Bugüne Kadar Çözülememiş Korkunç Oklahoma Kız İzci Cinayetleri

diazepam 7 Ocak 2022

Kız İzciler Lori Farmer, Michelle Guse ve Doris Milner, 13 Haziran 1977’de Oklahoma’daki Camp Scott’ta vahşice tecavüze uğrayıp öldürüldüklerinde 8 ila 10 yaşları arasındaydılar.

Yaz kampı, nesiller boyu Amerikan deneyiminin temelini oluşturmuştur. Bununla birlikte, 1977’de yaz kampı, bir korku filminden fırlamış şok edici bir üçlü cinayet sayesinde birçokları için yeni ve korkunç bir çağrışım kazandı: Camp Scott’taki Oklahoma Kız İzci Cinayetleri.

8 ila 10 yaşları arasındaki Lori Farmer, Michelle Guse ve Doris Milner tecavüze uğradı, dövüldü ve boğularak öldürüldü. Cesetleri, 13 Haziran Pazartesi günü şafaktan kısa bir süre önce, saat 06.00 sularında duşların bulunduğu alanda gezinen ve üç uyku tulumunun garip bir şekilde ormanın içine doğru 45 metre atıldığını gören bir danışman tarafından bulundu.

10 yaşındaki Doris’in neredeyse anında öldüğü korkunç derecede açıktı. Cesedini uyku tulumunun üzerinde görmek, bir kaza olduğunu düşünen danışmanın yardım çağırmak için koşmasına neden oldu. Kamp müdürü ve hemşire geldiğinde tüm acı gerçek ortaya çıktı, diğer uyku tulumları açıldı ve daha fazla ceset ortaya çıktı.

Ne yazık ki, Camp Scott yaz için kapılarını açalı sadece bir gün olmuştu. Yeni gelen utangaç ve kamptaki tek siyah kızlardan biri olarak, ailesine gözyaşları içinde veda etmişti, ancak aynı çadırı paylaştığı Lori Farmer ve Michele Guse ile hızlıca arkadaş olmuştu. Çadırdaki ilk gecelerine ve fırtınaya göğüs germişler, şafakta ölmüşlerdi.

Yetkililer de veliler kadar şaşkındı. Daha da kötüsü, cinayetler bugün hala çözülmemiş durumda. Bu anlatılan Oklahoma Kız İzci Cinayetlerinin tüyler ürpertici hikayesidir.

Oklahoma Kız İzci Cinayetlerinden Önce Doris Milner, Lori Farmer ve Michelle Guse

Camp Scott, cinayetlerin ardından temelli kapandı.
Camp Scott, cinayetlerin ardından temelli kapandı.

30.000 kişilik nüfusu ve her yöne uzanan geniş ormanlık alanlarıyla Mayes County, kamp yapmak için mükemmel bir yerdi. 1928’den beri Kız İzciler tarafından işletilen Camp Scott, Locust Grove kasabasından 3.5 km ve Tulsa’nın Kız İzci merkezinden 80 km uzaktaydı. Danışmanlar 12 Haziran’da kampçılarla buluştu.

Michelle Hoffman, 1977’de kampa katılmış eski bir izci kızdı ve yedinci yazını Camp Scott’ta danışman olarak geçirecekti. 15 yaşındaki genç, kalabalığın içinde utangaç Doris Milner’ı gördüğünde kendi ilk yazının ne kadar korkutucu olduğunu hatırladı. Ebeveynler ve 130 çocuğun arasından geçerek kızın annesine endişelenmesini gerektirecek bir şey olmadığını anlatıp onu rahatlattı.

Danışman Michelle Hoffman, “Camp Scott’taki ilk yılımda ‘Vay canına!’ dediğimi hatırlıyorum – çünkü geceleri ormanın içi çok karanlık, karanlık ve daha karanlıktı” dedi. “Eğer derin bir ormanda bir platform çadırında hiç kamp yapmadıysanız, bu biraz göz korkutucu olabiliyor. Bunun ancak oradaki ilk seferinizden sonra, anlıyorsunuz. Sadece hazırlanmış oluyorsun. Çok karanlık olacak.”

Yaklaşık bir saatlik yolculuğun ardından otobüs, Otoyol 82’den çıkıp Cookie Trail Yolu’na girdi. Tanıdık kampçılar çadırlarını bulmak için otobüsten inerken, Hoffman, Doris’i Kiowa Çadır No 8’e bizzat kendisi getirdi. Çadır hem banyolara hem de mutfağa yakındı, Milner çadırın içinde hemen arkadaşlık ve samimiyet buldu.

Birkaç şarkı ve masum kahkahadan sonra Milner, 8 yaşındaki Lori ve 9 yaşındaki Michelle ile kısa sürede çok yakın arkadaş olmuştu. Danışman Carla Wilhite bile, bireysel olarak “en sessiz üç çocuk” olmalarına rağmen, çadırın akşam olmadan önce diğerleri kadar “yüksek sesli ve canlı” olduğunu söyledi. Çadırlarında fırtınaya göğüs geren üçlü yatağa gitti.

Advertisements

Şoke edici Kamp Scott Cinayetleri

Michelle Guse, Lori Farmer ve Doris Milner.
Michelle Guse, Lori Farmer ve Doris Milner.

Sabah 8’de ortalıkta korkunç kazadan cinayete kadar değişen söylentiler dolaşıyor olsa da olay yerindeki yetkililer ürkütücü gerçeğin halihazırda farkındaydı. Cesetleri bulan Carla Wilhite’ın kendisiydi, devamında suç mahalli olayın korkunç doğasını polise anlatıyordu. Farmer ve Guse dövülerek, Milner ise boğularak öldürülmüştü.

Kızlardan ikisi tecavüze uğramış, diğeri sodomize edilmişti. Birine diğerlerinden farklı davranıldığı ve uyku tulumuna tıkılmadığı apaçık ortadayken, kime hangi tür şiddetin ve vahşetin uygulanmış olduğu belirsizliğini koruyor. Bu arada, otobüsler diğer tüm kampçıları Tulsa’ya geri getirdi ve burada veliler saat 14:15’te rahat bir nefes aldı.

Polis görüşmeleri, gece boyunca ürkütücü sesler olduğunu ortaya çıkardı. Bir danışman, saat 1:30 civarında inleme seslerini araştırmaya gitti, ancak kaynağını bulamadı. 7 Nolu Çadır’da bulunan bir kampçı, yarım saat sonra yüzlerinde bir el feneri parlayarak uyandı. Bir kız saat 3’te bir çığlık duydu, diğeri ise birinin “Anne, anne” diye ağladığını duydu.

Yakındaki bir toprak sahibi, Camp Scott yakınlarındaki bir yolda öğleden sonra 2 ile 3 arasında “oldukça fazla trafik” duymuştu. Olay yerinin kendisi kanla kaplıydı, görünüşe göre bir şilte ve havluyla silinmişti. Çadırın içinde ve dışında ayak izleri bulundu, ancak boyut olarak farklıydı. Geride koli bandı, kablolar ve el feneri bırakılmıştı.

Yetkililer gözlük üzerinde bir parmak izi bulurken, kimliğini tespit edemediler. En rahatsız edici olanı, bu cinayetlerin aylardır planlandığı fikriydi, çünkü bir danışmanın Nisan ayında yağmalanan kabininde şu not bulunmuştu: “Birinci çadırda üç kızı öldürme görevindeyiz.” Kamp müdürü “Katil” olarak imzalanmış bu notun kötü bir şaka olduğunu düşündü.

Şerif Glen Weaver 16 Haziran’da cinayet silahının bulunduğunu iddia ederken, Bölge Savcısı Sid Wise bunu hemen yalanladı. Sonunda polis köpekleri, kamptan 3.5 km ötede bir el feneri pili, kamptan çalınmış gibi görünen gözlükler ve Gene Leroy Hart adındaki bir adamla bağlantı kurmalarını sağlayan kadın fotoğraflarının bulunduğu bir mağara keşfettiler.

Yakınlardaki mağaranın duvarında ürkütücü şekilde şunlar yazıyordu: “Katil buradaydı. Güle güle aptallar. 77-6-17.”

Gene Leroy Hart Yargılandı ve Cinayetlerden Beraat Etti

Gene Hart, 30 Mart 1979'da cinayetlerden beraat etti.
Gene Hart, 30 Mart 1979’da cinayetlerden beraat etti.

Tecavüz ve adam kaçırmadan hüküm giyen Gene Leroy Hart, 1973’te Mayes County Hapishanesinden kaçmıştı. Polis, yerel Cherokee topluluğunun o zamandan beri onu koruduğuna inanıyordu. 40 FBI ajanının yardımıyla ve daha sonra başına konan 1.250.000 dolar ödülle polis, 6 Nisan 1978’de onu bir Cherokee kulübesine kadar takip etti.

Oklahoma tarihinin en büyük ve en uzun insan avı olmuştu.

Hart gerçekten de Cherokee arkadaşları arasında saklanırken, Amerikan Kızılderili Hareketi üyeleri, Şerif Weaver’ın cinayetleri üzerine yıkmak için kabileleri arasında bir günah keçisi bulmaya çalıştığını savundu. Yine de Hart, Oklahoma Eyalet Hapishanesine nakledildi ve birinci dereceden üç cinayetle suçlandı.

19 Mart – 30 Mayıs 1979 arasındaki duruşmada, savcılık Hart’ın gözlüklerinin kamptan çalındığını ve koli bandında bulunan saçın onunkine benzediğini iddia etti. Bu arada savunma, gözlüklerin Hart’ın önceki tecavüz kurbanlarından alındığını – Hart’ın bunu itiraf ettiğini – ve geri kalan delilleri Weaver’ın yerleştirdiğini iddia etti.

Garson Dean Boyd cinayet sabahı Camp Scott’tan 25 km ötedeki lokantasında gergin bir adam gördüğünü söylerken, alternatif bir şüpheli ortaya çıktı. William Stevens olarak tanımlanan adam, hüküm giymiş bir tecavüzcüydü – 11 yaşındaki bir kampçı tarafından, 13 Haziran’dan günler önce Camp Scott arazisinde bile görmüştü.

Stevens’ın arkadaşı Duane Peters, olay yerinde bulunan el fenerini kendisine ödünç verdiğini iddia etmekle kalmamış, aynı zamanda Stevens’ın cinayetleri Ekim 1977’de kendisine itiraf ettiğini iddia etmiştir. Ancak nihayetinde, altı erkek ve altı kadından oluşan bir jüri, 30 Mart 1979’da Gene Leroy Hart’ın masum olduğunu açıklamadan önce beş dakika boyunca tartıştı. Leroy Hart, 4 Haziran 1979’da kalp krizinden öldü.

1989’da olay yerinde bulunan meni örneklerine uygulanan DNA testi, beş test çubuğundan üçünün Hart’ın DNA’sıyla eşleştiğini gösterdi. Farmer ve Milner aileleri 1985’te Magic Empire Kız İzci Konseyi’ne başarısızlıkla sonuçlanan bir dava açtı, Farmer Oklahoma’da Katledilen Çocukların Ebeveynleri organizasyonunu kurdu.

Sonunda, Camp Scott kapılarını kapattı ve bir daha kimseyi kabul etmedi. Şimdi faili meçhul cinayetler tapınağının bir parçası olan Camp Scott’taki korkunç suçlar, gerçeği bulmayı ümit eden amatör dedektifler tarafından araştırılmaya devam ediyor.

Advertisements

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir