Ben Size Savaşmayı Değil Ölmeyi Emrediyorum: 18 Mart Çanakkale Zaferi

Cengiz Kumrular 18 Mart 2020

Çanakkale zaferi; Türk kurtuluş savaşının mayası olmuş, ulusal bilinci ve ruhu ateşlemiş ve Türk Milletinin tarihteki şanlı yerini almasını sağlamıştır.

3 Kasım 1914 – 18 Mart 1915 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı’nda gerçekleşen bir seri deniz savaşlarıyla Gelibolu yarımadasında yapılan kara savaşları Türk tarihinde yerini almış olan birer zafer destanıdır. Çanakkale deniz ve kara savaşları, 1800’lü yıllar boyunca yaşadığı yenilgilerden sonra Türklerin askeri ve siyasal varlığını bir kez daha kanıtladığı savaşlardır. Çanakkale deniz ve kara savaşları, vatanını müdafaa etmek için şahlanan yaralı bir milletin, sayı ve maddi açılardan üstünlüğü tartışılmaz olan düşmanlarını yenerek, onları felce uğrattığı bir savaştır. Bu zaferler, büyük Türk Milletine Atatürk gibi dahi bir lider hediye etmiştir. Bu zafer, Türk Milletine, ulusal kimliğini bulma yolunu göstermiş, Türk bağımsızlık savaşının temelleri Çanakkale’nin sularında ve Conk Bayırı’nda atılmıştır.

18 Mart Çanakkale Zaferi, Anafartalar yangınının bir kıvılcımıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihe geçen ilk kahramanlığı 18 Mart’ın beşiğinde doğmuş; bu şahsiyet, Sakaryalarda şahlanmış, Dumlupınar’da Türk’ün kaderini değiştirmiş 9 Eylül 1922’de tarihin sayfalarına altın harflerle yazılan son zaferi kazanmıştır.

İstiklal Savaşımızın temelinde böylesine muhteşem zaferler bulunmasaydı, 19 Mayıs 1919 tarihinde belki yine bir Mustafa Kemal Paşa doğabilirdi, ancak Türk Milleti; onu Çanakkale’den Anafartalar Kahramanı, İstanbul’a düşmanın girmesini önleyen komutan olarak tanımasaydı kısa sürede etrafında toplanıp kenetlenmesi bu kadar kolay olabilir miydi? Çanakkale Savaşları; Balkan Harbi’nin Türk Ulusunun ruhunda açtığı derin yaranın ve utancın kesin şekilde tedavisini sağlamış, en önemlisi de Atatürk’ün Türk Ulusu ile birlikte bütün dünya tarafından tanınmasını sağlamıştır.

Boğaz savunması, girişten itibaren “Dış-Orta-İç Tabyalar” olmak üzere üç savunma grubu halinde tertiplenmişti.

Ben Size Savaşmayı Değil Ölmeyi Emrediyorum: 18 Mart Çanakkale Zaferi

Boğaz kıyıları boyunca 20 tabyamızda, çoğunluğu kısa menzilli ve eski model, 170 adet top mevzilendirilmişti. İtilaf Devletlerinin savaş gemilerinde çoğunluğu büyük çaplı uzun menzilli 247 adet en modern toplar bulunmaktaydı.

İtilaf Devletlerinin Akdeniz Başkomutanı Amiral Carden, Boğazı geçerek İstanbul’a girmek için üç aşamalı saldırı planı yapmıştı.

Ben Size Savaşmayı Değil Ölmeyi Emrediyorum: 18 Mart Çanakkale Zaferi

İstanbul’a bir Ay içinde ulaşacağını hesaplamıştı. Plan gereğince, 3 Kasım 1914 günü 7 zırhlı ile Boğaza bir keşif taarruzu yaptı. Girişteki tabyalarımız zarar gördü. İkinci saldırıyı 19-25 Şubat 1915 tarihleri arasında 7 gün süreyle devam ettirdi. Türk topçusunun atış menzili dışından yapılan bombardımanlar etkili oldu. 19 topumuz ve Boğaz girişindeki tabyalarımız kullanılamaz hale geldi. 26 Şubat günü düşman donanması Boğaza girdi orta kesimdeki tabyalar 8 saat süreyle kesintisiz bombardımana tabi tutulup sarsıldı.

Bu başarılar üzerine Amiral Carden, Londra’ya çektiği bir telgrafta, 14 gün içerisinde İstanbul’a ulaşabileceğini müjdeliyordu.

Ben Size Savaşmayı Değil Ölmeyi Emrediyorum: 18 Mart Çanakkale Zaferi

Amiral, hazırlıklarını tamamlamaktaydı. Son darbe 18 Mart’ta indirilecekti. Ne var ki kağıt üzerinde yapılan bu savaş planında, Türk’ün kahramanlığı ve savaş azmi hesaba katılmadığı için evdeki hesap çarşıya uymayacaktı.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

18 Mart günü, bundan 104 yıl önce, Çanakkale’de ufukları ümit ve zafer neşesi kaplayan bir gün daha doğdu.

Ben Size Savaşmayı Değil Ölmeyi Emrediyorum: 18 Mart Çanakkale Zaferi

İtilaf Donanması 18 savaş gemisiyle Saat 10.00’da boğazı yarıp geçmek üzere girmeye başladılar. İlk ateşi Triumph zırhlısı, Çanakkale’ye 12 Km. mesafedeyken saat 11.15’te açtı. Savunma planımıza göre, gemiler topçularımızın ateş menziline girinceye kadar pusuda bekleyecek ve baskın tarzında ateş açılacaktı. Nitekim böyle yapıldı.

Düşman yaklaştıkça, topçularımızın giderek yoğunlaşan isabetli atışlarıyla karşılaşıyordu.

Ben Size Savaşmayı Değil Ölmeyi Emrediyorum: 18 Mart Çanakkale Zaferi

Saat 12.00’ye geldiğinde orta kesimdeki 3 tabyamız ağır hasar almış, ama ayakta kalan diğer topçularımızın hedefini şaşmayan mermileri Agamemnon zırhlısının çelik yeleğini parçalamış, Inflexible zırhlısının komuta köprüsü uçurulmuş ve bu arada düşman donanması Çanakkale’ye 7 Km. kadar sokulmayı başarmıştı. Savaşın en şiddetli anları yaşanıyordu. Türk topçuları Boğazı cehenneme çeviriyor, düşman zırhlıları da kıyı şeridindeki mevzilerimizi hallaç pamuğu gibi atıyor, kıran kırana bir savaş oluyordu.

Bu sırada Fransız Gaulois zırhlısı aldığı ağır yaralarla saf dışı kalmıştı.

Ben Size Savaşmayı Değil Ölmeyi Emrediyorum: 18 Mart Çanakkale Zaferi

Bouvet zırhlısı yırtılan çelik gömleğini yenilemek üzere geriye kaçarken, bir gece önce Dz. Yzb. Hakkı’nın Nusret mayın gemisiyle boğaza döşediği mayınlara çarparak 639 personeli ile birlikte karanlık limanın sularına gömülerek kayboluyordu. Bouvet‘in imdadına koşan Suffren ve Gaulois de aynı akıbete uğramıştır. Saat 15.00’te Irresistible ve onu takiben 16.00’da Inflexible ve 10 dakika sonra Ocean zırhlıları da tam ileriye atılacakken mayına çarparak suda eriyen saman kağıdı gibi battılar. Inflexible güçlükle kurtularak römorkör yedeğinde İmroz’a döndü. Böylece 6 saatte 3 büyük zırhlısını kaybeden, bir bu kadarı da ağır hasara uğrayan gemilerini acıyla seyreden Amiral De Robeck, yapacak bir şeyi kalmadığını görünce elinde kalanları kurtarabilme telaşıyla saat 17.10’da boynu bükük şekilde geri çekilme emrini veriyordu.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Birinci Dünya Savaşı’ndaki düşmanlarımız İngiltere ve Fransa, Gelibolu Yarımadası’nı ele geçirerek Çanakkale Boğazı’nı açmak ve devamında da başkent İstanbul’u işgal etmek niyetiyle bu harekata başladılar.

Ben Size Savaşmayı Değil Ölmeyi Emrediyorum: 18 Mart Çanakkale Zaferi

Böylece Türklerin Avrupa ile bağlantılarını da tamamen kesmiş olacaklardı. Gelibolu Yarımadası‘nın bilindiği gibi bizim tarihimizde ayrıcalıklı bir yeri vardır, Avrupa Kıtası’nda sahip olduğumuz ilk toprak, Avrupa’ya attığımız ilk adımdır. 1354 yılında Gazi Süleyman Paşa tarafından Türk topraklarına katılmıştır. İşte böyle bir vatan parçasının çiğnetilmemiş olması ile Gelibolu Yarımadası üzerinde kazanılmış olan Çanakkale Zaferi son derece önemlidir.

Çanakkale Zaferi’nden bir yıl önce Türk Ordusu, tarihinin en büyük hezimetini yaşamıştır.

Ben Size Savaşmayı Değil Ölmeyi Emrediyorum: 18 Mart Çanakkale Zaferi

Balkan Harbi’nde yaşadığımız mağlubiyet sonucunda; üç hafta içerisinde bugünkü topraklarımızın 1/5’inden daha fazla toprak, 33 vilayet, 158 ilçe, 6.5 milyon nüfus, bir başka ifadeyle Meriç Nehri’ne kadar Avrupa’daki toprakların tamamı kaybedilmiş ve ordu da elden çıkmıştı. İşte bu büyük darbeden sonra Türk Ordusu gerçek anlamıyla ordu olabilmek için büyük bir çabaya girişti. Bir yılık sürede Çanakkale Zaferi‘ni kazanacak güce erişti. Kazandığı zaferle Türk’ün gerçek kudret ve kabiliyetini ortaya koydu. Çanakkale Zaferi bunun için önemlidir.

Çanakkale Zaferi, bize en pahalıya mal olan zaferimizdir.

Ben Size Savaşmayı Değil Ölmeyi Emrediyorum: 18 Mart Çanakkale Zaferi

Karşılığında, en çok insan kaybına maruz kaldığımız bir zaferdir. Bu zafer için hemen hemen her evden bir iki şehit verilmiştir. Türk Milleti, binlerce aydınını, okumuşunu bu savaşta yitirmiştir. Anadolu’dan ve özellikle İstanbul’dan akın alan gönüllü öğretmen, mülkiyeli, tıbbiyeli öğrenciler, Türk Ocakları’nda yetişmiş okur-yazarlar, aydınlar bu savaşa katılmışlar ve can vermişlerdir. Bu savaşa toplam 400.000 Türk katılmış ve bunun 250.000’i şehit olmuştur. Üç yıl süren Kurtuluş Savaşı‘nda en güçlü olduğumuz dönem olan Büyük Taarruz’da ancak 100.000 kişilik bir ordu yapabildiğimiz ve bütün Kurtuluş Savaşı boyunca 40.000 kişilik zayiat verdiğimiz hatırlanırsa, Çanakkale Zaferi‘nin bedeli daha iyi anlaşılır. Birisinde bir zafer kazandık, birisinde ise vatanı kurtardık. Sonuç olarak Çanakkale’de bir nesli kaybettik, Gelibolu’ya bir nesli gömdük, işte Çanakkale Zaferi bunun için önemlidir.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Çanakkale Zaferi dünyaya, Türk’ün tükendiği sanılan gücünün henüz tükenmediğini, şartlar ne kadar zor olursa olsun, daha çok şeyler başarabilecek güç ve inanca sahip olduğunu göstermiştir.

Ben Size Savaşmayı Değil Ölmeyi Emrediyorum: 18 Mart Çanakkale Zaferi

Karşımızdakiler bir devletin çöküşü ile milletin inanç ve gücünün çöküşünün farklı şeyler olduğunu burada anlamışlardır. İşte Çanakkale Zaferi bunun için önemlidir.

Çanakkale’de karşımıza o dönemin süper güçleri olan İngiltere ve Fransa vardı.

Ben Size Savaşmayı Değil Ölmeyi Emrediyorum: 18 Mart Çanakkale Zaferi

İngiltere, yedi denizin hakimi, topraklan üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk ve namağlup bir devlet idi. Her iki devlet, sömürgelerindeki kaynaklarını da bu savaş için seferber etmiş ve 600.000 asker kullanmıştı. Başlangıçta zaferden hiç kuşku duymayan bu iki dev, Türk’ün azmi, vatanı için vatanından başka her şeyini feda eden anlayışı karşısında, mağlubiyeti kabul etmek zorunda kaldı. 252.000 zayiat vererek Gelibolu Yarımadası’ndan kaçtı. Bu kaçış İngiliz İmparatorluğu için geriye gidişin başlangıcı olmuştur. Dünyadaki prestiji sarsılmıştır. Asya ve Afrika’da, çok geniş bir alandaki sömürgelerinde yaşayan Müslüman milletlere, bu zaferle istiklal ve hürriyet tohumlan atılmıştır. Bu da ileride, dünya siyasi haritasının şeklini değiştirecek gelişmelere sebep olmuştur. İngiltere ve Fransa gibi iki büyük devleti tek başına, müttefiki Almanya’dan yardım almadan yenmeyi başaran, arkasından da dünya siyasi haritasının değişmesine sebep olan Türk Milletidir. İşte Çanakkale Zaferi bunun için önemlidir.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Mustafa Kemal, bu zaferden kazandığı prestij ile milli mücadeleye atılmıştır.

Ben Size Savaşmayı Değil Ölmeyi Emrediyorum: 18 Mart Çanakkale Zaferi

Askerlikten istifa etmesine ve hakkında idam fermanı çıkartılmış bir sivil olmasına rağmen kendisine bağlı ve kendisini bir lider olarak benimsemiş bir ordu ve millet bulmuştur. Bu ortam ise Türk’ün kurtuluşunu sağlamış ve tarih sahnesinden silinmesini önlemiştir. İşte Çanakkale Zaferi bunun için önemlidir.

Kaynak: İsmet Görgülü, Çanakkale Zaferi ve Atatürk, ATAM, History

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir