kategoriler

İlişkilerde Yaşanabilecek Sorunları Önlemek için 15 Güvenilir Yol


Partnerinizin mükemmel biri olmadığını görmeye başlayınca sorunlar su yüzüne çıkmaya başlar.

İnsan hayatındaki en heyecan verici anlardan biri yeni bir romantik ilişkiye başladığı ilk anlardır. Resmen ayaklarınız yerden kesilir, bulutların üzerinde yürümeye başlarsınız. İlişkilerde başlangıç neredeyse hep böyledir.

Ancak bu çok uzun sürmez maalesef. Partnerinizin mükemmel biri olmadığını gördükçe sorunlar da su yüzüne çıkmaya başlar. Küçücük şeyler sorun teşkil etmeye başladığında çözümünü aramazsanız ilişkinin ilerleyen evrelerinde çok daha büyük sorunlar olarak karşınıza çıkmaları mümkündür.

İşte sorunları büyümeden çözmek, mutlu bir ilişki yaşamak için size 15 küçük ipucu.

1. Birbirinize özgürlük alanı yaratın ve iletişiminizi güçlendirin.

Mutlu çift
Birbirimizden ayrılarak, kendi başımıza kalarak iletişimi nasıl güçlendirebiliriz ki? Diye düşünüyor olabilirsiniz. Ancak tarafların birbirine özgür alanlar bırakması duvarların yıkılması için son derece önemlidir. Daha sakin düşünmek, daha kendi içinizden kararlar verebilmek için; etki altında kalmayacağınız bir alan çok önemlidir. Özgürlük alanları güvenli yerlerdir ve kaçış için mükemmel bir alandır. Bu imkanı hem kendinize hem de partnerinizi tanıyın. İletişim dilinizin, şeklinizin, tutumlarınızın olumlu yönde değiştiğini göreceksiniz.

2. Duyguların eyleme dönüştüğü bir tartışma ortamı.

Konuşan çift
İlişkilerin çoğunda görülen manzara şudur: Taraflardan biri yaşanan çatışmanın ortadan kalkması, giderilmesi için çareler ararken diğer taraf duygusallığı temsil eder. Yani bir taraf eylemde, diğer taraf duygularının kucağındadır. Oysa olması gereken duyguların davranışlarınıza yansıdığı ortak bir çıkış yolu bulmaya çalışmaktır. Tartışmaların, kavgalarının uzamasının ve çözümsüz kalmasının en büyük sebeplerinden biri tarafların hep resmin bir yarısını görmeye çalışmasından kaynaklanır. “Gözyaşı kadınların silahıdır” gibi garip bir kabul ediş bu anlayıştan çıkmıştır. Mantıklı düşünmeyi ve duygularınızı bir araya getirmeyi başardığınız ölçüde sağlıklı bir ilişki için adım atmış olacaksınız. İlişkide bir taraf mantığı diğeri duyguları temsil eder diye bir şey yok. Hepsini birlikte temsil edeceksiniz.

3. Birbirinizle konuşurken duygularınızın adını tam olarak koyun.

Kafede oturan çift.
Aslında başlıkta yazdığı kadar basit, nasıl hissettiğinizi kelimelere dökmeyi başarabilmelisiniz. Tabii ki bunun bir de karşı tarafı var, sizin anlatabildiğiniz kadar karşı tarafın da neler hissettiğinizi tam olarak anlayabilmesi çok önemli. Bunun için hislerinizden bahsederken onun arkasında yatan hikayeyi de anlatmalısınız. Neden böyle hissettiğinizi, bunun sebeplerini doğru şekilde ifade ettiğinizde, doğru hikayeyi anlattığınızda duygularınız daha görülebilir hale gelecektir. Hislerinizin arkasındaki hikayeyi doğru şekilde anlatmak her iki taraf için de faydalı olacaktır. Bu beyninizin her iki tarafını da harekete geçirecek, daha doğru şekilde düşünmenizi sağlayacaktır. Bu sayede sadece karşı tarafa duygularınızı anlatmakla kalmayacak içinde bulunduğunuz durumu sizin de daha net görmenizi sağlayacaktır. Deneyin.

4. Partnerinizi sinirlendirmeyin, ona bağlanın.

Üzgün ama el ele tutuşan çift.
Çoğu tartışma çiftlerin tekrar tekrar yaptıkları küçük şeylerden kaynaklanır. Bu çoğu zaman sinir bozucudur ve tarafların birbirini kıracağı, öfkelendireceği yorumlara ve kavgalara yol açar. Partnerinize kızdığınızda veya alındığınızda onu sert bir şekilde eleştirmeniz, onun hakkında kırıcı yorumlarda bulunmanız sorunu çözmek yerine daha da yokuşa sürecektir. İşler daha kötüye gidecek ve kendinizi karşılıklı öfke fırtınasının içinde bulacaksınız. Bu gibi durumlarda sakin kalmayı deneyin, partnerinizin damarına basmak yerine onunla daha da yakınlaşın, tabiri caiz ise onu sarın. Bunu yapmanız çok daha sağlıklı bir iletişim için elzemdir.

5. İlişkide baskın taraf olmaya çalışmayın.

Sorunlu çift.
Taraflardan biri ilişkinin dizginlerini eline almaya çalıştığında ve partnerine karşı daha buyurgan ve üstten bir dil benimsediğinde orada sağlıklı bir ilişkiden bahsetmenin imkanı yoktur. Bu türden zehirli ortamlar tarafların kendileri olması önündeki en büyük engeldir. Bu gibi ilişkilerde taraflardan biri diğerini kırmamak, üzmemek, sinirlendirmemek adına kılı kırk yarar ve haliyle ortaya bir ilişki değil çok başka bir şey çıkar. Kontrolcü bir anlayış endişeye, kaygıya ve hatta korkuya sebep olur. Eğer bir ilişkide tamamen kendiniz olmak istiyorsanız, her şeyi konuşabilmek, rol yapmamak istiyorsanız kimsenin ilişkinin baskın tarafı olmasına müsaade etmeyin.

6. Birbirinizden utanmayın.

Birbirine sarılan çift.
Utanma, bir insanın yaşayabileceği en kötü duygusal acılardan biridir. Hele ki insanın sırf kendisi olduğu için utanmak zorunda kalması tam anlamıyla bir zorbalıktır. Onun içindir ki bir ilişkide, sağlıklı bir ilişkide utanmanın ve utandırmanın yeri yoktur. Bir tartışma esnasında bilerek veya bilmeyerek partnerinizi utandırmanız son derece olumsuz sonuçlar doğurabilir. Kendinden utanmalısın, senden utanıyorum, beni utandırıyorsun, vb. ifadelerin bir ilişkide yeri yoktur. Tabii sağlıksız bir ilişki istemiyorsanız.

7. Tartışmanın kavgaya dönüştüğü anlarda gitmeyi bilin.

Ayrılan çift.
Psikiyatrist Dr. Daniel Siegel bu durumu şu şekilde özetliyor: Hareket ederek veya rahatlamak için kendimize alan yaratarak fiziksel durumumuzu değiştirdiğimizde buna bağlı olarak duygusal durumumuz da değişir. İşte sebep yokken dahi gülümsemenin sizi mutlu etmesi ya da kısa kısa derin nefesler almanın sizi rahatlatması bu yüzdendir. Bu durum kavga esnasında da size yardımcı olacaktır elbette, tartışmanın büyüdüğü, seslerin yükselmeye başladığı anlarda fiziksel durumunuzu değiştirmek, ortamdan uzaklaşmak her iki tarafında duygu durumunun değişmesine yardımcı olacaktır. Daha sakin kafayla anlaşmazlığı çözmeye çalışmak haliyle çok daha faydalı olacaktır.

8. Sağlıksız davranışlarınızın sebebi olan örtülü belleğinizi açığa çıkarın.

Hafıza ile ilgili gif.
İki tip bellek vardır:
Açık bellek: Bilinçli şekilde hatırladığınız olaylar ve bilgiler.
Örtülü bellek: Hissettiğiniz ve deneyimlediğiniz anılar.
Mesela bisiklete binmeyi ilk defa öğrenmek açık belleğinizin bir sonucudur. Ancak yıllar sonra bisiklete tekrar bindiğinizde hiç unutmamış olduğunuzu gördüğünüzde bu örtülü belleğinizin bir eseridir. İlişkilerde bunların nasıl davrandığına bakarsak sergilediğimiz sağlıksız davranışların çoğu örtülü belleğimizden gelenlerdir. Bu davranışlar belli durumlara sağlıksız tepkiler vermemizi sağlayabilir. Mesela bir önceki ilişkinizde aldatılmışsanız, bununla ilgili olarak örtülü belleğiniz yeni partnerinizin sürekli nerede olduğunu bilme isteği doğuracaktır. Bunu dizginlemezseniz bir süre sonra onu takip etmeye başlarsanız şaşırmayın. Eğer bir konuya histeri derecesinde takıntılıysanız bunun geçmişinizden gelen kökleri olabileceğini sakın unutmayın. Bu sağlıksız davranışları tespit etmek, tanımlamak ve kökenini bulmak önemlidir. Bunu yaparak olumsuz davranışlarınızı olumlu yönde değiştirmeniz mümkün.

9. Eğlenmek için istekli olun.

Barcelona'da selfie çeken çift.
İlişkiniz ne kadar uzun süreliyse rutinlerin ve alışkanlıkların gelişmesi de o kadar fazla olacaktır. Bu sebeple ilişkide yaşadıklarınızı daha eğlenceli hale getirmeye çalışmak öncelikli hedeflerinizden biri olmalıdır. Bu türden girişimler neşenizi arttıracak, yaratıcılığınızı ve problem çözme becerinizi geliştirecek, ilişkinizi daha sağlıklı bir hale getirecektir. Birlikte keyifli vakit geçirebilen çiftlerin birbirine daha sıkı bağlarla bağlandığı pek çok bilimsel araştırma sonucunda da gösterilmiştir. Birlikte eğlenmekten, gülmekten, keyifli zaman geçirmekten vazgeçmeyin.

10. Kırılganlıkla nasıl baş edeceğinizi öğrenin.

Cam önünde oturan sıkıntılı kadın.
Birinin karşısında ilk defa fiziki olarak çırılçıplak kalmak gibi duygusal olarak çırılçıplak kalmak da korkutucudur. İlişkilerimizde bu şekilde savunmasız kalmayı hiç istemeyiz, çünkü kırılacağımızdan, incitileceğimizden korkarız. Ancak ne olursa olsun ilişki içerisinde canımızın yanması kaçınılmazdır. Zamanla, canımız yandıkça daha az zarar görmeye başlarız, çünkü beynimiz aynı acıları tekrar tekrar yaşamamıza izin vermez. Onun içindir ki böyle durumlar karşısında derhal reaksiyon verir, kendimizi korumaya alırız. Her ne kadar kırılganlık sizi hasarlara açık hale getirse de samimi duyguların, gerçek bağların yaşandığı yer de burasıdır. Kendinizi korumak için sıkı sıkıya kapatırsanız karşınızdakinin gerçek sizi görmesini engellersiniz. İşte bu yüzden kırılmayı, incinmeyi göze almak zorundasınız. Sağlıklı bir ilişki için katlanılabilecek bir acı bu.

11. Tartışmalarınızda her iki tarafın da uyacağı temel kurallarınız olsun.

Sokakta tartışan çift.
Bir anda başlayıp şiddetlenen tartışmalar genellikle can yakıcı, yaralayıcı sonuçlara gebe olabilir. Hatta pek çok ilişkinin bitmesinin sebebi böyle anlarda sarf edilen kontrolsüz cümleler, kırıcı davranışlar olabilir. Sağlıklı bir ilişkinin, mutlu bir çift olmanın sırrı nasıl kavga edeceğini bilmekten geçiyor desek yanılmış olmayız. Bir tartışmada kendinizi haklı çıkarmaya çalışıyorsanız yanlış yoldasınız. Tartışmaların amacı ilişkide var olan sorunların bir şekilde çözüme kavuşturulmasıdır. Sidik yarışına dönüştürürseniz kaybeden ilişkiniz olacaktır. Bunun için temel tartışma kurallarınızın olması çok önemlidir. Bunlar nedir diyecek olursanız sihirli bir formülü yok. Bir çift olarak bu kuralları baş başa vererek siz belirleyeceksiniz.

12. Partnerinizin size ne söylemeye çalıştığını anlamak için biraz derinlere inmeniz gerekecektir.

Kavganın ardından birbirine bakan çift.
Eğer uzun süreli bir ilişki içindeyseniz artık tartışmaların sizin için ne anlam ifade ettiğini, sonunun nereye varacağını bildiğinizi düşünüyor olabilirsiniz. İşte en büyük yanılgı bu olur. Partnerinizin üzgün, kızgın, kırılmış, sıkılmış, vs. olduğunu görüyor olabilir ve hatta bunu fark ettiğiniz için kendinizle gurur duyuyor olabilirsiniz. Peki gerçekten böyle mi? Onun daha derinlerde neler söylediğini duyabiliyor musunuz? Üzgün olmasının sebeplerini, buradan nasıl çıkacağını biliyor musunuz? Mesele bu işte. Birbirini gerçekten tanıyan çiftler duygusal bir tartışmada partnerlerinin gerçekten neler söylemek istediğini anlayan çiftlerdir. Kirli çoraplarınızı salonun ortasında bıraktığınız için size 10 dakika boyu7nca bağıran partneriniz için “niye bu kadar kızdı bu basit şeye?” diye düşünüyorsanız henüz bu olgunluğa erişmemişsiniz demektir. Onun asıl kızdığı şeyin ne olduğunu anlayabiliyor olmanız lazım. Onu patlama noktasına getiren, size bu kadar öfkelenmesine sebep olan şey bir çift çorap olamaz değil mi? İsterseniz bir kere daha bakın.

13. Birbirinize dokunmayı bir alışkanlık haline getirin.

Yatakta sarılıp birbirine bakan çift.
Bilimsel açıdan konuşursak fiziki temas oksitosin hormonu salgılanmasına yol açar. Oksitosin “aşk hormonu” olarak bilinir ve güven, bağlılık, tutku gibi duyguların ortaya çıkmasında önemli bir rol oynar. Huzurevlerinde yaşayan insanların çoğu zaman sevildiklerini düşünmemelerinin sebebi çok az fiziksel temasa maruz kalmalarıdır. Uzun süreli ilişkilerin en önemli anahtarlarından biri dokunmaktır ve araştırmalara göre uzun süren ilişkilerin temelinde çiftlerin birbirlerine sıkça dokunmaları yatmaktadır. Sarılmak, kucaklaşmak, el ele tutuşmak, dizlerine yatmak, vb. temas aktiviteleri vazgeçilmezleriniz olsun.

14. “O artık benim” düşüncesine kapılmayın.

Dişi aslanın kuyruğunu ısırmış erkek aslan.
Yakın bir ilişkinin anahtarı birbirini takdir etmekten, birbirinin kıymetini bilmekten geçer. Uzun süreli ilişkilerin temel taşı olan birbirine sıkı sıkıya bağlanma hissini yoğunlaştırır. Bu duyguları takdir etmenin ötesinde partnerinizi de takdir etmesini bilin. Mesela sevmediğiniz için sizin yerinize ütü yapan partnerinizi, ütüyü yaptığı için değil de sizi ütü yapmaktan nefret ettiğinizi bilecek kadar tanıdığı için takdir edin. Kıymet bilmek vericilik halkasının ilk zinciridir. Onu ne kadar sevdiğinizi, onun değerini bildiğinizi göstermek için sizi daha çok vermeye iter. Partnerlerinin değerini bilen kimselerin partnerlerinin ihtiyaçlarına karşı daha duyarlı oldukları, onlara karşı daha düşünceli davrandıkları araştırmalarla sabittir. Kimseyi elinizin altında görmeyin, onu hak etmek için her gün efor sarf edin.

15. Partnerinizle bir “aşk dili” geliştirin.

Sevgilisini öpen erkek.
Aşkitom, bebintom, tatlışım gibi şeylerden bahsetmiyoruz elbette. Dr. Gary Chapman “The Five Love Languages” isimli kitabında insanların aşklarını nasıl bireysel yollardan gösterdiğini yazmış. Ona göre 5 tip aşk dili mevcut:
Hediyeler
Olumlama kelimeleri
Hizmet eylemleri
Dokunmak
Kaliteli zaman

Siz de bunlardan kendinizi için uygun olan bir dil ile aşk dilinizi geliştireceksiniz. Duygularınızı ifade etmenin size özgü, en doğru biçimini zaman içerisinde bulacaksınız. Kendi aşk dilinizle konuştukça birbirinizi daha iyi anlayacak, birbirinizi daha çok seveceksiniz.


Bu içeriği arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?

Yorumlar

yorumlar

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds

Send this to a friend