Sakarya’daki Patlamada Eşini Kaybeden Salih Çelik: Sigara İçiliyor Diye Şikayet Ettim, İşten Çıkarıldım

Ceyda Karabulut 4 Temmuz 2020

Sakarya’daki havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada eşini kaybeden Salih Çelik, sigara içiliyor diye şikayet ettim, işten çıkarıldım.

Havai fişek fabrikasındaki patlamada hayatını kaybeden evli ve 2 çocuk annesi Havva Çelik’in, Akyazı ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde evinin önüne gelen yakınları ve akrabaları taziyede bulundu. Patlamada eşini kaybeden Salih Çelik, “Ben burada Akyazı’da çalışıyordum ve patlamayı duydum ama eşimle ilgili haberi 5 gibi aldım. Uzun zamandır oradaydı, ama güvenlik önlemi alınmamıştı. Ben de 4 ay orada çalıştım, sigara içiliyor diye şikayet ettiğim için işten çıkartıldım. Biz acısını çekiyoruz, 2 tane oğlum var benim, bize kim bakacak artık?” dedi.

Sakarya’daki havai fişek fabrikasındaki patlamalar sonrasında bölgede fay hattı gibi derin bir yarık oluştu.

Sakarya'daki patlamanın izleri - 4

Vatandaşların birçoğu patlamaların deprem gibi hissedildiğini belirtti. Bölgeden gelen son fotoğrafta korkunç patlamalar sonrası tıpkı bir fay hattı gibi yarık oluştuğu görülüyor.

100 tondan fazla barutun saklandığı depo fabrikaya uzaktı. Yaklaşık 500 metre tesisin uzak alnında yer alıyordu. İtfaiye ekipleri en çok burada soğutma işlemi yaptı. Uzmanlar “Eğer patlasaydı yakın çevredeki köyler çok ciddi zarar görebilir, can kaybı artardı” ifadelerini kullandı.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

“Sigara içilmesini şikayet ettim, işten çıkarıldım”

Salih Çelik
Sakarya’daki Patlamada Eşini Kaybeden Salih Çelik: Sigara İçiliyor Diye Şikayet Ettim, İşten Çıkarıldım

Patlamada eşi Havva Çelik’i kaybeden, fabrikanın eski işçilerinden Salih Çelik, fabrikada sigara içildiğini ve bunu şikayet ettiği için işinin dördüncü ayında işten çıkarıldığını söyledi.

BBC Türkçe’ye konuşan Çelik, “Burada genç çalışmıyor çünkü tedbir yok. Oraya ancak muhtaç olan biri gider. Ben de muhtaçtım. Kirada oturuyorum ne yapayım. Eşim orada çalışıyordu, ben inşaatlarda yevmiyeli çalışıyorum. Gündelikçi olarak. Benim oğlum askerden bu sabah geldi” dedi ve ekledi:

Salih Çelik ve Havva Çelik

“Bu fabrikanın kaçıncı patlayışı. Her patladığından sonra isim değiştirilerek yeniden kurulmaz ki. Neden incelemiyorsunuz. Onlar sefasını sürer, biz bağıra bağıra ağlarız sadece. Ben şimdi çoluk çocuğum ile kalacağım evde. Benim yaramı kim saracak, hiç kimse.

“Bir düzen kurmuştum. Ben ne garibanlıklarla büyüdüm. İşte o arkadaşım bilir, zar zor evlendim çoluk çocuk sahibi oldum bir yuva kurdum tam mutluluğu yakaladım derken mutluluğum gidiyor. Böyle adalet mi olur. Ben ne yapacağım şimdi?”

“İşe geldiğimiz her an patlama korkusu yaşıyorduk”

Sakarya'daki patlamanın izleri - 1

İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) aktardığı bilgilere göre patlamanın gerçekleştiği fabrikada 2007 yılından bu yana çeşitli yıllarda pek çok kez benzer patlamalar gerçekleşti, hayatını kaybeden ve yaralanan işçiler oldu ancak fabrika faaliyetine devam etti.

BBC Türkçe’ye konuşan 32 yaşındaki Ö.I., daha önce bu fabrikada eşiyle birlikte üç ay çalıştıklarını ancak ‘kendilerini güvende hissetmedikleri için’ kısa süre içinde işten ayrıldıklarını şöyle anlatıyor:

Sakarya'daki patlamanın izleri - 2

“Eşim ve ben bu fabrikada üç ay çalıştık. Fabrikaya girdiğimiz andan itibaren, işe geldiğimiz her an patlama korkusu yaşıyorduk. Çalıştığımız bölümlerde barut tozları havada uçuşuyordu. Aslında bundan bir önceki patlamadan sonra işe girmiştik, çok tehlikeli olduğunu biliyorduk ama iş lazımdı. Sonra korkudan birlikte istifa ettik.”

Sakarya'daki patlamanın izleri

“Ben burada çalıştığım süre içinde hiçbir önlem alındığını görmedim. İşe başlamadan önce böyle bir fabrikada çalışmakla ilgili herhangi bir patlama eğitimi de almadık, hiçbir eğitim almadık. Burada çalışan insanların hepsi ihtiyaç sahibi. Yokluk olmasa kimse burada çalışmazdı. Asgari ücret alacağız diye canlı bomba gibi çalışıyorlardı, ben dahil.”

Aileler hastanelere giderek bilgi almaya çalıştı

Fabrikanın önünde bekleyen insanlar

Patlama haberinin ardından aileler, fabrikada çalışan yakınlarının durumunu öğrenmek için patlama alanına ve çevre hastanelere giderek bilgi almaya çalıştı. Ailelerden bazıları, patlamanın üzerinden saatler geçmesine rağmen fabrikadaki işçi yakınlarından haber alamadı.

Gece yarısı itibariyle ailelerin henüz ulaşamadığı işçiler arasında Muhammet Seyfi Çanakçı, Muhammet Aygün ve Halis Yılmaz da bulunuyor.

Muhammet Seyfi Çanakçı’nın kız kardeşi Hanife Aydın, “Sabahtan beri ulaşamıyoruz. Diğer yakınlarımız hastanelerde bekliyor ama abimin ismi listelerden çıkmadı. Bütün hastanelere dolaştık, her yere baktık, hiçbir yerde yok” diyor.

DNA testi ihtiyacı

Fabrikanın önünde bekleyen insanlar-1

Çanakçı’nın akrabası Serdar Baytok ise Hendek Devlet Hastanesi tarafından kendilerine verilen bilgiye göre, bazı bedenlerin patlamanın şiddetiyle parçalandığını ve kimlik tespit yapılamadığını, bu nedenle DNA testine ihtiyaç duyulduğunu anlatıyor:

“Hendek Devlet Hastanesi’nde iki kişinin tanınmayacak şekilde parçalandığını ve DNA testi yapılması gerektiğini söylediler. Muhammet’in çocuklarından parça alındı, DNA sonucunun uyumlu olup olmadığı yarın saat 16.00’da belli olacak dediler.”

Fabrikanın önünde bekleyen insanlar-2

“O fabrikada uzun süredir çalışıyor. Bir önceki patlamaya da şahit oldu ama ekonomik sebeplerle o işe devam etmek zorundaydı. Şu an en kötü senaryoyu yaşıyoruz. Yarın 4’te kadar bekleyeceğiz ama o saate kadar bir umut arıyoruz.”

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

‘Umutlarını diri tutmaya çalışıyorlar’

Fabrikanın önünde bekleyen insanlar-3

Henüz ulaşılamayan bir başka işçi 25 yaşındaki Halis Yılmaz. Ailesi, Yılmaz’ın askerden döndükten sonra fabrikada çalışmaya başladığını söylüyor.

Tüm gün patlama bölgesindeki Kızılay çadırında yeğeni Halis Yılmaz’dan haber almayı bekleyen Kâmil Badak ise “Bütün hastaneleri aradık, sabahtan beri de burada bekliyoruz ama sonuç yok. Çadırda bekleyen ailelerin sayısı giderek azaldı, yakınından haber alan buradan ayrılıyor ama biz hala bulamadık” diyor.

Sakarya'daki patlamanın izleri - 3

Ailenin Hendek Devlet Hastanesi önündeki bekleyişi ardından konuştuğumuz bir başka aile yakını, DNA karşılaştırması yapmak için Halis Yılmaz’ın anne ve babasından da örnek alındığını aktarıyor.

Umutlarını diri tutmaya çalıştıklarını ifade eden aile yakını, “Belki o da bazıları gibi ormana kaçmıştır, bilincini yitirip bir yerlerde kalmıştır” diyor.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler