Korku Filmlerini Aratmayacak Bir Hikaye: Tanrıça Hekate ve Onu Araştıran Kızın Sonu

Ergun Mutlu 10 Temmuz 2019

Hekate, Anadolu ve Yunanistan’ın gizemli tanrıçalarından biridir. Arkeolojik kanıtlar Hekate’ye Anadolu, Yunanistan ve İtalya boyunca geniş bir şekilde tapıldığını göstermektedir.

Twitter’da Ahmet Türkan isimli bir kullanıcı 2016 yılında başından geçen ilginç bir hikayeyi anlatmış. Korku filmlerinde görmeye alışık olduğumuz türden olayların vuku bulduğu, içinde tanrıça Hekate’yi barındıran hikayeyi sizlere sunmak istedik. Seminer araştırması sırasında az bilinen bir tanrıça olan Hekate ile karşılaşan, ancak onu araştıran son kişinin akıbetini öğrenince şoka uğrayan bir yüksek lisans öğrencisinin hikayesi bu. Size tavsiyemiz bu hikayeyi tek başınızayken, özellikle de gece vakti okumamanız. İşte tanrıça Hekate ve bu topraklarda geçen gerçek bir öykü…

Öncelikle tanrıça Hekate hakkında kısaca bilgi verelim.

Tanrıça Hekate

Hekate Antik Dünya’da tapınım görmüş en karmaşık mitolojik motiflerden biridir. Onun bu karmaşıklığı iki sebepten kaynaklanmaktadır. Bunlardan ilki elimizde Hekate miti hakkında doğrudan hiçbir kayıt yoktur; klasik kaynaklarda geçen bazı pasajlar, küçük atıflar dışında onun nereden geldiğini, vasfının ne olduğunu, tapınımının nasıl gerçekleştirildiğini bildirecek derli toplu bir metin bulmak zordur. Oysa uzun bir süre ve yaygın bir coğrafyada tapınım gördüğünü bilmekteyiz. İkinci sebep ise bizzat epifanisinin oldukça karmaşık bir yapıda bulunmasıdır. Artemis’e benzer, neredeyse her şeye egemendir, bir noktada karşımıza tyrannos olarak çıkar, neredeyse baş tanrıça oluverir. İşte bu yüzden onu anlamak ve adına derli toplu bir çalışmada bulunmak büyük bir meseledir.

Üçüncü bir zorluk vardır ki bu daha çok dışsal görünmektedir. Shakespear döneminde Hekate’nin popüler olduğu bilinmektedir. Gerçekte Hekate, vadesi Hıristiyanlıkla birlikte sonra ermeyen nadir inançlardan biridir. Bunun da sebebi çalışmanın ilerilerinde göreceğimiz gibi onun toplumun en merkez noktalarından biri konumunda bulunan “büyü ve büyücülüğün” tanrıçası olmasından kaynaklanmaktadır. Bu onu Orta Çağ ve Erken Yeniçağ’da oldukça revaçta tutmuştu, ancak bir tanrıça değil de sanki cadıların başı gibi görünmekteydi, ya da bu durumdan sorumlu kötü bir ruh.

Kaynak

Gelelim hikayemize…

Hekate hikayesi 1

İşte ders de dinler tarihi ile ilgili, ben de dedim bir tanrı ya da tanrıça seçeyim, hem derli toplu olur, zaman da az zaten. Önce Hosios kai Dikaios diye buralarda meşhur olan bir tanrı var, dedim bunu yapayım, sonra trende Othello‘yu okurken geldi aklıma. Zaten modern zamanlarda da oldukça meşhur, “gotik akım vs”, Shakespeare‘de de çok geçiyor, şu Hekate’nin aslına bakayım dedim, kimmiş…

Hekate hikayesi 2

Kadının beti benzi attı, ben de tabi iyice merak ettim neden olduğunu, içimde müthiş Hekate araştırma isteği doğdu. Ertesi hafta yazıtları, klasik yazarların yazdığı şeyleri pek de okumadan dizinlerden bulup dosyayla gittim. Dedim, hocam bir sürü şey buldum. Kalktı yerinden, dolapların derinlerinden benimkine benzer bir dosya çıkarıp, al zaten bunlar bulundu, dedi. Kızmıştı bayağı. Dedim, hocam n’oluyor yav, niye böyle tepkiler veriyorsunuz. Tabi böyle demedim, “hocam çalışsaydım iyiydi” diye dişlerimin arasından konuştum.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı
Hekate hikayesi 3

Çok ani söylediği için ben idrak edemedim olayı, Allah rahmet eylesin, falan dedim, öyle kavrayamadım, dosyayı kurcaladım bir süre. Ben dosyaya bakarken hoca da bana bakıyor, ben tedirgin oldum. Yavrum delirdi de intihar etti, dedi. “Anadolu’da Hekate Kültü” başlıklı bir tez hazırlıyormuş kadın, Hekate de öyle şimdiki Gotiklik falan bakmayın antik metinlerde çok bunaltıcı bir anlatımla çıkıyor karşınıza, yani adı geçen yerde bir cinnet havası var, ister istemez ürpertiyor insanı. Mesela sıfatlarından bazıları: yeraltının hanımefendisi, Yıkıcı, dönüm noktası, geceyi seven, köpeklerin lideri, aşağıdakilerin kraliçesi. Simgesi de köpek, sadece Kerberos’tan dolayı değil, köpeklerin havlaması gece yeryüzüne çıkan ruhlardan dolayıdır, Hekate arkalarındadır. Aeneas‘ın yer altına inmek için Hekate’ye sunduğu meşhur kurban sahnesinde, boğanın saçını Altar’da yaktıklarında yerin altından sürüngenlerin çıkıp ağaç kenarlarında toplandığını, yılanların yuvalarından çıkıp birbirine dolandığını ve yerden iniltiye ya da çığlığa benzer bir sesin yükseldiği söylenir. Gece, yeraltı ve ölümün muazzam ilişkisi.

Hekate hikayesi 4

Başladım çalışmaya. Aklıma intihar eden kadın düştü, diyorum acaba ne düşündü bu belgeleri okurken ne anladı. Bana intihar etme isteği gelmedikçe işkillendim, dedim ben neyi kaçırıyorum? Benim görmediğim neyi gördü de böyle oldu? Ben eksik miyim? Ankara’da ailesiyle birlikte kalıyormuş hayatını kaybetmeden önce, üst dönemlerden yerini yurdunu öğrendim, bir akşam okul çıkışı evine gittim. Tabi ahmakça; gidip şimdi kızınız böyle böyle bir şey çalışıyor, ben de çalışıyorum da bir not falan var mı kenarda köşede, diyeceğim. Neyse işte Akdere tarafında bir yer. Gittim, mevsim kış, kara ayaz çıkmış, zaten insanlar çekilmiş sokaklardan. Hava da kararıyor iyice, benim içimi böyle hafiften korku sarmaya başladı, aklıma Hekate adıyla mezarlıkta yapılan büyüler falan doluyor.

Hekate hikayesi 5

Neyse evin olması gereken yeri buldum, “olması gereken” diyorum çünkü ev yok ortada. Elimde adres öyle etrafıma bakıyorum şaşkın şaşkın. Bir alt sokağa girdim, üst sokağa çıktım, dönüp aynı yere geldim. Hava da karardı. Neyse, sokağın başına gittim, yol ağzı tam, birilerini görürüm de sorarım. Orta yaşlı bir kadın gördüm, dedim “Buralarda S.giller oturuyormuş”

Hekate hikayesi 6

Çocukları ölünce her şey pek fena olmuş, işte sokaklara taşan kavgalar gürültüler. Sonra anne ortadan kaybolmuş, kimse de aramamış arkasını. Polis bakmadı mı, diye sordum. Baktı, bulamadı, kimse de aramadı, dedi. Dedim, kızları niye intihar etti? Aklını kaçırdı, diyorlar, çok okudu, kara büyülere bulaşmış, dedi. Eve ne oldu? diye sordum, yıkıldı, dedi. Dedim, belediye falan mı yıktı? Kızın babası bir gece evi balyozla, kazmayla yıkmış. Dedim, ben ne mene bi’şeye bulaştım, bok vardı açtım dosyayı da. Elim kolum ayrı oynamaya başladı, kadın da korktu zaten. Dedim “sağ ol ablacığım”, sen kimsin polis misin, dedi. Yok, dedim, arkadaşıydım kızın. Dedi, ben seni her gece görüyorum da ses etmiyorum.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı
Hekate hikayesi 7

Sağ ol ablacım, sağ ol, diyerekten en hızlı uzaklaşmalarımdan birini gerçekleştirdim. Bir hafta doğru düzgün uyumadım. Ertesi hafta yine gittim, bu sefer doğrudan muhtara. Olayları anlattım, bana işin aslını anlatın, dedim, kafayı yiyeceğim yoksa. Bu sefer de muhtar demez mi, böyle olaylar oldu ancak sizin dediğiniz gibi onlar S.giller değil K.gillerdi. Dedim, öyle bir şey mümkün değil Dedim, mahalle efsunlu, her şey karıştı, ben bunun içinden nasıl çıkacağım. Dedim K.’ların kızı niye intihar etti, büyülü dediler, dedi muhtar. Dedim annesi? Kayboldu. Babası? evi yıkıp gitti. Her şey tutarlı. Tam çıkarken muhtar dedi, yıkıntılarda bi’şeyler bulduk biz. Hah, dedim somut bi’şey. N’olur bana somut bi’şey verin, diyorum içimden. Çıkardı dört tane fotoğraf. Üçü eski biri yeni. Yeni olanda intihar eden kız kendi başına, elinde de hocanın bana ilk gösterdiği dosya. Muhtar amcasıyla konuşmuş kızın kahvede daha önce.

Hekate hikayesi 8

Tahmin ettim, muhtemelen benim elimdeki belgeler üzerinde yazan anlamsız sesleri okumaya çalışmış, muhtemelen de büyülerden denemiş. Gece üç yol ağızlarında ilahi falan söylüyormuş, oradan topluyorlarmış kızı artık son zamanlarda. Muhtar bana ısındıkça anlatmaya devam etti. İntihar gününün önceki gecesi üç kez çıkmış gece. “Her yolda benden bir tane” diyormuş. “Sabaha karşı evin bahçesine kazabildiğince bir çukur kazdı dediler” dedi Muhtar, içine girmeye çalışıyormuş. “Toprak almıyor beni” diye de ağlıyormuş bir yandan. Nefesim kesildi, valla kaç sigara içtim bilmiyorum. Muhtar da korktu anlattıklarından. Gecesi feryat figan tabi, anne çıkmış, baba çıkmış, sokak dökülmüş ortaya.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı
Hekate hikayesi 9

Yine muhtarın iddiası, kaybolan anneyi de babanın öldürdüğüdür. Dediğine göre kadın da kızı gibi davranmaya başlamış kaybolmadan önce. Ertesi gün hocaya gittim, dedim hocam ben konuyu değiştireyim. Korktuğumdan değil. Kadının akli durumunu bilmiyordum ancak onun kadar hissedemeyeceğimi de biliyordum. Ay Tanrısı Men ile ilgili bir çalışma yaptım ben de. Hatta sonra o ödev kitap bölümü olarak yayınlandı. Hekate de öyle yarım kalmış duruyor. Bu arada ablanın ben sandığı şahıs da iki alt sokağın meczubuymuş.

Ha bir de dakikalık bir mikrotarih yapayım, “Her sokakta ben varım” Hekate’ye Homerik ilahilerde sıkça geçer ” her yol ağzında ben, Hekate, ayı elinde tutan.”

“Toprak beni almıyor”, aynı ilahilerde “Sığmaz Hekate toprağa, yeryüzüne çıkarsa, Tartaros’un sularında yıkanan.”

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir