Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Funda Doruk 1 Şubat 2019

Barış Manço tam 20 yıl önce, 1999 yılının 1 Şubat’ında aramızdan ayrıldı, ardında öyle büyük bir boşluk bıraktı ki geçen yıllar doldurmaya yetmedi.

Barış Manço kimdir? Diye bir soru sorarsanız alacağınız cevap: Müzisyen, şarkıcı, besteci, aranjör, söz yazarı, oyuncu, televizyon programcısı, sunucu, koleksiyoner, ressam ve gezgin olurdu. Barış Manço sadece şarkı söyleyen, beste ve düzenlemeler yapan bir sanatçı değildi, tabiri caiz ise o komple bir sanat insanıydı. Türk kültür yaşamına büyük katkıları olan, ilkleriyle gençlerin ufkunu genişleten, başardıklarıyla ilham olan biriydi. Yaptığı her işte yapabileceğinin en iyisini yapmaya gayret gösteren, gelişimin ve değişimin önünde direnmeyen, çıkış yolları arayıp bulan bir sanatçıydı. 56 yıllık ömründe uzun saçlarıyla, renkli takılarıyla, TV programlarıyla ve şarkılarıyla onu çok sevdik. Gidişinin üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen her yıl Şubat ayını derin bir hüzünle karşılamamızın sebebi onsuzluğu hatırlıyor olmamızdır belki de.

Barış Manço kimdir?

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

İsmail Hakkı Manço ile Türk müziği sanatçılarından Rikkat Uyanık çiftinin ikinci çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya geldi Barış Manço. Abisinin ismi Savaş’tı, kendisi 2. Dünya Savaşı’nın son günlerinde doğduğu için bir özlemin adını aldı: Barış. Anne ve babası o daha çok küçükken ayrıldı ve Barış Manço babası ile yaşamaya başladı. Kadıköy Gazi Mustafa Kemal Paşa İlkokulunda başlayıp Galatasaray Lisesi’ne uzanan eğitim hayatını babasını kaybetmesinin ardından Şişli Terakki Lisesi’nde tamamladı. İlk konserini Galatasaray Lisesi’nin konferans salonunda veren Barış Manço ilk plağını da bu yıllarda çıkardı.

Belçika yılları…

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Liseyi bitirmesinin ardından kanı kaynayan bir genç olarak otostopla Belçika’da yaşayan abisi Savaş Manço’nun yanına gitti. Belçika Güzel Sanatlar Akademisi‘ne kaydolan Barış Manço resim, grafik, desen ve iç mimari eğitimi aldı. Bu süre zarfında para da kazanması gereken Barış Manço gece bekçiliği, garsonluk gibi işlerde de çalıştı. Ancak onun asıl sevdası müzikti, Belçika’da yabancı müzisyenlerden oluşan “Vahşi Kediler” grubuyla müzik çalışmalarına da devam etti.

Dağlar Dağlar…

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Barış Manço’nun kariyerinde dönüm noktası nedir derseniz 1970 yılında bestelediği “Dağlar Dağlar” şarkısıdır. Büyük bir ilgi gören Dağlar Dağlar şarkısı kısa süre içerisinde 700 bin satarak Barış Manço’ya başta “Platin Plak Ödülü” olmak üzere birçok ödül kazandırdı. Müzik hayatında Kaygısızlar, Vahşi Kediler, Moğollar gibi pek çok grupla çalışan Barış Manço daha sonra kendi grubu Kurtalan Ekspres’i kurdu ve Anadolu turnelerine çıktı.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

1980’ler…

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Barış Manço 80’den sonra tabiri caiz ise zirveye çıktı. 1981 yılının sonlarına doğru çıkardığı ve içerisinde Türk müzik tarihine damgasını vurmuş “Gül pembe“, “Ali Yazar Veli Bozar“, “Alla Beni Pulla Beni“, “Dönence” gibi hit şarkıların yer aldığı “Sözüm Meclisten Dışarı” albümü büyük başarı kazandı. Bu başarıya rağmen albümün pek çok şarkısı TRT’nin denetleme kuruluna takıldı, televizyon ve radyoda çalınmadı.

Türk kültür hayatına katkıları…

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Barış Manço sadece bir müzik insanı değildi, komple bir sanatçı olarak Türk halkının gönlündeki yerini aldı. Birçok şarkısının son kıtasında, tıpkı halk şiiri geleneğinde olduğu gibi kendi ismine yer veren Barış Manço, “modern çağ ozanı” olarak bir geleneği sürdürdü, toplumsal konulara ve ailenin önemine dikkat çekti, şarkılarında atasözleri ve deyimler kullanarak Türkçeye katkı sağladı. 1975 yılında çekilen “Baba Bizi Eversene” filminde rol aldı, bu onun ilk ve son sinema deneyimi olacaktı. 1988 yılında başladığı 7’den 77’ye programı ise Türk televizyon tarihine damga vurdu ve 378 bölüm yayınlanarak ulaşılması güç bir rekora imza attı. 1990’da Ertuğrul Fırkateyni’nin Japonya’ya gelişinin 100. yılı nedeniyle düzenlenen “Türk-Japon dostluğu” etkinlikleri kapsamında gittiği Uzak Doğu’nun en uzak ülkesinde, büyük bir coşkuyla karşılanan Barış Manço’ya Min-On Vakfı Yüksek Şeref Madalyası verildi.

Aramızdan ayrıldı…

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Daha önce de tansiyon sorunları yaşayan Barış Manço, 1999 yılının 31 Ocak’ı 1 Şubat bağlayan gecesinde, 23.30 sıralarında ani tansiyon düşmesi sonucu fenalaştı. Ambulansla Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Merkezi’ne kaldırılan Barış Manço, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve aramızdan ayrıldı.

Türk Halkı Barış Manço’yu neden bu kadar sevdi?

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Bunu tek bir sebebe bağlamak mümkün değil. 56 yıllık ömründe yaptıkları ve başardıklarıyla, insanlarla kurduğu bağlarla, samimiyetiyle Türk halkının gönlünde çok az insanın sahip olabileceği bir yer edindi Barış Manço. Bir sanatçı olarak halkın sevgisini her zaman en önemli değerlendirme kabul eden Barış Manço’nun bu kadar sevilmesinin sebeplerine kısaca bir göz attık.

1. Çocuklara olan sevgisi, ilgisi ve sabırlı yaklaşımı.

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Adam Olacak Çocuk programını bugünün çocukları bile biliyorsa bu Barış Manço’nun çocuklara olan ilgisinin ve sevgisinin bir eseridir. 7’den 77’ye programında yer verdiği, dünyada dahi pek eşi benzeri bulunmayan Adam Olacak Çocuk köşesiyle bizlere çocuklara nasıl davranmamız gerektiğini öğretti, pek çok çocuğun ıspanak yemesini, arabada arka koltuğa oturmasını, dişlerini fırçalamasını sağladı. Eğlendirerek öğretme konusunda yıllarca ders verdi bizlere. Lale Manço bu sevgiyi bir keresinde şöyle anlatmıştı: “Barış, hiçbir çocuğa tepeden bakmazdı, ya çömelip onların seviyesine inerdi ya da onların ayaklarının altına bir şeyler koyarak kendi seviyesine çıkarırdı.”

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

2. Yüzünden asla eksik olmayan gülümsemesi.

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Barış Manço’nun sinirli, asık suratlı, kavgacı, vb. bir halini hatırlayan var mı? Şarkılarından, programlarına, röportajlarından kliplerine kadar Barış Manço’yu sürekli o güleç yüzüyle hatırlıyoruz. İnsanlara geçirdiği sevgiyi, mutluluğu ve huzuru anımsıyoruz. Hayatımızda olduğu süre boyunca bize sürekli mutlu bir şekilde gülen birini sevmeyip ne yapacaktık?

3. Yaptığı harika şarkılar.

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Eksiksiz bir sanatçı olan Barış Manço eşsiz şarkılara da imza attı. Dönence, Gülpembe, Kol Düğmeleri, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, Dağlar Dağlar ve onlarcası. Bugün bile bir yerde çalmaya başladığında insanların hep bir ağızdan eşlik edebilecek kadar iyi bildikleri, insanı ele geçiren, dillerden düşmeyen harika şarkılar.

4. Uzun saçları, otantik kıyafetleri, bilezik, yüzük, kemer gibi takıları ve tiyatral yetenekleri.

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Barış Manço’yu şarkı söylerken düşünün, aklınıza hemen o unutulmaz el kol hareketleri, mimikleri, vs. gelecektir. O şarkıyı söylemez adeta yaşar ve bizlere ede yaşatırdı. Ölene kadar kestirmediği uzun saçları, benzersiz yüzük ve bilezikleri, görenin bir daha asla unutmadığı kocaman tokalı kemerleri ve otantik kıyafetleriyle aklımıza yer etti. İnsanlar onu böyle kabul etti, böyle sevdi.

5. İnsanlarla olan ilişkileri ve samimiyeti.

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Barış Manço hiçbir zaman rol yapmadı, öyleymiş gibi davranmadı. Dünya üzerinde 100 ülke dolaştı gittiği her yerde insanlarla kaynaştı, onlarla samimi oldu ve kendini sevdirmesini bildi. Çünkü o insanları seviyordu, onlarla samimi ilişkiler kurmaktan kaçınmıyordu, tepeden bakan, kendini ayrı gören biri değildi. İnsanları seviyor, karşılığında sevgi alıyordu.

6. Bilgi sahibi ve bildiklerini herkesle paylaşmaktan kaçınmayan bir entelektüel olması.

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Barış Manço için sadece şarkıcı veya besteci demek ona haksızlık etmek olacaktır. İngilizce ve Fransızcayı ana dili gibi bilen Barış Manço bir gezgin, belgeselci, sanat insanı, koleksiyoner ve müzisyendi. Gördüklerini, bildiklerini insanlarla paylaşmaktan imtina etmezdi. 378 bölüm yayınladığı 7’den 77’ye programında Türk insanına çok şeyler kazandırdı. Yaptığı farklı belgeselcilik ve seyyah ruhuyla çok kıymetli bilgiler verdi.

7. Memleketine ve insanına olan sevgisi.

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

O var olduğu topraklara ve kendisini var eden insanlara karşı kendini daima borçlu hisseden ve borcunu ödemek için her gün çalışan biriydi. Doğduğu toprakları ve insanlarını koşulsuz şartsız seven biriydi. Yaptığı programlarla, verdiği konserlerle, bestelediği şarkılarla hep bu borcunu ödemeye çalıştı. Bu sevgisi karşılıksız kalmadı elbette, biz de onu çok sevdik.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

8. İnsanın öğrenmesi gereken ilk dil, tatlı dil…

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Bu sözün sahibi Barış Manço tatlı dilden asla vazgeçmedi, çocuklarla, yaşlılarla, yabancılarla, kısacası tüm insanlarla tatlı dille konuştu, onları dinledi, ciddiye aldı, değer verdi. Böyle insani tavırlara sahip olan birini sevmemek ne mümkün?

9. Barış Manço hepimizden bir parça taşır.

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Kiminin çocukluğudur, kiminin gençliği. Kiminin ilk aşkıdır Barış Manço kiminin ikinci baharı, ancak hepimizin hayatına bir şekilde sızmıştır. Barış Manço dendiğin aklına hoş bir anısı gelmeyen yoktur. Barış Manço bir insan değil, bir dönemdir, her insanın kendini iyi hissettiği, gülümseyerek andığı bir anıdır. İnsanların hafızalarında güzelliklerle, mutlulukla, çocuklukla kodlanmıştır. Bu yüzdendir onu unutmayışımız, bu yüzdendir aklımıza her geldiğinde dudaklarımıza buruk bir gülümsemenin konuşu. Barış Manço aslında biziz, hepimizin toplamı, bizden parçalarla oluşmuş bir sanatçı: Barış Abi, Barış Amca, Barış Kardeş, Evladım Barış, Barış Oğlum…

10. Barış Manço, Moda, 81300, İstanbul…

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

Türkiye’nin en iyi bilinen adresi. Herkesin bildiği, merak ettiği, sevgiyle hatırladığı adres. 7’den 77’ye programının bitiminde söylediği ve o günden bu yana kimsenin unutmadığı adres. Hala oradasın Barış Abi biliyoruz.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Bonus – Küçük bir Barış Manço anısıyla bitirelim, onun ne kadar büyük, zeki ve kaliteli bir insan olduğunu bir kere daha anımsayalım.

Barış Manço’yu Çok Sevmemizin Belki Farkında Bile Olmadığımız 10 Sebebi

“Barış Manço Fransa’da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur… küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir… sürekli, “işte Türk, yani barbar, vahşi vs…” demektedir… Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere “yanınızda kâğıt para var mı?” diye sorar! bu soruya spiker şaşırır ve “evet var ama n’olacak” der… Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır… bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında “anahtar” adlı şarkısını söylemiştir… bu şarkının bir bölümü şöyledir:

“beş Akif- bir saat kulesi, iki kule-bir fatih, beş fatih-bir Mevlana, iki Mevlana-bir Sinan”… (Barış Manço / anahtar şarkısı / darısı başınıza albümü / 1992).

Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler o dönemdeki Türk parası olan banknotların arkasında fotoğrafı olan kişilerdir…

Barış Manço spikere sorar: “bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim?” spiker: “general…….” Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan kişileri de sorar, spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır, “general…….”, “amiral………..”, “komutan………….” spikerin bu “falanca general, falanca amiral, falanca komutan” cevabından sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarını çıkarır… spikere der ki:

“Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif Ersoy’dur. Şairdir… Bu fotoğraftaki kişi Mevlana’dır. Düşünürdür… Bu paradaki fotoğrafı olan kişi Fatih Sultan Mehmet’tir. Adaletin sembolüdür… Bu paradaki kişi ise Atatürk’tür. “yurtta barış, dünyada barış” diyen kişidir… Bizim paralarımız bunlar… Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar olduğumuz için paralarımızın arkasına “şairlerimizin”, “düşünürlerimizin”, “bilim adamalarımızın” fotoğraflarını bastık… siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için paralarınızın arkasına hep savaş adamlarının fotoğraflarını basmışsınız!” der…

Barış Manço’nun bu cevabından sonra televizyon yöneticileri canlı yayını keserler ve spikeri oradan kovarlar, başka bir spiker yerine gelir ve canlı yayın yeniden başlar, yeni spiker Barış Manço’dan ve Türklerden özür diler, programa böylece devam edilir… ”

Kaynak: Ekşi Sözlük

Bonus 2 – İngiliz muhabire verdiği ayarı da unutmamak gerek.

  • Doğulu muyuz, batılı mıyız? Bazıları bizim Doğu’da olduğumuzu öne sürüyor. Ama dünya kupası ya da Örovizyon şarkı yarışması söz konusu olduğunda ise Batı’da yani Avrupa’da değerlendiriliyoruz. Ama benim senin ülkene gelmem için vize almam gerekiyor. Bence Türkiye bazı ülkeler için hâlâ sözde Avrupa ülkesi. Batılılar için Doğu’da, doğulular için Batı’dayız. Boğazdaki köprü gibiyiz. Mesela şu an doğudayız. Yani Türkiye’nin Asya tarafındayız. Burası artık Schofield’in Avrupası değil, Asya. Burada olmaman gerekiyordu. Evet burada olmaman gerekiyordu. Neyse bunu söyleme. Şu anda Asya’dasın. Biz ise ülkeleri Türklerin dostu olanlar ve olmayanlar olarak ayırırız. Çünkü biz kendimizi dünyanın merkezinde görüyoruz.
  • Peki İngiltere?
  • Dostumuz değil, hayır. Yani eğer uzak geçmişe gidersek hayır. 1. Dünya Savaşı’na gidecek olursak. Arabistanlı Lawrence’ı bilirsin…

Bu içerikler de ilginizi çekebilir…


Bunlar da ilginizi çekebilir