Dört Katlı Muhteşem Evi Çöp Eve Dönüştürerek Ölen İstifçi Collyer Kardeşlerin Hikayesi

Pelin Akar 15 Haziran 2021

1940’larda yaşanan Collyer kardeşlerin sıra dışı hikayesi, obsesif bir bozukluğun nelere yol açabileceğini göstermesi açısından can yakıcı bir örnek.

1900’lerin başında Manhattan’da iyi bir hayat süren Collyer’ler, 1909’da babalarının evden ayrılması, 1923’te ölümü ve 1929’da annelerinin ölümü üzerine kendilerini dış dünyaya tamamen kapattılar. Dışarıdan eve girilmesini engelleyici biçimde kapı ve pencereleri çivileyip önlerine dev çöp yığınları koydular. Kimseyle iletişime geçmeden yıllarca yazdılar. Homer 1933’te kör oldu. Bu arada evin içi eski gazete, kitap, mobilya, alet vb. Bir sürü şeyle doldu.

Yıllarca sürdürdükleri kapalı yaşama, kötü beslenmeden dolayı birkaç gün arayla veda ettiler. Yaklaşık 18 yıllık münzevi hayatları boyunca yaklaşık 100 tonluk çöp biriktirdiler. Telefon, elektrik vb. şeyleri faturaları ödemedikleri için kesildi. İşte Collyer Kardeşlerin korkunç bir sonla biten hikayeleri…

Collyer kardeşler son derece iyi şartlarda dünyaya geldi

Collyer Kardeşlerin Hikayesi

New York’un köklü ailelerine mensup kardeşlerin babası Dr. Herman L. Collyer, Manhattan’ın zengin ve tanınmış bir jinekoloğu idi. Anneleri Susie ise iyi eğitim görmüş, becerikli bir kadındı. Kardeşlerin büyüğü Homer Collyer 1881 yılında dünyaya gelmiş ve mühendislik eğitimi görmüştü. Kardeşi Langley ise prestijli bir üniversite olan Columbia Üniversitesi’ni bitirip denizcilik avukatı olmuştu.

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 10

Hayatları gayet iyi giden Collyer kardeşler için 1900’lü yılların başı talihsizliklerinde başlangıcı oldu. 1909’da boşanmaya karar veren anne ve babalarının ayrıldı ve baba Herman Collyer evi terk etti. Artık anneleri ile baş başa kalan kardeşler iyi bir muhit olan 5. cadde 128. sokakta bulunan 3 katlı konakta yaşamaya başladılar. Ne var ki 20. yüzyıl başları onlar için iyi şeyler planlamamıştı. 1923’te babalarını ardından 1929’da annelerini kaybettiler. Evlerinin bulunduğu Harlem bölgesi ise giderek yozlaşmaya ve fakirleşmeye başladı. Çevredeki çeteler artında bölgede bir anda suç oranları da artmaya başladı. Üst üste gelen felaketlerle bir türlü baş edemeyen kardeşler kendi dünyalarına çekilme kararı aldı ve kendilerini eve hapsetti.

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 12

Başlarda her şey normaldi

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 3

Çevredeki suç çetelerinden korunmak ve davetsiz misafirleri uzak tutmak için pencereleri içerden tahtalarla kapattılar. Kendi dünyalarına çekilmelerinin birtakım sonuçları ortaya çıkmaya başladı. Korku ve tedirginlik yakalarını bırakmıyordu. Collyer kardeşler evin çeşitli yerlerine bubi tuzakları kurmaya başladı. Böylece eve izinsiz giren kişilerden kendilerini koruyabileceklerdi.

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 5

Evden çıkmayan Collyer kardeşlerin, faturaları ödeyemedikleri için elektriği, suyu ve gazı kesildi. Bunun üzerine 1933 yılında Homer kör oldu. Langley ise hayatta kalan tek yakını için haftada 100 portakal, kepekli ekmek ve fıstık ezmesi içeren bir diyet hazırladı. Homer’i eski sağlıklı günlerine kavuşturmak için elinden geleni yapmaya çalışıyordu.

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 6

Takvimler 1942 yılını gösterdiğinde Collyer kardeşler ülkenin gündemindeydi. Bankaya borcu bulunan kardeşler borcunu ödeyememiş ve banka ipotek işlemini başlatmıştı. Langley’in eve gelen icra memurlarıyla tartışması sonucunda polis çağırılmıştı. Ön kapı kırıldığında ise herkesi bir şok bekliyordu. İçeriye kimse girmesin diye çöpten bir duvar ekipleri karşıladı. Olay Langley’in borca karşılık kestiği çek ile tatlıya bağlandı ve kardeşler en son böyle görüntülendi.

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 14
Advertisements
Advertisements

‘Binada ölü bir adam var’

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 1

21 Mart 1947 yılında polis ekiplerine bir ihbar geldi. “5. Cadde’deki 2078 numaralı binada ölü bir adam var” işte bu ihbar ekipleri tekrar Collyer kardeşlerin kapısına getirdi. Fakat binaya girmek imkansız gibi duruyordu. Etrafta ne çalabilecekleri bir zil vardı ne de arayabilecekleri bir telefon bağlantısı. Bunun üzerine polis ekipleri kapıyı kırmaya karar verdi. Kapı kırılmasına kırıldı ama antreye yığılmış çöp yığınlarından içeri girmek imkansızdı. Antrede ekipleri istiflenmiş gazeteler, bir dikiş makinesi, üst üste yığılmış kutular, sandalyeler ve pek çok ürün karşıladı. Bunun üzerine başka bir yol denemeye karar veren ekipler bir merdiven bularak duvara yasladı ve pencerelere çakılmış tahtaları sökerek camdan içeri girmeye karar verdi. Manzara ise yine aynıydı.

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 8

İkinci katta bulunan pencere önünce ki çöpler sokağa atılmaya başladı. Saatler süren çöp ayıklama işleminin ardından bir insanlık giriş açmayı başaran ekipler bir devriye polisini de içeri sokmayı başardı. Bir el feneri yardımıyla etrafa göz atan polis memuru etrafta daha çok çöpten başka bir şey bulamadı. Çöpleri dışarı atmaya devam ederek ilerledi ve ileride başını dizlerinin arasına almış bir şekilde yerde oturan Homer Collyer’in cansız bedenine ulaştı. Oldukça zayıflamış ufak tefek kalmış adamın gri saçları omuzlarına dökülüyordu ve üzerinde sadece eski bir bornoz vardı. Araştırmalara katılan Dr. Arthur C. Ailen cesedin Homer Collyer’e ait olduğunu ve yaklaşık 10 saat önce öldüğünü doğruladı.

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 13

Peki Langley Collyer neredeydi?

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 2

Kardeş Langley’den hala haber yoktu. Evde miydi? Kardeşinin ölümü üzerine kaçmış mıydı? Kimse polise bir ipucu veremiyordu. Polis ise evdeki çalışmalarına devam ediyordu. Evden sürekli çöp çıkarmaya ve sokağa atmaya devam eden ekipler evde bulduklarına ise şaşırmadan edemiyordu. Kuyruklu piyanolar, röntgen cihazı, insan iskeleti, 3 binden fazla kitap, yığınla gazete, bebek beşikleri evden çıkan ürünlerden sadece bir kaçıydı. Evin ilk katından sadece 19 tonun üzerinde çöp çıkarılmıştı. Fakat Langley’den hala haber yoktu.

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 11

Ekiplerin günler süren arama çalışmaları artık haftalara dönmüştü

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 7

Tam 3 hafta sonra 8 Nisan 1947’de Langley’in de cansız bedenine ulaşıldı. Hem de kardeşi Homer’den 10 adım uzakta bir çöp yığınının altında. Langley gazetelerden yapılmış bir tünelin altında bulunmuştu. Kendi kurduğu bubi tuzaklarından birine yakalanmış ve oracıkta can vermişti. Homer’a bu kadar yakın olması ekiplere Langley’in Homer’e yiyecek bir şeyler ararken öldüğünü düşündürdü. Yarı yatalak ve kör olan Homer’da ona yiyecek bir şey getirecek kimse kalmayınca açlıktan ölmüştü.

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 3

Collyer kardeşlerin mülkü gayrimenkul olarak 91 bin dolar, arazi olarak 21 bin dolar değerindeydi. 18 yıl boyunca biriktirilen 136 bin ton çöp arasından ise işe yarar olanları açık arttırma ile satılacaktı. Bu açık arttırmadan yaklaşık 2 bin dolar elde edilmişti. 3 katlı güzel konak daha sonra yıkılarak yeri şu an hizmet veren bir parka dönüştürüldü.

Collyer Kardeşlerin Hikayesi - 9
Bugün aynı yerde bulunan Collyer Kardeşler parkı

Kardeşlerin bu kadar eşyayı nasıl bulduğu eve nasıl taşıdığı ise bilinmiyor. Bilinen tek şey 1942 yılında banka olayının yaşandığı sırada bir gazeteye röportaj veren Langley’in “Bu kadar gazeteyi neden biriktirdiniz?” sorusuna verdiği “Homer tekrar görmeye başlayınca eski olayları okuyabilsin” diye verdiği cevap.

Advertisements
Advertisements

İlginizi çekebilecek diğer içerikler