Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir Cumhuriyet Her Şeydir

Cengiz Kumrular 29 Ekim 2019

Millî kararlılık ve bilincin kıymetli eseri olan aziz Cumhuriyet’in, bugünkü ve yarınki neslin demir ellerinde her an yükselip sağlamlaşacağına itimadım tamdır.

Cumhuriyetin ne olduğunu anlamak için Türkiye’nin 1920’lerdeki haline biraz bakmak gerekiyor. Ülkenin nüfusu 13 milyondu, bu 13 milyonluk nüfusun 11 milyonu köylerde, kırsalda yaşıyordu. Ülkede kırk bin köy vardı, bunların 37 bininde okul, sağlık ocağı, postane, bakkal dükkânı dahi yoktu. Traktör ve biçerdöveri geçelim çoğu çiftçide karasaban yoktu. Ayçiçeği ekilmiyor, şeker üretilmiyor, ekmeklik un ve pirinç ancak ithal edilebiliyordu. 40 bin köyün beş bininde sığır vebası vardı, hayvanlar kırılıyordu. Hayvanlar bu haldeyken insanlar iyi miydi? Bir milyon insan frengi, iki milyon kişi sıtma, üç milyon kişi trahom hastasıydı. 13 milyonluk nüfusun yarısı hastalıklıydı; verem, tifüs ve tifo salgını vardı, bit salgınıyla başa çıkılamıyordu, bebek ölüm oranı yüzde 40’tan fazlaydı. Ortalama insan ömrü 40’tı. Ülkede sadece 337 doktor vardı, sadece üç yüz otuz yedi. Diş hekimi sayısı sıfırdı. Sadece dört hemşire, 136 ebe vardı.

Cumhuriyet böyle bir ülkede işe başladı, şimdilerde “enkaz devraldık” diyenlerin enkazın ne olduğunu anlamaları için 1920’lerin Türkiye’sine bakmaları gerekiyor.

Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir Cumhuriyet Her Şeydir
Ülkede 115 bin bina tamamen yanmıştı, 12 bin bina ağır hasarlıydı, binden fazla köy oturulamayacak şekilde yakılıp yıkılmıştı. Ülkeyi baştan inşa etmek gerekiyordu, böyle bir halde tuğla, kiremit bile ithaldi. Limanlar ve madenlerin neredeyse tamamı yabancılara aitti, demiryollarının bir metresi bile bize ait değildi. Türkiye’deki toplam sermayenin sadece %15’i Türk’lere aitti. Ülkenin elinde sadece dört fabrika vardı: Hereke ipek, Feshane yün, Bakırköy bez, Beykoz deri. 10’dan fazla işçi çalıştıran sadece 280 işyeri vardı, bunların 250’si yabancılara aitti. Kişi başına düşen milli gelir 45 dolardı. Elektrik üretimi sadece 50 kilovatsaatti, elektrik sadece İstanbul, İzmir ve Tarsus’ta vardı.

Cumhuriyetin altından kalkması gereken sorunları “dağ” ile tarif etmek hafif kalırdı, ülkenin her taşının, her karış toprağının ilgiye, tamire, tedaviye ihtiyacı vardı. 4 yıllık bir savaştan çıkan yorgun, hasta, bitkin, fakir bir toplumun önünde aşması gereken yığınla sorun vardı. Cumhuriyet böyle bir ülkede işe başladı.

Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir Cumhuriyet Her Şeydir
Eşit hakları geçtik, kadın insan bile değildi. Eşit eğitim hakkı, meslek edinme hakkı, boşanma hakkı, velayet hakkı, kendisine miras kalan mallar üzerinde bile hakkı yoktu; seçme hakkı yoktu, seçilme hakkı yoktu, doğum izni yoktu; eşit işe eşit ücret hakkı yoktu, kürtaj hakkı yoktu, gebeliği önleme hakkı yoktu, kızlık soyadını kullanma hakkı yoktu.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Cumhuriyetin her şeyi baştan planlaması, kurması, inşa etmesi lazım geliyordu. Yetişmiş kadroları, tecrübeli insanları, eğitimli gençleri, aydınları, işçileri, parası yoktu. Cumhuriyet olabilecek bütün yokluklar içinde, ama gencecik ve umut dolu olarak işe başladı.

Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir Cumhuriyet Her Şeydir
Bu kadar büyük sorunları olan ülkede sanattan bahsedilebilir mi? Edilemezdi elbette, tiyatro yoktu, müzik, resim, heykel yoktu, spor yoktu. Her kafadan bir ses çıkıyordu, saat kullanımı, takvim kullanımı, ölçü birimlerinin kullanımı hepsi birbirine geçmiş durumdaydı, kimin hangi saate, takvime göre hareket ettiğini, esnafın hangi ölçü birimiyle iş yaptığını bilmenin imkanı yoktu. İbrahim Müteferrika’dan itibaren 150 sene boyunca ülkede basılan kitap sayısı sadece 417 idi. Bunların da çoğu gayrimüslimlerin matbaasından çıkmıştı.

Eğitim denen bir şey yoktu ülkede. Cahil bırakılmış bir millet, okuma yazma bilmeyen insanlar, okula gidemeyen çocuklar vardı. Ülkede doğru dürüst eğitim kurumu dahi yoktu.

Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir Cumhuriyet Her Şeydir
Erkeklerin sadece yüzde yedisi, kadınların sadece binde dördü okuma yazma biliyordu. Okul yaşı gelen her dört çocuktan üçü okula gidemiyordu. Toplam 4 bin 894 ilkokul, sadece 72 ortaokul, sadece 23 lise vardı. Türkiye’nin tüm liselerinde sadece 230 kız öğrenci kayıtlıydı. Öğretmenlerin üçte birinin öğretmenlik eğitimi yoktu. Bütün memlekette tek üniversite vardı, darülfünun.

İşte cumhuriyet bu şartlar altında ilan edildi ve ülkenin kara talihini, umutsuzluğunu, yorgunluğunu elinin tersiyle iterek işe başladı. Yapacak çok şey vardı, umutsuzluğa kapılacak, yorulacak, vazgeçecek vakit yoktu. Cumhuriyetin ilan edildiği günün ertesinde Cumhuriyet’in ilk cumhurbaşkanı Atatürk, Cumhuriyet’in ilk başbakanına İsmet İnönü’ye şu satırları yazacaktı:

Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir Cumhuriyet Her Şeydir
“Bize, geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı, yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız, kaderin bizim kuşağımıza yüklediği bir görev bu, özgür bir toplum oluşturmak, çağdaşlaşmak, bu ideali gerçekleştirmek zorundayız, bu görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim, Allah yardımcımız olsun.”

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Cumhuriyet 95 yıldır kimsesizlerin kimsesi oldu. 1930’ların Avrupa’sı ve Amerika’sı işsizlikten kavrulurken Türkiye bunu hissetmedi. Okumuş insanı işsiz kalmadı. Köylü zaten fakirdi, ama kim ne derse desin Türk köylüsü, Cumhuriyet’ten önceki ezikliğinden, fakirliğinden kurtuldu.

Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir Cumhuriyet Her Şeydir
Eğitim seferberliği başladı, cumhuriyet öğretmenleri yurdun dört bir tarafına dağıldı. Yeri geldi kendi okullarını inşa ederek ülkenin çocuklarına, gençlerine eğitim götürdü. Köy Enstitülerine ayağında ayakkabı olmadan gelen gençler eğitimli bireyler olarak çıktı ve daha sonra onlar da cumhuriyete borcunu ödemek için köylere gitti, yeni çocuklara umut oldu.

Sadece 15 yıl içerisinde ülkede 46 adet fabrika kuruldu.

Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir Cumhuriyet Her Şeydir
Bu fabrikalar sayesinde 1929-1938 yılları arasında ağır sanayi üretimi %152, toplam sanayi üretimi %80 arttı. Kömürde %100, kromda %600, diğer madenlerde %200 artış olurken demir üretimi 0’dan 180.000 tona çıktı. 1926’da başlayan şeker üretimi 1927-1930 arasında 5162 tondan 95.192 tona çıktı. Tekstil sanayi ülkenin tekstil ihtiyacının %80’ini karşılar duruma geldi. 1924-1929 arasında pamuk ürünleri üretimi 70 tondan 3773 tona, yün 400 tondan 763 tona, ipek 2 tondan 31 tona çıktı.
Bu fabrikalardan küçük bir kısmı şöyle: Ankara fişek fabrikası (1924), Gölcük tersanesi (1924), Şakir zümre fabrikası (1925), Eskişehir hava tamirhanesi (1925), Alpullu şeker fabrikası (1926), Bursa süt fabrikası (1934), İzmit Paşabahçe şişe ve cam fabrikası (1934 temel atma), Turhal şeker fabrikaları (1934), Zonguldak kömür yıkama fabrikası (1934), Keçiborlu kükürt fabrikası (1934), Ankara çubuk barajı (1936), Zonguldak taş kömür fabrikası (1935), Barut, tüfek ve top fabrikası (1936), Nuri Demirağ uçak fabrikası (1936- ilk Türk uçağı nud-36 üretildi).

Cumhuriyet, bitti denilen, yok olduğu düşünülen, paylaşılmaya başlanmış bir ülkeyi, bir milleti yeniden ayağa kaldırdı. Umut verdi, gelecek vadetti, yıkılmış bir ülkeyi bir uçtan bir uca yeniden inşa etti.

Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir Cumhuriyet Her Şeydir

Cumhuriyet bu ülkenin çocuklarını eğitti, insanlarına iş buldu, fabrikalar kazandırdı, sanayisini, tarımını, hayvancılığını yeniden ihya etti.

Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir Cumhuriyet Her Şeydir

Cumhuriyet hiçbir şey kalmayan ülkeye bir hukuk sistemi getirdi, üniversiteler kurdu gençlerini yetiştirdi, kurduğu kurum ve kuruluşlarla dilini, tarihini, ekonomisini, sağlığını, ticaretini bir düzene oturttu.

Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir Cumhuriyet Her Şeydir

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Cumhuriyet 95 yılda kimsesizlerin kimi oldu, kapısına gelen kimseyi geri çevirmedi. Baştan bir millet yarattı, baştan bir ülke kurdu, 95 yılda 13 milyonluk hasta bir ülkeden bugün büyük bir ülke yarattı.

Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir Cumhuriyet Her Şeydir

Bunu başaran Atatürk’ün ileri görüşlülüğü ve “Türk milletinin tabiat ve âdetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir” düşüncesidir. Cumhuriyet bir mucizedir, 95 yılda yerden kaldırdığı bir milleti yukarı taşıyan, ona kimlik kazandıran, onu vatan sahibi yapan bir mucize. Hepimize kutlu olsun.

Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir Cumhuriyet Her Şeydir