‘James Bond’a Hayat Veren Oscar Ödüllü Aktör Sean Connery, 90 Yaşında Hayatını Kaybetti

Sefer Turgut 31 Ekim 2020

James Bond karakteri ile özdeşleşen Oscar ödüllü aktör Sean Connery, 90 yaşında hayatını kaybetti.

Connery, 1950 yılında girdiği “Bay Kainat” yarışmasında üçüncü olduktan sonra sinema projelerinde yer almaya başladı. Daha sonra Ian Fleming’in yazdığı “Dr. No” (1962), “Goldfinger” (1964), “Rusya’dan Sevgilerle” (1963), “Thunderball” (1965), “İnsan İki Kere Yaşar” (1967) ve “Ölümsüz Elmaslar” (1971) filmleriyle ‘Ajan 007 James Bond’ karakterine hayat veren ilk aktör oldu. Defalarca kez James Bond karakterini canlandıran Connery, 007’yi oynayan en iyi aktör olarak değerlendiriliyordu. Ünlü aktör, Oscar ödülüne ise 1988 yılında, The Untouchables (Dokunulmazlar) filmindeki yardımcı erkek oyuncu rolüyle uzandı.

Onlarca yıla yayılan oyunculuk kariyerinde Connery, bir Oscar ödülü, iki Bafta ve üç de Golden Globe ödülünün sahibiydi.

Sean Connery

Yedi kez James Bond karakterini canlandıran Connery, birçok oylamada, 007’yi oynayan en iyi aktör olarak değerlendirilmişti.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Ünlü aktörün hayatını kaybetmesi sonrası birçok ünlü isim Twitter’dan taziye mesajları paylaşıyor.

Sean Connery - 1

İngiltere’nin eski unutulmaz golcülerinden ve kaptanlarından Gary Lineker, sosyal medya hesabında yayımladığı mesajda, sarsıldığını ifade ederek, “Benim için en iyi Bond oydu. James Bond ölümsüz olmalı” paylaşımını yaptı.

James Bond serisinin yapımcıları Michael G. Wilson ve Barbara Broccoli de 007 serisinin başarısında en büyük payenin “şüphesiz” Connery’de ve onun Bond tasvirinde olduğunu ifade etti.

Oscar ödülüne ise 1988 yılında, The Untouchables (Dokunulmazlar) filmindeki yardımcı erkek oyuncu rolüyle uzandı.

Sean Connery - 2

Sean Connery, 2003’teki ‘Muhteşem Kahramanlar’ filminden beri hiçbir yapımda rol almadı.

Sean Connery - 3

Connery’ye 2000 yılında, Kraliçe tarafından şövalyelik unvanı verildi. Ünlü aktör, bu yılın ağustos ayında 90. yaşını kutlamıştı.

İşte mutlaka izlemeniz gereken 10 Sean Connery filmi:

1. Finding Forrester (Forrester’ı Bulmak) – 2000 // 7.3

Finding Forrester

16 yaşındaki Jamal, okulundaki testlerde aldığı yüksek notlar nedeniyle şehrin en ünlü okullarından Mailor-Collow’dan bir burs kazanır. Kenar mahalleden gelmesi sebebiyle zengin çocuklarının arasında önceleri zorluk çekse de, spordaki başarısı ve yazdığı yazılar ile kendini sevdirmeyi başarır. Birgün Jamal iddia sonucu kendi halinde bir yazar olan William Forrester’ın evine birşey çalmak amacıyla girer.

Ancak evden kaçarken sırt çantasını düşürür. Çantasını geri aldığında ise yazarın defterlerine bazı notlar bıraktığını görür. Bundan etkilenen Jamal ve Forrester arasında sıradışı bir arkadaşlık başlar. Yıllar önce çok ünlü bir roman yazan fakat sonra yazmayı bırakan Forrester, genç çocuktaki yeteneğin farkına varmıştır.

2. Goldfinger (Altınparmak ) – 1964 // 7.7

Goldfinger

Güçlü işadamı Auric Goldfinger, Grand Slam adını verdiği bir operasyon planlamaktadır. Dünya ekonomisinin kalbi sayılan ve bütün ülkelerin altın rezervlerinin depolandığı ve askeri bir üs tarafından korunan Fort Knox’u yağmalamayı planlamaktadır.

Onu engelleme görevi, İngiliz Gizli Servisi’nden 007 kodlu ajan James Bond’a verilir. Bond, kendisine tahsis edilen üstün özellikli Aston Martin’in de yardımıyla Goldfinger’ın peşine düşer. Bond’un önünde aşması gereken engeller olarak Goldfinger’ın adamlarından öldürücü şapkasıyla dilsiz uşağı Oddjob, güzel Jill Masterson ve seksi pilot Pussy Galore beklemektedir.

Bond serisinin en iyi filmi olarak da görülen Goldfinger, James Bond konseptinin tüm yönlerinin yansıtıldığı bir yapım.

3. Indiana Jones and the Last Crusade (Indiana Jones Son Macera) – 1989 // 8.2

Indiana Jones and the Last Crusade

Indiana Jones: Son Macera’da, tarihin en ünlü maceracı arkeologu Indiana Jones’a babası Dr. Henry Jones tarafından bir günlük gönderilir. Bu günlüğün içerisinde gizemli Kutsal Kase’ye dair bazı ipuçları ve bir harita bulunmaktadır. Özel bir koleksiyoncudan babasının ortadan kaybolduğunu öğrenen Indiana Jones, müze kuruatörü Marcus Brody’i de yanına alarak İtalya’ya babasını aramaya gider. Burada kendilerini buldukları yer ise bir Nazi bölgesidir ve Naziler de Kutsal Kase’nin peşindedir. Babasını kurtarmaya giden Indiana’nın birincil hedefi Kutsal Kase’yi Nazilerden önce ele geçirmek olacaktır.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

4. Der Name der Rose (Gülün adı) – 1986 // 7.7

Der Name der Rose

Son derece saygı duyulan bir rahip olan Peder William, yanında yetiştirdiği Adso ile birlikte önemli bir görevi yerine getirmek için yola çıkar. İtalya’nın kuzey topraklarında yer alan bir kilise, son zamanlarda şoke edici bir olaya ev sahipliği yapmıştır. Kilise tüyler ürpertici bir cinayete tanık olur ve burada çalışan rahipler gerçekleşen bu olay nedeniyle kiliselerinin Tanrı tarafından lanetlendiğini düşünmektedirler. Ancak olanlar bununla da sınırlı değildir. Cinayetlerin ardı arkası kesilmez… William ve Adso’yu gizem dolu bir yolculuk beklemektedir.

5. A Bridge Too Far (Savaş Köprüleri) – 1977 // 7.4

A Bridge Too Far

İkinci Dünya Savaşı’nın son günleri yaşanmaktadır. Almanlar, Fransız topraklarındaki malubiyetlerini almak üzeredirler. Müteffikler de Normandiye çıkarmasından sonra Ren Nehri üzerindeki bir köprüyü almanın arifesindedirler. Ancak yapılan büyük bir hata sonrasında köprüye yakın bir yere inmeleri planlanan paraşütçüler, köprünün oldukça uzağında bir yere indirirler. İndikleri yer, Alman Ordusu’nun elinin en güçlü olduğu savaş cephelerinden biridir.

6. The Rock (Kaya) – 1996 // 7.4

The Rock

Bir grup asi deniz komandosu, kimyasal silahlarla birlikte Alcatraz adasını ele geçirir ve turistleri rehin alırlar. Liderleri, eski bir savaş kahramanı olan bir generaldir. Gizli operasyonlarda ölen askerlerin ailelerine ödenmek üzere 100 milyon dolar fidye isterler. Aksi takdirde San Fransisco körfezini kimyasal silahlarla bombalayacaklardır. Onları durdurabilecek iki kişi, Alcatraz’dan kaçabilmiş tek mahkum (Sean Connery) ve bir kimyasal silah uzmanı (Nicolas Cage) zamana karşı ölümcül bir mücadeleye girişirler.

7. The Untouchables (Dokunulmazlar) – 1987 // 7.9

The Untouchables

Eliot Ness, suç oranının arttığı ve polis teşkilatının günden güne kötüye gittiği bir dönemde Chicago’ya atanan bir federal ajandır. Ness’e verilen görev mafya elebaşı Al Capone’u etkisiz hale getirmektir. Fakat Capone şehirdeki gücü o kadar yüksektir ki başlangıçta kimse Ness’in başarılı olabileceğini düşünmez.

Gittikçe cesaretini kaybetmekte olan Ness bir gün deneyimli bir polis memuru olan Jimmy Malone ile tanışır ve yakın bir dostluk kurar; Malone Ness’in Chicago’daki teşkilatta rastladığı ilk dürüst insandır… Malone’un yardımıyla Ness özel ekibine silahşör George Stone’u ve muhasebeci Oscar Wallace’ı ekleyerek Capone’un çevirdiği karanlık işlerin üzerine gitmeye başlar. Ekibin Capone’a karşı kullandığı taktiklerin bir kısmı hiç de yasal değildir…

8. From Russia with Love (Rusya’dan Sevgilerle) – 1963 // 7.4

From Russia with Love

James Bond (Sean Connery), Rus konsolosluğundaki Lektor adlı şifreleme cihazını ele geçirmek için İstanbul’a gönderilir. Fakat aslında bu görev, Bond’un ezeli düşmanı S.P.E.C.T.R.E.’nin kurduğu bir tuzaktır. S.P.E.C.T.R.E., Bond tarafından öldürülen önemli ajanları Dr.No’nun intikamını almak istemektedir.

Bir bölüm çekimleri İstanbul’da yapılan, bir kısım karakterleri Türk olan bu ilginç Bond filmi, dönemin ünlü treni olan Orient Express’ini de mekan olarak kullanıyor.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

9. The Hunt for Red October (Kızıl Ekim) – 1990 // 7.6

The Hunt for Red October

Rus Kaptan Marko Ramius (Sean Connery), Amerika’ya iltica etmeye karar verir ve gemideki KGB subayını öldürerek Amerika’ya yönelir.

Onu durdurmak isteyen Ruslar, Amerika’ya kaptanın kontrolden çıktığını ve füzelerini ateşlemeyi planladığını söylerler. Bunun üzerine CIA ajanı Jack Ryan (Alec Baldwin), geminin kontrolünü ele geçirmek ve kaptana eşlik etmek için denizaltıya biner.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

10. The Man Who Would Be King (Kral Olacak Adam) – 1975 // 7.8

The Man Who Would Be King

Macera türünün klasikleri arasında gösterilen Kral Olacak Adam, usta sinemacı John Huston?ın yönettiği sürükleyici bir yapım. Rudyard Kipling?in bir öyküsünden esinlenilerek çekilen film, 1880’lerde Hindistan’da geçiyor

İlginizi çekebilecek diğer içerikler