Soru Sormayı Sevenler Buraya! Size Felsefeyi Sevdirecek 17 Felsefe Kitabı

Sezgin Eroglu 4 Ekim 2019

Felsefenin temeli soru sormaktır ve Platon, felsefe merakla başlar der. Soru sormak ve merak bir felsefe kitabı için olmazsa olmaz iki şeydir.

Felsefe, Yunanca phileosophia kelimesinden türetilmiş bir kavramdır. Bu kavram iki farklı sözcüğün birleşiminden türetilmiştir. Yunancada seviyorum, peşinden koşuyorum veya arıyorum manasına gelen phileo ve bilgi veya bilgelik manasına gelen sophia sözcüklerinden türetilmiştir. Temelde zihinsel bir disiplin alanıdır. İnsanın olanlar karşısında merak ve hayret duyması neticesinde ortaya çıkar. Bu aslında felsefenin olmazsa olmaz bir koşuludur. Aristoteles “insan doğal olarak bilmek ister” der.  İster doğaya karşı isterse insan ilişkilerinden ortaya çıkan olaylara karşı merak ve hayret duygusu harekete geçmeyen bir bireyin felsefe yapmasının imkanı yoktur. Kişi merak ve hayret duygusu ile bir durumu mantıksal argümanlar veya akıl yürütmelerle sorguladığı zaman felsefe yapmaya başlar.

Çağlar boyunca filozoflar ve düşünürler temel sorulara cevaplar aradılar. Buldukları cevapları yazılı metinler halinde paylaştılar. Zaman içinde bu eserler halkın bilinçlenmesinde ve sorgulamasında önemli bir rol oynadı. Biacaip olarak sizin için size felsefeyi sevdirecek, merak duygunuzu tetikleyecek ve soru sormanızı sağlayacak kitapları derledik. 

1. Siddhartha – Hermann Hesse

Siddhartha

Nobel ödüllü Alman yazar Hermann Hesse‘in 1922 yılında kaleme aldığı Siddhartha adlı eseri özünü bulmak için ruhsal bir yolculuğa çıkan Siddhartha karakterini ele alır. Siddhartha kelimesi Sanskrit dilinde “siddha” elde etmek, başarmak,”artha” aranan anlamına gelmektedir. Bu nedenle kitaba adını veren Siddhartha kelimesi aradığını bulan, amacına ulaşan anlamına gelmektedir.

Siddhartha’nın amacı “Nirvana” ya ulaşmaktır. “ateşin sönmesi” anlamına gelen Nirvana istek ve tutkuların yok olduğu, ıstırabın etkileyemeyeceği, kişinin benlikten soyunduğu bir iç barışa ulaşmaktır. Siddhartha hayatın fırtınalı evrelerinden geçtikten sonra yaşlı kayıkçının yanında huzuru bulur Burada hayatın bir nehir olduğunu anlar. Her zaman, her yerde var olan, zamansız, geçmişi ve geleceği olmayan. Bir “şimdi” olduğunu görür. Arzuların çatışmasından kurtularak kendini hayat akışının huzuruna bırakarak, evrendeki ahengin içinde yoluna devam eder ancak…

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

2. Etika – Baruch Spinoza

Etika
Felsefeyi Sevdirecek 17 Felsefe Kitabı

Felsefe tarihinin şüphesiz en tartışmalı eserlerinden biri olan Etika (Ethica), daha gençliğinde bağlı olduğu Yahudi cemaatinden aforoz edilen, eserleri yasaklanan, yaşamını bin bir zorlukla kazanmak zorunda kalan çetin bir insanın; kendisine geometriyi kalkan yapıp klasik ve skolastik felsefe terimlerinin içeriğini yeni bir bakış açısıyla doldurmaya, metafizik konuları matematik düşünme yöntemiyle kanıtlamaya çalışan hummalı bir zihnin ürünüdür. Tanrı, doğa, insan, zihin, akıl, duygu, irade, özgürlük gibi en temel felsefi kavramları tanımlarla, açıklamalarla, önermelerle, önerme sonuçlarıyla, kanıtlamalarla ve notlarla örülü sıradışı bir üslupla ele alıp irdeleyen ve nihai amacı insanı sonsuz mutluluğa götürecek yolu göstermek olan Ethica, bu yönüyle felsefe tarihinin temel tartışmalarına ışık tutan mükemmel bir başucu kitabıdır.

3. Sofie’nin Dünyası – Jostein Gaarder

Sofie'nin Dünyası

Sofie, bir gün posta kutusunda “Kimsin sen?” yazılı bir kart bulur ve 15. yaşını kutlamaya hazırlanan Sofie, “ben kimim?” diye düşünmeye başlar ve sorunun cevabını felsefe tarihinden bulmaya karar verir.  Bundan sonra da devamlı ve düzenli bir şekilde kısa notlar ve birkaç sayfalık felsefe tarihini anlatan yazılar almaya başlar. Albert Knag isminde Lübnan’da bulunan bir Binbaşı Hilde ismindeki kızına devamlı 15. yaşgününü kutlayan kartlar atmakta ama bu kartlar her nedense Sofi’ye gelmektedir.

Sofi bu mektupları en olmayacak yerlerde de kırda gezide, mutfakta vb- bulup okumaya başlamıştır.  Sofi bu gizemi çözmeye uğraşmaktadır. Albet Knag ile felsefe öğretmeninin (Alberto Knox), Hilde ile de kendisi arasında bir benzerlik kurmakta, acaba “ben Hilde miyim?”, ya da “Hilde ben midir?” gibi sorular sormaya başlamıştır. Aslında binbaşının gönderdiği kartlar ve yarattığı mucizeler Sofi’nin felsefi akımları ve görüşleri anlamasına yardımcı olmaktadır.

4. Prens – Niccolò Machiavelli

Prens

Niccolo Machiavelli’nin bu kitabı, politika felsefesinin temelini oluşturacak nitelikte bir eserdir. Machiavelli, hükümdarın dar kalıplar içinden sıyrılıp nasıl geniş bir anlam içermesi gerekeceğini birçok başlık altında toplayarak anlatmış ve politika bilimine bu anlamda yeni bir boyut getirmiştir. Her ne kadar yaşadığı dönemde beklediği ilgiyi göremese de günümüze kadar geçerliliğini hiçbir zaman yitirmemiştir. Kitap siyaset bilimi teorisi adına yazılmış olan ilk eser olup yazarın en bilinen eseridir. Ayrıca, daha sonra ortaya atılacak olan Machiavellist düşünce teriminin temeli olmuştur. Yazarın yaşadığı dönemdeki İtalya’nın durumu eserin yazılmasında büyük ölçüde etkili olmuştur.

5. Felsefenin Tesellisi – Alain De Botton

Felsefenin Tesellisi
Felsefeyi Sevdirecek 17 Felsefe Kitabı

Kitabı altı bölüme ayıran yazar, her bölümde bir filozofun yaşamından ve yazdıklarından yola çıkarak ayrı bir problemi ele alıyor. Toplum tarafından kabul görmemenin tesellisini Sokrates‘te, yeterince paraya sahip olmamanın tesellisini Epikuros’ta, düş kırıklığı yaşamının tesellisini Seneca’da, kendini yeterince hissetmenin tesellisini Montaigne‘de, kırık bir kalbin tesellisini ise Schopenhauer‘de buluyor. Başkalarının yaşantısını kıskanarak acı çekenlere Nietzsche‘yi öneriyor.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

6. Devlet – Platon (Eflatun)

Devlet

Bu kitap, Sokrates ve yanındakiler arasındaki diyaloglardan oluşmaktadır. Konuşma, haksızlık kurbanı olan büyük servetini ele geçirmek için oligarklar tarafından öldürülen Polemarkhos’un evinde olmaktadır. Böylece, haksız yere öldürülen Polemarkhos ile demokrasinin kurbanı Sokrates’in ölümü arasında bir benzerlik olduğu ortaya konulmuş olmaktadır. Platon, bu eserinde Polemarkhos’u Sokrates’le hep yan yana göstermiştir.   Eser birbiriyle ilişkiye giren üç grup insan arasında yapılmıştır. Birinci grubu Sokrates’le iki öğrencisi: Glaukon ve Adeimantos; ikinci grubu, ihtiyar Kephalos’la oğlu Polemarkhos; üçüncüsünü ise sofist Thrasymakhos’la onun peşinden gelen öğrenciler meydana getirmektedir. 

7. Nietzsche Ağladığında – Irvin D. Yalom

Nietzsche Ağladığında

Nietzsche Ağladığında. Edebiyatla da düşünülebileceğini gösteren müthiş bir örnek…

Sahne Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyana’sı. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk. Aktörler Nietzche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Karısı, toplumsal görevleri ve vatanı yok. İnzivayı seviyor. Tanrı’yı öldürmüş. “Ümit kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır” diyor. Daha sonra, “Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenebilirsiniz?” diyecek. Ümitsiz.

Breuer: Efsanevi bir teşhis dehası. Ümitsizlerin kapısını çaldığı doktor. Psikanalizin ilk kurucularından. Kırkında, bütün Avrupalı sanatçı ve düşünürlerin doktoru olmayı başarmış. Güzel bir karısı ve beş çocuğu var. Zengin. Saygın. Hayatı boyunca “ama” pozisyonunda yaşamış biri.

Freud: Breuer’in arkadaşı. Henüz genç. Geleceği parlak. Şimdi yoksul.

Salomé: Erkeklerin başını döndüren kadın. Çekici. Özgür. Evliliğe inanmıyor. Bazen aynı anda birçok erkekle beraber oluyor. Sanatçıları ve düşünürleri tercih ediyor. Kırbacı var. Konu Ümitsizlik. Bir gün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salomé, Nietzsche’den habersiz Breuer’e gelir. “Avrupa’nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin” der. Breuer, Salomé’yi tekrar görebilmek umuduyla “peki” der. Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade… ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar… Kendisiyle ve hayatla yüzleşmekten çekinmeyenlere…

8. Deliliğe Övgü – Desiderius Erasmus

Deliliğe Övgü
Felsefeyi Sevdirecek 17 Felsefe Kitabı

Rönesans’a yön veren en önemli düşünürlerden biri olan Erasmus, “Deliliğe” methiyeler düzdüğü “Deliliğe Övgü” adlı kitabında “gerçek bilgelik, deliliktir” ya da ”kendini bilge sanmak, gerçek deliliktir” ikilemi üzerinde durur. Komedi türünde ele alınan denemelerde “delilik (stultitia)”, kendi kendisine övgüler düzer; hayatın her evresinde deliliğin nasıl egemen olduğunu anlatır. Bu arada özellikle din kurumu ve din adamları ile devlet yönetiminin hemen hemen her kademesindeki kişiler ve kurumlar deliliğin sivri dilinden nasibini alır. “Deliliğe Övgü” çağlar boyunca bağnazlığa karşı yazılmış bir başyapıttır.

9. Bulantı – Jean Paul Sartre

Bulantı

Bulantı, 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden Jean-Paul Sartre‘ın ilk romanı. Bireyin kökten özgürlüğünü vurgulayan varoluşçu akımın sözcülüğünü üstlenen Sartre, adını 1938’de yayımlanan bu romanıyla duyurmuştu. Günlük biçiminde yazdığı bu kitabında, romanın kahramanı Roquentin’in dünya karşısında duyduğu tiksintiyi anlatıyordu. Bu tiksinti yalnızca dış dünyaya değil, Roquentin’in kendi bedenine de yönelikti. Kimi eleştirmenler romanı hastalıklı bir durumun, bir tür nevrotik kaçışın ifadesi olarak değerlendirdilerse de Bulantı, yansıttığı güçlü bireyci ve toplum karşıtı düşüncelerle, sonradan Sartre’ın felsefesinin temellerini oluşturacak birçok konuya yer veren özgün bir yapıttı. “Varoluş”la yüz yüze gelen Roquentin’in geçirdiği değişimi anlatan Bulantı, varoluşçuluğun kült kitaplarından biri oldu.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

10. Böyle Buyurdu Zerdüşt – Friedrich Wilhelm Nietzsche

Böyle Buyurdu Zerdüşt
Felsefeyi Sevdirecek 17 Felsefe Kitabı

Platon’dan beri süregelen yanlış değerler ve kuruntuların geçersizliğini ilan eden “Çekiç Felsefe”nin başlatıcısı olan Nietzsche, metafiziği yıkma eylemine girişmiştir.

Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı yapıtına kadar sürekli işlediği bu eleştirisiyle ahlaka, dine karşı düzenli bir savaş açmış; insanın kendi özdeğerlerinin yeniden yaratımcısı olarak özgürleşmesini, Üstinsan’a varmasını ereklemiştir.

Böyle Buyurdu Zerdüşt, felsefe tarihine “Değerlerin Öte Değere Geçmesi”, “Tanrının Ölümü ve Nihilizm”, “Köle Ahlakının Eleştirisi” başlıklı katkılarda bulunmuş Nietzsche‘nin baş yapıtıdır.

11. Sokrates’in Savunması – Platon (Eflatun)

Sokrates’in Savunması

Sokrates’in bir grup Atinalı tarafından şehrin tanrılarına inanmayışı ve gençlerin ahlakını bozması gerekçesiyle suçlanmasıdır. Eser Sokrates’in Atina demokrasisi tarafından yargılanışını ve cezalandırılmasını konu alan diyaloglar şeklindedir. Eser, Euthyphron ve Kriton ile birlikte bir üçleme oluşturur. Euthyphron mahkemenin hemen öncesini, Savunma mahkeme sürecini, Kriton ise mahkeme sonrasını anlatmaktadır.

“Ben bir siyaset adamı olamayacak kadar dürüst olduğumu düşünerek, size ve kendime iyilik etmemi engelleyecek hiçbir yola sapmadım! Tam tersine, hepinize iyilik etmemi mümkün kılan bir yola girdim, herkesin kendini düşünmekten, kendi işlerinin peşinde koşmaktan önce erdemi, bilgeliği araması gerektiğini, devletin sırtından faydalanmaya bakmadan önce devlete bakması gerektiğini sizlere kabul ettirmeye çalıştım.”

“Atinalılar! İnsanları öldürmekle, herkesi kötü hayatınızı kınamaktan alıkoyacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bu, olası bir kaçış yolu, onurlu bir kaçış yolu değildir. En kolay en asil yol, başkalarını hiçbir şey yapamayacak bir hale getirmek değil, kendinizi yükseltmektir. İşte buradan ayrılmadan önce beni mahkum eden yargıçlara söyleyeceğim kehanet budur.” “Artık ayrılmak zamanı geldi, yolumuza gidelim: ben ölmeye, siz yaşamaya. Hangisi daha iyi? Bunu Tanrı’dan başka kimse bilemez.”

12. Ermiş – Halil Cibran

Ermiş
Felsefeyi Sevdirecek 17 Felsefe Kitabı

Halil Cibran’ın, “Ermiş” adlı kitabı, 54 sayfalık incecik bir kitap. Fakat içinde kocaman bir dünya var. El Mustafa adlı bir adam, 12 yıl kalmış olduğu şehirden ayrılırken ahali tarafından durdurulur. Ve insanlar El Mustafa’ya aşka, evliliğe, çocuklara, yemeye ve içmeye, çalışmaya, sevinç ve kedere, özgürlüğe, zamana, iyilik ve kötülüğe, güzelliğe, ölüme ve hayattaki daha pek çok konuya dair fikirlerini sorar, gitmeden önce ondan son bir “düşünce” koparmaya çalışırlar.

El Mustafa’nın ahaliyle paylaştığı hayat görüşleri, zamana meydan okuyan, her dinden ve her yöreden insana seslenebilen, düşündürücü nitelikte. Bazen kimi cümleleri tekrar tekrar okuduğunuz oluyor. Yazılan her cümle hayatınızın rotasını değiştirebilecek potansiyelde… Aslında böyle söyleyerek beklentiyi yükseltmek istemiyorum, sonuçta her insanın bir kitaptan aldığı bal farklıdır fakat gerçekten almak isteyerek okuduğunuzda çok şey kazandıran bir kitap.

13. Meditasyonlar – Rene Descartes

Meditasyonlar

René Descartes ,31 Mart 1596-11 Şubat 1650 yılları arasında yaşamış olan Fransız matematikçi ve düşünürdür. Immanuel Kant için nasıl ki ‘Felsefeyi Uyandıran Adam’ deniliyorsa, René Descartes’de Avrupa’da gelişimi durağanlaşan felsefeyi uyandıran kişi olmuştur. Her ne kadar Rönesans ve beraberinde Reform-Anti Reform akımları ile birlikte Batı Avrupa’da teoloji de dahil olmak üzere pek çok bilim dalı gelişmiş olsa da felsefe alanında Skolastisizm birincil öncelikteki akımdı. René Descartes ile birlikte skolastik düşünce biçemi yerini onun temellerini atmış olduğu ve kendi adının verildiği Kartezyanizm’e bıraktı. Bu felsefi akımın temelini Meditasyonlar adını verdiği kitabı ile attı.

Descartes kendisinin yazmış olduğu Meditasyonlar isimli eserin gerek önsözünde gerekse I. Meditasyon bölümünde belirtmiş olduğu üzere hayatı pek çok yanlış kanı üzerinde kurduğundan kuşkulanmaktaydı. Bu yüzden Descartes insanların doğru bilgiye ulaşmaları için zihinlerini gereksiz bilgilerden temizlemelerini savunmuştur.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

14. Simyacı – Paulo Coelho

Simyacı
Felsefeyi Sevdirecek 17 Felsefe Kitabı

Simyacı, İspanya’dan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago’nun masalsı yaşamının öyküsü. Ama aynı zamanda bir “nasihatname”; “Yazgına nasıl egemen olacaksın? Mutluluğunu nasıl kuracaksın?” gibi sorulara yanıt arayan bir yaşam ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen bu romanın, dünyanın dört bir yanında bunca sevilmesinin gizi, kuşkusuz bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor.

Simyacıyı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp, güneşin doğuşunu izlemeye benziyor.

15. Dinle Küçük Adam – Wilhelm Reich

Dinle Küçük Adam

Wilhelm Reich’in Dinle Küçük Adam (Rede an den kleinen Mann), adlı yapıtı bilimsel bir belge değil, konusu insan olan bir çalışmadır. 1954 yılı yazında, yayınlanma amacı güdülmeden, Orgone Enstitüsü Belgelikleri için yazılmıştır. Bu kitap, birkaç on yıl boyunca sokaktaki Küçük Adamın kendine neler yaptığını önce çocuksu bir saflıkla, daha sonra büyük bir şaşkınlık ve nihayet dehşet içinde izleyen bir doğa-bilimci ve tıp doktorunun içindeki fırtına ve çatışkıların ürünüdür: Sokaktaki Küçük Adam, nelere katlanmak durumunda kalmakta, nasıl isyan etmektedir? Düşmanlarını el üstünde tutmasının, dostlarınıysa öldürmesinin nedenleri nelerdir?

Bu Küçük Adam, “halkın bir temsilcisi” olarak belli bir gücü ele geçirdiği durumlarda bu yetkisini nasıl boşa harcamakta, ziyan etmekte, yanlış kullanmaktadır? Neden, aynı gücü daha önce elinde bulunduran ve onu, Küçük Adamı ezmede kullanan üst sınıfların sadist bireyleri gibi davranmakta, eline geçirdiği o yönetme gücünü nasıl olup da acımasız bir baskı aracı haline getirmektedir?

16. Ütopya – Thomas More

Ütopya

Yaşlı bir denizci Thomas More’a, son seyahati sırasında tesadüfen keşfettiği Utopia adasını anlatır. Bu adanın yönetim biçimi, yasama, yürütme ve yargılama gücü, yurttaşların kamu haklarından yararlanmaları gerçekten de mükemmeldir. Ona göre Utopia bütün Avrupa devletlerinin yapılanmasına örnek oluşturacak ideal devletin ta kendisidir.

Utopia’da yurttaşların birlikte çalışarak elde ettiği ürünler pazar yerlerindeki ambarlara getirilir. Halk her ihtiyacını bu ambarlardan karşılar, üstelik ücretsiz. Çünkü Utopialılar para kullanmaz. Hele paranın ana maddesi altın ya da gümüşe metelik değer vermez. Emeğin ortak kullanımının esas alındığı bu toplumda yiyecek sıkıntısı diye bir şey yoktur, hiç kimse dara düşmez, hiçbir yurttaş ailesinin geleceğinden endişe duymaz.

Çünkü Utopia adaletin yeryüzündeki simgesidir.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

17. Varlık Ve Hiçlik – Jean-Paul Sartre

Varlık Ve Hiçlik
Felsefeyi Sevdirecek 17 Felsefe Kitabı

Varlık ve Hiçlik, hiç şüphesiz Jean-Paul Sartre‘ın “başyapıtı”dır. Sadece Fransız felsefesi açısından değil genel olarak felsefe tarihi açısından da son büyük ontoloji denemesini temsil eder. Dolayısıyla önemini ve güncelliğini hala korumaktadır ve hiç şüphesiz daha uzun yıllar korumaya devam edecektir. Çünkü, insan, ilk defa bu yapıtta, özgür olmaya “mahkum” edilmiştir…

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir