“Satılık 4 Çocuk” Fotoğrafının Ardında Yatan Yürek Burkan Hikaye

Funda Doruk 1 Temmuz 2022

Fotoğraf ilk olarak 5 Ağustos 1948’de The Vidette-Messenger of Valparaiso, Indiana’da yayınlandı. Çocuklar merdivenlerde otururken poz vermiş ve hamile olan anneleri yüzünü fotoğrafçıdan gizlediği için biraz kafaları karışmış görünüyorlardı.

Satılık 4 Çocuk…

Satılık 4 çocuk fotoğrafı
“Satılık 4 Çocuk. İçeriye başvurun”, Chicago, 1948.

Altyazıda şunlar yazıyordu: “Chicago’daki bir evin bahçesinde bulunan büyük bir ‘Satılık’ tabelası sessizce, dairelerinden tahliyeyle karşı karşıya kalan Bay ve Bayan Ray Chalifoux’nun trajik hikayesini anlatıyor. Dönecek yeri olmayan işsiz kömür kamyonu şoförü ve karısı dört çocuğunu satmaya karar verir. Bayan Lucille Chalifoux, çocukları merakla bakarken yüzünü fotoğraf makinesinden kaçırıyor. En üst basamakta Lana, 6 ve Rae, 5. Altta Milton, 4 ve Sue Ellen, 2”.

Aile üyeleri, anneyi, hikayenin bir parçası olabilecek fotoğrafı ayarlamak için para almakla suçladı, ancak ne yazık ki, çocuklarını satma konusunda son derece ciddiydi. İki yıl içinde fotoğrafta yer alan tüm çocuklar ve o sırada annesinin karnında olan bebek farklı evlere satıldı.

RaeAnn Mills ve erkek kardeşi Milton, 27 Ağustos 1950’de Zoeteman ailesine satıldı. Adları Beverly ve Kenneth olarak değiştirildi ve biyolojik annelerinin durumu vahim olmasına rağmen, yeni evleri de onlar için bir kurtuluş olmadı.

Sue Ellen (soldaki) ve kız kardeşi RaeAnn Mills
Sue Ellen (soldaki) ve kız kardeşi RaeAnn Mills, Chalufoux’nun Hammond’daki evinde tekrar bir araya geldi. RaeAnn Mills (sağdaki), çocukken satıldığı elbiseyi hala muhafaza ediyor. Biyolojik annesiyle geçirdiği zamandan kalan tek fiziksel eşya. Fotoğraflar 2013 yılında çekilmiştir.

Genellikle bir ahırda zincirlendiler ve uzun saatler boyunca tarlada çalışmak zorunda kaldılar. Milton, yeni baba figürü tarafından “köle” olarak adlandırıldığını hatırlıyor; bu, ne anlama geldiğini anlamadığı için o sırada kabul ettiği bir etiketti.

RaeAnn ve Milton, kendilerini istismar eden aile tarafından hiçbir zaman resmi olarak evlat edinilmemiş gibi görünse de fotoğrafın çekildiği sırada annesinin karnında olan erkek kardeşleri David, sadece birkaç km ötede yaşayan Harry ve Luella McDaniel tarafından yasal olarak evlat edinildi.

Evlat edinen ebeveynlerinin katı ama sevecen ve destekleyici olduğunu söyleyen David, kardeşlerini görmek için bisiklete bindiğini ve eve dönmeden önce onları zincirlerinden kurtardığını hatırlıyor.

RaeAnn, vahşi ve travmatik zamanlar yaşadıktan kısa bir süre sonra 17 yaşında evden ayrıldı. Genç bir ergenken kaçırıldı ve tecavüze uğradı, bu da hamilelikle sonuçlandı. Hamile kızların gittiği bir eve gönderildi ve döndüğünde bebeği evlat edindi.

RaeAnn Mills
RaeAnn Mills

Milton yaşlandıkça dayaklara, açlığa ve diğer suiistimallere şiddetli öfkeyle tepki verdi. Bir yargıç onu toplum için bir tehdit olarak kabul etti ve ıslahevi (çocuk gözaltı merkezi) ile ikisi arasında seçim yapmak zorunda bırakılınca birkaç yılını bir akıl hastanesinde geçirdi.

Kardeşler, Lana ve Sue Ellen’a ne olduğunu bilmiyorlardı, ancak yıllar sonra sosyal medya aracılığıyla onlarla yeniden bağlantı kurmayı başardılar. Lana 1998’de kanserden ölmüştü ama Sue Ellen Chalifoux hâlâ hayattaydı.

Sue Ellen, Chicago’nun Doğu Yakası semtinde, esas evinden çok da uzak olmayan bir yerde büyüdü. Biyolojik annesiyle ilgili olarak: “Cehennemde yanması gerekiyor” diye düşünüyor.

Fotoğraftaki kadın beş çocuğunu satıp/verdikten sonra yeniden evlendi ve dört kızı daha oldu. Diğer çocukları sonunda onu görmeye geldiğinde, çocuklarına karşı tamamen sevgiden yoksun olduğunu ya da onları terk ettiği için hiç pişmanlık duymadığını gördüler.

RaeAnn Mills (solda) ve kardeşi Milton (sağda) Zoeteman ailesine satıldı.
RaeAnn Mills (solda) ve kardeşi Milton (sağda) Zoeteman ailesine satıldı.

David McDaniel, annesinin soğukluğunu farklı, zorlu bir dünyanın kanıtı olarak savundu. McDaniel, “Annem beni görür görmez ‘Tıpkı babana benziyorsun’ dedi” dedi. “Asla özür dilemedi. O zamanlar önemli olan şey hayatta kalmaktı. Kimi yargılayacağız? Hepimiz insanız. Hepimiz hata yaparız. Çocuklarının geleceğini düşünmüş olabilir. Ölmelerini istememiştir”.

Milton’ın duruma farklı bir bakış açısı vardı: “Canım annem, beni hiç sevmedi. Beni sattığı için özür dilemedi. Benden o kadar nefret etti ki umursamadı”.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir