Korku Filmi Olmadığı Halde Tüylerinizi Diken Diken Edecek 21 Film

Sefer Turgut 11 Ekim 2019

Korku filmleri pek çok insanın severek ve haliyle korkarak izlediği filmler, ancak bir de korku filmi olmadığı halde korkutan filmler var.

Hayvan Mezarlığı, Kapan, Cinnet, Lanet, Şeytan, Çığlık, Testere, Halka ve diğerleri, insanın kanını donduran, tüylerini diken diken eden korku filmleri. Ancak bir de korku filmi kategorisinde bulamayacağınız, ama izleyince etkisinden kolay kolay çıkamayacağınız filmler var. Korkuyu aklınıza getirmeden izlemeye başladığınız ama süre geçtikçe koltuğunuza gömülüp tırnaklarınızı kemirmeye başladığınız filmler. Biacaip olarak sizler için korku filmi olmayan, ama korkutmanın hakkını sonuna kadar veren filmleri derledik. Ağız tadıyla korkup geceyi uykusuz geçirmek isteyenler için bulunmaz nimet. 

1. Funny Games (Ölümcül Oyunlar) – 1997

Funny Games

Anne, Georg ve küçük oğulları Georgie, gözlerden ırak bir göl evine tatil amacıyla gelmişlerdir. Şehir hayatının yorgunluğunu bu tatil sayesinde üstlerinden atmayı hedefleyen aile korkunç bir saldırıyla yüzleşmek üzeredir. Evlerine musallat olan ve nereden geldikleri belli olmayan iki genç, sorunlarından uzaklaşmaya çalışan bu ailenin başına çok daha büyük dertler açacaklardır. Şiddet dolu bir tatil başlamak üzeredir. Kaçış şansı yoktur. Michael Haneke’nin burjuvazi eleştirisine ve olağan şiddete bambaşka ve rahatsız edici bir bakış açısı kazandırdığı filminin başrollerinde Susanne Lothar, Ulrich Mühe ve Arno Frisch var.

IMDB: 7.6

2. Ondskan (Şeytana Karşı) – 2003

Ondskan

Üvey babası tarafından gördüğü şiddet nedeniyle çok zor zamanlar geçirmekte olan ve hayatı kırık dökük olan Erik büyüme çağında olan depresif bir gençtir. Üvey babası sonunda, onu yatılı bir okula göndermeye karar verir ve bu ilk bakışta Erik için bir kurtuluş müjdesi gibidir. Erik büyük umutlarla gittiği bu yerde son derece acımasız bir atmosferle karşılaşacaktır. Öğrenciler arasındaki ürkütücü rekabet ve öğretmenlerin bile söz sahibi olamadığı bu boğucu baskı ortamı adeta bir hapishanedir. Erik’i eskisinden daha zor günler beklemektedir.

Film, İsveç sinemasının son dönem yeteneklerinden biri olan yönetmen Mikael Hafstrom’un imzasını taşıyor.

IMDB: 7.8

3. Das Experiment (Deney) – 2001

Das Experiment

Bilim insanları insanların içgüdüsel dürtülerini ölçebilmek adına bir deney kurgulamaya karar verirler. Deneye göre 8 kişi gardiyan, 12 kişi tutuklu olarak yalancı bir hapishaneye alınırlar. Gardiyanlar, gardiyan rolünü; mahkumlar ise mahkum rolünü oynayacaklardır. Her şey bir oyun olarak başlar ancak durumun gittikçe daha ciddi bir hal almaya başlaması, oraya para için gelen yirmi kişiyi rollerinin içerisine mahkum eder. Artık sahte gardiyanlar gerçek gardiyan gibi davranmaya başlayacaklardır. Bilim insanları deneyin kontrolünü kaybedeceklerdir.

IMDB: 7.7

4. Blindness (Körlük) – 2008

Blindness

Bir yanda yaşlanmak bilmeyen dillere destan güzelliğiyle Julianne Moore, diğer yanda, özellikle Motorsiklet Günlükleri‘ndeki karizmatik Che karakteriyle gönülleri fethetmiş yakışıklı Latin Gael Garcia Bernal; adı belirsiz bir kentte, ne olduğu anlaşılamayan bulaşıcı bir körlük salgınını anlatan film noir’daki ilginç karakterlere hayat veriyorlar. ‘Beyaz körlük’ olarak tabir edilen bu durumdan etkilenmeyen tek kişi bir göz doktorunun karısı. Yavaş yavaş kentteki tüm yurttaşları etkisi altına almaya başlayan bu belanın yayılışını ve yaşanan kaos ortamını canlı canlı gören doktorun karısı, kendisini ve ailesini bu zor durumdan kurtarmaya çalışır. 2008 Cannes Film Festivali’nin açılış filmi olarak seçilen Blindness, Nobel Ödüllü José Saramago’nun aynı isimli romanından uyarlandı. Filmin yönetmen koltuğu ise Tanrı Kent ile çok iyi eleştiriler almış ve en iyi yönetmen dalında Oscar adayı olmuş Fernando Meirelles’e emanet. Garcia Bernal ise, alışıldık sevimli kahraman tiplemelerine bu filmle ara verip bir anti-kahraman modelini başarıyla canlandırıyor.

IMDB: 6.6

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

5. The Imposter (Hayat Avcısı) – 2012

The Imposter

Henüz 13 yaşındaki Nicholas Barclay, 1994’te bir nisan günü San Antonio’daki evine giderken, ortadan kaybolur. Ailesi tüm arama çalışmalarına rağmen oğluna ulaşamaz, polisten de bir iz çıkmaz. Oğullarının bir şekilde öldüğüne inanan aile 1997’de gelen bir haber ile irkilir. İddiaya göre Nicholas güney İspanya’da bulunmuştur. Bu sevinçli habere inanmak isteyen ailesi hemen harekete geçer; annesi sağlık nedenlerinden dolayı seyahat edemediği için İspanya’ya gidip Nicholas’ı geri getirmek kız kardeşi Carey’e düşer. Fakat Carey’nin ümidi çabuk sönecektir. Zira kardeşi olduğu iddia edilen genç adama Nicholas’a çok benzemekle birlikte hal ve tavırları çok gariptir. Kaybettikleri Nicholas değildir. Gerçeği ortaya çıkartacak kişi ise özel bir dedektif olacaktır… Fakat olayın derinlemesine araştırılması birilerinin hoşuna gitmeyecektir…

Bart Layton’ın yönetmenliğinde çekilen biyografik belgesel gerçekten yaşanmış bir olayın perde arkasına ışık tutuyor…

IMDB: 7.5

6. Oldeuboi (İhtiyar Delikanlı) – 2003

Oldeuboi

İhtiyar Delikanlı, yıllarca hapis tutulan bir adamın serbest bırakılmasının ardından intikam arayışını konu ediyor. Oh Dae-Soo adında bir adam, bir gün kaçırılır ve 15 yıl boyunca eski püskü bir hücrede tutuklu kalır. Hiçbir açıklama yapılmamıştır. Sonra bir gün serbest bırakılır. Eline, para, cep telefonu ve pahalı kıyafetler verilir. Bu adam başına gelen bu durumun nasıl ve neden olduğunu anlamak ve gereken intikamı almak konusunda kararlıdır. Bu sırada Oh Dear-Soo aslında kendisini kaçıranların daha da büyük bir planının olduğunu keşfeder. Ancak bu planın özü acı dolu bir yoldan geçmektedir. Gerçeği bulmak ise bu yolun ta kendisidir.

IMDB: 8.4

7. Se7en (Yedi) – 1995

Se7en

Yedi, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki polis dedektifinin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi Ölümcül Günah, Hıristiyanlık inançlarına göre Kibir, Açgözlülük, Şehvet Düşkünlüğü, Kıskançlık, Oburluk, Yıkıcılık ve Tembelliktir. İki polis dedektifi bu seri katilin peşindedir. Film, Amerika’da gösterime girdiği hafta 14.000.000 dolar gelir elde etmişti. Yönetmen David Fincher imzalı film, sürükleyici konusu ve oyuncuların performanslarıyla tüm dünyada gişede büyük başarı yakalamıştı. Başrollerde Brad Pitt, Morgan Freeman, Gywneth Paltrow var. En iyi kurgu dalında 1996’da ödüle aday olan film bu ödülü alamamıştı. Özellikle sürpriz ve çarpıcı finali ile şimdiden sinema tarihinde bir klasik olarak yerini aldı.

IMDB: 8.6

8. Zero Day – 2002

Zero Day

Amerika’daki Columbine Lisesi’ni silahlarla basarak önce 13 kişiyi, sonra da kendilerini öldüren iki genç öğrencinin böyle bir şeyi nasıl yapabildiklerini aklınız almıyorsa, genç yönetmen Coccio’nun benzer bir katliam öyküsünü anlatan filmini kaçırmayın. Başlangıç günü, o günün yaşandığı senenin duygusallığa kaçılmadan kurgulandığı sert bir film. Kendilerine “iki kişilik ordu” lakabını takan Andre ve Cal, romantik bir inançla bağlı oldukları “son görev” için hazırlıklarını yaparlarken, bir yandan da görüntülerini, öldüklerinde CNN muhabiri Wolf Blitzer’ın eline geçmesini umdukları video kasetlerine kaydederler. Bu, hikayelerinin medyada yaşamaya devam edeceğine dair Amerikanvari saplantılarının ifadesidir. Andre, ikilinin öfkeli ve sivilcelerinden şikayetçi üyesidir, cal ise yakışıklı ve rahat olanı. Aslında ikisi de son derece sıradan ailelerin çocuklarıdır. Bir yandan ergenliğin bildik acılarıyla boğuşurken, diğer yandan bir saplantı haline dönüşen hedeflerine kilitlenmişlerdir. Bir video günlüğü belgeselini andıran yapım, aslında titizlikle örülmüş zekice bir kurmaca. Kararları en nihayetinde seyircisine bırakan Coccio, iki başrol oyuncusuyla son derece inandırıcı karakter portreleri çiziyor.

IMDB: 7.2

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

9. Room (Gizli Dünya) – 2015

Room

Gizli Dünya, 5 yaşındaki oğlu ile küçük bir odaya hapsedilen annenin dramını anlatıyor. Jack ve annesi dört duvarla çevrili kutu gibi bir odada yaşamaktadırlar. Mutfak, banyo, uyku ve televizyonun aynı metrekarede hayat bulduğu bu karanlık ve kasvetli oda, Jack’in tanıdığı tek dünyadır. Televizyon ise onun en iyi arkadaşıdır. Peki ne zamana kadar?

Emma Donghue’nun çok satan kitabından sinemaya uyarlanan Gizli Dünya’nın başrolünde Brie Larson yer alıyor. Gizli Dünya, kaçış için riskli bir plan yapan anne oğlun gerilimini beyaz perdeye taşıyor. Çocuk oyuncu Jack’e ise Jacob Tremblay hayat veriyor.

IMDB: 8.2

10. Irreversible (Dönüş Yok) – 2002

Irreversible

Paris’te oldukça pis bir arka sokak barı… İçeriden dışarıya çıkan sedyeler, ambulans ışıkları ve yaşanmış kanlı bir gece… Bu gecenin kurbanları, aslında bu gecenin sonunda değil başındalardır henüz. Hayatın kurgusu, bazen insanın zannettiği gibi ileri doğru değil, geriye doğru akar. Bütün günahlar, birer birer ortaya çıkacaklardır ve insanoğlu kendi pisliğiyle karşı karşıya gelecektir.

Modern sinemanın heyecan verici yönetmenlerinden Gaspar Noe’nin oldukça sert tonlarda kotardığı filmi kimi festivallerde seyirciyi şoka uğratmıştı.

IMDB: 7.4

11. American History X (Geçmişin Gölgesinde) – 1998

American History X

Geçmişin Gölgesinde, öldürülen babasının intikamını almaya çalışan bir gencin hikayesini anlatıyor. Babasının uyuşturucu satıcısı bir zenci tarafından öldürülmesinden sonra Derek faşist bir çetenin önemli bir üyesi haline gelmiştir. Babasının ölümünün intikamını bu örgütün, kendileri gibi olmayanlara karşı yaptığı saldırılar ve tacizlerle almaya çalışan Derek, bir gün, arabasını çalmaya çalışan iki zenciyi öldürür ve hapse girer. Bu süreçte küçük kardeşi Danny de ağabeyinin izinden gitmeyi seçer. Derek hapiste geçirdiği süre boyunca bambaşka bir adam olmuş, yaptığı hatalardan pişmanlık duymuştur. Artık bir “dazlak” değildir ve tek amacı kardeşini bu yanlış yoldan geri döndürmeye çalışmak olacaktır. Yönetmen Tony Kaye’nin oldukça ses getiren bu ilk uzun metraj filminin başrollerinde Edward Norton ve Edward Furlong var.

IMDB: 8.5

12. 127 Hours (127 Saat) – 2010

127 Hours

Yaşanmış gerçek iç burkan bir olaya dayanan 127 Saat, Oscarlı yönetmen Danny Boyle’un ‘Slumdog Millionaire‘den sonraki çalışması. Genç dağcı Aron Ralston, kimseye haber vermeden çıktığı yolculuğunda Utah yakınlarında Moab bölgesinde büyük bir kaya parçasının arasına sıkışır. 5 gün boyunca hayatta kalmak için elinden geleni yapan Aron’ı oradan kurtaracak kimse yoktur. Tek çaresi yine kendisidir…

5 gün boyunca kolu kayaya sıkılmış bir şekilde aç ve susuz kalan Aaron, başta sevgilisi olmak üzere, ailesi ve yolda karşılaştığı iki dağcı kızdan yardım bekler önce. Fakat zaman geçtikçe kimsenin ondan haberi olmadığını anlar… 5 gün boyunca yaralı halde sıkışıp kaldığı kayada içsel sorunlarıyla baş başa kalan Aaron aynı zamanda cesareti ve kendisini metrelerce derinlikteki bu beladan kurtarmaya yarayacak tüm yönleriyle de yüzleşir…

Dinamizmini ve heyecanını hiç kaybetmeyen film, seyirciye daha önce hiç yaşamadıkları ve belki de karşılaşamayacakları bir yolculuğa çıkartırken, hayattaki seçimlerle ilgili sıra dışı bir hikaye sunuyor.

IMDB: 7.6

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

13. The Impossible (Kıyamet Günü) – 2012

The Impossible

Maria ve Henry 3 çocuklarıyla birlikte kış tatillerini geçirmek için Tayland’a giderler. Bu tropik cennete birkaç gün keyifli vakit geçirmek isteyen aile, 25 Aralık gecesi düzenlenen Christmas partisine gider ve bolca eğlenirler. Ertesi sabah havuz keyfi yaptıkları sırada korkunç bir gürültüyle ortalık sarsılmaya başlar. Maria ve Henry korku içinde dona kaldıklarında, otelin duvarları üzerinden dev dalgalar da üzerlerine doğru hızla gelmektedir!

26 Aralık 2004’te yaşanan tsunami felaketini kurtulmayı başaran bir ailenin gerçek hikayesi üzerinden anlatan filmin başrollerinde Naomi Watts ve Ewan McGregor‘u seyrederken filmin yönetmenliğini ise The Orphanage filmiyle tanıdığımız J.A. Bayona üstleniyor.

IMDB: 7.6

14. Contagion (Salgın) – 2011

Contagion

Hava ve solunum yoluyla rahatlıkla geçen ve insanları birkaç gündür içinde öldüren, ölümcül bir virüs salgın şeklinde yayılmaktadır. Dünya çapında uzmanlardan oluşan medikal bir ekip, hem salgına çare bulmaya çalışır hem de insanlarda virüsten daha da hızlı yayılan panik halini kontrol altına almaya çalışırlar. İnsanlar şimdi hem canlarını kurtarmaya çalışırken hem de dağılmanın eşiğine gelen toplumsal hayata tutunma mücadelesi verirler…

Sıra dışı filmlerin yapımcısı ve yönetmeni Steven Soderbergh’in 2011’de çektiği üçüncü ve son filmi olan Salgın’ın senaryosunda, İspiyoncu! (The Informant!) ve The Man from U.N.C.L.E. filminde de beraber çalıştığı Scott Z. Burns’ün imzası var. 2000’de çektiği Traffic filmiyle En İyi Yönetmen Oscarı’na uzanan Soderbergh’in bu filminde de vazgeçemediği oyuncu Matt Damon’ın yanı sıra kadro oldukça zengin: Gwyneth Paltrow, Laurence Fishburne, Jude Law, Marion Cotillard, Kate Winslet…

IMDB: 6.6

15. Michael – 2011

Michael

Cannes’da Altın Palmiye için yarışan filmlerden biri olan Michael, 10 yaşındaki Wolfgang ile 35 yaşındaki pedofil Michael’in birlikte geçirdiği son 5 ayı anlatıyor. Wolfgang’ı kaçırmış içe kapanık ofis çalışanı Michael, Wolfgang’a cinsel tacizde bulunmaktadır. Kesin yargılarda bulunmadan durumu tüm çıplaklığı ile izleyiciye sunan film, en kötü suçlardan birini konu alırken, kendi dünyasını ve bakış açısını gözler önüne seren bir suçluyu merkez alıyor.

Michael Haneke ile birlikte çalışmış ünlü görüntü yönetmeni Markus Schleinzer’in ilk uzun metraj filmi olan Michael, 31. İstanbul Film Festivali‘nde Mayınlı Bölge’de.

IMDB: 7.0

16. Mulholland Drive (Mulholland Çıkmazı) – 2001

Mulholland Drive

Betty Elms, en büyük hayali Hollywood‘da ünlü bir aktris olmak olan bir kadındır. Bunun için Hollywood’a doğru bir yolculuğa çıkmıştır. Burada kendi hayatında mükemmel bir noktaya ulaşmış olan bir kadınla tanışır ve onun başarılarına hayran kalır. O kadın da Betty’den hoşlanmaya başlar ve aralarında gizemli ve oldukça erotik bir ilişki başlar. Mulholland kavşağında bir trafik kazası gerçekleşir. Bilinç ve bilinçaltı birbirlerine karışırlar. Bütün bu hayatlar, birbirlerine gireceklerdir.

IMDB: 7.9

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

17. Straw Dogs (Köpekler) – 1971

Straw Dogs

Başarılı bir senaryo yazarı olan David Sumner, karısı Amy’le birlikte daha sakin bir hayat yaşamak adına Mississippi’ye taşınırlar; fakat burada pek de dostane bir şekilde karşılanmazlar. Başlangıçta son derece sevecen görünen komşuları zamanla düşmancıl tavırlar sergilemeye başlayacak; beklenmedik bir şiddet olayları silsilesine neden olacaklardır.

Orijinali Sam Peckinpah tarafından çekilen 1971 yapımı Straw Dogs’un yeniden çevrimi olan film, yazıp yönettiği The Contender filmi ile adını duyuran yönetmen Rod Lurie imzası taşıyor.

IMDB: 7.5

18. We Need to Talk About Kevin (Kevin Hakkında Konuşmalıyız) – 2011

We Need to Talk About Kevin

Eva, Kevin’a hamile kaldığı gençlik yıllarında bütün kariyer planlarını ve hedeflerini bir kenara koyarak çocuğunu dünyaya getirmeye karar verir. Fakat annenin oğlu için hayatından yaptığı bu fedakarlık maalesef Kevin’in çocukluk yıllarından itibaren başlayarak hayatlarını ters yönde etkilemeye başlar. Kevin 15 yaşına geldiğindeyse lisedeki çete gruplarıyla takılmaya başlar ve hiç kimsenin hoş görmeyeceği olaylara karışır.

Eva oğlunun hatalarından dolayı derin sorumluluk ve suçluluk duyarak, nerede yanlış yaptığını sorgulamaya başlar. Bu arada Kevin’in ayrıldığı babası ile yeniden iletişime geçmek durumundadır…

Eleştirmenler tarafından Tilda Swinton’ın şimdiye kadarki en üstün oyunculuk performansı olarak değerlendirilen filmin diğer başrollerini bugüne kadar komedi filmlerindeki performanslarıyla hatırladığımız John C. Reilly ve genç oyuncu Ezra Miller yer alıyor. Lionel Shriver’ın romanından Lynne Ramsay ve Rory Kinnear tarafından uyarlanan filmin yönetmenliğini ise gene Ramsay üstleniyor. Ülkemizde vizyon tarihi henüz belli olmayan Kevin Hakkında Konuşmalıyız, 64. Cannes Film Festivali‘nin uzun metraj yarışmalı bölümünde Altın Palmiye için yarışmış ve eleştirmenlerden tam not almıştı.

Müziklerinde Radiohead grubundan Johnny Greenwood’un imzası olan psikolojik gerilim türündeki film ülkemizde ilk kez 2011 Filmekimi’nde seyirciyle buluşmuştu.

IMDB: 7.5

19. Buried (Toprak Altında) – 2010

Buried

ABD’nin Irak’ı işgal ettiği günden bu yana Hollywood’un çektiği film sayısı Bağdat’a düşen bombaların sayısını geçmiş olmalıdır. İşte Toprak Altında filmi de bu minvalde değerlendirebileceğimiz yapımlardan biri. Paul Conroy Irak’ta çalışan Amerikalı bir kamyon şoförüdür. Bir grup Iraklı direnişçi Paul’u derdest eder.  Paul, gözünü açtığında ölümle burun buruna olduğunu görür. Uyandığında kendisini bir tabutun içinde gömülü halde bulmuştur. Oraya nasıl ve kim tarafından getirildiğini bilmemektedir. Ölmemek için zamana karşı yarışmak ve klostrofobinin doruklarındaki bu kabusu atlatmak zorundadır.

IMDB: 7.0

20. 12 Years a Slave (12 Yıllık Esaret) – 2013

12 Years a Slave

12 Yıllık Esaret, özgürlüğünü geri kazanmaya çalışan bir adamın hikayesini anlatıyor. 1841’de New York’ta yaşayan Solomon Northup, kendisini müziğe adamış siyahi bir adamdır. Ailesiyle birlikte yaşayan Solomon, özgür yaşayan ve istediği şeyleri yapabildiği için mutlu bir adamdır. Fakat bir gün bir müzik işi için 2 adam ile tanışır ve çalışmak için Washington’a gider. İnandığı medeni dünya alt üst olur çünkü kendisini kaçırıp Güney’de bir çiftlikte köle olarak çalışması için satarlar. Özgürlüğünü korumak için verdiği tüm emekler ve mücadele yerle bir olmuş, hayatı kabusa dönmüştür. Bu cehennemde Solomon acıyı, şiddeti, küçük düşürülmeyi yeniden öğrenecek ve isyan etmeye cesareti olmayan br grup insanın umutsuzluğuna şahit olacaktır. Sevdiklerini ve hayatını geri almak için ne yapması gerektiğini kesinlikle bulmuştur…

İngiliz sinemacı Steve McQueen‘in yönetmenliğini ve John Ridley ile birlikte senaristliğini üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda Michael Fassbender’ın yanı sıra Brad Pitt, Benedict Cumberbatch, Paul Giamatti gibi yıldızlar da yer alıyor.

IMDB: 8.1

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

21. Jesus Camp – 2006

Jesus Camp

Dünyanın genel gidişatını belirleme gücü olan bir devletin fertlerinin bir kısmının ne halde olduğunu, endişe verici bir dille anlatan belgesel. “3 vakte kadar Jesus gelecek; kafirleri alt edip kıyameti getirecek” diyerek, küresel ısınmayı önemsiz bir problem olarak algılayan nesiller yetiştirme çabası içerisindeki bir garip oluşum anlatılıyor.

Kıyametin yakın olduğuna, Mesih’in kıyamet vakti Kudüs’e inerek, armageddonda iyilerin tarafına (lanet Müslümanların, Yahudilerin, bozulmuş Hristiyanların vs. olmadığı taraf) kumanda edeceğine olan inançlarını abartıp şimdiden Kudüs’e gidip yığınak yapan insanların nasıl yetiştiğini anlamak için bu belgeseli izlemek epey faydalı. 3 vakte kadar dünya çok sıcak olacak.

IMDB: 7.4

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir