Nil’in Güçlü Kraliçesi Kleopatra Hakkında Muhtemelen İlk Defa Duyacağınız 10 İlginç Bilgi

Toprak Ergin 28 Ağustos 2020

VII Kleopatra günümüzden yaklaşık 2000 yıl önce öldü, ancak hala tarihin en merak uyandıran kadınlarından biri olmaya devam ediyor. Güzelliği ve zekasıyla tanınan Mısır kraliçesinin kısa ancak pek çok sanat eserine, kitaba ve filme konu olan çalkantılı bir yaşamı oldu.

Jül Sezar ve Marcus Antonius ile yaşadığı romantik ilişkiler sebebiyle Kleopatra hep “Femme Fatale” (Baştan Çıkaran kadın) olarak yansıtıldı, anlatıldı. Ancak onu sadece bu yönüyle hatırlamak çok da doğru değil ve açıkçası kendisine haksızlık. Kleopatra insanlık tarihinin görmüş olduğu en başarılı ve güçlü kadın figürlerden biri.

İşte Nil’in bu güçlü ve başarılı kraliçesi hakkında sizi çok şaşırtacak 10 bilgi.

1. Birden fazla Kleopatra var

Kleopatra

Kleopatra dendiğinde herkesin aklında tek bir Mısır kraliçesi canlanıyor, ancak bu doğru değil. Esasen Kleopatra, Batlamyus Hanedanına ait bu ismi taşıyan yedinci kadın. Kleopatra’nın tam ismi “VII Kleopatra Thea Philopator”dur ve Yunanca “Babasının seven tanrıça” anlamına gelir.

Advertisements
Advertisements

2. Kleopatra Mısırlı değil

Kleopatra - 6

Her ne kadar Kleopatra Mısır’da doğmuş olsa da köken olarak Makedonyalı bir Yunandır. Büyük İskender’in generallerinden biri olan I Batlamyus Soter’in soyundan gelen XII Batlamyus’un kızıdır. Büyük İskender’in MÖ 323 yılında ölmesinin ardından I Batlamyus Soter Mısır’a hükmetmeye başlamıştır. Mısır’da neredeyse 3 yüzyıl boyunca devam edecek güçlü bir Yunanca konuşan hanedan teşkil etmiştir.

Babasının ölümünün ardından, Kleopatra ve küçük kardeşi XIII Batlamyus yönetimi devralmıştır. Ancak Batlamyus ailesinin diğer fertlerinin aksine Kleopatra birçok Mısır geleneğini devam ettirmiş ve Mısır dilini öğrenen ilk hükümdar olmuştur.

3. Güzelliği bir efsaneden ibaret

Kleopatra - 2

Sanat eserlerinde, kitaplarda ve filmlerde Kleopatra son derece güzel ve baştan çıkarıcı bir kadın olarak resmedilse de aslında fiziken öyle çarpıcı, dikkat çeken ve baş döndüren bir güzelliği yoktu. Üzerine yüzünün basıldığı Antik Mısır sikkelerine baktığımızda onun güçlü bir çene kemiğine ve kanca şekilli bir burna sahip olduğunu anlayabiliyoruz. Kleopatra’nın halk arasında nasıl algılandığını kontrol etmek için çok çaba sarf ettiğine ve gücünü ve adil yönetimini vurgulaması için Mısır sikkeleri üzerindeki suretinin çok daha erkeksi göründüğüne inanılıyor.

Ayrıca, tarihçi Plutarhos Kleopatra’nın dış görünüşünü “emsalsiz değil” şeklinde tanımlıyor, ancak zekasının, espri yeteneğinin, cazibesinin ve eşsiz ses tonunun onu karşı konulamaz kıldığını söylüyor. Plutarhos’u haklı çıkaracak şekilde Kleopatra bir düzine kadar dil biliyordu ve matematik, felsefe, belagat ve astronomi eğitimi almıştı.

4. Kleopatra piramitlerin inşa edildiği zamandan ziyade Ay’a ayak basılan tarihe daha yakın bir dönemde yaşadı

Kleopatra - 3

Kleopatra MÖ 69 tarihinde doğdu, yani MÖ 2560 yılında tamamlanan Büyük Gize Piramidi’nden 2491 yıl sonra. Neil Armstrong ise Ay’a 1969 yılında ayak bastı, yani Kleopatra’nın doğumundan 2038 yıl sonra. Bu demek oluyor ki Kleopatra piramitlerin inşa edildiği zamandan ziyade Ay’a ayak basılan tarihe daha yakın bir dönemde yaşadı.

5. Kardeşleriyle evlendi

Kleopatra - 4

Soyun saflığını korumak ve gücü birleştirmek için Batlamyus hanedanının üyeleri aile içinde evlenirlerdi. Kleopatra’nın pek çok atası kuzenleriyle ve kardeşleriyle evlenmişti ve büyük ihtimalle onun ebeveynleri de kardeşti. Bu rahatsız edici geleneği devam ettirmek için Kleopatra iki küçük kardeşi ile hükümdarlığının farklı dönemlerinde evlendi, her ikisi de Kleopatra’ya eş naip veya eş kral olarak hizmet ettiler.

Advertisements
Advertisements

6. Kardeşlerini öldürttü

Kleopatra - 5

Babasının ölümünden aylar sonra tahta oturduğunda, 18 yaşındaki Kleopatra sahip olduğu gücü küçük kardeşi XIII Batlamyus ile paylaşmaya niyeti olmadığını açık bir şekilde gösterdi. Onun ismini resmi belgelerden sildirdi ve hatta kardeşinin yüzünün madeni paralardan kazınmasını emretti. Kardeşler arasında bir iç savaş patlak verdi, Jül Sezar’ın da yardımıyla Kleopatra galip gelmesini bildi. Savaşta kaybeden XIII Batlamyus Nil Nehri’nde boğularak öldürüldü.

Savaşın ardından, Kleopatra diğer küçük kardeşi XIV Batlamyus ile evlendi. Ancak elinde tuttuğu gücü onunla da paylaşmaya niyeti yoktu, Kleopatra’nın oğlunu varis yapmak için XIV Batlamyus da öldürüldü. Kleopatra, kız kardeşi Arsinoe’nin de kendisi için bir rakip olduğunu düşünüyordu, hal böyle olunca MÖ 41 yılında Kleopatra kız kardeşi Arsinoe’yi Roma’daki bir tapınağın merdivenlerinde öldürttü.

7. Görkemli girişleriyle tanınırdı

Kleopatra - 1

Kleopatra, konumunu güçlendirmek ve rakipleri karşısında üstünlüğü ele geçirmek için genellikle ince işçilikle hazırlanmış kıyafetler giyer ve dramatik girişler yapardı. Öyle ki MÖ 48 yılında kendisini bir halıya sardırmış ve Jül Sezar’ın konutuna halı içinde girerek ortaya çıkmıştı. Sezar Kleopatra’dan çok etkilenmiş ve ikili kısa süre içinde hem müttefik hem de aşık olmuşlardı.

MÖ 41 yılında, çekici imparatoriçe aynı taktiği, kendisini görüşmek için Tarsus’a çağıran Marcus Antonius için de kullanmıştı. Tarsus’a Altın kaplama bir mavna içerisinde, gümüş kaplama kürekleri çeken mor renkli giyinmiş kürekçiler eşliğinde varmıştı. Kendisi de tanrıça Afrodit kılığında arzı endam etmiş ve güzel kokularla birlikte aşk meleği gibi giyinmiş hizmetlilerinin taşıdığı taht ile salona girmişti. Kendisini Yunan şarap tanrısı Dionysos’un bu dünyadaki gölgesi olarak gören Marcus Antonius Kleopatra’dan çok etkilenmiş, ikili ilerleyen yıllarda evlenmişti.

8. Kleopatra ve Marcus Antonius bir içki kulübü kurdular

Kleopatra - ve Marcus Antonius

Kleopatra ve Antonius’un ilişkisi kendi politik avantajlarına sahip bir ilişkiydi. Antonius, Kleopatra’ya tahtını koruması için yardım ediyor, Kleopatra da Antonius’a Mısır’ın zenginliklerine ve doğal kaynaklarına erişim imkanı veriyordu. Fakat tüm bunların yanında ikisi de birbirine çok düşkündü. MÖ 40-41 yıllarının kışlarını Mısır’da zevkusefa içinde birlikte geçirdiler, hatta burada “Eşsiz Karaciğerler” ismini verdikleri bir içki kulübü bile kurdular. Bu derneğin üyeleri geceler boyu süren eğlencelere katılıyor, içki festivalleri düzenliyor ve değişik oyunlarla günlerini gün ediyorlardı.

9. Kleopatra’nın Jül Sezar’dan bir çocuğu oldu

Kleopatra ve Jül Sezar

Kleopatra ve Sezar iki yıl birlikte oldular, bu süre zarfında Kleoptara, Caesarion (Küçük Sezar) lakabı takılan, “Batlamyus Sezar” isimli bir çocuk dünyaya getirdi. Kleopatra’nın ölümü ile Roma triumviri Octavian’ın Mısır’ı ilhak etmesi arasında geçen sürede 16 yaşındaki Caesarion Mısır’ın tek hükümdarı idi. Ancak egemenliği çok uzun sürmedi. Annesinin intiharından kısa süre sonra yakalandı ve idam edildi.

Advertisements
Advertisements

10. Ölüm şekli kesin olarak bilinmiyor

Kleopatra'nın ölüm anının tasviri

Kleopatra ve Antonius, MÖ 30 yılında Aktium şehrinde Octavian kuvvetlerine karşı verdikleri meşhur savaşı kaybetmelerinin ardından intihar etti. Antonius’un kendini karnından bıçaklayarak intihar ettiği kabul edilse de Kleopatra’nın intihar şekli hala tartışma konusudur. Bazıları onun kolundan ısıran bir Mısır kobra yılanının zehriyle öldüğüne inanırken, bazı tarihçiler bu görüşe katılmıyor. Onlara göre Kleopatra’nın taraklarından birinin içinde zehir taşıdığı biliniyordu ve bu zehri kullanarak intihar etti. Şimdilerde ise onun bir tür zehre batırılmış iğneyi kendine saplayarak intihar ettiği düşünülüyor.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler