En İyi Dram Filmleri: Sizi Derinden Etkileyecek Birbirinden Sarsıcı 21 Dram Filmi

Sefer Turgut 16 Mart 2021

En iyi dram filmleri dendiğinde aklımıza hemen gözyaşlarımızın sel olup aktığı filmler gelir, ancak iyi bir dram filmi sadece ağlatmaz, iyi bir hikayeyi de anlatır.

Dram filmleri dendiğinde insanların aklına hemen elde mendil hüngür hüngür ağladıkları filmler geliyor. Bu elbette bir dereceye kadar doğru, ancak bir dram filmini iyi yapan şey sizi ağlatması değil, anlattığı hikayeyi iliklerinize kadar hissetmesini sağlaması. Böyle düşündüğümüzde karşımıza çok sayıda dram filmi çıkıyor, ancak en iyisi derseniz o zaman listemize bir göz atmanızda fayda var. İşte sizi derinden etkileyecek, sinema tarihinin en iyi dram filmleri.

1. La Stanza Del Figlio (Oğul Odası) – 2001 // 7.3

La Stanza Del Figlio

Giovanni işinde oldukça başarılı olan ve aranan bir psikologdur. Bir gün çok sevdiği oğlunu kaybeder. Bu Giovanni’nin rutinleri içerisinde mutlu-mesut yaşadığı hayatının noktası olacaktır. Giovanni, artık tıpkı karısı gibi hiç mutlu değildir. Evdeki gerilim kimsenin tahmin edemeyeceği boyutlara ulaşmıştır. Karısı ve Giovanni birbirlerinden nefret etmektedirler. Bütün bu gerilimin ortasında yer alan ailenin kız çocuğu ise, herkesten bağımsız bir noktada, yaşadığı hayatı tek başına sorgulamaya başlayacaktır.

2. The Florida Project – 2017 // 7.6

The Florida Project

6 yaşındaki Moone ve ekibi, yetişkinlerin zorlu dünyasından tamamen uzak kendilerine ait bir dünya yaratmışlardır. Okulların tatil olmasıyla birlikte bu afacan grubun tek dertleri, istedikleri gibi koşup oynayabilmek, kimseyi umursamadan eğlenebilmek ve istedikleri zaman sınırsız dondurma yiyebilmektedir. Oysa yetişkinler için durum çok farklıdır. Artık çocuk olma lüksleri kalmamış yetişkinler için Florida yazı, zorluk, acı ve gözyaşı demektir.

3. Le Scaphandre et le Papillon (Kelebek ve Dalgıç) – 2007 // 8.0

Le Scaphandre et le Papillon

43 yaşındaki Jean-Dominique Bauby, üç hafta süren koma halinden sonra gözlerini açmıştır. Bu mucizevi uyanış doktorlar tarafından şaşkınlıkla karşılanır çünkü Bauby fiziksel olarak hiçbir eylemi yerine getiremiyorken, beyin bölgesinde hiçbir sorun çıkmaz ve izleyici bu andan itibaren Bauby’nin iç sesiyle olaylara tanıklık etmeye başlar. Tek kontrol edebildiği organı sol göz kapağı olan adam bir mucizeye daha imza atarak insanlarla göz hareketiyle anlaşmaya, dahası hayat hikayesini anlatacağı kitabını yazmaya başlar.

4. The Crying Game (Ağlatan Oyun) – 1992 // 7.2

The Crying Game

Jody, Britanya ordusunda görevlidir. Bir süre sonra IRA ajanları onu kaçırarak bildiklerinden faydalanmak isterler. Fergus isimli bir militan ona göz kulak olmak için görevlendirilir. Bir süre sonra birbirinden çok farklı olan iki adam iletişim kurmaya başlarlar. Jody, yakında ölecek olduğunu bildiğinden Fergus’a kız arkadaşına göz kulak olmasını söyler. Jody bir süre sonra ölür. Fergus kaçarak Londra’da yeni bir hayat kurmaya karar verir. Jody’ye verdiği sözü tutacaktır. Ancak bu onun hayatında yepyeni kapılar açacaktır.

Advertisements
Advertisements

5. Lilja 4-Ever (Daima Lilya) – 2002 // 7.8

Lilja 4-Ever

16 yaşındaki Lilya, eski Sovyetler Birliği’nde varoşlarda yaşamaktadır. Annesi tarafından terkedilen genç kız, kendisine baskı uygulayan teyzesinin yanında kalmaktadır. Çıkış yolunu ise arkadaşlarıyla vakit geçirmekte bulur.

Andrei’ye aşık olup onun peşinden İsveç’e gitmeye karar verir. Eski iğrenç yaşamından kurtulup cennet ülkede yeni bir sayfa açmayı planlamaktadır. Fakat, yaşam onu bir seks köleliğine doğru itecek ve hayatın her yerde aynı olduğunu kavramasını sağlayacaktır.

6. Submarino – 2010 // 7.5

Submarino

İki kardeş annelerinin cenazesinde bir araya gelirler. Gençliklerinde yaptıkları hataları düzeltmek için o gün karar alırlar. Ama başlarına geleceklerden habersizlerdir.

7. Ladri di Biciclette (Bisiklet Hırsızları) – 1948 // 8.3

Ladri di Biciclette

Bisiklet Hırsızları’nda, savaş sonrası yaşanan iki senelik işsizlik döneminin ardından nihayet iş bulabilen Antonio mutluluktan havalara uçmaktadır. İşi için kendisine lazım olan bisikleti almak için yataklarını satmaları gerekmiştir; ancak Antonio en sonunda para kazanabileceği için mutludur. Yeni işinin ilk gününde bisikleti çalınan Antonio neye uğradığını şaşırır. Yaşadığı ailevi ve dünyevi problemleri çözebilmesi için acilen bisikletine yeniden kavuşması gerekmektedir.

8. Le Huitieme Jour (8. Gün) – 1996 // 7.5

Le Huitieme Jour

Georges, Down sendromu olan ve bir mental klinikte hayatını sürdürmekte olan bir adamdır. Harry ise günlerini oldukça meşgul geçiren bir iş adamıdır. İş hayatında çok başarılıdır ancak karısının iki çocuğunu da yanına alarak kendisini terk etmesinden sonra bir türlü belini doğrultamamış ve sosyal hayata atılamamıştır. Bu iki apayrı insanın hayatı çeşitli tesadüflerin akabinde kesişmek üzeredir.

9. What Dreams May Come (Aşkın Gücü) – 1998 // 7.1

What Dreams May Come

Chris ve karısı olan Annie, birbirlerine delicesine aşık bir çifttir. Kendi kurdukları pembe dünyalarında gayet huzurlu bir biçimde yaşamaktadırlar. Bir gün geçirdikleri bir trafik kazası tüm hayatlarını değiştirecektir. Canlarından çok sevdikleri çocukları, geçirdikleri trafik kazasında yitip gidecektir. Çocukları öldükten sonra Chris, acılar içerisinde olan Annie’yi bu psikolojik buhrandan kurtarabilmek için her şeyini ortaya koymak zorundadır. Ancak Annie, eski mutluluklarını asla bulamayacağının farkında olarak, Chris’i de kendi buhranının içerisine dahil etmeye başlayacaktır.

10. Canım Kardeşim – 1973 // 8.7

 Canım Kardeşim

Kahraman, ağabeyi ve ağabeyinin dostu Halit, beraberce yokluk içinde ancak kendilerine yettikleri bir yaşam sürmektedirler. Bu buhranın içerisinden çıkmak için tek umutları Kahraman’ın okuması ve hayatta bir amacının olmasıdır. İçerisinde yaşadıkları yoksulluklarına rağmen bir şekilde mutlu ve iyimser kalabilmeyi başaran üçlünün tüm hayatları Kahraman’ın kanser olduğunu öğrenmeleriyle beraber geri dönüşü olmayan bir biçimde sarsılacaktır. Kahraman’ın hayatındaki son isteği ise bir televizyondur. Artık ona bir televizyon almak, geride kalan ikilinin tek amacı olacaktır.

11. Vengo – 2000 // 7.4

Vengo

Caco, gururlu ve yakışıklı bir adamdır. İyi bir aile babasıdır ve toplum içinde güçlü ve saygın bir yere sahiptir. Ancak çok sevdiği kızının ölümü ile derinden sarsılıp küçücük parçalara dağılır. Sıklıkla kızının mezarını ziyarete gider. Fotoğrafına bakarak ağlar ve içindeki o derin sevgi ve korumak iç güdüsünü bütünü ile yeğeni Diego’ya yönlendirir.

Advertisements
Advertisements

12. Noviembre – 2003 // 7.7

Noviembre

Sanatın dünyayı değiştirebileceğine inanan Alfredo, insanı canlı hissettirebilen, özgür bir performans yaratabilmek için Madrid’e gider. Özgür düşünceli arkadaşları ile birlikte bir araya gelen Alfredo, Kasım adını verdikleri bir tiyatro topluluğu oluşturur. Grup, meydanlarda, parkta, caddelerde, şehrin her bir köşesinde gösteri sergilemeye başlar. Gösteriler karşısında para kabul etmeyeceklerini temel prensip haline getiren grubun en büyük hedefi, halkı şovun bir parçası haline getirmek olur.

13. Gran Torino – 2008 // 8.1

Gran Torino

Gran Torin’da, geçimsiz moruk Walt Kowalsky, huysuz bir yaşlı adamdır. İhtiyar Walt hala savaşın negatif etkilerinden kurtulamamıştır. Kore’nin çorak topraklarında gazi unvanını edinmiş ama pek çok şeyi de Asya’da bırakmıştır. Film, Korelilere ön yargılı muhafazakar bir Amerikalı ile zor katlandığı yan komşusu Uzakdoğulu Thao arasındaki sevimli arkadaşlığı konu ediniyor. İlk başlarda gerilimli başlasa da ilerleyen süreçte gelişen dostlukları birçok önyargının parçalanması ile mümkün olabiliyor.

Filmin asıl gelişimi Kowalski’nin pek kıymetli nesnesi 1972 model Gran Torino’nun Thao tarafından çalınmaya teşebbüs edilmesiyle tetikleniyor. Thao’yu kendi usullerine göre eğitmek isteyen ve çocuğu cezalandıran Kowalski, sonrasında farkında olmadan genç adama bir sorununu halletmesinde yardımcı olur. Bu vesileyle Thao’nun akrabaları Hmong ailesi tarafından hediyelere boğulan Kowalski zamanla bu Uzakdoğulu aileyle yakınlaşacak, aralarında benzersiz bir bağ oluşacaktır.

14. Amores Perros (Paramparça ‘Aşklar Köpekler’) – 2000 // 8.1

Amores Perros

Paramparça Aşklar Köpekler, sinemanın son yıllarda sıkça işlediği çıkış noktalarından bir ‘kesişen hayatlar’ hikayesini ele alıyor. Film Meksika’nın çeşitli sosyal statülerine sahip üç insanın kesişen ve benzeşen öykülerini işliyor. Genç ve yakışıklı Octavio, geçimsiz ağabeyi ve yengesiyle birlikte yaşıyor. Hiçbir işi olmayan Octavio’nun tek derdi yengesine karşı beslediği büyük aşk. Diğer yandan başarılı bir kariyere sahip olan Daniel ise yolunda giden evliliğini bırakıp başka bir kadını seçiyor. Eski bir suçlu olan El Chiavo ise kendinden yaşça küçük bir kıza vurulmuş durumda.

Meksika’nın arka sokaklarında dönen yasadışı olaylardan biri olan köpek dövüşü, hikayenin tüm karakterlerini ilginç bir şekilde bir araya getiriyor.

15. Auf der Anderen Seite (Yaşamın Kıyısında) – 2007 // 7.8

 Auf der Anderen Seite

Emekli bir dul olan Ali, yalnızlığını paylaşacağı bir insan ararken “hayat kadınlığı” yapan Yeter ile tanışır. Para karşılığı kendisine hayat arkadaşlığı yapmasını öneren Ali’nin bu teklifini, Alman Dili ve Edebiyatı profesörü olan oğlu Nejat hiç olumlu karşılamaz. Nejat için Yeter’in “mesleği” kabul edilemezdir. Yeter’in asıl amacının Türkiye’de üniversitede okuyan kızını rahat ettirebilmek olduğunu anlayan Nejat, Yeter’e karşı daha sıcak duygular beslemeye başlar. Yeter’in beklenmedik bir şekilde hayatını kaybetmesi üzerine kızı Ayten’i bulmaya Türkiye’ye gitmeye karar veren Nejat’ın hayatında bambaşka bir pencere açılacaktır.

16. The Fault in our Stars (Aynı Yıldızın Altında) – 2014 // 7.7

The Fault in our Stars

16 yaşındaki Hazel üç yıldır tiroit kanseriyle boğuşmaktadır ve kanser akciğerlerine de sıçradığı için yanında bir oksijen tüpüyle gezmektedir. Kanserli hastalar için oluşturulan destek grubunun bir terapi seansı esnasında Augustus isimli bir gençle tanışır. Augustus da beyin tümörüyle savaşmış ve bu yolda bir bacağını kaybetmiştir. İkili birlikte zaman geçirdikçe birbirlerine aşık olurlar. Akciğer tedavisi için hastaneye yatırılan Hazel’ın yanından bir an dahi ayrılmayan Augustus, sevgilisinin çok istediği bir hayali gerçekleştirmek için onunla birlikte yola çıkar. Planlarına göre Amsterdam’a gidecek ve Hazel’ın en sevdiği yazar olan Peter Van Houten’i bulmaya çalışacaklardır…

17. Never Let Me Go (Beni Asla Bırakma) – 2010 // 7.1

Never Let Me Go

Çocukluktan beri yakın arkadaş olan Ruth, Tommy ve Kathy başka insanlara organ sağlamak için klonlanmışlardır. Üç arkadaşın çocukluk yılları da yatılı olan bir okulda geçmiştir. Erişkinliğe ulaştıklarında ise ürpertici gerçekle tanışmaları ve kendilerine çizilmiş olan kaderlerine hazırlanmaları gerekmektedir.

18. Manchester by the Sea (Yaşamın Kıyısında) – 2016 // 7.8

 Manchester by the Sea

Lee Chandler, sıhhi tesisat, elektrik, kapıcılık gibi sıradan işler yaparak, tek göz bir evde yalnız başına yaşayan bir adamdır. Doğup büyüdüğü ama uzun zamandır uğramadığı kentten bir gün acil bir telefon alır. Kalp hastası abisi hastaneye kaldırılmıştır ve durum ciddidir. Lee kafasında endişeler ve soru işaretleri ile yola koyulur. Hastanede alacağı haberle de birlikte hayatı değişecektir.

19. What Maisie Knew (Arada Kalan) – 2012 // 7.4

What Maisie Knew

6 yaşındaki Maisie ebeveynlerinin evliliklerinin dramını yaşamaktadır. İlk başta bu duruma çok üzülüyor gibi görünmez aslında ama yaşananlar onu sıkmaktadır. Sonra bir gün babası evden taşınır ve çok sevdiği dadısı onunla birlikte gider, annesi bir barmenle evlenir. Maisie iki ev arasında gidip gelmeye başlar. Ta ki bir gün artık bu oyunu oynamak istemediğine karar verene kadar…

20. The Broken Circle Breakdown (Kırık Çember) – 2012 // 7.7

The Broken Circle Breakdown

Elise ve Didier karakterlerindeki farklılıklara rağmen ilk görüşte birbirlerine aşık olurlar. Elise konuşkan ve çılgın bir kadınken, Didier daha içine dönük yalnız bir kovboydur. Elise dövmecilikle hayatını kazanan, inançlı ve ruhani bir karaktere sahipken, Didier ise hakikati tercih eden ve bir banjo grubunda müzisyenlik yapan bir ateisttir. Bu iki farklı karakter birbirlerini tamamlayıp, her günlerini hayatın son günü gibi dolu yaşayarak mutlu bir yaşam sürmektedirler. Ama küçük kızları Maybell altı yaşına geldiğinde ciddi bir hastalığın peçesine düşünce, aşkları ve ilişkileri de büyük bir sınavdan geçecektir. Kızlarının tedavi süreci ve beraberinde yaşananlar her ikisini de hayata dair ciddi sorgulamalara yöneltecektir.

21. My Sister’s Keeper (Kız Kardeşimin Hikayesi) – 2009 // 7.4

 My Sister’s Keeper

Fitzgerald çifti bir gün acı gerçeği öğrenir. Sara ve Brian Fitzgerald’a verilen kederli haber kızları Kate’in lösemi olduğunun bilgisidir. Çocuklarının sadece birkaç yıl ömrünün kaldığı gerçeği çifti allak bullak etmiştir. Bunun üzerine çift Kate’e donör olması için Anna adında bir bebek sahibi daha olmaya karar verirler. İlk yaptıkları şey Anna’nın göbek bağından alınan kanı kullanmak olur. Yıllar geçtikten sonra artık Anna’dan Kate’e kemik iliği nakli yapılması gerekmektedir. 11 yaşındaysa, Kate’in böbrek nakline de ihtiyacı vardır. Bu olanların üzerine Anna, ailesinin onu bu amaçla kullanmasından dolayı onlara dava açar. Bu karar tüm aileyi parçalamıştır, çünkü Kate’e böbrek nakli yapılmazsa ölecektir.

Bonus – If Anything Happens I Love You (Kısa Film)– 2020 // 7.9

If Anything Happens I Love You

If Anything Happens I Love You, ebeveynlerin yaşadıkları kayıp hakkında iç karartıcı bir animasyon filmi. Henüz 12 dakika içinde, küçük çocuklarının ölümünün ardından yaşadıkları gergin bir keder okyanusuna küçük bir bakış. Bir trajedi ile başlayan fakat çizdikçe bazı ışıklar açan harika mini yapım.

Advertisements
Advertisements

İlginizi çekebilecek diğer içerikler