Buchenwald Cadısı: Holokost’un En Korkunç Canavarlarından Biri Olan Ilse Koch’un Hikayesi

diazepam 26 Aralık 2021

Ilse Koch, Holokost’un fikir babaları, başta gelen uygulayıcıları kadar ünlü olmayabilir, ama hiç şüphesiz ki o da en az onlar kadar kötüydü.

Sadece Holokost’tan sağ çıkmakla kalmayıp, insanüstü cesaretleri ve hayatta kalma iradeleriyle mahkum arkadaşlarının hayatlarını kurtaran kadınlar hakkında çok fazla hikaye var. Mesela Gisella Perl ve Stanislawa Leszczyńska gibi isimlerin hikayeleri, insan doğasının hayati bir yönünü vurgular: En ürkütücü ve zalim koşullarda bile sebat etme ve başkalarını önemseme yeteneğinin.

Ancak Holokost, insanlığın korkunç karanlık tarafının iyiden iyiye vahşi bir hal alması için de birçok fırsat sundu. Adolf Hitler, Josef Menegle ve Heinrich Himmler haklı olarak başta gelen isimler olarak hatırlanırken, diğerleri de en az onlar kadar kötüydü, ancak isimleri tarih kitaplarına pek girmedi.

Bu kişilerden biri, sadizmi ve barbarlığı onu “Buchenwald Cadısı” lakabını almaya götürecek olan Ilse Koch’tu.

Erken yaşamı

Ilse Koch - 1
Genç Ilse Koch.

22 Eylül 1906’da Almanya’nın Dresden kentinde Margarete Ilse Köhler ismiyle dünyaya gelen Ilse Koch’un babası bir fabrikada ustabaşıydı. Çocukluğu tamamen sıradandı: Öğretmenleri onun kibar ve mutlu bir çocuk olduğunu ifade ederdi ve Koch 15 yaşındayken, o zamanlarda kadınlar için sadece birkaç eğitim fırsatından biri olan muhasebe okuluna girdi.

Almanya ekonomisinin I. Dünya Savaşı’ndan sonra kendini yeniden inşa etmeye çalıştığı bir dönemde muhasebe memuru olarak çalışmaya başladı ve 1930’ların başında o ve birçok arkadaşı Nazi Partisi’ne katıldı. Parti ve Hitler’in ideolojisi, her şeyden önce Almanlar için çekiciydi, çünkü ülkenin Büyük Savaşı kaybettikten sonra karşılaştığı sayısız zorluğa çözümler sunuyor gibiydi.

Başlangıçta, Nazi Partisi esas olarak Alman halkını demokrasiye – özellikle de Weimar Cumhuriyeti’nin ilk politikacılarına – savaşı kaybetmelerinin kökeninde olduğunu düşündükleri demokrasiye karşı çevirmeye odaklandı.

Ilse Koch - 3

Hitler ikna edici bir konuşmacıydı ve ülkenin bir kısmını askerden arındıran, savaşın felaketlerinden kurtulmaya çalışırken onu büyük ve karşılanamaz tazminatlar ödemeye zorlayan, son derece zor şartlar dayatan Versailles Antlaşması’nı yürürlükten kaldırma vaadi hem kimlik mücadelesi veren hem de geçimini sağlamak için büyük zorluklar yaşayan birçok Alman’a çekici geldi.

Kırılgan ekonomik ortamın gayet farkında olan Koch, muhtemelen Nazi Partisi’nin sıkıntılı ekonomiyi eski haline getireceğini ve hatta belki de destekleyeceğini hissetti. Her durumda, onu gelecekteki kocası Karl Otto Koch ile tanıştıran partiye katılmış olmasıydı. 1936’da evlendiler.

Buchenwald yılları

Ilse Koch - 7

Ertesi yıl Karl, Almanya’nın Weimar yakınlarındaki Buchenwald toplama kampının komutanı oldu. Dachau’dan kısa bir süre sonra açılan kampların ilk ve en büyüklerinden biriydi. Kampa açılan demir kapıda, kelimenin tam anlamıyla “herkesin kendisine ait” anlamına gelen, ancak mahkumlara bir mesaj olması amaçlanan Jedem das Seine yazıyordu: “Herkes hak ettiğini alır.”

Ilse Koch, kocasının işine dahil olma fırsatını kaçırmadı ve sonraki birkaç yıl içinde Buchenwald’daki en korkulan Nazilerden biri olarak ün kazandı. İlk işi, mahkumlardan çalınan paraları kullanarak atlarına binebileceği 62.500 dolarlık (bugünkü parayla yaklaşık 1 milyon dolar) bir kapalı spor salonu inşa etmek olmuştu.

Ilse Koch - 5

Koch bu eğlenceyi sık sık spor salonunu dışında ve kampın içinde yapar, mahkûmlar kendisine bakana kadar onlarla alay ederdi, kendisine baktığını gördüklerini de kırbaçlardı. Kamptan kurtulanlar daha sonra, onun savaş suçlarından yargılanması sırasında, çocukları gaz odasına göndermek konusunda her zaman büyük bir heyecan yaşadığını hatırladılar.

Daha sonra Nürnberg Davaları sırasında önemli bir tartışma konusu haline gelecek olan diğer hobisi, insan derisinden yapıldığı söylenen abajur, kitap kapağı ve eldiven koleksiyonuydu.

Nazi çalışma kampı içi
Toplama kamplarından birinin içindeki yaşam.

Görgü tanıkları daha sonra, Ilse Koch’un kendine özgü dövmeleri olan mahkumları bulmak için sık sık kamplarda ata bindiğini hatırladı. Tutuklunun yakılmadan önce derisi soyuluyordu ve iddiaya göre Koch bu deri parçasını komutan olan kocasıyla birlikte evinde sergilediği söyleniyordu. Bu eserler, kampın dağıtılmasının ardından kurtarıldı ve duruşması sırasında kilit delil olarak kullanıldı.

Naziler bile yöntemlerini aşırı buldu

İlse Koch'un eşya yaptığı deriler
Almanlar, kurtarıldıktan sonra Buchenwald’ı ziyaret ediyor.

O ve kocası, 24 Ağustos 1943’te Buchenwald’da zimmete para geçirme ve mahkumları öldürmek suçlamasıyla tutuklandı. Tutsakları toplu olarak öldüren ve dolambaçlı tıbbi deneylerinde kullanan Naziler bile Koch’ların işkence yöntemlerini ideolojilerine uygun bulmadılar. Esas olarak mahkumlara verilecek olan herhangi bir cezanın Oranienburg’daki ana ofis tarafından onaylanması gerektiğinden Koch’ların kendi istekleriyle hareket etikleri kabul edildi.

İlse Koch'un insan derisi olduğu iddia edilen eşyaları
Buchenwald’dan insan kalıntıları ve dövme görüntüleri.

Ayrıca Komutan Koch’un, sırrı açığa çıkmasın diye kendisine bel soğukluğu teşhisi koyan ve onu tedavi eden yazıcının idam edilmesini emrettiği de iddia edildi. Bu arada Ilse Koch, Buchenwald’da kendisine birkaç sevgili edinmişti ve bundan dolayı Komutan ile evliliğinin açık bir evlilik olduğu düşünülüyordu.

Komutan Koch, Buchenwald’ın serbest bırakılmasından sadece bir hafta önce ölüm cezasına çarptırılırken, Frau Koch, çoğunlukla delil yetersizliğinden – özellikle de müfettişlerin abajurların ve diğer eşyaların aslında insan derisinden yapıldığını kanıtlayamadığından – beraat etti. Ilse bu eşyaların keçi derisinden yapıldıkları konusunda ısrar etti.

İlse Koch'un insan derisi olduğu iddia edilen eşyaları-1

1945’te kampın kurtarılmasının ardından, hayatta kalanların röportajlarda hatırladığı gibi, Frau Koch’un sadist katılımı hakkında sözler yayılmaya başladı. Kamuoyu mahkemeye onu tekrar yargılanması için baskı yaptı.

Ilse Koch, 1947’de Genel Askeri Hükümet Savaş Suçluları Yargılama Mahkemesi’ne çıkarıldı. Duruşmada sekiz aylık hamile olduğunu açıklaması iki nedenden dolayı insanları şoke etti. Birincisi, duruşmadan önce çoğu Yahudi olan Amerikalı sorgulayıcılar dışında hiçbir erkekle teması yoktu ve ikincisi, 41 yaşındaydı.

Advertisements

Yargılanması

Ilse Koch - 2
Ilse Koch duruşmasında.

Hamileliğine rağmen, “Buchenwald’daki cinayetlere yardım, yataklık ve iştirak etmek için bir suç planına katılmakla” suçlandı ve “savaş yasalarını ve geleneklerini ihlal” suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Tutuklanmalarından önce Komutan Koch’tan bir erkek çocuk dünyaya getirmişti ve babası bilinmeyen ikinci çocuğu o hapisteyken dünyaya gelmişti. İki çocuğu da koruyucu ailelere gitti.

Mahkumiyetinden iki yıl sonra, cezası Almanya’daki Amerikan Bölgesi’nin geçici askeri valisi General Lucius D. Clay tarafından dört yıla indirildi. Clay’e göre, indirim “dövmeli derileri güvence altına almak için mahkûmları imha etmek için seçtiğine veya insan derisinden yapılmış herhangi bir eşyaya sahip olduğuna dair ikna edici bir kanıt olmadığı” için geldi.

Ilse Koch - 6

Mahkeme, eşyaların belki de keçi derisinden yapıldığını ileri sürdü ve serbest bırakıldı. Ancak General şunları söyledi: “Ilse Koch’a sempati duymuyorum. Ahlaksız karakterli ve kötü şöhretli bir kadındı. Alman yasalarına göre kuşkusuz kınanacak ve cezalandırılacak birçok şey yapmıştı. Onu bu gibi şeyler için yargılamıyorduk. Onu belirli suçlamalarla bir savaş suçlusu olarak yargılıyorduk.”

Halk, onun serbest bırakılması karşısında dehşete düştü ve kısa bir süre sonra yeniden tutuklandı. 1950’de başlayan ikinci duruşması boyunca sık sık bayıldı ve mahkemeden çıkarılmak zorunda kaldı. Duruşma boyunca, 50’si savunma için olmak üzere 250’den fazla tanık dinlendi.

Tanıklardan dördü, Koch’un mahkumları dövmeleri için özel olarak seçtiğini veya insan derisinden abajurların imalatını gördüklerini veya bu abajurların imalatına dahil olduklarını ifade etti. Daha önce delil yetersizliğinden olduğu gibi, bu suçlama da en sonunda düştü.

15 Ocak 1951’de Mahkeme 111 sayfalık bir kararla hükmünü verdi.

Ilse Koch

Koch yoktu. “Cinayete tahrik, cinayete teşebbüse tahrik ve ağır bedensel zarar verme suçuna tahrik” suçlarından hüküm giydi ve yine her türlü medeni haktan kalıcı olarak mahrum bırakılarak ömür boyu hapse mahkûm edildi.

Hapishanede kaldığı süre boyunca, birkaç kez temyiz başvurusunda bulundu, ancak her seferinde reddedildi. Uluslararası İnsan Hakları Komisyonu’na bile itiraz etti, ancak reddedildi.

Hapishanedeyken, Dachau’daki tutukluluğu sırasında hamile kalan oğlu Uwe, onun annesi olduğunu keşfetti. Sonraki birkaç yıl boyunca, müebbet hapis cezasını çektiği hapishane olan Aichach’ta onu sık sık ziyarete geldi.

1 Eylül 1967’de Ilse Koch hapishanede intihar etti. Ertesi gün, Uwe ziyaretlerine geldi ve onun öldüğünü öğrenince şoke oldu. Hapishanenin mezarlığındaki işaretsiz, bakımsız bir mezara gömüldü.

Ilse Koch - 4

Abajurlar hiçbir zaman bulunamadı ve birçok tarihçi onların varlığından şüphe ediyor gibi görünüyor. Bununla birlikte, Mark Jacobson adlı Yahudi yazar onların varlığını doğrulamayı misyon edinmiştir. Korkunç arayışı, Skip Hendersen adında bir adamın Katrina Kasırgası sonrası bir garaj satışında Nazi kalıntısı olarak lanse edilen bir abajur satın almasıyla başladı.

Hendersen, onu Buchenwald’a bile seyahat eden, ancak kökenini kesin olarak belirleyemeyen Jacobson’a gönderdi. Yapılan DNA testi, başlangıçta abajurun muhtemelen insan derisinden yapıldığını ortaya çıkardı, ancak daha sonra yapılan testler, abajurun daha çok inek derisinden yapıldığını ortaya çıkardı. Sonunda bu, Buchenwald Cadısı’nın kendiyle birlikte mezara götürdüğü sırlardan biriymiş gibi görünüyor.

Advertisements

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir