyoruz. Kadınların her işi yapabileceğini, karşımıza her gün çıkan örneklerle bir kere daha anlıyoruz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, eğitimini aldığı meslekle gönlünde yatan mesleği aynı potada eriten Gülcan Felekoğlu Akın ile tanıştırmak istiyoruz sizi. Moda tasarımı eğitimi aldıktan sonra, bu eğitimini çocukluktan beri ilgi duyduğu demircilik ile kusursuz şekilde birleştirmiş Gülcan Usta. Şimdilerde demirden yarattığı eserler büyük rağbet görüyor.

Çocukluğundan beri demirciliğe meraklı

Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta
Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta

Çocukluğundan beri demirciliğe merakı olan Gülcan Felekoğlu Akın, moda tasarımı konusunda eğitim aldıktan sonra Muş’un Varto ilçesinde demircilik yapan Caner Akın ile hayatını birleştirdi.

Evde oturmayarak eşinin yanında çıraklık yapan Gülcan Felekoğlu Akın, “demircilik erkek işi” diyenlere inat bu işte ustalaştı.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

‘Vay demirci miymiş, bu güzel…’

Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta

Akın, eşiyle tanıştığında demirci olmasını ise, “Demirci olması benim için, vay demirci miymiş, bu güzel…” diye anlatıyor. Akın, demirci insanının şefkatli olduğunu belirterek, “Çünkü demirle çalışıyordur, sert bir malzemeyle çalışıyordur. Vücudunda insana ait olan bütün sert duyguları ona aksediyordur” diyor.

Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta

Akın, evlendikten sonra evde oturmanın kendisine göre olmadığını düşünerek, iki ay sonra eşinin yanında işe başladığını kaydediyor ve ilk demir işinde soba bileziği yaptığını ve 50 TL kazandığını söylüyor.

Eşiyle birlikte atölye açtı

Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta

Bir süre sonra İzmir’e taşınarak Yamanlar Mahallesi’nde eşiyle bir atölye açan Gülcan usta, bir yandan geçimini sağlamak için demirden balkon, pencere ve kapı korkulukları yaparken, diğer yandan da tutkusunun peşinden giderek heykellere ve aksesuarlara imza atıyor.

Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta

Elinde kıvılcımlar saçan demir kesme makinesiyle demire kıvrımlı şekiller kazandıran Gülcan ustanın hayali ise bir sanat atölyesi açabilmek.

Çevresinden gelen tepkilere rağmen yılmadı

Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta

Gülcan Felekoğlu Akın, Erzurum’da 8 çocuklu bir ailede büyüdüğünü, üniversiteden mezun olduktan sonra moda tasarımı işiyle uğraştığını, demir işine başladığında çevresinden gelen tepkilere rağmen yılmadığını, eşinin de desteğiyle bugünlere geldiğini belirtti.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

‘Toplumsal baskıya maruz kaldım’

Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta

Varto’da bu işi yaparken toplumsal baskıya maruz kaldığını, özellikle kadınlardan destek beklerken tepki aldığını belirtiyor Gülcan Akın.  ‘Kadının burada ne işi var – Neden buradasın, burası erkeklerle dolu’ gibi söylemlere maruz kaldığını belirten Akın, “Bana göre nefes alabildiğin her yerde insansın sadece, cinsiyet farkının olmaması gerektiğini düşünüyorum” diyor.

Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta

Eşinden destek gördüğünün altını çizen Gülcan Akın, eşiyle ütopyalarını birleştirerek sanat atölyesi tarzında demire dönük iki boyutlu ve üç boyutlu çalışmalar yapmak istediklerini ve bunun çalışmalarına başladıklarını belirtiyor.

“Tepkilere gülüyorum”

Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta

Zamanla insanların tepkilerini umursamamayı öğrendiğini aktaran Akın, “Kaynak yapılırken kıvılcımdan kaçan insanlar, kadın olduğum için bu işi yapamayacağımı düşünüyordu. Atölyeye girenler bana, ‘usta yok mu’ diye soruyordu. Bir süre sonra sorgulamayı bıraktım. Bu durum bana güç verdi. Tepkilere kızmak yerine çoğu zaman gülmeye başladım.” dedi.

‘Beni en çok spiral makinesi zorlamıştı’

Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta

Akın, “İlk başladığım zamanlarda gerçekten zorlanıyordum. Özellikle spiral makinasını elime aldığımda onunla beraber yere doğru eğilerek çalışmak zorundasın. Ağırlığı ile seni yere çekiyor zaten, korkunç bir makine, elinde patlayabilir, yüzünün yarısını götürebilecek bir potansiyeli var. Bunları bildiğin için korkuyorsun ama korkarsan bunların olmayacağını da biliyorsun. O korkunun üzerine gidilmesi gerektiğini öğrendim bu işte. Çalışırken tek zorlandığım makine o dur, onun dışındaki bütün makinaları çalışırken demirin şekil aldığını hissediyorum ve bu bana acayip haz veriyor.”

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Kadın duruşunu sergileyen eserler

Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta

Demirle çalışırken kendisini bulduğunu, sert madenlere hamur gibi şekil vermenin insana güç kattığını dile getiren Akın, şöyle konuştu:

Aldığı Moda Tasarımı Eğitimini Tutkusuyla Birleştiren Demirci Gülcan Usta

“Geçinmek için demir korkuluklar yapıyoruz, hayallerimizi gerçekleştirmek için de heykel. Demirle yapılabilecek her şeye hakimiz. En sert madenlerden birini işliyorum. Demir ateşle ısındıkça aşkla eğiliyor. Bu beni çok mutlu ediyor. Burada kendime has bir bakış açım var. Tamamen doğa ve insanın bütünlüğünü yansıtan eserler çıkarmaya çalışıyorum. Günümüz koşullarındaki kadın duruşunu da sergilemeye çalışıyorum. Asıl mesleğim moda ama modayı başka bir boyutta yaşıyorum.”

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir