Oğluna Pantolon Alamadığı İçin İntihar Eden Babaların Olduğu Bir Ülkede Yaşamak Zorunuza Gitmeli

diazepam 22 Eylül 2018

Oğluna, okulun istediği pantolonu alamayan İsmail Devrim, çocuğu okuldan gönderilince kendisini banyoda iple asarak yaşamına son verdi.

Körfez Yukarı Hereke’de ikamet eden İsmail Devrim (45), lisede okuyan çocuğuna okulun istediği pantolonu alamadığı için bunalıma girdi. Okulun istediği pantolonla okula gidemeyen çocuk derse alınmayarak bir gün yok yazıldı. Hereke Nuh Çimento Meslek Lisesi birinci sınıf öğrencisi çocuk durumu anne ve babasına anlattı. Baba İsmail Devrim duruma çok üzüldü. Çaresiz baba eşine “Ben size ve çocuklarıma bakamıyorsam, çocuğuma bir pantolon alamıyorsam niye yaşıyorum ki” dedi.

Haber bu kadar, ama etkileri, vicdanlarda açtığı yara, toplumda sebep olduğu travma bundan çok daha büyük.

Oğluna pantolon alamadığı için intihar eden babaların olduğu bir ülkede yaşamak zorunuza gitmeli.

Oğluna pantolon alamadığı için intihar eden babaların olduğu bir ülkede yaşamak zorunuza gitmeli.
Her şeyden bağımsız olarak, sadece insanlığınızla baktığınızda gördüğünüz yalın gerçekler sizi yaralamalı, huzursuz etmeli. Gece uyku tutmamalı mesela sizi, rahatsız olmalısınız, vicdanınız sizi bir an olsun rahat bırakmamalı. İsmail Devrim’in kendi canına kıymasına, intihar güzelleyenleri, “aman hükümete zarar gelmesin” diye düşünenleri görmezden gelerek; “e maça falan gidiyormuş, ona gideceğine çocuğa pantolon alsaydın” diyebilen insanlıktan nasibini almamış kişileri yok sayarak baktığında gördüğün kadarsın sen aslında. Bir babanın yaşadığı o çaresizliği, o tükenmişliği, o kırgınlığı hissettiğin kadarsın.

Böyle bir konuda bile bölünmeyi başaran, birbirine küfürler yağdıran, kavgaya tutuşan insanları gördükçe daha çok sızlamalı için.

Oğluna pantolon alamadığı için intihar eden babaların olduğu bir ülkede yaşamak zorunuza gitmeli.
Kimsenin acısını yaşamasına, yasını tutmasına izin vermeyen; insanların çaresizliğini, tükenmişliğini inandırıcı bulmayan; her acının, her ölümün, her yok oluşun ardında kendi düşünce sistemlerine karşı düzenlenmiş bir komplo arayan ruh hastası, dengesiz, vicdansız bir güruh ile mücadele etmek zorunda kalışına üzülmelisin. Kendisini rahatlatmak, İsmail Devrim ve onun gibi on binlerce çaresiz insanın yaşadıklarındaki sorumluluğunu görmek istemeyen insanların sosyal medyada yarattığı teröre de karşı durmak zorundasın.

Her konuda safını belli etmek zorundasın. Sadece acıyı yaşamak, üzülmek, çareler aramak, yardım etmek istemek, sorumluları kınamak, beddualar, küfürler etmek yetmiyor.

Oğluna pantolon alamadığı için intihar eden babaların olduğu bir ülkede yaşamak zorunuza gitmeli.
Bütün bunları “onların görüşlerine uygun” şekilde yapmak zorundasın. Salt İsmail Devrim için üzülmen, kahretmen, mahvolman, geride bıraktıklarına yardım için bir şeyler yapman, yeni İsmail Devrim’ler olmasın diye çalışman yetmez. Bunları yaparken tarafını seçmiş olman da önemli, kimlerdensin? Ölen bir babanın ardından acını, kederini kimin tarafında durarak yaşıyorsun?

Babanın, İsmail Devrim’in bu noktaya nasıl geldiğini sorgulamak, neden bu hale düştüğü konusunda kafa yorman yasak. Okul yönetimini suçla, İsmail Devrim’i işten atan patronu suçla, ona yardım etmeyen valiyi suçla, komşularını suçla, ama İsmail Devrim nasıl oldu da bu noktaya geldi fazla düşünme. Acını yaşa ve geç git, gerisi senin işin değil(!)

Oğluna pantolon alamadığı için intihar eden babaların olduğu bir ülkede yaşamak zorunuza gitmeli.

Oğluna pantolon alamadığı için intihar eden babaların olduğu bir ülkede yaşamak zorunuza gitmeli.
Tıpkı çocukları üşümesin diye saç kurutma makinesini açıp intihar eden annelerin olduğu bir ülkede yaşamak gibi. Her ölümün, her çaresizliğin, her yok oluşun ardından bıçakla ortadan ikiye bölünmüş gibi ayrışmanın ortasında kalma zorunuza gitmeli. Sana her gün ne yapacağını, nasıl yaşayacağını, acını nasıl yaşayacağını dikte eden insanlar bir arada yaşamak zorunuza gitmeli. Bir ülkenin ekonomik durumu bozulabilir, siyasi yaşamı kirlenebilir, tarımı, hayvancılığı kötüye gidebilir, sanayisi durabilir, bunların hepsi olabilir. Ancak bir ülkede insanlık, vicdan, merhamet duyguları günden güne kötüye gidiyorsa bu zorunuza gitmeli.

Oğluna pantolon alamadığı için kahrından intihar eden bir insanın ardından “bu işin içinde başka bir iş var, bunların niyeti başka” diyen birilerinin olması zorunuza gitmeli.

Oğluna pantolon alamadığı için intihar eden babaların olduğu bir ülkede yaşamak zorunuza gitmeli.
Hepsinden önce bu zalimliği bitirmek gerek. Bu merhametsizliği bitirmedikçe, bu insanlıktan çıkmışlığa bir son vermedikçe sabaha kadar yapısal reform yapsan boş.

Sosyal medya İsmail Devrim’in acısına sessiz kalamadı

İnsanlar sadece vicdanlarının sesine kulak vermeye çalıştı.

Kısır kavgaların,

Garip mücadelelerin,

Hırslarının, tarafgirliğin pençesine düşmeden,

Sadece yaslarını tutmaya,

Vicdanlı olmaya çalıştılar.

Haberi yapan gazetecinin gözaltına alınmasının ardından İsmail Devrim’in eşinin röportaj kaydı yayınlandı. Üzücüdür ki haberin içeriğini doğrular nitelikte.


Bunlar da ilginizi çekebilir