Ayrılık Filmleri: Her İnsanın Hayatında Yeri Olan Ayrılıklara Odaklanan 25 Harika Film

Sefer Turgut 23 Şubat 2022

Ayrılmak zordur, ayrılık filmlerinde yer alan ayrılıklar acı verici olsa da izleyiciler için ilginç ve eğlencelidir. Birlikteliklerin güçlü bir şekilde sona ermesi, bize kendi gönül yaralarımızdan bazılarını hatırlatır.

Biacaip, ayrılık sinemasının zengin tarihini araştırdı ve on yıllar boyunca türler arasında en iyi filmlerin bir listesini yaptı. Bu listedeki filmlerin tümü, anlatıyı tanımlayan ayrılık anlarını göstermektedir.

Ayrılık filmleri farklı film türlerini bir araya getirir ve hayatın her kesiminden karakterlere yer verir. Filmlerden biri, bir evliliğin çöküşüne ve çiftin evliliklerini ayakta tutmak için ne kadar ileri gideceğine odaklanıyor. Bir diğeri, kocasının evlilik dışı ilişkilerini keşfettikten sonra hayatını ve kimliğini yeniden tanımlayan orta yaşlı bir kadını anlatıyor.

Favori ayrılık filminizin listede yer alıp almadığını görmek için okumaya devam edin.

(500) Days of Summer (Aşkın (500) Günü) – 2009

(500) Days of Summer (Aşkın (500) Günü) - 2009

– Yönetmen: Marc Webb
– IMDb: 7.6
Metascore: 76
– Süresi: 95 dakika

Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kıza ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur.

Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

A Separation (Bir Ayrılık) – 2011

A Separation (Bir Ayrılık) - 2011

– Yönetmen: Asghar Farhadi
IMDb: 8.3
– Metascore: 95
– Süresi: 123 dakika

Simin, kocası Nader ve kızı Termeh’le birlikte İran’ı terk etmek istemektedir. Nader’in Alzheimer hastası babasını bırakmayı reddetmesi üzerine boşanma davası açan Simin, dava talebi reddedilince anne babasının evine gider. Termeh ise babasıyla kalmaya karar vermiştir. Nader kızına ve babasına bakması için hamile bir genç kadını tutar; ama bu durum daha fazla soruna yol açacaktır.

An Unmarried Woman (Yalnız Bir Kadın) – 1978

An Unmarried Woman (Yalnız Bir Kadın) - 1978

– Yönetmen: Paul Mazursky
– IMDb: 7.2
– Metascore: 79
– Süresi: 124 dakika

Kocasının kendisini aldattığını öğrendikten sonra 16 yıllık evliliklerini bitirmek durumunda kalan Erica’nın gururu zedelenmişti ve artık evlilik bir anlam ifade etmiyordu. Problemleri olan kızıyla kalakalmıştı. Başlarda tipik Amerika’lılar gibi kendini alışverişe verdi fakat psikolojisi düzelmedi ardından psikoloğa giden Erica en sonunda kendiyle barışıp yaşama tutunmaya karar verir.

Asako I & II – 2018

Asako I & II - 2018

– Yönetmen: Ryûsuke Hamaguchi
– IMDb: 6.9
– Metascore: 68
– Süresi: 119 dakika

21 yaşındaki Asako, Osaka’da yaşamaktadır. Genç kadın, özgür ruhlu bir adam olan Baku’ye aşık olur. Birbirlerini tanımaya başlayan çift arasında kısa sürede büyük bir aşk başlar. Fakat bir gün Bakü ortadan kaybolur ve kendisinden bir daha haber alınamaz. Tokyo’ya taşınan ve kendine yeni bir yaşam kuran Asako, Ryohei adında biri ile tanışır. Ryohei, genç kadının eski sevgilisi Bakü’ye çok benzemektedir fakat tamamen farklı bir kişiliğe sahiptir. Asako eski aşkına benzeyen Ryohei’ye ilgi duymaya başlar.

The Awful Truth (Müthiş Gerçek) – 1937

The Awful Truth (Müthiş Gerçek) - 1937

– Yönetmen: Leo McCarey
– IMDb: 7.7
– Metascore: 87
– Süresi: 90 dakika

Jerry ve Lucy Warriner çifti, artık birbirleriyle olmaktan sıkılmıştır. Sürekli kavga edip birbirlerini suçlarlarken soluğu mahkemede alırlar. Ancak boşanma kararı bir türlü kesinleşmez. Sadakatsizlik şüphesi mahkemeyi ikna etmeye yetmemiştir. Çifte 90 günlük bir süre tanınır. Süre bitiminde boşanma davası sonuçlanacaktır. Lucy, petrol milyoneri, Okhalomalı ve sıkıcı bir adam olan Daniel Leeson ile tanışır. Jerry ise, şehrin tanınan bekarlarından Barbara Vance ile. İkisi de birbirlerini yıkmak için planlar kurarlar ve kıskançlık devreye girmeye başlar.

Blue Valentine (Aşk ve Küller) – 2010

Blue Valentine (Aşk ve Küller) - 2010

– Yönetmen: Derek Cianfrance
– IMDb: 7.3
– Metascore: 81
– Süresi: 112 dakika

Dean ve Cindy’nin evlilikleri büyük bir başarısızlığa uğramıştır. Hayatlarının bu trajik sürecinde çift, gençlik yıllarına ve birbirlerine aşık oldukları zamanları hatırlamaya çalışırlar.

Film zıt kavramları karşı karşıya getiriyor. Sevgi nefrete, geçmiş günümüze, hayal gerçeğe, gençlik yaşlılığa, erkek kadına karşı geliyor.

Casablanca – 1942

Casablanca - 1942

– Yönetmen: Michael Curtiz
– IMDb: 8.5
– Metascore: 100
– Süresi: 102 dakika

Kazablanka, hem unutulmaz bir aşk filmi klasiği olarak hem de Humphrey Bogart ve Ingrid Bergman’ın unutulmaz oyunculukları ile kült olmuş bir yapımdır. 2. Dünya Savaşı sırasında Fas’ın Kazablanka kenti, Hitler’den kaçan Avrupa’lılarla rengarenk, çeşitli bir görünüm kazanmıştır. Rick Blaine karakteri, şehrin en popüler barını işletmektedir. Bir gün eski aşkı Ilsa, direniş lideri kocası Victor Laszlo ile birlikte gelir. Rick, Ilsa ve Victor’un şehirden kaçmalarını sağlayabilecek tek kişidir.

Forgetting Sarah Marshall (Aşkzede) – 2008

Forgetting Sarah Marshall (Aşkzede) - 2008

– Yönetmen: Nicholas Stoller
– IMDb: 7.1
– Metascore: 67
– Süresi: 111 dakika

Mütevazı bir müzisyen olan Peter, Televizyon yıldızı sevgilisi Sarah’tan ayrılmış olmanın bunaltısından kurtulmak için Hawaii’de bir kaçamak yapmaya karar verir. Gittiği bu tatil beldesinde, Sarah’ı da orada yeni sevgilisiyle görünce kendini kaybedip kıskançlık krizlerine giren Peter, daha sonra resepsiyonist kızla yakınlaşarak “çivi çiviyi söker” taktiği güder.

Happy Together (Mutlu Beraberlik) – 1997

Happy Together (Mutlu Beraberlik) - 1997

– Yönetmen: Wong Kar-wai
– IMDb: 7.7
– Metascore: 70
– Süresi: 96 dakika

Yiu Fai ve Po-wing, Arjantin’e gidip tatil yapmaya giderler ve burada ilişkileri beklenmedik bir şekilde biter. Artık yollarına tek başlarına devam etmek zorundadırlar ve bunun için de paraya ihtiyaçları vardır. Yiu-Fai, bir barda kendine iş bulurken Po-wing de çabalamaya devam eder. Amaçları yeterli parayı kazanıp Hong Kong’a geri dönebilmektir. Po-wing bir grup adam tarafından dövüldüğünde gidecek hiçbir yeri olmadığını anlar ve eski sevgilisi Yiu-Fai’yi aramak zorunda kalır. Ne var ki Lai Yiu-Fai’nin hayatı çoktan değişmiştir…

Her (Aşk) – 2013

Her (Aşk) - 2013

– Yönetmen: Spike Jonze
– IMDb: 8.0
– Metascore: 91
– Süresi: 126 dakika

Theodore Twombly hayatını, yakın gelecekte nadir bulunan bir şeye dönüşmüş olan el yazımı mektupları yazarak kazanmaktadır. Ve bu yıllarda insanların işlerini artık bilgisayar programları yerine getirmektedir. Theodore, karısından boşandıktan sonra bir apartman dairesinde tek başına yaşamaya başlar ve bir gün karşılaştığı bir teknoloji reklamıyla birlikte hayatı değişir. Kusursuz bir yapay zeka programı sunan yeni bir işletim sistemi, onu son derece çekici bir kadın olan Samantha ile tanıştırır.

Sanal bir varlık olan ve sadece bir sesten ibaret olan Samantha, Theodore’u dünya ve hayat üzerine sorduğu sorularla birlikte bambaşka bir gerçeklikle tanıştırır. Ağır bir depresyonun içerisinde olan Theodore, yavaş yavaş hayatın keyifli yanlarını fark etmeye başlarken yapay zeka programıyla arasındaki ilişki de gitgide tuhaflaşır.

High Fidelity (Sensiz Olmaz) – 2000

High Fidelity (Sensiz Olmaz) - 2000

– Yönetmen: Stephen Frears
– IMDb: 7.5
– Metascore: 79
– Süresi: 113 dakika

Rob bir plakçıda çalışan herhangi bir adamdır. Kız arkadaşı Laura ile aralarında sıradan bir ilişki vardır. Bir gün Laura, Rob’u terk eder. Bu Rob’un hayatında ardı ardına dizilmiş ayrılıklara eklenen yeni bir halkadır sadece. Rob, Laura’nın terk edişinden hareketle eski ayrılıklarına doğru bir serüvene atılır. Rob’un oldukça kişisel addedilebilecek olan bu yolculuğu, kadın-erkek ilişkisini etraflıca masaya yatırmasına neden olacaktır.

Journey to Italy (İtalya’ya Yolculuk) – 1954

Journey to Italy (İtalya’ya Yolculuk) - 1954

– Yönetmen: Roberto Rossellini
– IMDb: 7.3
– Metascore: 100
– Süresi: 97 dakika

Sinemada gösterildiği yıllarda, tartışmalı biçimde, tamamen yanlış anlaşılmalarla dolu ve utanç verici biçimde eleştirilen, ama uzun yıllar sonra şimdi, sadece Rossellini’nin en iyi filmlerinden biri olarak anılmakla kalmayıp, aynı zamanda modern sinemanın temel elementlerinden biri olarak hak ettiği yeri bulmuştur. Bu filmde kötüye giden bir evliliğin anatomisi çıkarılır. Değişik bir bakış açısına sahip olan bu ironik filmi, sinema sanatına ilgi duyan her sinefile tavsiye ediyoruz.

Kill Bill: Volume 2 – 2004

Kill Bill: Volume 2 - 2004

– Yönetmen: Quentin Tarantino
– IMDb: 8.0
– Metascore: 83
– Süresi: 137 dakika

Gelin’in işi henüz bitmedi. Üstelik Bill’i ve onun etrafındaki herkesi öldürmeden de işi bitecek gibi görünmüyor. Komadan çıkan güzel, kendine gelmeye başladığı anda intikamını almak istediği herkesin cezası hazır beklemekteydi. Bu bir devam filmi olduğu için, ilk bölümden de hatırlanacağı üzere ortada birtakım belirsizlikler mevcuttu. İşte bu bölümde bunlar aydınlanacak gibi görünüyor. Kadın kahramanın Bill ile ilişkisinin içeriği ya da olan bitenlerin nedenleri ve nasıllarına cevaplar henüz eksik ve bu bölümde netleşmesi bekleniyor.

The Last Picture Show (Son Gösteri) – 1971

The Last Picture Show (Son Gösteri) - 1971

– Yönetmen: Peter Bogdanovich
– IMDb: 8.0
– Metascore: 93
– Süresi: 118 dakika

Bogdanovich başyapıtı ’The Last Picture Show’, Teksas’ta küçük bir kasabada yaşayan gençlerin ’kendilerini bulma’ hikâyesi.

Medicine for Melancholy – 2008

Medicine for Melancholy - 2008

– Yönetmen: Barry Jenkins
– IMDb: 6.7
– Metascore: 62
– Süresi: 88 dakika

Medicine for Melancholy, ilişkilerinde deneme aşamasında olan bir çiftin 24 saatini konu ediniyor. Çift aynı zamanda hızla büyüyen San Francisco’da azınlık olarak yaşamanın zorluğuyla mücadele eder.

Midsommar (Ritüel) – 2019

Midsommar (Ritüel) - 2019

– Yönetmen: Ari Aster
– IMDb: 7.1
– Metascore: 72
– Süresi: 148 dakika

Ritüel, genç bir kadının ve onun erkek arkadaşının İsveç’te yerel bir pagan kültürünün avı haline gelene kadar geçirdikleri yolculuğu anlatıyor. Geleneksel Midsommar festivaline katılmak isteyen Dani ve Christian, üniversiteden arkadaşları ile birlikte İsveç’e doğru yola koyulur. İlişkilerinin üzerinde kara bulutlar dolaşan çift, İsveç’in köyünde gerçekleştirecekleri bu tatili ilişkilerini kurtarmak için son şans olarak görür.

Çılgın tatillerini geçirecekleri mekanı gören gençler, yemyeşil cennete benzeyen mekanı fazlasıyla sever. Ancak bir süre sonra yerel kutlamaların ve pagan ritüellerinin yapıldığı bu yerin pek de düşündükleri kadar masum olmadığını anlarlar. 90 yılda bir düzenlenen gizli bir ayine katılan gençler, kendilerini korku labirentinin içinde bulur.

Mrs. Doubtfire – 1993

Mrs. Doubtfire - 1993

– Yönetmen: Chris Columbus
– IMDb: 7.0
– Metascore: 53
– Süresi: 125 dakika

Daniel ve Miranda’nın evlilikleri hiç iyi gitmemektedir. Miranda, Daniel’in ne kadar iyi baba olduğunun farkında olsa da onu çok sorumsuz bulmaktadır. Karısına ve çocuklarına karşı büyük bir sevgi besleyen Daniel istemeye istemeye boşanmayı kabul eder.

Fakat mahkemenin çocukları annelerine vermesi sonucu çocuklarından ayrı kalmak zorunda kalan Daniel, bu duruma bir çözüm bulmaya kararlıdır. En iyi bulduğu çözüm ise dadı kılığına girerek çocuklarının bakıcısı olmaktır. Bu şekilde olduğundan bambaşka bir karaktere bürünerek çocuklarının ve karısının güvenlerini tekrar kazanan Daniel’in başı, aksiliklerden kurtulmayacaktır.

Paris, Texas – 1984

Paris, Texas - 1984

– Yönetmen: Wim Wenders
– IMDb: 8.1
– Metascore: 78
– Süresi: 145 dakika

Paris, Texas, toplumdan uzaklaşan bir adamın hayata ve ailesine yeniden bağlanmasını konu ediyor. Travis, içine kapanık bir adamdır. Ruhunda gizlediği şeyleri dışavurmaktan büsbütün kaçınmaktadır. Kimsenin gitmeyi bile düşünmeyeceği yollardan yürümektedir. Bir gün Travis’in kardeşi onu tekrar modern dünyaya davet eder. Kendi oğlu dahil herkes onu beklemektedir. Travis yeniden yollara düşecektir elbette ki; ancak önceki hedefi uzun bir zamandır görmediği eski karısını bulmak olacaktır.

Scenes from a Marriage (Bir Evlilikten Manzaralar) – 1974

Scenes from a Marriage (Bir Evlilikten Manzaralar) - 1974

– Yönetmen: Ingmar Bergman
– IMDb: 8.4
– Metascore: data not available
– Süresi: 169 dakika

Marianne ve Johan’ın on yıllık evliliklerini masaya yatıran film, çiftin ayrılıklarını, evlilik dışı ilişkilerini, barışıp yeniden ayrılmalarını ve en nihayetinde de boşanmalarını konu ediyor.

Boşandıktan sonra bile birbirinden kopamayan Marianne ve Johan çiftinin her görüşmeleri ayrı bir kavgayla sonuçlansa da birbirlerine olan sevgileri şartlar ne olursa olsun galip geliyor.

Film evlilik hayatıyla ilgili çok önemli kelamlar ederken aynı zamanda izleyiciyi psikolojik olarak Marianne ve Johan’ın ilişkisine hapsediyor.

Swingers (Hızlı Yaşayanlar) – 1996

Swingers (Hızlı Yaşayanlar) - 1996

– Yönetmen: Doug Liman
– IMDb: 7.2
– Metascore: 71
– Süresi: 96 dakika

Sürekli bir mücadele veren bir aktör ve aynı zamanda stand-up komedyeni olan Mike, kız arkadaşı ile altı yıllık birlikteliğinin sona ermesi üzerine yeni bir aşk arayışına girer. Bu arayışında, ona gözü pek arkadaşı Trent (Vince Vaughn) yardım eder. Trent, Mike’a Las Vegas ve Los Angeles’taki popüler gece kulüplerinde bir gecelik aşkı bulmanın centilmenlikle mümkün olmayacağını anlatır. Aslında ikisinin arasındaki fark açıktır: Trent, bir gecelik aşk arayışındayken; Mike kutsal aşkı aramaktadır.

Trois couleurs: Blanc (Üç Renk: Beyaz) – 1994

Trois couleurs: Blanc (Üç Renk: Beyaz) - 1994

– Yönetmen: Krzysztof Kieślowski
– IMDb: 7.6
– Metascore: 88
– Süresi: 92 dakika

Polonyalı Karol, Paris’te yaşayan bir kuafördür. Evliliklerini cinsel açıdan doyurucu bulmayan karısının kendisini boşamasının ardından, bir de kuaför salonunu ateşe vermesi, üstelik zavallı adamı kundakçı olarak gammazlaması bardağı taşırır. Memleketi Polonya’ya dönemeyecek kadar parasız ve duygusal olarak çökmüş olan Karol, hala sevdiği karısıyla durumu eşitlemek için fantastik bir plan yapar.

The War of the Roses (Güllerin Savaşı) – 1989

The War of the Roses (Güllerin Savaşı) - 1989

– Yönetmen: Danny DeVito
– IMDb: 6.8
– Metascore: 79
– Süresi: 116 dakika

Oliver ve Barbara Rose 18 yıldır evlidir. Artık Barbara boşanmak istemektedir, ama iş hangisinin pahalı evlerine sahip olacağına gelince ikisi de geri adım atmamaktadır. Oliver’ın avukatının usta taktikler vermesine rağmen her şey için artık çok geçtir.

The Way We Were (Bulunduğumuz Yol) – 1973

The Way We Were (Bulunduğumuz Yol) - 1973

– Yönetmen: Sydney Pollack
– IMDb: 7.1
– Metascore: 61
– Süresi: 118 dakika

2. Dünya Savaşı sonrası ABD’nde Marksist bir Yahudi olan Katie Morosky, bir radyo istasyonunun yanı sıra değişik birkaç işte birden çalışarak yaşamını sürdürürken bir yandan da politik inançları doğrultusunda üniversitede ve sokakta aktif eylemlere katılmaktadır.

1930’ların başında okulda tanıştığı deniz subayı Hubbell Gardiner’le yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında ilk aşklarının canlandığını fark ederek birlikte yaşamaya başlarlar. Hubbell, Hollywood için çalışan ve McCarthyciliğin etkisiyle kara listeye alınan bir senaristtir. Olayların gelişimi iki sevgilinin duygu yüklü yollarını ayıracaktır; üstelik Katie hamiledir.

Women on the Verge of a Nervous Breakdown (Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar) – 1988

Women on the Verge of a Nervous Breakdown (Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar) - 1988

– Yönetmen: Pedro Almodóvar
– IMDb: 7.6
– Metascore: 85
– Süresi: 88 dakika

Televizyon yapımlarında dublaj yapan Pepa Marcos, kısa bir süre önce sevgilisi Iván tarafından terk edilir ve depresyona girer. Uyku ilaçları alarak yaşayabilen kadın yalnız başına acısını çekme fırsatı bulamayacaktır. Çevresindeki yakınları nedeniyle kendisini curcuna dolu olaylar silsilesinin içerisinde bulan kadın, sinir krizinin eşiğine adım adım yaklaşmaktadır…

Verdens Verste Menneske (Dünyanın En Kötü İnsanı) – 2021

Verdens Verste Menneske (Dünyanın En Kötü İnsanı) - 2021

– Yönetmen: Joachim Trier
– IMDb: 8.0
– Metascore: 89
– Süresi: 127 dakika

Dünyanın En Kötü İnsanı, Julie adında genç bir kadının hayatına odaklanıyor. Yakında 30 yaşında olacak olan Julie’nin aşk hayatı pek yolunda değildir. 45 yaşındaki çizgi roman yazarı Aksel ile birlikte yaşayan Julie, onun hayatını yaşadığını hisseder. Ailesinin beklentileri ve Aksel’in çocuk arzusunun yükünü taşıyamayan Julie, sürekli değişen hayallerinin peşinden koşmaya devam eder. Onun hayatı, genç ve yakışıklı Eivind ile tanışmasıyla bambaşka bir hal alır.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir