kategoriler

Herkesin Hayatında En Az Bir Kere Okuması Gereken 30 Kitap


Bazı kitapların “klasik” diye adlandırılmasının elbette bir sebebi var.

Zamanının en iyi yazarları tarafından kaleme alınmış bu kitaplar evrensel konulara, karakterlere, hayatlara, duygulara ve bakış açılarına sahip. Bu kitapların birçoğu tabiri caiz ise insanların hayatlarını değiştirecek, onlara ilham verecek içeriğe sahipler.
Eğer okumayı çok seven biriyseniz bu içerikte size önereceğimiz kitapları eminiz ki çoktan okumuşsunuzdur. Bu kitaplar herkesin hayatında en azından bir kere okuması gereken gerçek birer başyapıt. Bu klasikler ve modern başyapıtlar ilginizi hak ediyorlar.

1. Bülbülü Öldürmek, Harper Lee

Bülbülü öldürmek
Kitap, avukat bir baba, yüksek insani erdemlerle yetiştirilen çocukları, iftiraya uğrayan bir zenci ve iftira atan insan çevresinde gelişir. Konular çocuk gözüyle anlatılır. Tecavüz iftirasıyla suçlanan zenci bir adamın avukatlığını üstlenen Atticus ve ona tepki gösteren kasaba halkı ile zencinin suçsuz olduğuna inanan Atticus’un çocukları okuyucuya birçok unutulan değeri hatırlatır.

2. 1984, George Orwell

1984
2. Dünya Savaşı’ndan sonra yeniden kurulan bir dünyanın 1984 yılını anlatan romanda Winston Smith’in sisteme karşı kendi içinde ayaklanmasını ve bu ayaklanma için destek arayışını görmekteyiz. Winston Smith’in bu arayış içerisinde güvendiği kişilerin, en başından bu yana sistemin savunucusu olması ve Winston Smith’in tuzağa çekilmesi sonucu türlü işkenceler ile Winston Smith’i de sisteme ayak uyduran ve sistemden memnun olan birine dönüştürülmesi ile karşı karşıya kalırız.

3. Harry Potter ve Felsefe Taşı, J.K. Rowling

Harry potter, felsefe taşı
Küçük yaşta ailesini bir trafik kazasında kaybeden Harry Potter, teyzesi, eniştesi ve kuzeni Dudley ile birlikte yaşamaktadır. Eniştesi, teyzesi ve kuzeni Harry’e çok kötü davranmaktadırlar ve Harry merdiven boşluğunun altındaki bir odada yaşamaktadır. Çok mutsuz bir çocukluk geçiren Harry’nin 11 inci doğum günü yaklaşmaktadır.

Bir gün Harry’e bir mektup gelir fakat eniştesi mektubu okumasına izin vermez. Fakat mektupların arkası kesilmez hatta giderek artan sayıda mektuplar gelmeye devam eder. Bir gün evin her yerinden mektup yağmaya başlar. Eniştesi evdekileri de alarak evden ayrılırlar ve çok uzak bir yere giderler. Denizin ortasındaki bir adada, küçük bir kulübede yaşamaya başlarlar. Bir akşam kulübeye Hagrid adında dev gibi bir adam gelir. Hagrid, Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’nun bekçisidir. Hagrid, Harry’nin mektupları okuyamadığını öğrenir ve her şeyi anlatır. Anne ve babası trafik kazasında ölmemişlerdir. Onlar büyücüdürler ve kötü büyücü Voldemort tarafından öldürülmüşlerdir. Harry de bir büyücü adayıdır. Harry, bugüne kadar tüm gerçekleri kendisinden saklayan teyzesi ve eniştesine çok kızar. Hogwarts Büyücülük Okuluna gitmeye karar verir.

4. Yüzüklerin Efendisi, J.R.R. Tolkien

Yüzüklerin Efendisi
Yüzüklerin Efendisi üç kitaptan oluşan bir seridir. Karanlıklar Efendisi Sauron’un, asırlar önce yapılan savaşlarda kaybettiği ve çok büyük güçleri olan yüzüğü tekrar ele geçirme isteğine karşılık, çeşitli ırkların bir araya gelerek yüzüğün yok edilmesi için verdikleri mücadeleler anlatılmaktadır. Yüzük Kardeşliği, serinin ilk kitabıdır ve yüzüğün yok edilmesi için başlatılan yolculuk ele alınmaktadır.

Orta Dünya’nın geçmişinde, Karanlıklar Efendisi Sauron’un büyüyen gücüne karşı bütün ırklar büyük mücadeleler vermişler ve bu savaşı kazanmışlardır. Bu mücadeleler sonucunda Orta Dünya normal yaşantısına dönmüş, ancak Sauron’un gücünün kaynağı olan yüzük yok edilememiştir.

Yüzük, küçük bir ırk olan Hobbitler’den Bilbo Baggins’in eline geçmiştir. Bilbo yüzüğün gerçek gücünün farkında değildir. Yüzük, Sauron’un çağrılarından etkilenmekte ve kullananı etkisi altına almaktadır. Billbo Baggins’in dostu olan büyücü Gandalf, yüzüğün yok edilmesi gerektiğini söylemektedir. Bunun için de yüzüğün yapıldığı yer olan Mordor’a götürülmesi ve burada ateşe atılması gerekmektedir. Ancak bu şekilde Sauron’un gücü yok edilebilecektir. Bilbo istemeyerek de olsa Gandalf’ın baskılarına boyun eğer ve yüzüğü yok edilmesi için Frodo Baggins’e vermeyi kabul eder. Gandalf yüzük hakkındaki her şeyi Frodo’ya anlatır ve onu uyarır. Frodo’nun yolculuğuna arkadaşları Sam, Pippin ve Merry de katılmışlardır. Daha önce Hobbitlerin yaşadığı yer olan Shire’dan hiç ayrılmamış olan Frodo ve arkadaşlarını zorlu ve tehlikelerle dolu bir yolculuk beklemektedir.

Sponsorlu Bağlantı

5. Muhteşem Gatsby, F. Scott Fitzgerald

Muhteşem Gatsby
Genç ve yakışıklı zengin Jay Gatsby, zengin muhiti Long Island’daki villasında çılgın partiler verir ve gösterişli bir hayat sürer. Servetinin kaynağı komşuları arasında dedikodu konusu olan Gatsby, pahalı zevkleri için para harcamaktan kaçınmaz ve adeta sefahat içinde yüzer. Ancak bu ışıltılı hayatın ardında, yalnız ve hayal kırıklığına uğramış bir adam saklıdır: Gatsby’nin hayattaki tek arzusu, geçmişi geri getirmek ve savaş öncesinde beraber olduğu sevgilisi Daisy Buchanan ile bir araya gelmektir. Oysa Daisy savaş sırasında evlenmiştir ve şimdi kızı ve kocasıyla birlikte, Long Island’ın karşı yakasında yaşamaktadır…

6. Aşk ve Gurur, Jane Austen

Aşk ve Gurur
Aşk ve Gurur, taşralı bir beyfendinin kızı olan Elizabeth Bennett ile varlıklı ve soylu toprak sahibi Fitzwilliam Darcy arasındaki çatışmayı anlatır. Gerçi Jane Austen bu iki karakteri birbirlerinin tuzağına düşmüş kişiler gibi sunar, ama “ilk izlenim”i tersine çevirmekte gecikmez: Soyluluk ve servetten kaynaklanan “gurur” ile Elizabeth’in ailesinin soylu olmayışı karşısında beslediği “önyargı”, Darcy’yi mesafeli davranmak zorunda bırakır. Elizabeth’in davranışında da hem özsaygının uyandırdığı “gurur”, hem de Darcy’nin züppeliği karşısındaki “önyargı” etkili olur. Zeki ve coşkulu Elizabeth yalnızca Austen’ın en çok sevdiği kadın kahramanı değil, aynı zaman bütün İngiliz edebiyatının en çok ilgi uyandıran kadın roman kişiliklerinden biridir.

7. Anne Frank’in Hatıra Defteri, Anne Frank

Anne Frank'in Hatıra Defteri
Otobiyografi tarzında yazılan Anne Frank’ın Hatıra Defteri kitabında ikinci Dünya Savaşı’nda Hollanda’nın Nazi İşgali dönemi anlatılır. Ama her şeyden önce henüz onarlı yaşlarında olan bir kız çocuğu olan Anne’nin, duygu ve düşünce dünyasını anlatır. Çok etkileyici ve başarılı olan gelmiş geçmiş en iyi filmlerden biri olan Piyanist tadında bir kitap olmasının yanı sıra; acı, hüzün, sevgi, umut, umutsuzluk gibi birçok duyguyu bünyesinde barındıran 1941 ve 1944 yıllarına ait günlüklerin toplandığı bir kitaptır.

Anne, aslında başından beri tüm yazıları sadece kendisi için yazıyordu. Savaştan sonra bir kitap yayımlamaya karar verdi…

8. Kitap Hırsızı, Markus Zusak

Kitap Hırsızı
Liesel ve küçük kardeşi kendilerini evlat edinecek bir ailenin yanına gitmek için trendedirler. Herkes uykudayken küçük çocuk yoğun bir öksürük krizine girer ve kısa süre sonra, Nazi Almanya’sında oldukça yoğun olan ölüm meleği onu da almaya gelir. Uyanan annesi kucağında oğlu, peşinde Liesel ve iki kondüktörle trenden karların üzerine iner. Ne yapacaklarını tartışan kondüktörler bir sonraki kasabada cenaze sorununu halletmeye karar verirler. Hedefe ulaşılınca giderek ağırlaşan cesetle birlikte platforma inerler. Yanlarında bir rahip ve iki mezar kazıcı vardır ve mezar kazıcı işini bitirip giderken cebinden siyah bir kitap düşürür. Annesi pedere cenaze töreni için teşekkür ederken Liesel, kardeşinin öldüğüne inanamaz ve çığlıklarla mezarı kazmaya çalışır. Annesi onu götürmek için sürüklerken karların içindeki o siyah kitabı görür ve kimse fark etmeden alır.

9. Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol

Palto
“Önüne ne pahasına olursa olsun ulaşacağı bir hedef koyan insanlar gibi kendini şimdiden daha hayat dolu hissediyor, karakteri güçleniyordu. Yürüyüşünde ve hareketlerinde kararsız ve ikircikli ne varsa gitmiş, gözlerinde yeni bir ateş parlamaya başlamıştı. Hatta en cüretkâr hayallerinde bazen paltosuna sansar kürkü bir yaka diktirmeyi bile kurar olmuştu.”

10. Küçük Kadınlar, Louisa May Alcott

Küçük Kadınlar
Babaları Amerikan İç Savaşı’na katılan dört genç kızın, anneleriyle birlikte verdikleri yaşam mücadelesi… Birbirlerinden oldukça farklı karakterlere sahip dört kız kardeş olan Meg, Jo, Beth ve Amy, hayatın getirdiği tüm güçlükleri azimle göğüsler ve yaşama sevinçlerini asla kaybetmezler. Küçük Kadınlar bu dört kız kardeşin hikâyesini anlatıyor ve içinde bulunduğumuz koşullar nasıl olursa olsun, hayatın bize sunduğu türlü güzellikler olduğunu anımsamamızı sağlıyor. Amerikalı yazar Louisa May Alcott (1832-1888), kendi yaşamından izler taşıyan bu romanıyla büyük ün kazandı. Tüm dünyada büyük beğeni toplayarak klasikleşen Küçük Kadınlar, pek çok kez sinemaya ve televizyona uyarlandı, ayrıca müzikal ve opera olarak da sahnelendi.

11. Fahrenheit 451, Ray Bradbury

Fahrenheit 451
Guy Montag işini seven bir itfaiyeciydi. On yıldır kitap yakıyordu. Gecenin bir yarısında yola çıkışlarını, alevlerin kitapları yutuşunu hiç sorgulamamıştı… Hiç sorgulamamıştı, insanların korkusuzca yaşadıkları bir geçmişi anlatan o 17 yaşındaki genç kızla karşılaşana dek… Montag’ın hayatındaki bütün yanlışlar doğrularla yer değiştirir o andan sonra… İşini, eşini, yaşayışını yeni bir gözle değerlendirir. Önünü alamadığı duyguları onu, asla tahmin edemeyeceği şeyler yapmaya iter. Sansüre, totaliter yönetimlere, kültür endüstrisine ve uzunca bir süredir sürdürdüğümüz yaşam tarzına yönelik en keskin eleştirilerden biri. Okuyun ve kendinizi yeni baştan kurun.

12. Jane Eyre, Charlotte Bronte

Jane Eyre
On yaşında öksüz kalan Jane Eyre, kendisini hiçbir zaman sevmeyen, ancak kocasının vasiyeti üzerine bakımını üstlenen yengesiyle zor bir yaşam sürmektedir. Gönderildiği katı kuralları olan yatılı okulda (aslında Charlotte Bronte’nin bir yılını geçirdiği Lancashire’daki okuldur) kötü günler geçirir. Ancak Jane Eyre, Charlotte Bronte kadar şanslı değildir; okulda on yıl kalır ve öğretmen olarak mezun olur. Edward Rochester’ın malikânesinde mürebbiye olarak iş bulur. Evin gizemli efendisi Rochester’e âşık olur; ancak onu hayal bile edemeyeceği zorluklar ve acılar beklemektedir.

13. Hayvan Çiftliği, George Orwell

Hayvan Çiftliği
George Orwell’ın mükemmel anlatımı ile var olan bu romanı, gerçek kişilikleri açıkça belirtmese de keskin zekâsıyla aslında gayet de açık bir kitap olmuştur. Her ne kadar hayvanlar üzerinden kurgulanmış bir hikâye olsa da politikanın gerçek yüzünü, iktidar mücadelesini korkusuzca ortaya dökmüştür. Başkahraman olarak Napoleon adlı domuzu yerden yere vururken gerçekte bahsettiği kişinin Stalin olduğu kabul edilmiştir.

14. Rüzgâr Gibi Geçti, Margaret Mitchell

Rüzgar Gibi Geçti
Savaşın insan hayatına olumsuz etkileri, insanların birbirleri ile nasıl bağlandığını ya da birbirlerini zorunlu sebeplerden dolayı nasıl unuttuklarını; İnsanların aşk uğruna neler yapabileceğini ve aşkın insanları değiştirme gücünü ele almaktadır.
Paranın insanlar için ne kadar önemli olduğunu, parasız kalan bir insanın para için neler yapabileceğini ve insanların zorluklarla nasıl savaştığı işlenmektedir. “Fonunda Kuzey-Güney Savaşı, kölelik, ölümler, acılar ve Scarlett’in sonsuz hırsını barındıran kitap, aslında çok büyük bir aşk hikâyesidir.” 1861 yılında Amerika’nın kuzey ve güney devletleri arasında patlak veren ayrılık savaşı boyunca yaşanan olaylar ve “güçlü ruhu, çarpıcı güzelliğiyle Scarlett O’Hara, hür ve etkileyici Rhett Butler ve romantik, son derece yakışıklı Ashley Wilkesın içinde bulunduğu aşk üçgeni ve Amerika’daki iç savaş kıyameti romanın konusunu teşkil etmektedir.

15. Çavdar Tarlasında Çocuklar, J.D. Salinger

Çavdar Tarlasında Çocuklar
Holden gitmekte olduğu yatılı okuldan noelden birkaç gün önce atılır. Okuldan derslerinin kötü olması yüzünden atılmıştır. Atıldıktan sonra ailesinin yanına gitmek yerine okulda eskiden tarih öğretmenliği yapan Mr. Spencer’ın yanına gider. Ama Mr. Spencer’ın yanında da rahat edemez ve yurda gider. Yurda gittikten sonra yurtta bulunan tüm arkadaşları ile küfürlü bir şekilde tartışıp oradan da uzaklaşır.

New York sokaklarında alkollü bir şekilde gezmeye devam eden Holden etrafındaki kimseyi, sevmediğini söyler. O geceyi geçirmek için bir otel ve kadın satıcısı bulur. O gece de işleri yolunda gitmemeye devam eder. Sabah olduğunda eski sevgilisi olan Sally Hayes ile tekrar görüşmeye başlar. Ama Sally ile de işler yolunda gitmez ve birçok küfürle ondanda uzaklaşır. Bu olaydan sonra kız kardeşi olan Phoebe’yi görmeye gider. O anda ailesi evde yoktur. Kız kardeşi ona elindeki paraları verir ve Holden evinden tekrar ayrılır.

Sponsorlu Bağlantı

16. Savaş ve Barış, Lev Tolstoy

Savaş ve Barış
İlk kez 1869 yılında yayınlanan Tolstoy’un unutulmaz eserlerinden Savaş ve Barış, dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir. Beş yüze yakın karakteri barındırır roman. Edebiyat eleştirmenleri tarafından bir daha böyle bir eserin yazılamayacağı düşünülmektedir

Romandan ziyade tarihi bir belge niteliği taşıyan kitap, 1805 yılında Çar 1. Aleksandr’ın iktidara gelmesi ile başlar. 1812 yılında Napolyon’un Rusya’ya saldırısı ile de devam eder. Eserde görüleceği gibi bol bol Fransızca konuşmalar geçmektedir. Bunun nedeni ise 2. Katerina döneminde Paris’in uygarlığın merkezi olarak görülmesidir. Böylece Fransızca saray dili seviyesine yükseltilir ve Fransız kültürü asaletin simgesi olur. İşte Savaş ve Barış bu dönemi anlatır.

17. Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap, C.S. Lewis

Narnia Günlükleri
Aslan, Cadı ve Dolap isimli eser masal türünde bir eser olarak dikkat çekmektedir. Bu eser ile ikinci dünyanın yıkıcı etkisi nedeni ile Londra’dan çok uzakta bulunan bir profesörün yanına gönderilen 4 küçük çocuğun hikayesi ele alınmaktadır. Profesörün evine gelen bu 4 küçük çocuk profesörün gizemli evinde bir serüvene yelken açıyorlar. Çocuklardan ismi Lucy olan bu evden açılan Narnia adlı büyülü ve heyecan verici bir yer bulur. Ancak Lucy’nin bulduğu bu büyülü yer olan Narnia’da sert bir kış hakim. Ancak sürekli kış hakim olmasına rağmen hiç Noel gelmemektedir. Çünkü Narnia’nın kraliçesi buradaki büyülü yaratıkları kontrol altında tutmaktadır. Lucy büyülü bir yer olan Narnia’yı diğer üç çocuğa anlatsa da diğer çocuklar Lucy’ye inanmazlar. Ancak Lucy bu büyülü yeri diğer çocuklara göstererek diğer çocukların kendisine inanmalarını sağlar.

18. Gazap Üzümleri, John Steinbeck

Gazap Üzümleri
1929 Ekonomik Bunalımı, Amerika’da başlamış tüm dünyaya yayılmıştır. Küçük toprak sahipleri bankalar ve tüccarlar tarafından aldatılmakta, insanlar, kuraklık, yoksulluk, zorbalık veya açlık yüzünden evlerini terk etmektedir. 1930’larda 3 milyon insan Kaliforniya’ya yeni bir yaşama başlamak için yerleşmiştir. Eser Büyük bunalımdan etkilenen Joadları yakından inceleyerek bu çiftçilerin de insan olduklarını hatırlatmaya çalışmakta, vahşi kapitalizmin insanları ne hallere sürüklediğini vurgulamaktadır.

19. Sineklerin Tanrısı, William Golding

Sineklerin Tanrısı
“Sineklerin Tanrısı”, günümüzde bir atom savaşı sırasında, ıssız bir adaya düşen bir avuç okul çocuğunun, geldikleri dünyanın bütün uygar törelerinden uzaklaşarak, insan yaradılışının temelindeki korkunç bir gerçeği ortaya koymalarını dile getirir. Konusu, R. M. Ballantyne’ın Mercan Adası gibi eşsiz bir mercan adasının cenneti andıran ortamında başlayan bu roman, çağdaş toplumlardaki çöküntünün, insan yaradılışındaki köklerini göz önüne sermek amacıyla Mercan Adası’ndaki duygusal iyimserlikten apayrı bir yönde gelişir.

20. Uçurtma Avcısı, Khaled Hosseini

Uçurtma Avcısı
Emir ve Hasan, Kabilde monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk… Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emirle Hasan’ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur.

Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California’ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan’ın hatırasından kopamaz.

Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları…

21. Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck

Fareler ve İnsanlar
İki adam. George ve Lennie. Bu iki adamın tek hayali para kazanıp kendilerine bir çiftlik satın almaktır. Bunun içinde bir çiftlikte çalışırlar ve çalışırken başlarına gelecek olaylar onları kötü durumda bırakır. Lennie biraz saftır. George ise onun saflığına rağmen ona katlanır. Ama Lennie’nin katil olmasına neden olur. George ona katlanmak zorundadır çünkü Lennie’nin teyzesi Clara öldükten sonra onun sorumluluğu George’a bırakmıştır. Lennie’nin patronun gelinini kazayla öldürmesi, ardından George’ un Lennie’yi öldürmesi üzere hayallerini gerçekleştiremezler.

22. İki Şehrin Hikayesi, Charles Dickens

İki Şehrin Hikayesi
1775 yılının Kasım ayının dondurucu bir gecesinde eski ve saygı duyulan Tellson bankasının temsilcisi Mr. Jervis Lorry, bir posta arabasıyla Dover şehrine gider. Orada son günler, Londra’dan geri dönmesi için ülkesine çağrılan Lucie Manette adında güzel bir Fransız ile buluşacaktır. Birlikte Paris’e giderler. Manette‘nin babası, Dr. Manette, Defarge’lerin meyhanesinin üstündeki küçük bir tavan arasında gizlenmektedir. Dr. Manette Bastille hapishanesindeki bir hücrede tek başına 18 yıl hapis tutulmuştur. Şimdi, ruhsal dengesi bozulduğundan İngiltere’ye mülteci olarak götürülecektir. Lorry ve Luci Manette’nin Paris gezisine Tellson bankasının Jerry Cruncher adında sadık, garip görünüşlü bir hizmetkârı da eşlik eder…

23. Romeo ve Juliet, William Shakespeare

Romeo ve Juliet
Kan davalı iki ailenin çocukları olan Romeo ve Juliet birbirlerine âşık olmuşlardır. Rahip Lawrence, düşman ailelerin barışacaklarını umarak, nikâhlarını kıymıştır. Ancak ailelerinin düşmanlıkları yetmezmiş gibi, rastlantılar da kötü oyunlar oynamaktadır. Romeo bir kavgada istemeyerek birini öldürüp diğer bir şehre sürülmüş, Juliet ise Paris adlı biriyle evlendirilmek istenir. Juliet, düğün gecesi kırk iki saat ölü gibi uyutacak bir ilaç içecek, öldü sanılarak mezara konulacak, rahip durumu Romeo’ya bildirecek, Romeo da Juliet’i alıp kaçıracaktır. Fakat Juliet’in bu planı hazin bir son ile biter.

Sponsorlu Bağlantı

24. Otostopçunun Galaksi Rehberi, Douglas Adams

Otostpoçunun Galaksi Rehberi
Galaksinin Batı Sarmal Kolu’nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşesinde, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler. Bu gezegenin şöyle bir sorunu vardı: Üzerinde yaşayan halkın büyük bölümü çoğu zaman mutsuzdu.

25. Uğultulu Tepeler, Emily Bronte

Uğultulu Tepeler
İngiltere’de XIX. yüzyılın ikinci yarısı, “Victoria Dönemi” olarak adlandırılan bu dönem, orta sınıfın yükselişini, gösterişli yaşamların moda oluşunu simgeler. Bronte kardeşler, kadının edebiyatla uğraşmasının hoş görülmediği bu yıllarda, önce bir erkek kimliğiyle şiirler, sonra kendi adlarıyla klasikler arasında yer alacak üç önemli romana imza atmıştır. Emily Bronte 1848’de öldüğünde dünya edebiyatının en güzel romanlarından birini, Uğultulu Tepeler’i bırakmıştır ardında. Bu Victoria dönemi romanı, kimine göre dünyanın gelmiş geçmiş en büyük aşk romanı, kimine göre her okunuşunda değişik tatlar veren çağlar ötesi bir eser, ya da insanın içine işleyen bir anlatımla dile getirilmiş uzun bir şiirdir.

26. Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar

Puslu Kıtalar Atlası
Dünyayı gezmek yerine rüyaya yatarak Dünya Atlası’nı çıkarmaya çalışan Uzun İhsan Efendi’nin zihninde yaşanan olayları konu alan bir roman. Puslu Kıtalar Atlası’nın merkezinde yer alan Bünyamin’in başından geçen olayları anlatırken yan karakterlerin; Alibaz Efresiyab’ın çeteciliği, Ebrehe’nin zekice oyunları, Hınzıryedi’nin kurnazlığı’nın da birbiri ile ilişkilerinin çok iyi bağlanması ustaca bir şekilde anlatılıyor.

27. Suç ve Ceza, Fyodor Dostoyevski

Suç ve Ceza
Fakir bir genç olan Raskolnikov, başarılı olmasına rağmen hukuk fakültesini maddi sebeplerden ötürü yarıda bırakmak zorunda kalmıştır. Paranın, parayla ne yapılacağını bilmeyen, insanlık ailesine parazit olan aşağılık insanların elinde iken, toplumun gelişmesine büyük katkılar sağlayabileceklerin para sıkıntısı çekmesinin yanlış bir düşünce olduğunu düşünmektedir. Bu yanlışlığı düzeltmek üzere yaşlı ve zengin olan bir tefeciyi ve onun kız kardeşini görgü tanığı bırakmamak için öldürür. Kimsenin kendisini görmediğini ve geride çok büyük bir olasılıkla bir iz kalmadığını bildiği halde, bazı tesadüflerin sonucunda Raskolnikov müthiş bir tedirginlik içine düşer. İnsanlığını, masumiyetini yitirmiştir. Temiz kalpli Sonya’ya suçunu itiraf eden Raskolnikov, polise de teslim olur ve cezasını çekmek üzere Sibirya’ya gider.

28. Frankenstein, Mary Shelley

Frankenstein
Frankenstein; yayınlandıktan sonra pek çok kimse tarafından bir korku romanı gibi algılandı. Katil, canavar denilen yaratık ve yaratıcısı Dr. Frankenstein aslında bir kurbandı ve Modern çağa ve rasyonel aklın egemenliğine karşı romantik başkaldırının metaforu olarak tasarlanmış bir karakterdi. Bu roman yazarından da çok meşhur olan ve tanınan romanlardan biri olmuştu. Mary Shelly ise bu romanın yazarı olarak ve Frankenstein romanı sayesinde bilinen bir yazar oldu.

29. Huckleberry Finn’in Maceraları, Mark Twain

Huckleberry Finn'in Maceraları
Büyük Amerikan romanları arasında yerini alan Huckleberry Finn’in Maceraları, Mark Twain’in de en iyi yapıtı olarak kabul edilir. Eğitimsiz, batıl inançlara sahip, ama iyi kalpli bir çocuk olan Huck, işsiz güçsüz ve ayyaş babasından kaçar. Kendisi gibi kaçak olan siyahi köle Jim’le birlikte Mississippi Nehri boyunca macera dolu bir yolculuk yaparlar. Twain, nehrin iki yakasında yaşayan her sınıftan insanı sergileyen eşsiz portreler sunarken, yer yer komik ve ironik bir üslup tutturur.

Sponsorlu Bağlantı

30. Mezbaha 5, Kurt Vonnegut

Mezbaha 5
Kurt Vonnegut’un İkinci Dünya Savaşı sırasındaki deneyimlerinin benzersiz bir dökümü Mezbaha No. 5. Dresden bombardımanını yaşayan ünlü yazar, savaşın anlamsızlığını birçok yazınsal türün iç içe geçtiği bu kıyametsi anlatıda öykülüyor. Kitabın başkişisi Billy Pilgrim’in boşlukta süzülen yaşamı, savaşın anlamsızlığının ve ölçüsüzlüğünün metaforik bir anlatımı. Billy’nin zamanda yolculuğuyla katmanlar arasındaki geçişleri iyiden iyiye belirsiz kılan Vonnegut, insan eliyle yaratılmış bu benzersiz felaketi insan uygarlığının tüm kazanımlarıyla boy ölçüştürdüğü alegorik bir karşı söylence yaratıyor. Vonnegut’un aşağı yukarı tüm yapıtlarında kurmaca bir kişinin benliği altına gizlediği kendi varlığı Mezbaha No. 5’te de o gizemli kişilik göçünün tüm parıltısını yayıyor.


Bu içeriği arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?

Yorumlar

yorumlar

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds

Send this to a friend