Gizemini Koruyan Bir Kayıp Çocuk Vakası: Bobby Dunbar’a Ne Oldu?

Taylan Erdura 16 Kasım 2018

Gizemini Koruyan Bir Çocuk Kaçırma Vakası: Bobby Dunbar’a Ne Oldu?

Bobby Dunbar, Lousiana’da yaşayan 4 yaşında bir çocuktu, ailesiyle birlikte gittiği balık avlama gezisinde ortadan kayboldu.

Aylar süren arama çalışmalarının ardından dedektifler Bobby olduğuna inandıkları bir çocuğu ailesine teslim etti. Yıllar sonra DNA teknolojisinin gelişmesinin ardından Bobby Dunbar’ın torunları şok edici bir gerçekle karşılaştı…

Bobby Dunbar Opelousas, Louisiana’da yaşayan Lessie ve Percy Dunbar’ın çocuklarıydı.


Bobby 23 Ağustos 1912 tarihinde ailesiyle birlikte balık avlamak için gittikleri Swayze Gölü’nde ortadan kayboldu. Kayıp çocuğu aramak için gelen insanlar ve araştırmacılar onun gölde kaybolduğunu düşündüler ve çocuğun bedenini bulmak için suyu karış karış aradılar.

Hatta çocuğu yemiş olabileceklerini düşündükleri için bölgedeki timsahların midelerine bakıldı.


Gölün dibinde balçığa saplanmış olabileceğini düşündükleri için suyun içinde dinamit patlatarak cansız bedenin su yüzüne çıkmasını umdular. Araştırmacılar yakınlardaki demiryoluna giden yollarda Bobby’nin ayak izlerini aradılar, çünkü o gün o bölgede yabancı birinin dolaştığı söylentisi çıkmış aile çocuklarının bu yabancı tarafından kaçırıldığını düşünmüşlerdi. Kasaba sakinleri bir araya gelerek aralarında para topladılar ve Bobby’yi geri getiren kişiye hiçbir soru sorulmaksızın 1000 dolar ödül vereceklerini duyurdular.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Bobby’nin kaybolmasının üzerinden sekiz ay geçtikten sonra olayı araştıran dedektifler, Mississippi civarında gezgin tamirci olarak hayatını sürdüren William Cantwell Walters’ın himayesinde tarifi Bobby’ninkine çok benzeyen bir çocuk buldular.


Walters, çocuğun adının Charles Bruce Anderson olduğunu söyledi. Çocuğun velayetini, ailesi için çalışan annesi Julia Anderson’dan bizzat aldığını ifade etti. Polis bu hikayeye inanmadı ve Walters’ı tutukladı. Çocuğu teşhis etmeleri için Dunbar ailesi Mississippi’ye çağırıldı.

Gazetelerde Dunbar ailesinin bulunan çocukla karşılaştığında neler olduğuna dair farklı haberler çıktı.


Haberlerden birine göre çocuk aileyi karşısında görür görmez “Anne!” diye bağırarak koşup Bayan Dunbar’a sarılmıştı. Bir başkası ise çocuğun ağlamaya başladığını ve Bayan Dunbar’ın bu çocuğun Bobby olup olmadığından emin olmadığını yazmıştı. Gazeteler çocuğun küçük kardeşine yaklaşımı konusunda da farklı haberler yaptı. Gazetelerden birine göre çocuk küçük kardeşini hiç tanımamıştı, aysa bir diğeri kardeşinin ismini söyledikten sonra ona sarılıp öptüğünü yazmıştı.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Ertesi gün, çocuğa banyo yaptırırken Lessie onun kendi çocuğu olduğunu anladığını söyledi.


Çocuğun boynunda yer alan beni tanımıştı ve sol ayağında da o daha bebekken oluşmuş bir yanığın izleri duruyordu. Gazeteler “Tanrıya şükür bu benim çocuğum!” diye bağırdıktan sonra anne Lessie’nin bayıldığını yazdı. Aile çocukla birlikte kasabaya döndü ve büyük bir kutlama yemeği düzenledi.

Bu sırada Louisiana çocuk kaçırma olayı davası ciddi bir hal aldı ve Walters hayatı için endişe etmeye başladı.


Hapishanesindeki hücresinden Dunbar ailesine bir mektup yazarak, onlardan çocuğun annesi Julia Anderson ile irtibat kurmalarını rica etti. Walters mektubunda şöyle diyordu: “Kararınızı verdiğinizi biliyorum. Ancak yanlış yapıyorsunuz ve büyük ihtimalle ben bu yanlış yüzünden hayatımı kaybedeceğim.”

New Orleans gazetesinin uğraşları sonucu Julia Anderson Kuzey Carolina’dan Louisiana’ya geldi ve çocuğun kendi çocuğu olduğunu iddia etti.


Polis, Julia’nın benim çocuğum dediği çocukla aynı yaşta ve görünümde birkaç çocuğu sıraya dizerek Julia ile yüzleştirdi. Çocuklardan hiçbiri Julia’ya tepki göstermediği gibi, Julia da çocuklardan herhangi biri için kesin olarak “bu benim oğlum” diyemedi. Bazıları çocuğun annesine bilerek tepki vermediğini, çünkü içinde bisikletlerin, oyuncakların ve midillilerin bulunduğu yeni zengin hayatından çok memnun olduğunu söyledi.

Ertesi gün Julia’nın çocuğa yakından bakmasına ve hatta elbiselerini çıkarıp vücudunu incelemesine izin verildi.


Çocuğu iyice inceledikten sonra Julia bunun kendi çocuğu Charles olduğundan yüzde 100 emin olduğunu söyledi. Ancak evlilik dışı üç çocuğu daha olduğu ve bunlardan ikisinin öldüğü ortaya çıkınca Julia hakkında olumsuz bir kanı oluştu. Julia fakir biriydi ve mahkemelerde çocuğu için savaşacak gücü yoktu. Walters ailesinin yanında çok düşük bir maaşla çalışıyordu. Kuzey Carolina’ya geri dönmesi için üzerinde baskı kuruldu, ancak Walters’ın çocuk kaçırma davasında onun lehine ifade vermek için tekrar Louisiana’ya döndü. Davada Bobby kaybolmadan önce de Walters’ı yanında çocukla gören insanların ifadelerine rağmen Walters suçlu bulundu ve çocuk ömrünün geri kalanını Bobby olarak geçireceği Dunbar ailesine verildi.

Dava sırasında Julia Poplarville, Mississippi’de yeni arkadaşlar edindi ve buraya yerleşip yeni bir hayata başlamaya karar verdi.


Kasabanın kilisesindeki işlere yardım etti, hemşire ve ebe olarak çalıştı. Evlendi ve yedi çocuk doğurdu, ama asla çalınan çocuğunu unutmadı. Ailesine her zaman onun hikayesini anlattı. Anderson ailesi Dunbar’lardan nefret ederek büyüdü ve Dunbar’lar günün birinde ailenin çocuklarını çalmasından korkuyordu. Julia’nın bu kadar nevrotik ve kafası karışık bir kadın olması onları büyük baskı altında tutuyordu.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Yıllar sonra, 1940’lara gelindiğinde Julia’nın çocukları Bobby Dunbar’ın veya Charles Anderson’un farklı zamanlarda kendileriyle konuşmaya geldiğini iddia ettiler.


Daha sonraları Bobby’nin çocukları ailece gittikleri Poplarville’de, Anderson ailesini ziyaret ettikleri bir sırada babaları Bobby’nin kendilerine: “Bunlar beni almaya gelen insanlardı” dediğini söylediler.

Walters çocuk kaçırma suçundan iki yıl hapis yattıktan sonra görülen yeni duruşmayla serbest bırakıldı.


Önceden yaşadığı hayatına geri döndü ve gezici tamirci olarak çalışmaya devam etti. Ara sıra ailesini ziyaret etti ve 1930’larda vefat edene kadar masum olduğunu iddia etti.

Bobby Dunbar olarak yetiştirilen çocuk evlendi, dört çocuğu oldu ve 1966 yılında öldü.


Çocuklarından biri, o daha küçükken babasıyla yaptığı bir konuşmayı hatırladı. Babasına “Bobby Dunbar olduğunu nerden biliyorsun?” diye sormuştu. Babası ise ona “Ben kim olduğumu biliyorum ve senin kim olduğunu da biliyorum gerisi hiç önemli değil” diye cevap vermişti.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

2004 yılında Associated Press muhabiri Dunbar ailesiyle görüştü ve bu gizeme bir son vermek için Bob Dunbar Jr.’ı DNA testi yaptırmaya ikna etti.


Bob’un DNA’sı, babası Bobby Dunbar’ın küçük kardeşinin oğlu Alonzo Dunbar ile karşılaştırılacaktı. Test Bob’un Dunbar ailesiyle herhangi bir akrabalığının olmadığını ortaya çıkardı. Bobby Dunbar olarak yetiştirilen çocuk büyük ihtimalle Walters ve Julia’nın iddia ettiği gibi Bruce Anderson idi. Ancak, Bobby olarak yetiştirilen çocuğun varisleri kendilerini hala Dunbar ailesinin bir üyesi olarak görüyorlar, çünkü kan bağıyla bağlı olsunlar veya olmasınlar sahip oldukları tek aile bu.

Peki Swayze Gölü’nde kaybolan gerçek Bobby Dunbar’a ne oldu? Bu hala gizemini koruyor…


Belki de Dunbar ailesi çocuklarının bir daha geri gelmemek üzere gittiğini kabul etmek istemedi. Belki de Bruce’u gerçekten Bobby zannettiler. Her ne olursa olsun bu olay bir gizem olarak kalmaya devam edecek…


Bunlar da ilginizi çekebilir