kategoriler

Doğuştan Kötü: Dünyanın En Küçük Seri Katili 10 Yaşındaki Mary Bell


Mary üstün zekalı ve manipülatif bir kişilikti. Kadın polislerden birine insanlara iğne saplayabilen bir hemşire olmak istediğini söyledi: “İnsanları acıtmayı seviyorum.”

İlk cinayetini işlediğinde Mary Bell sadece 10 yaşındaydı ve bu son cinayeti olmayacaktı. Marry, öldürdüğü çocuğun evine gidip kapıyı çaldı ve onu görmek istediğini söyledi. Çocuğun anne ve babası ona onun öldüğünü söylediklerinde, Mary onlara şu yanıtı verdi: “Onun öldüğünü elbette biliyorum. Ben sadece onu tabutunun içinde görmek istedim.

Mary, 1968 yılında iki küçük çocuğu öldürdü.

Mary Bell 1

12 yıllık cezasının ardından 1980 yılında serbest bırakıldığında 23 yaşındaydı. Bir başka deyişle Mary ilk cinayetini işlediğinde sadece 10 yaşındaydı. Ancak onun şiddet geçmişi o noktada başlamamıştı, acı ve ölüm neredeyse doğduğu andan itibaren onun yoldaşı olmuş gibiydi.

Mary Bell, 16 yaşında bir hayat kadını olan Betty’nin çocuğu olarak dünyaya geldi.

Mary Bell 2

Daha doğduğu an annesi onu görür görmez “şu şeyi benden uzak tutun” diye bağırmıştı. Daha o noktada her şey yokuş aşağı gitmeye başlamıştı. Betty sık sık Glasgow’a iş gezilerine (!) gidiyordu. Ancak annesinin ortalarda olmaması Mary için rahatlık demekti, çünkü annesi Mary’ye sürekli hem fiziksel hem de ruhsal işkence uyguluyordu.

Betty’nin kız kardeşi, Betty’nin Mary’yi evlatlık olarak vermeye çalıştığına şahit olmuş, bizzat müdahale ederek Mary’yi kurtarmıştı. Çocukluğunda Mary’nin başına evde sürekli ilginç kazalar geliyordu; bir keresinde pencereden düşmüştü, başka bir seferinde kazara aşırı dozda uyku ilacı almıştı. Bu kazalardan bazıları annesi Betty’nin aşırı sorumsuz bir ebeveyn olmasına bağlanıyordu. Ancak bazı kazaların Munchausen sendromundan dolayı Betty tarafından gerçekleştirildiği düşünülüyordu, çünkü Betty kızının zarar görmesinden dolayı kendisine gösterilen ilgi ve sempatiden hoşnut oluyordu.

Daha sonra, bizzat Mary’nin kendi ifadesine göre, henüz 4 yaşındayken annesi onu fahişelik yaparken yanında götürmeye başladı. Ancak Mary’nin bu iddiası asla diğer aile üyeleri tarafından doğrulanmadı ve hep muğlak bir ifade olarak kaldı. Ancak akrabalarının doğruladığı bir şey vardı ki o da Mary’nin erken çocukluk yıllarının tam bir kayıp olduğuydu. Daha beş yaşındayken oyun oynadığı bir arkadaşının koşarken otobüsün altında kalıp can verdiğini gözleriyle görmüştü.

Bütün bu yaşananlar sonucunda Mary’nin 10 yaşına geldiğinde garip, içine kapanık ve manipülatif bir çocuk olması çok da sürpriz değildi, her zaman şiddetin kıyılarında dolaşıyordu.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Hayatında sürekli şiddete yer olması ve ölüme olan takıntısı

Martin Brown
Martin Brown

İlk cinayetinden haftalar önce, Mary Bell çok garip davranmaya başladı. 11 Mayıs 1968’de, Mary Bell’in oynadığı 3 yaşında bir çocuk oyun oynadıkları sığınağın tepesinden düşmüş ve kötü şekilde yaralanmıştı. Ailesi bunun bir kaza olduğunu düşündü.

Aynı gün, 3 ayrı anne polise başvurarak Mary Bell’in çocuklarını boğmaya çalıştığı yönünde ihbarda bulundu. Polis kısa bir araştırma yaptıktan sonra Mary Bell’e nasihat vermekle yetindi, herhangi bir ceza uygulamayı uygun görmedi.

Ardından 25 Mayıs’ta, 11 yaşına basmasından bir gün önce, Mary Bell Scotswood, İngiltere’de terk edilmiş bir evde 4 yaşındaki Martin Brown’u boğarak öldürdü. Daha sonra olay yerinden ayrılarak arkadaşı Norma Bell’in (soy isimleri aynı olmasına karşın aralarında akrabalık yok) yanına gitti. Martin Brown’un cansız bedeni aynı evde oyun oynayan iki erkek çocuğunun cesede takılıp düşmeleri neticesinde bulundu.

Polisin kafası karışmıştı, 4 yaşındaki kurbanın yüzünde kan ve tükürük olmasına karşın olay yerinde açık ve net herhangi bir şiddet bulgusu yoktu.

Norma Bell
Norma Bell

Ancak cesedin hemen yanında boş bir ağzı kesici şişesi duruyordu. Daha fazla bilgi toplayamayan polis Martin Brown’ın bulduğu ağrı kesicileri içtikten sonra kaza sonucu öldüğü kanısına vardı.

Ancak Martin’in yaslı ailesi, Mary Bell’in Martin’in ölümünden hemen sonra kapılarına gelip onu görmek istediğini söylemesi üzerine şüphelenmeye başladı. Martin’in annesi bir çocuğun anlayacağı şekilde ona Martin’in öldüğünü söylemiş, bunun üzerine Mary “öldüğünü biliyorum, ben sadece onu taburun içinde yatarken görmek istiyorum” demişti. Martin’in annesi bunun üzerine kapıyı Mary’nin suratına kapatmıştı.

Kısa bir süre sonra Mary ve arkadaşı Norma, bölgedeki çocuk yuvasına gizlice girerek Martin Brown’un ölümünden sorumlu olduklarını ve yeniden öldüreceklerini yazdıkları notlar bırakmışlardı. Polis bu notların gençlerin kötü bir şakası olduğunu düşündü. Çocuk yuvası için bu zorla içeri girmeler rahatsız edici bir boyuta ulaşmıştı, en son bırakılan notların korkunçluğu yuvaya alarm sistemi kurmaya karar vermelerine neden oldu.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı
Mary Bell ve Norma Bell'in bıraktığı not
Mary ve Norma’nın yuvaya bıraktığı not: Ben katilim, yani geri gelebilirim

Alarm sistemi kurmak akıllıca bir tercih olmuştu, çünkü birkaç gece sonra Mary ve Norma olay yerindeyken alarm çalmaya başladı. Ancak polis olay yerine gelmeden hemen önce içeriden çıkmayı başardılar ve sanki orada gezinip oyun oynuyorlarmış gibi görünerek paçayı sıyırdılar.

Bütün bunlar olurken Mary, yakın arkadaşı Norma’ya Martin Brown’u kendisinin öldürdüğünü söyledi. Ne var ki arkadaşları arasında gösterişçi ve yalancı olarak bilinen Mary’nin bu sözlerini kimse ciddiye almadı. Ta ki bir başka küçük çocuk öldürülene kadar.

Mary Bell’in ikinci cinayeti

Brian Howe
Brian Howe annesinin kucağında

İlk cinayetten iki ay sonra, 31 Temmuz’da Mary Bell ve arkadaşı Norma 3 yaşındaki Brian Howe’u boğarak öldürdü. Bu defa, Bell çocuğun bedenini makasla parçalara ayırmış, kalçalarına çizikler atmış ve penisini kesmişti.

Brian’ın ablası kaybolan kardeşini aramaya çıktığında ilk yardım teklifi Mary ve Norma’dan gelmişti. Beraberce tüm mahalleyi aradılar, hatta Mary ona Brian’ın cesedini sakladıkları beton blokları bizzat gösterdi. Ancak Norma orada olmadığını söyledi ve Brian’ın ablası ona inanarak bakmadan geçip gitti.

Nihayet Brian’ın cesedi bulunduğunda mahallede bir panik havası oluştu; birkaç ay içerisinde iki küçük çocuk ölü bulunmuştu. Polis mahallenin çocuklarıyla görüştü, küçük de olsa bir ipucu bulmayı umut ediyorlardı.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Adli tıp raporu geldiğinde şoke oldular: Brian’ın cesedi soğuduğu zaman göğsünde yeni izler ortaya çıkmıştı. Birisi jilet kullanarak çocuğun göğüs kısmına “M” harfi kazımıştı ve rahatsız edici başka bir not daha vardı: çocuğu öldürmek için kullanılan kuvvete bakıldığında, Brian’ı öldüren kişinin bir çocuk olması büyük olasılıktı.

Mary ve Norma polisle görüşmelerinde araştırmaya olan ilgilerini gizleme konusunda pek de başarılı olamamışlardı. Her ikisi de çok garip davranmıştı. Norma çok heyecanlıydı ve Mary kaçamak cevaplar vermekle yetiniyordu, özellikle polisin o gün Brian Howe ile birlikte görüldüklerini sorduğunda.

Brian’ın toprağa verildiği gün, Mary’nin evin dışında gizlice dolaştığı görülmüştü. Kahkahalar atıyor ve Brian’ın tabutunu gördüğünde ellerini ovuşturuyordu.

Mary Bell ve Norma Bell
Mary Bell ve Norma Bell

Polis Mary’yi ikinci bir görüşmeye çağırdı. Mary dedektiflerin olayı çözmeye yaklaştığını hissetmiş olacak ki “Brian’ın öldüğü gün 8 yaşlarında bir çocuğun ona vurduğunu gördüm” şeklinde bir hikaye uydurdu. Mary’nin gördüğü çocuğun yanında kırık bir makas da vardı.

Bu Mary Bell’in yaptığı en büyük hata oldu: Brian’ın cesedinde makasla yapılmış kesikler ve izler halktan ve basından gizlenmişti. Bu bilgi sadece poliste ve başka bir kişide daha vardı: Brian’ın katilinde.

Brian Howe cinayetinde kullanılan makas
Cinayet makası

Norma ve Mary yeniden sorguya alındı, Norma polisle iş birliği yapmayı kabul etti ve Mary’yi suçladı. Ancak Mary, Brian öldürülürken olay yerinde olduğunu kabul etmesine karşın cinayeti Norma’nın işlediğini söyledi. Kızların ikisi de tutuklandı ve mahkeme tarihi saptandı.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

11 yaşındaki Mary Bell’in ve suç ortağı Norma Bell’in duruşması.

Brian Howe'un cesedinin bulunduğu yer.
Brian Howe‘un cesedinin bulunduğu beton bloklar

Dava sırasında savcı, Bell’in bu cinayetleri “sadece öldürmenin verdiği zevk ve heyecan için” işlediğini ifade etti. Bu sırada İngiliz basını Bell için “doğuştan kötü” manşetlerini atıyordu.

Aralık ayında jüri, Bell’in cinayetleri işlediğine ve suçlu olduğuna karar verdi. Mahkeme psikiyatristleri jüriyi, Mary Bell’in psikopat tavırlar sergilediği ve eylemlerinden dolayı tamamen sorumlu tutulamayacağı yönünde ikna ettiği için jürinin kararı kasıtsız öldürme yönünde oldu. Norma Bell’in cinayete zorla eşlik ettiği kanısına varıldı ve Norma aklandı.

Yargıç, Mary’nin tehlikeli ve diğer çocuklar için ciddi tehdit unsuru olduğu kanısına vardı.

Mary Bell 16 yaşında
Mary Bell 16 yaşında

Yetkili mercilerin “onun tehlikeli biri olmadığı yönünde karar verecekleri bir zamana kadar” hapsedilmesi kararını verdi. Yargıcın yetkili merciler dediği Bell’in tedavisini ve rehabilitasyonunu üstlenecek kurumlardı ve bu kurumlar 1980 yılında Mary’nin serbest bırakılmasında bir sakınca olmadığını söylediler. Mary şartlı olarak salıverildi, ancak hala cezasını çekiyordu ve gözetim altındaydı, ciddi kısıtlamalarla birlikte toplum içerisinde yaşayabilecekti.

Bununla birlikte ona yeni bir hayat kurması için bir şans vermek ve onu basının ilgisinden korumak için yeni bir kimlik verildi. Buna rağmen bir şekilde yerini tespit eden basından ve insanlardan kaçabilmek adına birkaç defa yerini değiştirmek zorunda kaldı.

Genç Mary Bell
Mary Bell tedavi gördüğü merkezde

1984 yılında, çocuk sahibi olmasıyla birlikte işler Mary için daha da kötüleşti. Bell’in kızı 14 yaşına gelene kadar, kocasının izini süren basının onu ortaya çıkarmasına dek annesinin suçlarından haberdar değildi. Kısa süre içinde gazeteciler Bell’in evini kuşattı ve evin önünde kamp kurdu. Aile evden üstlerine çarşaf örterek çıkıp kaçmak zorunda kaldı.

Bugün Bell gizli bir adreste, koruyucu velayet ile çocuğunu yetiştiriyor. Hem Bell’in hem de kızının kimlikleri mahkeme kararıyla sır gibi saklanıyor.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Bazıları onun bu tür bir korumayı hak etmediğini düşünüyor.

Mary Bell hapisten çıktıktan sonra
Serbest bırakılmasının ardından Mary Bell

Martin Brown’ın annesi June Richardson basına yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Her şey onunla ve onun nasıl korunacağıyla ilgili. Biz kurbanlar, katillerle aynı haklara sahip değiliz.”

Her şeye rağmen Mary Bell bugün İngiliz hükümeti tarafından saklanıyor ve korunuyor. Bell ve kızının kimlikleri, resmi olmayan ismiyle “Mary Bell kanunları” hükümleriyle koruma altında.

Martin Brown'un annesi
Martin Brown’ın annesi June Richardson

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bu içeriği arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?

Yorumlar

yorumlar

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds

Send this to a friend