Avusturya Ordusunun İçki Yüzünden Kendi Kendine Savaşıp, Mağlup Olduğu Bir Savaş: Şebeş Savaşı

Ergun Mutlu 19 Temmuz 2021

Avusturya-Osmanlı Savaşı’nın ortasında, Karanşebeş kasabasında Avusturyalılar kendilerine karşı ölümcül bir savaşa giriştiler, bir şişe fazla alkol yüzünden.

1788 yılının Eylül ayında, Osmanlı Ordusu birkaç gün boyunca ele geçirmek için mücadele ettikten sonra Karanşebeş kasabasına geldi. Orada düşmanları Avusturyalıları tam bir kargaşa ve yıkım halinde buldular. İçki içtikten sonra birbirini tanımayan Avusturyalılar, kendi aralarındaki bir ‘sarhoş kavgası’ sonucu bu hale gelmişlerdi.

Şebeş Savaşı - 1
Habsburg İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ihtilaflı bölgenin haritası. Ortada Tuna Nehri.

Sarhoş Avusturyalı süvariler ile yine Avusturyalı asker arkadaşları arasındaki Karanşebeş Muharebesi, Osmanlı’nın şehri sorunsuz bir şekilde ele geçirmesine izin verdi.

Savaştan Önce

Şebeş Savaşı - 4

1787’den 1791’e kadar, Avusturya Ordusu – daha sonra Hapsburg İmparatorluğu – ölümcül derecede hasta İmparator II. Joseph yönetiminde, Hapsburg-Osmanlı Savaşına veya Avusturya-Türk Savaşı’na girişti. Avusturya Ordusu pek çok yönden gelişigüzel bir yapıdaydı, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Fransa, Hırvatistan, Sırbistan ve Polonya uyruklu adamlardan oluşuyordu. Bu nedenle, farklı milletler arasındaki iletişim en hafif tabiriyle oldukça zordu ve çoğu zaman en gerekli iletişimler bile çeviri sırasında kelimenin tam anlamıyla kayboluyordu.

Karanşebeş Savaşı sırasında Avusturyalılar, Tuna Nehri’nin kontrolü için Osmanlı İmparatorluğu’na karşı savaş halindeydiler. 17 Eylül gecesinde Avusturyalı Hussar birliği (hafif süvari birliği), Türk askerleri için keşif devriyesine çıktı.

Şebeş Savaşı - 5

Hussar birliği keşif devriyesindeyken nehrin diğer tarafında kamp kurmuş bir grup gezginle karşılaştılar. Gezginler, bir günlük çalışmadan sonra yorgun adamları yatıştırmak için askerlere schnapps (alkollü likör, bir tür cin) satın almalarını teklif ettiler. Askerler bu teklifi seve seve kabul etti ve içki fıçılarını satın aldılar. Böylece bol içkili bir geceye başladılar.

Sonradan nehri geçen bir başka Avusturya piyade kolu, Hussarların bu içki partisine katılmak istedi. Ancak Hussarlar içki fıçılarını piyadelerle paylaşmak istemedi. İçki fıçılarının etrafını sarıp koruma altına aldılar. Yumruk yumruğa başlayan kavga gittikçe kızıştı ve iddiaya göre askerlerden biri ateş etti. Böylece Hussarlar ve piyadeler arasında çatışma başladı.

Advertisements
Advertisements

Şebeş Savaşı

Şebeş Savaşı - 7

İçkinin, kavganın ve şenliklerin olmadığı asıl Karanşebeş kasabasında, Avusturya ordusunun geri kalanı Türk kuvvetleri için teyakkuzdaydı. Nehrin karşı tarafından silah seslerini duyduklarında, ayık Avusturya kuvvetleri doğal olarak duydukları boğuk sesi Türkler olarak yorumladı. “Türkler, Türkler!” diye bağırmaya başladılar.

Nehrin karşısında sarhoş güçler, yoldaşlarının “Türkler, Türkler” çığlıklarını duydular ve çığlıklarının yardım çağrısı olduğuna inanarak asker arkadaşlarına yardım etmek için kampa geri döndüler. Karanlıkta yaklaşan insan kitlesini gören ayık güçler, sarhoş askerlerin işgalci düşman Türkler olduğuna inanarak ateş açtı.

Şebeş Savaşı - 6

Ateş edildikten sonra, sarhoş güçler kamplarının Türkler tarafından ele geçirildiğine inandılar ve karşılığında onlara ateş açtılar.

Birkaç Alman subayı, meydana gelen hatayı fark ettikleri için ya da sadece ateşkes sağlamak için, dur anlamına gelen “halt!” diye bağırdılar. Ancak dil engeli nedeniyle Alman olmayan askerler, “halt” sözcüklerini “Allah!” diye anladılar. Türklerin savaş sırasında Allah Allah” diye saldırıya geçtikleri biliniyordu. Alman subayların “halt” nidaları ateşi kesmeye yaramadığı gibi onu daha da körükledi.

Şebeş Savaşı - 3

Süvarilerin kampa doğru dörtnala geldiğini gören bir birlik kumandanı, Osmanlı akıncılarının saldırısına uğradıklarını zannedip, topçulara ateş emri verdi. Bu sırada, çatışma sesini duyan askerler ne olduğunu anlayamadan kaçmaya başladı. Bir noktada askerler her gördüğü gölgeyi Türk zannedip vurmaya başladı, aslında ateş ettikleri kendi askerleriydi. Bu kargaşa sonucu tüm ordu geri çekildi, İmparator II. Joseph atını küçük bir çaya sürerken attan düşüp sakatlandı.

Kaos, Avusturya kampını ele geçirdi ve bu sebeple Karanşebeş Savaşı şiddetlendi. Sarhoşluk, karanlık ve dil engelleri bir araya gelince Avusturya ordusu kendi kendisiyle savaştı. Gecenin sonunda, kabaca binlerce Avusturyalı öldü ya da yaralandı.

Türkler Geliyor

Şebeş Savaşı - 2

Sabah olduğunda Avusturyalılar ne olduğunu anladılar. Ne yazık ki, hata fark edilene kadar büyük hasar almışlardı ve dost ateşiyle binlerce asker telef olmuştu. Ordu böylece kendi kendini tamamen savunmasız bırakmıştı.

Dolayısıyla, Türkler sadece iki gün sonra savaşmak için geldiklerinde, planlı saldırılarının gereksiz olduğu ortaya çıktı. Neredeyse tüm Avusturya Ordusu aciz haldeydi, şehrin savunması çökmüş ve Karanşebeş ele geçirilmeye müsait hale gelmişti. Osmanlı ordusunun yaptığı da tam olarak bu oldu.

Şebeş Savaşı

Yaşanan bu olayların neredeyse 40 yıl sonra kayda geçirilmiş olması, savaşın yaşanıp yaşanmadığını tartışmalı bir hale getirdi, hatta bazıları için savaşın gerçekte hiç yaşanmadığının bir kanıtı haline geldi. Ek olarak, bazı tarihçiler, bir ordunun, kendi birliklerine karşı savaştığını hiçbir noktada fark etmeden, bu kadar çok kayıp vererek, bu kadar uzun süre kendi kendine karşı savaşabileceğine inanmakta güçlük çekiyor.

Karanşebeş Muharebesi’nin gerçekten yaşandığına inananlar, ordunun kendi eylemlerinden büyük utanç duyduğu için yıllarca onlardan bahsetmediğine inanıyorlar. Savaşın tarih kitaplarında yer bulamamasının sebebini de bu büyük utanca bağlıyorlar. Onlar kendilerine karşı savaştıklarını fark etmemiş olsalar da apaçık ortada olan tek şey alkolün gücü.

Advertisements
Advertisements

İlginizi çekebilecek diğer içerikler