Şaha Çocuk Veremediği İçin Saraydan Uzaklaştırılan, Sürgündeki Prenses Süreyya’nın Acıklı Öyküsü

Pelin Akar 28 Ekim 2020

Ona “hüzün gözlü prenses” veya “acıların kraliçesi” diyorlardı, ancak Prenses Süreyya’nın hikayesi başladığında sadece mutluluk vardı.

“Sürgündeki Prenses” olarak da bilinen Prenses Süreyya, son İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi‘nin ikinci eşidir. Kendisi şaha çocuk veremediği için şahın ailesi tarafından saraydan uzaklaştırılmıştır. Şah, onun uzaklaştırılmasını istemese de ailesinin verdiği karara uymak zorunda kalmıştır.

Prenses Süreyya - 8

Soraya ve İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin 1956’daki Türkiye ziyareti basında büyük yankı uyandırmış, “Soraya” ismi Türk halkının diline “Süreyya” olarak yerleşmişti. Hatta o dönem pek çok aile kız çocuklarına Süreyya ismini vermişti. İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi, Soraya’dan sonra 1959’da Farah Diba Pehlevi ile bir evlilik gerçekleştirdi. Soraya ise Rıza Pehlevi’den ayrıldıktan sonra yeniden evlenmedi. İşte Hüzün Gözlü Prenses Süreyya’nın acıklı öyküsü…

‘Onunla evlenmeye hazır mısın?’

Prenses Süreyya - 1

1948 yılında İran Şahı Rıza Pehlevi, yarı İranlı yarı Alman olan genç ve güzel Süreyya ile tanıştığında ilk eşi olan Mısır Prensesi Fevziye’den yeni ayrılmıştı.

Prenses Süreyya ve Rıza Pehlevi

Süreyya, İran Şahı’nın ablası Prenses Shams tarafından Londra’da tanışana ve hakkında “kardeşime uygun nadide bir inci gibi” diye düşünülene kadar, İsfahan ile Berlin arasında yetişmiş, mutlu ve neşeli bir genç kızdı. Şahın eski karısı Mısır Prensesi Fevziye, şaha sadece tahta aday olması imkansız olan bir kız çocuğu verdiği için şahın yeniden evlenmesi şarttı.

Tacülmüluk
Kraliçe Tacülmüluk

Ancak şah bu konuda ailesi gibi düşünmüyordu ve yeniden evlenmeye çok sıcak bakmıyordu. Süreyya son derece çekici bir genç kızdı. İki gün sonra, Süreyya Almanya’dan Tahran’a döndüğünde Kraliçe Tacülmüluk onu saraya yemeğe davet etti. Ertesi gün, babası Süreyya’ya: “Şah senden çok hoşlanmış. Onunla evlenmeye hazır mısın?” diye sordu. Bundan sadece 24 saat sonra nişan duyurusu yapılmıştı bile.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Her ziyarette bir mücevher…

Prenses Süreyya ve Rıza Pehlevi - 5

18 yaşındaki Süreyya, İran Şahı’nın gelecekteki eşi olma teklifini, eşi benzeri görülmemiş pırlanta bir yüzük eşliğinde aldı. Ancak Süreyya düğünden hemen önce tifoya yakalandı ve haftalarca yataktan çıkamadı. Anlatılanlara göre Şah her gün Süreyya’yı ziyaret etti ve her defasında yastığının altına kıymetli bir mücevher bıraktı.

Bir peri masalı gibi…

Prenses Süreyya ve Rıza Pehlevi - 2

Nihayet düğün 12 Şubat 1951 tarihinde gerçekleşti. Düğün Süreyya için çok büyüktü, aynı zamanda onun için büyük bir dayanıklılık testiydi. Haftalarca hasta yatmış olmasından dolayı zayıf ve güçsüz düşen Süreyya için, bu uzun ve yorucu düğün seremonisi dayanması çok güç bir olaydı.

Evliliğin ilk birkaç ayı adeta bir peri masalı gibi geçmişti. Birbirine sırılsıklam aşık olan iki genç birlikte olmaktan çok mutluydular ve gelecekte kuracakları büyük ailenin hayallerini kuruyorlardı. Ancak bu hayalleri önümüzdeki 7 yıl boyunca veya asla gerçek olmayacaktı… Evliliklerinin üçüncü yılında sarayda sabırların tükendiğine dair işaretler ortaya çıkmaya başlamıştı. Kraliçenin hamile olduğuna dair hiçbir emare yoktu ve doktoruna göre hamile kalması yılları bulabilirdi.

Aile baskısı…

Prenses Süreyya ve Rıza Pehlevi - 3

Şah yaşadıkları bu sorundan dolayı büyük baskı altındaydı, bu durum Süreyya ile evliliklerini büyük sıkıntıya sokuyordu. Şahın küçük kardeşi (o anda taht sırasında şahtan sonra gelen kişi) bir uçak kazasında hayatını kaybedince durum daha da kötüye gitti. İran dünyadaki, tahtın varisi olmayan tek monarşiydi. Üzerlerinde aile baskısı ve politik baskı hisseden genç çift boşanmaktan başka çare göremedi ve çift 1958 yılında boşandı.

Prenses Süreyya ve Rıza Pehlevi - 4

Süreyya yedi yıl boyunca İran kraliçesi olarak kalmıştı.

Prenses Süreyya ve Rıza Pehlevi - 1

Süreyya bu yedi yıl boyunca kocasının da desteğiyle İran’da pek çok hayır organizasyonu düzenlemiş ve halk arasında onun bu çalışmaları ve gerçekçi çözümleri büyük takdir toplamıştı. Ülkedeki yoksullukla mücadeleye ve yoksul ailelerin çocuklarının eğitimine büyük önem veriyor ve ihtiyaç olan her alanda yardımlarla ve kampanyalarla sorunları çözmeye çalışıyordu.

Prenses Süreyya ve Rıza Pehlevi - 6

Boşanmak demek Süreyya için sadece İsviçre’ye sürgüne gönderilmek anlamına gelmiyordu, aynı zamanda gerçekten çok sevdiği erkekten de ayrılması demekti. 26 yaşındayken, yabancı bir ülkede tek başına yeni bir hayata başlamaya zorlanmıştı. Ancak şah her zaman onun arkasında oldu ve rahat bir yaşam sürmesi için ne gerekiyorsa yaptı. Saraya yakın kaynaklar, şahın Süreyya’yı sevmekten asla vazgeçmediğini ve konumunun getirdiği baskı olmasa ondan boşanmayı asla düşünmeyeceğini söylediler.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Süreyya bir daha evlenmedi.

Prenses Süreyya - 2

İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi, Süreyya’dan boşandıktan sonra 1959 yılında Farah Diba Pehlevi ile evlendi. Süreyya ise Rıza Pehlevi’den ayrıldıktan sonra yeniden evlenmedi.

Oyunculuk kariyeri ve yeni bir ilişki…

Prenses Süreyya

Süreyya, geniş takı koleksiyonu ve kraliyet geçmişi sayesinde bir stil ikonu ve cemiyette popüler bir kişilik oldu. Süreyya’nın kısa bir oyunculuk kariyeri de oldu, 1965 yapımı “The Three Faces” isimli İtalyan filminde rol aldı ve filmin yönetmeni Franco Indovina ile kısa süreli bir ilişkisi oldu.

Prenses Süreyya - 7

Kısa bir süreliğine hayat ve aşk yeniden Süreyya’nın yüzüne gülüyor gibiydi. Ancak Indovina bir uçak kazasında hayatını kaybetti ve Süreyya büyük bir depresyona girdi. Kısa süren oyunculuk kariyerini bitirdi ve Fransa’ya yerleşti. Paris’te sosyal etkinliklere katıldı, ancak zamanla daha az göz önünde olmaya başladı.

Eski İran Kraliçesi 69 yaşındayken Paris’te hayatını kaybetti.

Prenses Süreyya - 3

Ölümünden sekiz gün sonra kardeşi Bijan da yaşamını yitirdi ve bunun üzerine öldürüldükleri iddiaları ortaya atıldı. Ortaya hiçbir şey çıkmadı ama geriye kalan 80 milyon dolarlık servet fırsatçılar için kazanç kapısına dönüştü; Paris’teki müzayedelerde yüksek fiyatlara alıcı bulan eşyalarının ardından geriye hazin bu hikaye kaldı.

Prenses Süreyya - 4
Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

“Süreyya Gibi Ağlamak İstiyorum”

Prenses Süreyya - 5

Onun hikayesi pek çok insana ilham verdi ve pek çok insanı da derinden etkiledi. Fransız şarkı sözü yazarı Francoise Mallet-Jorris “Je veux pleurer comme Soraya” (Süreyya Gibi Ağlamak İstiyorum) isimli bir şarkı yazdı. İtalyan ve Alman TV’lerinde Süreyya hakkında filmler yapıldı, 2003 yılında “Soraya” isimli bir dizi yayınlandı.

Prenses Süreyya - 6

Süreyya İsfendiyari Bahtiyari İran kraliyet ailesinin en hüzünlü ve en güzel üyesi olarak tarih sayfalarındaki yerini aldı. Dünya üzerinde pek çok kadının yaşadığı bir sorunun ve çarpık düşünce biçiminin kurbanı oldu Süreyya

İlginizi çekebilecek diğer içerikler