Neden Bazı İnsanlar Yalnız Kalmaya Daha Meyilli?

Nesrin 1 Temmuz 2022

Harvard Üniversitesi, Stanford Üniversitesi, Curtin Üniversitesi ve Batı Avustralya Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırma, yalnızlıktaki varyansın yarısından fazlasının insanların kullandığı duygu düzenleme stratejileriyle açıklanabileceğini öne sürüyor. Yalnızlık psikolojisine kısa bir girişin ardından Personality and Individual Differences dergisinde yayınlanan araştırmanın detaylarını sizler için yazdık.

Yalnızlığı Anlamak

Yalnız insanlar

Yalnız hissetmek ne anlama geliyor? Yalnızlık, algılanan sosyal izolasyon ve yakınlık ve yakın ilişkiler (örneğin, arkadaşlık) eksikliği nedeniyle hoş olmayan duygular (örneğin, kaygı, üzüntü, sıkıntı) yaşamak anlamına gelir.

Yalnız hissetmek, yalnız olmakla aynı şey değildir. Kişi yalnız olabilir ve yalnız hissetmeyebilir ve bir kalabalığın içinde olabilir ve yine de yalnız hissedebilir.

Yalnız hissetmek, duygusal ve sosyal destek için başvuracak kimse olmadan, acı verici bir şekilde kopuk, dışlanmış ve izole edilmiş olma hissini yaşamaktır. Yalnız insanlar genellikle kimsenin endişelerini anlamadığına veya paylaşmadığına, kimsenin onları gerçekten tanımadığına ve hatta onları tanımakla ilgilenmediğine inanırlar.

Yalnızlık, özellikle kronik olduğunda, zihinsel sağlık koşulları (örneğin, anksiyete, depresyon, uykusuzluk) ve fiziksel sağlık koşulları (örneğin, felç, kalp hastalığı, obezite) dahil olmak üzere birçok sağlık sorunuyla bağlantılıdır. Örneğin, araştırmalar yalnızlığın acıyı artırdığını öne sürüyor.

Yalnız insanlar - 1

Yalnızlığın nedenleri iyi anlaşılmamıştır. Toplumsal düzeyde, dijital medya kullanımı ergenlerde artan yalnızlığı açıklayabilir. COVID-19 salgını da dünya çapında artan yalnızlığa katkıda bulundu.

Birçok yalnız insan arkadaş edinmek ister, ancak bunu yapamayacaklarını hisseder. Yalnız insanların arkadaş edinememesinin yaygın nedenleri arasında düşük güven, zaman eksikliği, içe dönüklük, seçicilik, reddedilme korkuları ve pragmatik nedenler (örneğin sağlık koşulları) yer alır.

Yalnızlık, insanların duygularını nasıl düzenlediğiyle de ilgili olabilir mi? Bir cevap için, aşağıda Preece ve arkadaşlarının yalnızlık ve duygu düzenleme stratejileri arasındaki potansiyel bağlantı üzerine yaptığı bir araştırmayı gözden geçiriyoruz.

Yalnızlığın duygusal nedenlerini araştırmak

Yalnız insanlar - 2

Örnek: 501 Amerikalı (yüzde 50 erkek); ortalama yaş 47 (18-88 yaş, aralık); yüzde 80 Beyaz; Lisans derecesi ile yüzde 20 (en yüksek eğitim seviyesi olarak). Kabaca yüzde 20’si Kuzeydoğu’dan, yüzde 20’si Batı’dan, yüzde 21’i Ortabatı’dan ve yüzde 39’u Güney’dendi.

Katılımcılara çeşitli duygu düzenleme ve yalnızlık ölçümlerini tamamlamaları talimatı verildi (parantez içindeki örnek maddeler):

  • UCLA Yalnızlık ölçeği; 20 madde. (“Çevrenizdeki insanlarla ne sıklıkla ortak noktanız olduğunu hissediyorsunuz?”)
  • Duygu Düzenleme Anketi; 10 madde; bilişsel yeniden değerlendirme ve dışavurumcu bastırma duygu düzenleme stratejilerinin kullanımını değerlendirir (“Duygularımı ifade etmeden kontrol ederim.”)
  • Bilişsel Duygu Düzenleme Anketi; 36 madde; kendini suçlama, başkalarını suçlama, ruminasyon, felaketleştirme ve yeniden planlamaya odaklanma gibi bilişsel duygu düzenleme stratejilerini değerlendirir (“Durumla en iyi nasıl başa çıkabileceğimi düşünüyorum”).
  • Davranışsal Duygu Düzenleme Anketi; 20 madde; oyalama, sosyal destek ve geri çekilme gibi davranışsal duygu düzenleme stratejilerini ölçer (“Diğer insanlardan kaçınırım”).

Yalnızlık ve Duygu Düzenleme Stratejileri

Yalnız insanlar - 3

Sonuçlar, duygu düzenleme stratejisi kullanımının yalnızlığı öngördüğünü gösterdi:

Spesifik olarak, duygu düzenleme taktikleri yalnızlıktaki varyansın yarısından fazlasını açıkladı. Artan yalnızlık, özellikle kendini suçlama, başkalarını suçlama ve ruminasyon gibi çeşitli uyumsuz duygu düzenleme stratejilerinin daha fazla kullanımıyla ilişkilidir; ve yeniden değerlendirme veya düşünceyi yeniden çerçevelemenin daha az sıklıkla kullanılmasıyla (yani, bir durumda umut ışığı bulma).

Verilere göre, yalnızlık düzeyi yüksek olan bireyler duygularını gizleme ve duygusal ifadelerini bastırma eğilimindeydi (ifade bastırma adı verilen bir strateji). Ayrıca sosyal destek aramama ve sunulan sosyal desteği reddetme eğilimindeydiler.

Sonuç olarak, sonuçlar bir paradoksu ortaya çıkardı: “Yalnızlığı yüksek olanlar, tanım gereği, karşılanmayan kişilerarası ihtiyaçlarını karşılamak için sosyal bağlantılar kurmaya can atıyorlar”, ancak genellikle “olumsuz duygulara, ifadelerini bastırarak ve aktif olarak sosyal temastan kaçınarak tepki veriyorlar. Bu nedenle, bu alışılmış duygu düzenleme kalıpları, yalnızlık ve sosyal izolasyon durumlarını sürdürebilir.”

Uyumsuz Duygu Düzenleme Stratejileri

Yalnız insanlar - 4

Özetle, insanların duygularını düzenleme biçimlerindeki farklılıklar, bazılarının neden diğerlerinden daha fazla yalnızlık yaşadığını açıklayabilir. Yukarıdaki araştırmada, en yalnız bireyler, aşağıdakiler gibi uyumsuz duygu düzenleme stratejilerini kullanmaya daha fazla eğilim gösterdiler:

  • Suç yükleme: Hoş olmayan bir deneyime, kendini suçlayarak veya başkalarını sorumlu tutarak tepki vermek.
  • Felaketleştirme: Bir durumun korkunç, felaket ve dayanılmaz doğasına odaklanmak ve vurgulamak.
  • İfade bastırma: Kişinin duygularını gizlemesi ve duygularının dışavurumunu engellemesi (yani “poker yüzünü” sürdürmesi).
  • Reddetme/geri çekilme: Rahatsız edici duygularla başa çıkmanın bir yolu olarak sosyal durumlardan kaçınmak.
  • Ruminasyon: Mutsuz olaylarla ilgili duygu veya düşünceler üzerinde durmak.

Ek olarak, en yalnız bireylerin stresli veya üzücü bir olaya olumlu anlam verme stratejisi olan bilişsel yeniden değerlendirme stratejisini kullanma olasılıkları daha düşüktü. Bilişsel yeniden değerlendirmenin bir örneği, hoş olmayan bir olayı önemli bir yaşam dersi veya nasıl daha güçlü ve daha dayanıklı olunacağını öğrenmek için bir fırsat olarak görmektir.

Ana Fikir

Yalnız insanlar - 5

Yukarıda gözden geçirildiği gibi, yeni araştırmalar yalnızlık ile uyumsuz duygu düzenleme tekniklerinin (örneğin felaketleştirme, kendini suçlama, sosyal desteği reddetme) alışılmış kullanımı arasında bir bağlantı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, işlevsel olmayan duygu düzenleme stratejilerini hedeflemek yalnızlığı azaltabilir. Bu, bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi psikoterapi yoluyla başarılabilir. BDT temelli kendi kendine yardım kitapları da faydalı olabilir.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir