Kevin Carter ve Çektiği Meşhur ‘Akbaba ile Küçük Kız’ Fotoğrafının Hikayesi

Nesrin 24 Ağustos 2020

Kevin Carter, kariyerinin büyük bir kısmını dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanan ırk ayrımcılığı, açlık, vahşet anlarını fotoğraflamaya adayan profesyonel bir fotoğrafçıdır.

Kevin Carter Güney Afrika iç savaşında fotomuhabiri olarak çalışan bir fotoğrafçıdır. Hepimiz onu, 1994’te fotoğraf dalında Pulitzer ödülü kazanan, zayıflıktan ölmek üzere olan siyah küçük kız çocuğu ile yakınında tüneyen akbaba fotoğrafı ile tanıyoruz.

Carter, fotoğrafçılık kariyerinin büyük bölümünü, son yıllarını yaşayan, Güney Afrika`daki ırkçı Apartheid rejiminde geçirmiştir. Güney Afrika Cumhuriyeti’nde yaşanan ırk ayrımcılığını yansıtmayı planlayan, zaman zaman da yaşanan vahşetin paparazzisi olmakla itham edilen Bang-Bang Kulübü’nün öncülerindendir.

27 Temmuz 1994’te Johannesburg’un bir banliyösünde park ettiği kamyonetinin içine egzoz basarak intihar etmiş, yanında çevresine yazılmış çok sayıda mektup bulunmuştur.

Kevin Carter 1960’ta Güney Afrika’da doğdu, 1960 Sharpeville katliamının yılıydı.

Kevin Carter

Güney Afrika polisi barışçıl göstericilere ateş açmıştı, Apartheid’ı protesto ediyorlardı. 69 kişi öldürüldü, 300’den fazla insan yaralandı. Afrika ulusal kongresi yasaklandı ve Apartheid’a karşı silahlı direniş başladı

Kevin Carter fotoğrafları -1
Advertisements
Advertisements

Kevin Carter eczacılık eğitimini yarıda bıraktıktan sonra nefret ettiği Güney Afrika savunma kuvvetlerinde askere alındı.

Kevin Carter-1

Bir gün siyahi bir garsonu diğer askerlere karşı savununca ona kaffir-boetie (zenci sever) dediler ve onu dövdüler. 1980’de firar etti, motosikletle Durban’a gitti ve DJ’liğe başladı, ama işini kaybetti. Fare zehri içerek kendini öldürmeye kalktı ama ölmedi. Teslim olup, Retoria’da askerliğini tamamladı.

1983’te, nöbetteyken, 19 kişinin ölümüne sebep olan bir bomba yüzünden yaralandı, ölmedi ve askerliğini bitirdi.

Kevin Carter bir fotoğraf makinesi tamir atölyesinde iş buldu, yavaş yavaş foto-muhabirliğe yöneldi.

Kevin Carter fotoğrafları

1984’te Johannesburg Star için çalışmaya başladı. Apartheid’ın vahşetini teşhir etti. Siyah kasabalarına yayılan çok sayıdaki isyanı belgeledi. Üç başka beyaz fotoğrafçıyla birlikte ismi yayılıp tanındı nice tehlikelere atıldılar, defalarca tutuklandılar. “Bang-Bang Club” diye anılıyorlardı çok fazla cinayete tanık oldular, çok fazla cinayetten sağ çıktılar.

1 Mart 1993’te Kevin Carter kuzeye, Sudan’a gitti. İsyan hareketini belgelemek istiyordu.

Kevin Carter-3

Sudan dünyanın en yoksul ülkelerinden biri, Sudan korkunç bir kıtlık içinde, nüfusun %80’i gıda yardımıyla yaşıyor. Kevin Carter kıtlığın merkezine, Ayod köyüne gitti. Uçağı iner inmez kıtlık mağdurlarının fotoğrafını çekmeye başladı. İnsan yığınlarının açlıktan ölümüne tanıklık etti, onlarca fotoğraf çekti.

The Bang Bang Club filminden kare
2010 yapımı “The Bang Bang Club” filminden bir kare

Perişan halde, kendini çalılıklara attı hafif bir mırıltı işitti. Gıda merkezine varmaya çalışan ufacık bir kız gördü. Fotoğrafını çekmek için çömeldi ama yere inen bir akbaba görüş alanına girdi. Kuşu ürkütmemeye dikkat etti, en iyi görüntüyü yakalayacağı konumu aldı, 20 dakika bekledi. Akbabanın kanatlarını açmasını umuyordu, ama açmadı.

Advertisements
Advertisements

Kevin fotoğraflarını çekti ve kuşu kovaladı.

Kevin Carter, Akbaba ve Küçük Kız fotoğrafı

Küçük kızın zar zor yürümeye çalışmasını seyretti. Bir ağacın altına oturup sigara yaktı, Tanrıyla konuştu ve ağladı Kevin.

New York Times bu fotoğrafı satın aldı ve 26 Mart 1993’te yayınladı.

Kevin Carter-4

Tüm dünyada gazete ve dergiler resmi yeniden bastı. Binlerce kişi Kevin’e mektup yazdı, çocuğa ne olduğunu soruyorlardı, neden küçük kıza yardım etmedin, diye soruyorlardı. “Kızın kıvranışını en iyi şekilde kadraja almak için merceğini ayarlayan adam, o da başka bir yırtıcı olabilir pekâlâ, sahnedeki bir diğer akbaba,” diye yazdı bir eleştirmen.

Aslında fotoğrafı çektikten sonra akbaba kaçmıştı. Fakat Carter kızı kampa götürmemişti. Çünkü bu zamanlarda öldürücü ve bulaşıcı hastalıklar yaygın olduğu için fotoğrafçılar şiddetle kimseye dokunmamaları konusunda uyarılıyorlardı. Carter fotoğrafçı olarak görevini yerine getirdiğini söylüyordu.

Nisan 1994’te Kevin Carter bu fotoğrafla Pulitzer ödülü aldı, Temmuz 1994’te Kevin Carter intihar etti.

Kevin Carter-5

Kırmızı kamyonetinin egzoz borusuna yeşil bir hortum bağladı ve gazla kendini öldürdü. “Çok ama çok üzgünüm,” diye yazmıştı. “Hafızama kazınan cinayet görüntülerini kafamdan atamıyorum; cesetleri, öfkeyi, acıyı… Açlıktan ölen ya da yaralanmış çocukları…” “Hayatın acısı sevincine ağır basıyor sevinç hiç kalmayasıya…”

Kevin Carter’ın megan adında bir kızı var bu fotoğrafın mülkiyeti Megan Patricia Carter Vakfı’na ait.

Kevin Carter-6

Bu fotoğrafın haklarının yönetimi Corbis şirketine ait, Corbis’in sahibi Bill Gates. Corbis dünyanın en büyük fotoğraf ajansı, Corbis 100 milyona yakın fotoğrafın kontrolünü elinde tutuyor. Bu fotoğrafın referans numarası “corbis 0000295711-001”

Carter’ın fotoğrafı ile Sudan ve açlık sorunları tüm dünyanın dikkatini çekti. Ayrıca fotoğraf yardım kuruluşlarına ciddi yardım sağladı.

Advertisements
Advertisements

Çocuğa ne olduğunu hiç kimse bilmiyor…

Kevin Carter-2

İlginizi çekebilecek diğer içerikler