Tek Başına İzlenildiğinde Etkisi Bir Kat Daha Artan Yalnızlık Temalı 23 Harika Film

Sefer Turgut 2 Mart 2022

Yalnızlık temalı filmler çok yaygın değildir ve yapılması kolay değildir, bunun sebebi kesin gerçeklere ihtiyaç duymaları ve akıl sağlığı konusunu hassas bir şekilde ele almaları gerektiğidir.

Yalnızlık, çoğumuzun hayatımızın bir noktasında hissettiği bir duygudur. Özellikle içinde bulunduğumuz dönemde pandemi ve diğer sorunlar nedeniyle birçok insan yalnızlık ile karşı karşıya kalmaktadır.

Bir kişi yalnız olduğunda zaman çok zorlayıcı olabilir, hatta depresyona, sosyal kaygıya ve daha birçok ciddi zihinsel soruna yakalanabilir. Bir yalnızlık evresinden geçen insanlar kendilerini çaresiz ve motivasyonsuz hissederler. Ayrıca potansiyel olarak onları mantıksız veya zararlı davranışlara yönlendirebilir.

İzolasyon bazen tatsız olabilir, ancak aynı zamanda size bir huzur ve sükunet duygusu da verebilir. Yalnızlık genellikle acı ve sosyal bağlantı eksikliği ile ilişkilendirilse de mutluluğunuzun gerçekte nerede olduğunu anlamanıza yardımcı olacak bir araç da olabilir.

Yalnızlık yaşayan insanlar sürekli bir kaçış ararlar ve gerçeklerden kaçmanın filmlerden daha iyi bir yolu yoktur. Milyonlarca insan için yararlı ve ilişkilendirilebilir olduğu kanıtlanan yalnızlık hakkında birçok film var. Bu filmler, zihinsel sağlığı gerçekçi bir şekilde tasvir ettiklerinde ve hayata bakış açılarını değiştirdiklerinde yardımcı olabilirler.

Umarız aşağıda paylaşacağımız liste yalnızlığın nasıl bir his olduğunu anlamanıza yardımcı olur. Kendinizi dünyadan soyutlamayı önermiyoruz, ancak yalnızlığın tamamen olumsuz bir deneyim olduğuna da inanmıyoruz.

İşte yalnızlık ya da yabancılaşma konusunu işleyen en iyi 23 film.

1. Taxi Driver (Taksi şoförü) – 1976 // 8.3

Taxi Driver (Taksi şoförü)

Taksi Şoförü, Vietnam’da savaşının izlerini henüz atamayan bir askerin, geceleri taksi şoförlüğü yaparak gördüğü kirli ve adaletsiz dünyaya uyum sağlamayı reddetme hikayesini anlatıyor. Film, Robert De Niro’nun canlandırdığı Travis Bickle karakteriyle kültleşmiştir. Taksi şoförü Travis, sosyal hayatındaki başarısızlığını, saplantılı bir tutku beslediği Bickle’la tersine döndürmeye çalışsa da beklediği karşılığı bulamıyor. Bu kırılma anından sonra bir silah alıp harekete geçmeyi, sokakların pisliğini temizlemeye karar veriyor; bu esnada kendini bir fahişeyi kurtarmaya adıyor.

2. Le Samourai (Kiralık Katil) – 1967 // 8.1

Le Samourai (Kiralık Katil)

Profesyonelliğinden ve soğuk kanlılığından asla ödün vermeyen ve tüm işlerini arkasında tek bir ipucu bırakmadan neticelendiren bir katil olan Jef Costello yeni bir iş alır. Bu yeni görevde bir gece kulübünün sahibi olan Martey’i öldürmesi için kiralanır. Kiralık katil her zamanki gibi tüm planlarını son derece titizlikle kursa da bu kez olay yerinde kimi tanıklar tarafından görülür. Bunlardan biri de gece kulübünde çalışan güzel piyanist Valérie’dir. Polis memuru Superintendent, Costello’nun katil olduğuna inansa da kanıtlar yeterli olabilecek midir?

3. Her (Aşk) – 2013 // 8.0

Her (Aşk)

Theodore Twombly hayatını, yakın gelecekte nadir bulunan bir şeye dönüşmüş olan el yazımı mektupları yazarak kazanmaktadır. Ve bu yıllarda insanların işlerini artık bilgisayar programları yerine getirmektedir. Theodore, karısından boşandıktan sonra bir apartman dairesinde tek başına yaşamaya başlar ve bir gün karşılaştığı bir teknoloji reklamıyla birlikte hayatı değişir.

Kusursuz bir yapay zeka programı sunan yeni bir işletim sistemi, onu son derece çekici bir kadın olan Samantha ile tanıştırır. Sanal bir varlık olan ve sadece bir sesten ibaret olan Samantha, Theodore’u dünya ve hayat üzerine sorduğu sorularla birlikte bambaşka bir gerçeklikle tanıştırır. Ağır bir depresyonun içerisinde olan Theodore, yavaş yavaş hayatın keyifli yanlarını fark etmeye başlarken yapay zeka programıyla arasındaki ilişki de gitgide tuhaflaşır.

4. Into the Wild (Özgürlüğe Kaçış) – 2007 // 8.1

Into the Wild (Özgürlüğe Kaçış)

Into the Wild, bir metropolden vahşi hayata, kirlilikten saflığa ve temizliğe dönüş hikayesidir. Önemli bir üniversiteden dereceyle mezun olan Christopher aynı zaman başarılı bir atlettir de. Mezuniyet sonrası verilen bir davette ailesine istediği hayatın bu olmadığını, bir şeylerin eksik ve yanlış olduğunu söyler. Genç adam tüm mal varlığını hayır kurumuna bağışlayıp sahip olduğu her şeyi evinde bırakarak bambaşka bir hayata doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Alaska’nın ıssız ormanlarında sona eren bu yolculuk esnasında ve sonrasında Christopher, hayatını kökünden değiştirecek bazı kişilerle tanışarak, hayatın anlamını ve ölümün kaçınılmazlığını en sert haliyle deneyimleyecektir.

5. The Perks of Being a Wallflower (Saksı Olmanın Faydaları) – 2012 // 8.0

The Perks of Being a Wallflower (Saksı Olmanın Faydaları)

Charlie, arkadaşları tarafından daima küçümsenen ve görmezden gelinen, kendi dünyasındaki kişisel sorunlarıyla boğuşmakta olan sorunlu bir gençtir. Gerek sınıf gerekse okul arkadaşlarının acımasızca alay ettiği Charlie, en yakın arkadaşının intihara teşebbüs etmesiyle iyice dibe batar. Aynı sene liseye başlar. Bu yeni okulda tanıştığı iki kardeş, Sam ve Patrick’in kendisini arkadaş olarak kabul etmeleri başlarda imkansız gibi görünse de kısa zaman içerisinde yakın arkadaş olurlar.

İki kardeş, son derece çekingen bir genç olan Charlie’yi uyandırıp ona hayattan zevk almayı öğretmeye başlarlar. Charlie, her daim bir kenarda beklemekte olan çocukluk travmasıyla baş etmeye çalışacak; Sam ve Patrick aracılığıyla gerçek dünyayı tanımaya başlayacaktır.

6. The Machinist (Makinist) – 2004 // 7.7

The Machinist (Makinist)

Bir yıldır uykusuzluk hastalığı çeken Trevor, bir fabrikada işçi olarak çalışmaktadır. Dinlenememekten ötürü vücudu bitik bir haldedir. Öte yandan işi dikkat gerektirir ve en ufak bir hatanın bedeli ağır olacaktır. Trevor ise her şeye çok zor konsantre olmaktadır. Trevor, kendisine birtakım notlar bırakmaya ve giderek azalan kilosunu sarı kağıtlara yazıp dairesine asmaya çok meraklıdır. Hayatında duygusal olarak bir şeyler yaşadığı fahişe Stevie ile bir yandan da tutku duyduğu Maria vardır. İş arkadaşları kendisine, bu gözle görünür kilo kaybı ve bedensel çöküşün arkasında ne olduğunu bilmemekten ötürü güven duymazlar.

7. Bom Yeoreum Gaeul Gyeoul Geurigo Bom (İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar) – 2003 // 8.0

Bom Yeoreum Gaeul Gyeoul Geurigo Bom (İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar)

Mevsimler ve doğanın o kusursuz çağrısı, yarattığı teslimiyet arzusu belki de başka hiçbir şeyde benzeri olmayan…Yüzen bir ev ki doğaya dair ne varsa muhteşem olan onu çevrelerken o göl ortasında yüzmekte. Yaşlıca bir rahip ve kendisine refakat eden diğer genç-çocuk rahip adayı. Yaşlı rahip, ona her şeyi bilgelikle ama bir o kadar da doğal bir akış içinde öğretir.

Bu şekilde geçip giden mevsimler ile büyüyen çocuğun geçirdiği evrim, son derece doğal bir ahenk içinde ilerlerken sıra artık büyümüş olan çocuğun öğrendiklerini gerçek hayata nasıl yansıtacağını görmeye gelir. Ufak yaştan beri öğretilen erdemlere rağmen asıl öğretimin hayatın kendisi tarafından yapıldığının farkında olan bilge rahip için ise bekleme ve görme zamanıdır.

8. Lost in Translation (Bir Konuşabilse) – 2003 // 7.7

Lost in Translation (Bir Konuşabilse)

Orta yaşı çoktan geçmiş, evli ve çocuklu Amerikalı aktör Bob bir reklam çekimi için Japonya’ya gelir. Tokyo’da kaldığı otelde bir başka Amerikalı ile, fotoğrafçı kocasının peşinden buraya gelmiş olan sevimli ama ciddi Charlotte ile tanışır. Dillerine ve kültürlerine uzak oldukları bu insanların ülkesinde fazlasıyla yabancı olan ve iletişimsizlik denizinde boğulan bu iki yabancı, bir Tokyo hafta sonunda birdenbire yakınlaşacaktırlar.

9. Leaving Las Vegas (Elveda Las Vegas) – 1995 // 7.5

Leaving Las Vegas (Elveda Las Vegas)

Ben Anderson, adeta kaybedenler kulübünün bir müdavimi üyesine dönüşmüştür. Yazar olarak kıt kanaat geçimini sağlama derdindeki Anderson’ karısı, çocuğunu da yanına alarak terk etmiştir. Zaten içki ile sorunları olan Ben iyice alkol denizinin derinliklerine doğru yol alacaktır. İçki ile olan tehlikeli flörtü nereye gitse peşini bırakmamaktadır; işte şimdi de Las Vegas’tadır ve yine alkol problemleri ile cebelleşmektedir. Ancak, hayatına giren Sara adındaki fahişe, sanki bir şeyleri değiştirecek gibi olur…

10. (500) Days of Summer (Aşkın (500) Günü) – 2009 // 7.7

(500) Days of Summer (Aşkın (500) Günü)

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor.

Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kıza ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur.

Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

11. Trois Couleurs – Blue (Üç Renk: Mavi) – 1993 // 7.9

Trois Couleurs - Blue (Üç Renk: Mavi)

Film bir üçlemenin ilk bölümüdür. Bir müzisyen olan kocasını ve çocuğunu kaybeden bir kadının bu gerçekle ne şekilde baş ettiğini inceler. Julie, bir kazada kocasını da kızını da ölüme teslim eder. Julie’nin iki seçeneği kalır geriye. Ya geçmişin gölgeleri ile yaşamak ya da geleceği şekillendirmek üzere şimdide yeni bir hayat kurmak. O yaşama tutunmayı ve yeni hayatı yaratmayı seçer. Ancak özgürlük kolay elde edilen bir kavram değildir. Acı veren hatıralardan, geçmişten uzaklaşarak tam anlamıyla özgürleşmek kolay değildir. Yolu hiç şüphesiz zorlu ve çetin olacaktır. Çok şeyle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

12. Der Himmel über Berlin (Berlin Üzerindeki Gökyüzü) – 1987 // 8.0

Der Himmel über Berlin (Berlin Üzerindeki Gökyüzü)

Berlin Üzerindeki Gökyüzü, savaş sonrası dönemin ve modernizm atmosferinin karıştığı Berlin’de gezmekte olan iki meleğin öyküsünü anlatır. Utanç duvarıyla ikiye bölünen Berlin şehrinde insanları gözlemleyen Damiel ve Cassiel isimli iki melek insanlara görünmeseler de tüm yalnız ve depresif ruhlara yardım etmektedir.

Şehrin yaşadığı yıkımın ve tarihin yakın tanıkları olan melekler, insanların üzücü düşüncelerini duydukça onları rahatlatmaya çalışmaktadır. Damiel ve Cassiel insanlara görünmez olsa da sadece çok iyi kalpli bazı çocuklara görünebilmektedir. Bir gün Damiel, güzeller güzeli bir artist olan Marion’a aşık olur ve hayatı tecrübe edebilmek için insan formuna dönüşebilmeyi dilemeye başlar.

13. Manchester by the Sea (Yaşamın Kıyısında) – 2016 // 7.8

Manchester by the Sea (Yaşamın Kıyısında)

Lee Chandler, sıhhi tesisat, elektrik, kapıcılık gibi sıradan işler yaparak, tek göz bir evde yalnız başına yaşayan bir adamdır. Doğup büyüdüğü ama uzun zamandır uğramadığı kentten bir gün acil bir telefon alır. Kalp hastası abisi hastaneye kaldırılmıştır ve durum ciddidir. Lee kafasında endişeler ve soru işaretleri ile yola koyulur. Hastanede alacağı haberle de birlikte hayatı değişecektir.

14. Naked (Çıplak) – 1993 // 7.8

Naked (Çıplak)

Bir nev’i “the man who wasn’t there” tribi diyebileceğimiz bir karakterdedir Johnny. Oradadır ama sanki orada değildir de… Kafasına göre takılır, kayıtsız, umarsız ve avaredir. Çalıntı bir arabayla Londra’da ilk önce eski sevgilisi Louise’in evine bir uğrar. Daha sonra sıkılacağı bu evde bir müddet kalsa da hiçbir yere ait olmayan bu adamı bağlayan hiçbir şey yoktur. Johnny bavulunu alır ve Londra sokaklarında dolaşmaya başlar. Canının istediği yerde canının istediği gibi davranmakta, köşe başlarında kitap okumakta ve yeni insanlarla tanışmaktadır. İpiyle kuşağı, kitabıyla kayıtsızlığı durumunu doya doya yaşar.

15. Requiem for a Dream (Bir Rüya İçin Ağıt) – 2000 // 8.3

Requiem for a Dream (Bir Rüya İçin Ağıt)

Bir Rüya İçin Ağıt, Hubert Selby’nin romanından uyarlanmıştır. Uyuşturucu bağımlısı bir genç, televizyon bağımlısı annesi ve aralarında günden güne yükselen bir uçurum… Uyuşturucu batağı içerisindeki Harry’nin hayattaki tek amacı daha fazla uyuşturucuyken; umutsuz annesini hayata bağlayan tek şey en sevdiği yarışma programıdır. Bir gün bu yarışmaya katılmaya hak kazandığında tek derdi, ödül olan kırmızı elbiseye girebilmek olacaktır. Yaşlı ve mutsuz kadın zayıflama hapları kullanmaya başlar.

16. About Schmidt (Schmidt Hakkında) – 2002 // 7.1

About Schmidt (Schmidt Hakkında)

Jack Nicholson için “artık bitti” denilebilir mi? İşte “Schmidt Hakkında”, “About Schmidt” adlı bu bol ödüllü yapıtta Jack yine eski zamanlardaki bildiğimiz Jack ve gerçekten kusursuz bir performans ortaya seriyor. Schmidt, eski düzeni varken sorunsuz yaşayan bir adamdı. Ancak ne zaman ki karısını kaybetti; felaketler de art arda yakasını bırakmadı. Üstelik kızına talip olan adamı ise hiç gözü kesmemiştir!

17. The Secret Life of Walter Mitty (Walter Mitty’nin Gizli Yaşamı) – 2013 // 7.3

The Secret Life of Walter Mitty (Walter Mitty’nin Gizli Yaşamı)

Walter Mitty’nin Gizli Yaşamı’nda fantezi dünyasında sessiz sedasız bir hayat süren, tirajı yüksek “Life!” dergisinin fotoğraf arşivinde çalışmakta olan Walter, kendini hiç beklenmedik bir maceranın içinde bulur. Yeni iş arkadaşı Cheryl’la masumca flört etmeye başlamasının sonrasında hayatı, hayalindeki sevgilinin gerçeğe dönüşmesiyle değişir. Cheryl, onun uzun süredir düşlediği aşkın vücut bulduğu insandır.

Ancak Walter, büyüsünün bozulacağını düşündüğünden hislerini Cheryl’a açıklamakta tereddüt etmektedir. Bir yandan da derginin artık yalnızca internetten yayın yapacağı haberini alması, onu işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya getirecektir. Derginin basılı yayın hayatına veda edeceği son sayısında çıkması planlanan önemli bir fotoğrafın yok olmasıyla işler karışır. Walter’ı ve Cheryl’ı akıl almaz olaylar ve sürpriz gelişmeler beklemektedir.

18. Detachment (Kopma) – 2011 // 7.7

Detachment (Kopma)

Henry Barthes, öğrencileriyle birebir ilişkiler kurabilen, oldukça yetenekli bir eğitimcidir; fakat bu yeteneğini arka plana atarak, geçici öğretmenlik yapmaktadır. Okula kadrolu öğretmen gelinceye kadar yedek öğretmenlik yapan Henry, hiçbir okulda öğrencilerle ya da iş arkadaşlarıyla duygusal bağ kuracak kadar uzun süreli kalamaz.

Görevlendirildiği son devlet okulunda ise öğrencilerin ve hatta öğretmenlerin de bir şekilde içlerine kapanık olduğunu, karamsar tavırlar sergilediğini fark eder. Öğrencilerle ummadığı bir bağ yakalayan Henry, okuldan kaçan bir öğrenciyi de sokaklardan ailesine geri dönmesini sağlar. Umutsuzluk açısından hayatta yalnız değildir ama bu karamsar dünyada hala sevilebilecek şeyler de vardır…

19. Uzak – 2002 // 7.6

Uzak

Çanakkale’nin Yenice kasabasını kendisine mekan olarak seçen yönetmen, Uzak filmi için karlar altında bir İstanbul’u tercih etmiş. Film, ideallerinden uzaklaşmaya başladıkça yaşamının anlamını yitiren ve uzaklara gitmeyi düşleyen bir adamla, hayallerini gerçekleştirmek için İstanbul’a gelen bir gencin hikayesini anlatıyor.

20. Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan) – 2004 // 8.3

Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan)

Sil Baştan, ayrıldığı sevgilisinden kalan hatırlarını sildiren bir adamın hikayesini anlatıyor. İki yıl boyunca beraber olduğu sevgilisinden oldukça şaşırtıcı bir haber alan Joel Barish, bir teknolojik deneye katılan sevgilisine ilişkilerini tamamen hafızasından silinmeden hatırlatmaya çalışmaktadır. Yani Barish’in kim olduğunu bile hatırlamamaktadır. Bu gelişme üzerine küplere binen adam, aynı prosedürü kendi üzerinde de gerçekleştirmek ister.

Film, adamın hafızaları silinirken, yaşanılan ilişkiyi gözler önüne serer. Adam da bir kez daha oldukça iyi başlayan ve sonradan tadı kaçan ilişkiyi izler. Fakat zaman geçtikçe ve sıra yaşanılan güzel şeylere gelince, üzerindeki müdahaleyi durdurmak ister. Pişman olmuştur!

21. Paris, Texas – 1984 // 8.1

Paris, Texas

Paris, Texas, toplumdan uzaklaşan bir adamın hayata ve ailesine yeniden bağlanmasını konu ediyor. Travis, içine kapanık bir adamdır. Ruhunda gizlediği şeyleri dışa vurmaktan büsbütün kaçınmaktadır. Kimsenin gitmeyi bile düşünmeyeceği yollardan yürümektedir. Bir gün Travis’in kardeşi onu tekrar modern dünyaya davet eder. Kendi oğlu dahil herkes onu beklemektedir. Travis yeniden yollara düşecektir elbette ki; ancak önceki hedefi uzun bir zamandır görmediği eski karısını bulmak olacaktır.

22. Amour (Aşk) – 2012 // 7.9

Amour (Aşk)

80’lerinde emekli ve eğitimli iki müzik öğretmeni olan Georges ve Anne, ilerlemiş yaşlarına rağmen geride kalan ömürlerini huzur ve mutluluk içerisinde geçiren bir çifttir. Ayrıca kendileri gibi müzisyen olan kızları Eva Avrupa’da onlarda uzakta ailesiyle yaşamaktadır.

Yaşlı çiftin sakin hayatı bir gün Anne’nin kriz geçirip, boyundan aşağısının felç olması ile altüst olur. Georges sevgili karısına elinden geldiğince iyi bakar ama onun da yapabilecekleri sınırlıdır. Üstelik Anne’nin durumu git gide kötüleşmektedir. Georges çareyi en sonunda iki ayrı hemşire tutmakta bulur. Şimdi onca yıla yayılmış olan evlilikleri, bir kez daha bağlılık sınavı verecektir.

23. Moon (Ay) – 2009 // 7.8

Moon (Ay)

Astronot Sam Bell, Lunar Industries ile üç senelik bir kontrata imza atmıştır. Sözleşmede gezegenimizi besleyen önemli enerji kaynaklarından olan Helium-3’ü keşfetmek üzere Ay’ın karanlık bir köşesine gönderilmesi yeralmaktadır.

Bu meşakkatli görevde yalnızlık artık kaderi olacaktır. Görevi esnasında başına talihsiz bir kaza geliverir. Uydu bağlantısının da kopmasıyla tüm iletişimi kaybeden Sam’i zor zamanlar beklemektedir. Neyse ki Ay’da çekmek zorunda olduğu çile günlerinin sonlarına yaklaşmıştır ve evine dönüp karısına ve kızıyla özlem gidermeye ramak kalmıştır.

Sonunda Sarang üssünden ayrılacak ve bir robot olan Gerty’den başka kişilerle konuşabilecektir. Tabi ki şanssızlıklar Sam’in peşini bırakmaz çünkü bu defa da sağlığından olmuştur. Sam halüsinasyonlar görmeye başlar ve hafızasını da yitirmeye, oraya nasıl geldiğini dahi unutmaya başlar. Sam o andan itibaren etrafında neler olup bittiğini anlamak için savaşmaya başlayacaktır.

Bonus – Joker  – 2019 // 8.4

Joker 

Joker, başarısız bir komedyen olan Arthur Fleck’in hayatına odaklanıyor. Toplum tarafından dışlanan bir adam olan Arthur, hayatta yapayalnızdır. Sürekli bir bağ kurma arayışında olan Arthur, yaşamını taktığı iki maske ile geçirir. Gündüzleri, geçimini sağlamak için palyaço maskesini yüzüne takan Arthur, geceleri ise asla üzerinden silip atamayacağı bir maske takar. Babasız büyüyen Arthur’u en yakın arkadaşı olan annesi Happy adıyla çağırır.

Bu lakap, Arthur’un içindeki acıyı gizlemesine yardımcı olur. Ancak maruz kaldığı zorbalıklar, onun gitgide toluma aykırı bir adam haline gelmesine neden olur. Yavaş yavaş psikolojik olarak tekinsiz sulara yelken açılan Arthur, bir süre sonra kendisini Gotham Şehri’nde suç ve kaosun içinde bulur. Arthur, zamanla kendi kimliğinden uzaklaşıp Joker karakterine bürünür.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir