Frida Kahlo Hakkında Muhtemelen Daha Önce Hiç Duymadığınız 17 Bilgi

Pelin Akar 5 Temmuz 2021

Frida Kahlo, sadece önemli bir ressam değil, yurduna ve dünyaya kayıtsız kalmamış, hümanist, devrimci, ülkesi Meksika’ya aşık bir yurtseverdi.

Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun eserlerini, bir başka ressamın tablolarıyla karıştırmak mümkün değil. Kahlo’nun eserleri çoğunlukla otobiyografikti. Bunun sebebini şöyle açıklıyordu: “Kendime çok fazla zaman harcıyorum ve her şeyden daha iyi bildiğim bir konuyum.” Onun hikayesi, acı, sevgi, korkunç çaresizlik ve çok zayıf bir umuda tutunmanın acıklı hikayesidir aynı zamanda. Bir sanatçı ve insan olarak Frida Kahlo’nun yaşadıklarından insanlık çok şey öğrendi. İşte bu büyük sanatçının hayatına dair ilginç detayları bu içeriğimizde bir araya getirdik.

1. Frida Kahlo hayatını doğduğu evde kaybetti

Frida Kahlo evi

Frida Kahlo 6 Temmuz 1907 yılında, dışı canlı bir mavi renge boyalı “La Casa Azul” olarak bilinen evde dünyaya geldi. Bu evde annesi Matilde ve kendisini sürekli cesaretlendiren babası fotoğrafçı Guillermo tarafından büyütüldü. Yıllar sonra kocası, Meksikalı ressam Diego Rivera ile burayı kendi yuvaları yaptılar. 13 Temmuz 1954 yılında, 47 yaşındayken yine bu evde hayata gözlerini yumdu.

2. Frida Kahlo’nun evi günümüzde müze

Frida Kahlo müzesi

Casa Azul, aynı zamanda Frida Kahlo Müzesi olarak da bilinir. Kahlo’nun hatırasını yaşatmak için ev 1958 yılında Rivera tarafından, içindeki tüm eserlerle birlikte bağışlandı. Evin içindeki her şey 1950’lerde Kahlo’nun yaşadığı zaman kullanıldığı şekliyle muhafaza edilmeye çalışıldı. Müzeyi ziyaret edenler sadece onun eserlerini görmekle kalmıyor, aynı zamanda hayatına ve kişisel eşyalarına da dahi olabiliyor. Frida Kahlo’nun küllerinin bulunduğu vazo da bu evde muhafaza ediliyor.

3. Frida Kahlo’nun eserlerinin üçte biri otoportrelerinden oluşuyor

Frida Kahlo otoportre

Kahlo, sürreal ve benzersiz 55 adet otoportresini yaratmak için Meksika kültüründen sembollerle kendi kişisel yaşamından izleri ustalıkla bir araya getirdi. Kendisine neden bu kadar çok otoportre çizdiğini soranlara ise şu cevabı veriyordu: “Kendimi çiziyorum, çünkü kendime çok fazla zaman harcıyorum ve her şeyden daha iyi bildiğim bir konuyum.”

Advertisements
Advertisements

4. Geçirdiği kazanın Frida Kahlo’nun hayatına büyük etkisi oldu

Frida Kahlo

17 Eylül 1925’te Frida Kahlo, erkek arkadaşı Alex Gómez Arias ile birlikte, hemzemin geçitten geçerken hayatının geri kalanını tamamen değiştirecek otobüse bindi. Arias’ın anlatırken, “Otobüs sanki patlayıp bin parçaya bölündü” dediği kazada Kahlo’nun vücuduna otobüsteki tutamak demiri saplandı.

Arias daha sonraları kazayı anlatırken, “çok acayip bir şey oldu” diye anlatacaktı. Çarpışma Kahlo’nun üzerindeki tüm kıyafetleri soymuş, onu çırılçıplak bırakmıştı. Otobüstaki yolculardan biri badanacıydı, yanında bir paket altın tozu vardı. Kazada paket patlamış ve Frida’nın kanlar içindeki çıplak bedenini tamamıyla kaplamıştı. İnsanlar Kahlo’yu bu halde gördüklerinde “La bailarina, la bailarina!” (Dansçı) diye bağırmışlardı. Kanlar içindeki altın tozuyla kaplı bedenini gördüklerinde onun bir dansçı olduğunu düşünmüşlerdi.

5. Frida Kahlo’nun resim yolculuğu bu kazadan sonra başladı

Frida Kahlo - 1

Kaza Frida Kahlo’nun omuriliğini, köprücük kemiğini, kaburgalarını ve leğen kemiğini kırmıştı; sağ bacağı 11 yerinden kırılmış ve omzu çıkmıştı. Bu ciddi yaralar onun ömrü boyunca acı çekmesine ve yatağa bağlı kalmasına sebep oldu. Ancak yaşadığı bu zamanlarda Frida eline babasının fırçasını aldı. Annesinin yardımıyla yattığı yerden resim çizebileceği bir düzenek hazırladı. Böylesine zorlu bir hayatın içerisinde Kahlo hislerini şöyle ifade edecekti: “Nihayetinde, düşünebildiğimizden çok daha fazlasına katlanabiliyoruz.” 

6. Frida Kahlo bir zamanlar doktor olmayı hayal ediyordu

Frida Kahlo çocukluğu

Çocukluk yıllarında Kahlo çiçek hastalığı geçirdi, sağ bacağını etkileyen hastalıktan tıbbın mucizevi gücü sayesinde kurtuldu. Bu noktada tıbba ilgi duymaya başlayan Kahlo’nun hayallerine, ergenlik yıllarında yaşadığı feci kaza darbe vurdu. Yatağa bağlı ve acılar içindeki Kahlo’nun tıp okuma hayali tamamen rafa kalkmış oldu.

7. Firda Kahlo’nun kötü sağlık durumu onun sanatını şekillendirdi

Frida Kahlo - 2

Tüm hayatı boyunca Kahlo 30 ameliyat geçirdi, bunlar arasında kangren olan ayağının kesilmesi de vardı. Kahlo Resimlerinde, tıpkı dağılmış omurgası, yok olmuş umutları ve doktorunun kendisine verdiği zorla besleme talimatı gibi vücudunun kırılganlığıyla ilgili hayal kırıklıklarını keşfetti. Sonraları yazdığı bir yazıda şunları dedi: “En ufak bir ümidim kalmadı… Her şey karnın içinde barındırdıklarına göre hareket ediyor.”

8. Kahlo kendini sürrealist olarak görmüyordu

Frida Kahlo resim

Kahlo, “Sürrealist olduğumu düşündüler ama değildim. Asla hayalleri boyamadım. Kendi gerçekliğimi resmettim.” diyerek başkalarının yapıştırdığı etiketi reddetti.

9. Frida Kahlo’nun zorlu evliliği daha fazla acı ve resim demekti

Frida Kahlo ve Diego Rivera

Kahlo, Rivera ile tanıştığında henüz öğrenciydi. Rivera ise ikinci bir boşanmanın eşiğinde olan dört çocuk babası bir adamdı. 20 yıllık bir yaş farkına rağmen, çift çabucak birbirine aşık oldu. Bu aşk, Rivera’yı ikinci karısını terk etmeye ve 1929’da Kahlo ile evlenmeye teşvik etti.

Konu sanatları olunca ikisi de birbirinin en büyük hayranı ve destekçisiydi. Ancak 10 yıllık evlilikleri her iki tarafta da öfke nöbetleri ve sadakatsizliklerle yoğrulmaktaydı. 1939’da boşandılar, ancak bir yıl sonra yeniden evlendiler. Diken Kolyeli ve Sinek Kuşlu Otoportre, İki Frida ve Evrenin Sevgi Kucaklaması gibi resimler, ilişkilerini Kahlo’nun perspektifinden cesurca resmetti.

10. Frida Kahlo, hiçbir zaman sahip olamadığı çocuklarının yasını hem özel hayatında hem de herkesin gözü önünde tuttu

Frida Kahlo otoportre-2
Henry Ford Hastanesi tablosu

Doktorlar, otobüs kazasının Kahlo’nun rahmine onarılamaz bir şekilde zarar verdiğini ve bunun da hamileliğini sonuna kadar sürdürmesini imkansız hale getirdiğini düşünüyordu. 1932’de, yaşadığı birkaç yıkıcı düşükten birini resmeden, kışkırtıcı bir otoportre olan Henry Ford Hastanesi tablosunu yaptı.

Tablo, 1938’de bir galeri sergisinde tüm dünyaya gösterilecekti. Ama Kahlo, arkadaşı Doktor Leo Eloesser’e yazdığı özel mektuplarda şöyle yazıyordu: “Küçük bir Dieguito’ya sahip olmayı o kadar çok istemiştim ki, çok ağladım, ama bitti, buna katlanmaktan başka yapılabilecek bir şey yok.” Bu mektup, on yıllarca süren yazışmalara ait diğer mektuplarla birlikte, içerikleri hakkında endişelenen mektubun sahibi tarafından neredeyse 50 yıl boyunca saklandıktan sonra 2007’de yayınlandı.

Advertisements
Advertisements

11. Frida Kahlo bir keresinde bir sanat gösterisine ambulansla geldi

Frida Kahlo - 3

1953’te, kısa yaşamının sonlarına doğru ressam, Meksika’daki ilk kişisel sergisinin büyük hazzını tattı. Ancak hastanede kalmak zorunda olması, sergiye katılımını tehlikeye atıyordu. Doktorların tüm karşı çıkmalarına karşın Kahlo sergiye inanılmaz bir giriş yaptı ve sanki bir limuzinle gelmiş gibi sergiye ambulansla teşrif etti.

12. Frida Kahlo’nun pek çok ünlü sevgilisi olduğu söylentileri vardı

Frida Kahlo ve Troçki

Bir ameliyatın ardından nekahet döneminde değilse veya yatağında kalmak zorunda olmadığı zamanlarda Kahlo hayat doluydu, dans etme, sosyalleşme ve flört etme şanslarını asla kaçırmazdı. Amerikalı heykeltıraş Isamu Noguchi, 1936’da “Meksika’dan Görülen Tarih” eserini yaratmak için Mexico City’de bulunduğu sırada, o ve Kahlo, sonunda ömür boyu sürecek bir dostluğa dönüşen tutkulu bir ilişkiye başladılar.

Üç yıl sonra, Paris’i ziyaret ettiği sırada, biseksüel ressam, şehrin “Siyah İnci” şovmeni Josephine Baker ile bir aşk yaşadı. Pek çok kişi, sanatçı ve aktivist Kahlo’nun, 1936’da Meksika’ya sığınma hakkı verildikten sonra karısı Natalya ile birlikte onun aile evinde kalırken Marksist devrimci Leon Troçki’yle de birlikte olduğunu iddia etti.

13. Frida Kahlo kültürel mirasından büyük bir gurur duyuyordu

Frida Kahlo - 4

New York, San Francisco ve Paris’te yaşamış olmasına rağmen Kahlo her zaman memleketi Mexico City’ye karşı dayanılmaz bir çekim hissetti. Kendisiyle özdeşleşmiş olan uzun renkli etekler gibi geleneksel Meksika kıyafetlerini ve Meksika’nın anaerkil Tehuantepec toplumuna ait Huipile bluzlarını tercih etti. Belki de en önemlisi, basına 1910’da doğduğunu söylemişti, Meksika Devrimi ile aynı yılda doğduğunu söyleyebilmek adına hayatından 3 yılı feda etmişti.

14. Frida Kahlo’nun birkaç egzotik hayvanı vardı

Frida Kahlo otoportre-1

Casa Azul, Kahlo’nun kendi hayvan krallığına sahip olduğu hoş bir bahçeye sahipti. Kahlo, birkaç Meksikalı tüysüz Xoloitzcuintli (kadim Azteklere kadar uzanan bir köpek türü) ile birlikte, “Maymunlu Otoportre”de görülebilen Fulang Chang ve Caimito de Guayabal adlı bir çift örümcek maymuna sahipti. Ayrıca ödül olarak bir parça tereyağı verildiğinde türlü numaralar yapabilen Bonito adında bir Amazon papağanının, Granizo adında bir yavru karacanın ve Gertrudis Caca Blanca lakaplı bir kartalın da bakımlarını üstlenmişti.

15. Frida Kahlo bir feminist ikon haline geldi

Frida Kahlo - 5

Onun zamanında bazıları bu tutkulu ressamı “Usta Duvar Ressamı’nın (Diego Rivera) karısı” olarak görmezlikten gelse de Kahlo’nun yaratıcı sanatı, Pablo Picasso ve film yıldızı Edward G. Robinson’ın beğenisini topladı. Ölümünden sonra, 1970’lerde feminizmin yükselişi, onun çalışmalarına yeniden ilgi uyandırdı. Kahlo’nun itibarı Rivera’yı gölgede bıraktı ve gittikçe büyüyerek dünyanın en ünlü ressamlarından biri haline geldi.

Feminist teorisyenler, kadın deneyimine dair içgörüleri sebebiyle Kahlo’nun son derece kişisel portrelerini sahipleniyorlar. Aynı şekilde, diğer insanlar tarafından tanımlanmayı reddetmesi ve doğal tek kaşını ve bıyığını gururla taşımasındaki özgüveni ve sevgisi, toplumsal cinsiyet rolleri ve beden pozitifliği konusundaki modern feminist kaygılara işaret ediyor.

16. Frida Kahlo’nun kişisel tarzı onun mirasının canlı bir parçasıdır

Frida Kahlo - 6

Frida’nın sanatı ve etkisi basitçe tuval üzerine sürdüğü boyalardan ortaya çıkmadı. Kendine özgü kişisel tarzı, moda dünyasında etkili olduğunu kanıtladı ve Raffaella Curiel, Maya Hansen, Jean Paul Gaultier ve Dolce & Gabbana gibi tasarımcılara ilham verdi. (2019’da Vans, Kahlo’nun çalışmalarını içeren bir ayakkabı koleksiyonunu bile piyasaya sürdü.)

17. Frida Kahlo’nun çalışmaları rekorlar kırdı

Frida Kahlo gençlik

11 Mayıs 2016’da, altı yıl aradan sonra büyük bir Frida çalışmasını satışa çıkaran ilk müzayedede, 1939 tarihli Dos desnudos en el bosque (La tierra misma) tablosu 8 milyon doların üzerinde bir fiyata alıcı buldu. Bu rakam o zamanlarda Latin Amerikalı bir sanatçının herhangi bir eserine ödenen en yüksek müzayede fiyatıydı.

Advertisements
Advertisements

İlginizi çekebilecek diğer içerikler