kategoriler

Ted Bundy: Görüp Görebileceğiniz En Merhametsiz ve Aşağılık Seri Katil


Ted Bundy bile kendisini görüp görebileceğiniz en merhametsiz, aşağılık kişi olarak tanımlıyor. İşlediği suçlar ise bu söylemini tamamıyla haklı çıkarıyor.

Netflix’in “Conversations with a Killer: The Ted Bundy Tapes” isimli belgeselinin yayınlanmaya başlamasının Ardından insanların Amerikan tarihinin en kanlı seri katillerinden biri olan Ted Bundy’ye ilgisi bir anda arttı. Halen öldürdüğü kadın sayısı tam olarak bilinmeyen; kimilerine göre 30-50, kimilerine göre 100’den fazla insanı katletmiş olan bu acımasız seri katilin korkunç hayat hikayesini sizler için hazırladık.

1974 yılının ilkbahar ve yaz dönemlerinde, Amerika Birleşik Devletleri Kuzeybatı Pasifik bölgesi polisi panik halindeydi.

Ted Bundy'nin kurbanları

Washington ve Oregon eyaletlerinde, her ay üniversite öğrencisi olan bir kadın kayboluyordu ve polisin elinde bu konuda çok az delil vardı.

Altı ay içinde, altı kadın kaçılırdı. Çok sayıda kadın, Janice Ann Ott ve Denise Marie Naslund’un aynı bölgede ortadan kaybolmasından önce Lake Sammamish State Park’ın kalabalık sahilinden tenha yerlere götürülmeye çalışıldıklarını polise bildirmişti.

Bu kişiye dair polisin elindeki tek bilgi, kolu alçıda olan çekici genç bir adamın kadınlara yaklaştığı ve onları kahverengi Volkswagen Beetle marka arabasına çekmeye çalıştığı yönündeydi. Kendini “Ted” olarak tanıtıyordu.

Polisin yaptığı duyurunun ardından, dört kişi daha bu tanıma uyan bir Seattle sakinini polise bildirdi. Bu kişinin adı Ted Bundy’ydi. Bu dört kişi ise Ted Bundy’nin eski kız arkadaşı, yakın bir arkadaşı, bir iş arkadaşı ve eski psikoloji öğretmeniydi.

Tüm uyarılara rağmen polis, sabıkası temiz, efendi bir hukuk öğrencisi olan Ted Bundy’i, suçlu olma ihtimali olmadığını düşünerek şüpheli listesinden çıkardı.

Ted Bundy, 1970’lerde, en az yedi eyalette, en az 30 kişiyi öldürdüğü kanlı kariyeri boyunca insanların kendisi hakkındaki bu tarz yargılarından pek çok kereler faydalandı.

Kendisinden şüphelenmeyen polisler, kaçtığı hapishanelerdeki gardiyanlar, aklını çeldiği kadınlar ve yakalandıktan sonra kendisiyle evlenen karısı dahil herkesi kandırmış olsa da Ted Bundy, avukatının da dediği gibi “tam anlamıyla acımasız bir seri katil”di.

Bir keresinden kendinden “görüp görebileceğiniz en merhametsiz, aşağılık herif” olarak söz etmişti.

Ted Bundy’nin Çocukluk Dönemi

Ted Bundy'nin ailesiyle çocukluk fotosu

Ted Bundy, ilk cinayetini işleyeceği Kuzeybatı Pasifik’ten uzakta, ülkenin diğer bir ucunda bulunan Vermont’ta dünyaya geldi.

Annesi Eleanor Louise Cowell’di. Babasının kimliği ise resmi olarak bilinmiyor. Sosyal baskıdan kurtulmak adına, annesinin ablası, büyükannesi ve istismarcı büyük babasının da annesi ve babası olduğu söylenerek yetiştirildi Ted Bundy.

Büyükbabası, Ted Bundy’yi ve annesini sürekli döverdi. Bu sebeple, beş yaşına geldiğinde, annesiyle birlikte evden kaçıp kuzenleriyle yaşamak üzere Washington Tacoma’ya yerleşti.

Burada annesi bir hastanede aşçı olarak çalışan Johnnie Bundy ile evlendi. Johnnie Bundy, daha sonra resmi olarak Ted’i evlat edinerek ona soyadını verdi.

Ted Bundy üvey babasını pek sevmezdi. Kız arkadaşlarından birine bir keresinde aşağılayan bir tavırla üvey babasının pek akıllı olmadığını ve pek fazla para kazanamadığını söylemişti.

Sponsorlu Bağlantı

Ted Bundy’nin çocukluk dönemine dair pek fazla bilgi bulunmuyor.

Ted Bundy gençliği

Farklı biyografi yazarlarına çocukluğundan bahsederken birbiriyle tutmayan açıklamalar yapsa da, ortaya çıkan tabloda ardında karanlık fanteziler barındıran sıradan bir hayat yatıyor.

Kendini, geceleri köhne sokaklarda dolaşıp gözetleyebileceği kadınlar arayan yalnız biri olarak tanımlıyor, Ted Bundy. Ancak onu liseden hatırlayan pek çok kişi herkesçe tanınan ve sevilen biri olduğunu söylüyor.

Ancak herkes aynı fikirde değil elbette bazı ortaokul ve lise arkadaşları onu utangaç biri olarak hatırlıyor. Kendisine çıkma teklif eden kızlarla bile flört etmiyordu. Yavaş yavaş ortaya çıkan bir yönü daha vardı, 15 yaşına geldiğinde usta bir hırsıza dönüşmüştü. Bugün psikolojinin ‘grandiyöz narsizm‘ olarak tanımladığı; sürekli hoşnut hissetme, otoriteye karşı gelme, mağaza soyma yeteneği. Bütün bunlar onun kendisini özel hissetme ve adının herkesçe duyulmasını isteme gibi narsist örüntüler edinmesine katkı sağladı. Bunların yanı sıra kadınlarla ilişkisi de kötüye gitmeye başladı. Bir röntgenci haline geldi, gecenin karanlığında kızların penceresinde ortaya çıkıyordu.

Üniversite Yılları ve İlk Saldırısı

Ted Bundy ve Elizabeth Kloepfer
Ted Bundy ve Elizabeth Kloepfer

Ted Bundy, 1965 yılında liseden mezun olur. Ardından yaşadığı yere yakın Puget Sound Üniversitesine yazılır. Daha sonra ise Çince okumak için Washington Üniversitesine geçiş yapar.

1968 yılında kısa bir süreliğine okulu bıraksa da, psikoloji alanında okumak üzere yeniden kayıt yaptırır. Okul dışındaki zamanlarında Doğu Yakasını ziyaret eder. Tahminlere göre ablası sandığını kadının annesi olduğunu ilk burada öğrenmiştir.

Daha sonra, Washington Üniversitesi tıp fakültesinde sekreter olarak çalışan, Utah doğumlu bir dul olan Elizabeth Kloepfer ile sevgili olur. Ted Bundy’i polise Kuzeybatı Pasifik cinayetlerinin şüphelisi olarak bildiren dört kişiden biri de Elizabeth Kloepfer’dir.

Bu dört kişiden biri de, o dönemlerde Ted Bundy ile tanışıp Seattle alo intihar hattında birlikte çalıştığı eski Seattle polis memuru Ann Rule’dur. Sonraki yıllarda Ann Rule, Ted Bundy üzerine “The Stranger Beside Me” adında bir biyografi kitabı yazmıştır.

Ted Bundy, 1973 yılında Puget Sound Üniversitesi Hukuk Fakültesine kabul edilir, ancak birkaç ay sonra derslere gitmeyi bırakır.

Ortadan kaybolmalar ilk kez o dönemde başlar.

Ted Bundy

Ted Bundy’nin bilinen ilk saldırısı, 1974 yılının Ocak ayında cinayetle sonuçlanmayan, Washington Üniversitesinde öğrencilik ve dansçılık yapan 18 yaşındaki Karen Sparks’a yaptığı saldırıdır.

Evine zorla girerek yatağından söktüğü metal bir sopa ile Karen Sparks’ı bilincini kaybedene dek döver, hemen öncesinde aynı sopa ile cinsel saldırıda da bulunur. Bu saldırı Karen Sparks’ın 10 gün boyunca komada kalmasına ve sonucunda da vücudunda kalıcı sakatlıklar oluşmasına sebep olur.

Ted Bundy’nin İlk Cinayetleri

Ted Bundy

Ted Bundy’nin daha sonraki kurbanı ve kanıtlanan ilk cinayeti, bir diğer Washington Üniversitesi öğrencisi olan Lynda Ann Healy’dir.

Karen Sparks’a yaptığı saldırıdan bir ay sonra Ted Bundy, evine sabah erken saatlerde girdiği Lynda Ann Healy’i bayıltana kadar döver, vücudunu giysilerle kapatarak arabasına taşır. Bu olaydan sonra Lynda Ann Healy’i bir daha gören olmaz ancak kafatasından bir parça yıllar sonra Ted Bundy’nin kurbanlarının cesetlerini sakladığı bir yerde bulunur.

Bu olayların ardından Ted Bundy aynı bölgede kadın öğrencileri hedef almaya devam eder. Otostop çeken genç öğrencileri arabasına alma ve koluna alçıya alınmış süsü vererek arabasına bir şeyler taşımak için kadınlardan yardım isteme en sık kullandığı taktiklerindendir.

Bu kadınları bağlayıp, tecavüz edip, öldürmeden önce bilinçlerini yitirene kadar döver, sonrasında cesetlerini ıssız ormanlık alanlara bırakır. Sık sık bu alanlara giderek kurbanlarının kafasını kopartıp, kafataslarını evine götürüp onlarla uyur.

Ted Bundy, “Nihai sahiplenme aslında can almaktır” diyor. “Ardından cesedi fiziksel olarak sahiplenme gelir.”

Ted Bundy ve eşi Carole Ann Boone
Ted Bundy’nin suçlu olduğuna asla inanmayan Carole Ann Boone

“Cinayet yalnızca tutku veya şiddet suçu değildir. Sahiplenmektir. Kurbanlarınız sizin birer parçanız olurlar ve birlikte sonsuza dek bir bütün olursunuz… Onları öldürdüğünüz veya cesetlerini bıraktığınız yerler sizin için kutsal olur, daima bu yerlere çekildiğinizi hissedersiniz.”

Daha sonraki beş ay içerisinde Ted Bundy, Kuzeybatı Pasifik’te isimleri Donna Gail Manson, Susan Elaine Rancourt, Roberta Kathleen Parks, Brenda Carol Ball ve Georgann Hawkins olan beş kadın öğrenciyi kaçırarak öldürür.

Bu kaçırılma silsilesinin ardından polis büyük bir soruşturma başlatır ve pek çok resmi daireden kaybolan kızları arama konusunda yardım alır. Bu resmi dairelerden biri de Washington Eyaleti Acil Durum Hizmetleri Bölümüdür. Ted Bundy, soruşturmalar devam ederken bu bölümde çalışır. Cinayet işlemeye devam ederken yıllarca bir ayrılıp bir barıştığı, iki kere boşanmayla sonuçlanan evlilik yapan bir anne olan Carole Ann Boone ile tanışır.

Sponsorlu Bağlantı

Yer Değiştirmesi ve Yakalanması

Ted Bundy tutuklu

Kadınların kaçırılmasının ardındaki kişiyi bulma çalışmaları devam ederken, görgü tanıklarının ifadeleri giderek daha da fazla Ted Bundy’e işaret etmeye başlar. Öte yandan kurbanlarının bazılarının cesetleri ormanda bulunurken, Ted Bundy Utah eyaletinde bir hukuk fakültesine kabul edilir ve Salt Lake City’ye taşınır.

Burada, kadınlara tecavüz edip onları öldürmeye devam eder, öldürdüğü kadınlar arasında Idaho’dan bir otostopçu ve Utah’tan dört genç kız yer alır.

Bu cinayetleri ve Ted Bundy’nin Utah’a taşındığını duyan Elizabeth Kloepfer ikinci kez polisi arayarak bu cinayetlerin ardında Ted Bundy’nin olduğundan şüphelendiğini bildirir.

Elizabeth Kloepfer’in ikinci kez polisi araması Ted Bundy’nin yakalanmasını direkt olarak sağlamasa da, dedektifler Kuzeybatı Pasifik cinayetleriyle ilgili veri toplarken, birinci derece şüpheli olarak Ted Bundy’nin isminin öne çıkmasına sebep olmuştur.

Buna rağmen, Ted Bundy, daha fazla sayıda genç kadını öldürebilmek için Utah’taki evinden Colorado’ya seyahatler yaparak cinayet işlemeye devam eder.

Ted’in elinden kurtulmayı başaran bir tanık!

Ted Bundy'nin elinden sağ kurtulan kadın Carol
Carol DaRonch: Ted Bundy’nin elinden kurtulmayı başaran tek canlı tanık mahkemede onu teşhis ediyor.

7 Kasım 1974 tarihinde kendisini polis olarak tanıtarak 19 yaşındaki Carol DaRonch‘a yaklaşır. Birilerinin aracına girmeye çalıştığını, çalıntı bir şey olup olmadığına bakmak için kendisiyle gelmesi gerektiğini söyler. Carol, bu iyi giyimli düzgün konuşan adama inanarak aracının yanına gidip camından şöyle bir bakar ve her şeyin yerinde olduğunu söyler. Ancak saldırmayı kafasına koyan Ted: “aracınıza girmeye çalışan kişi şu an karakolda benimle karakola kadar gelip onun hakkındaki suçlamayı imzalayabilir misiniz?” diye sorar. Bu sırada durumdan biraz şüphelenen Carol kimlik göstermesini ister, ancak Ted tedbirlidir ve bir polis rozeti gösterir. İkna olan Carol, Ted ile birlikte onun arabasına biner…

Arabanın içinde ani bir hamle yapan Ted, Carol’un bileğine kelepçe takar, ancak diğer ucunu araçta bir yere takamadan Carol kapıyı açarak araçtan inmeyi başarır. Ted onun peşinden gitse de Carol o anda oradan geçen bir araca binerek uzaklaşır. Kaçarken kelepçe hala bileklerindedir. Artık saldırganı ve arabasını tarif edebilecek canlı bir kurban tanık vardır. Kelepçenin hala bileklerinde olması başlı başına bir kanıttır.

Bütün bunlara rağmen polisin, saldırganın kim olduğu hakkında hala fikri yoktur. Ted Bundy zaten kılık değiştirme ustasıdır ve her zaman farklı görünmektedir. Kimi zaman sakalları vardır, kimi zaman uzun, tel tel saçları, bir keresinde saçlarını kısacık bile kestirmiştir. Görünüşü sürekli değişmektedir.

1975 yılı Ağustos ayında Ted Bundy, Salt Lake City’te yer alan bir banliyöye giderken yolda polis tarafından durdurulur, arabasında maskeler, kelepçeler ve keskin olmayan bazı aletler bulunur.

Ted Bundy'nin aracında ele geçenler

Bunlar tutuklanması için yeterli olmasa da, bir polis memuru, önceden işlenen bazı cinayetlerin şüphelisi olduğunu fark etmesi üzerine Ted Bundy’i gözlem altında tutmaya karar verir.

Polis memurları, Ted Bundy’nin daha sonra sattığı eski arabası Beetle’da üç kurbanıyla eşleşen saçlar bulur. Bu kanıtlarla birlikte polis, içlerinde Ted Bundy’nin de bulunduğu şüphelileri teşhis için sıraya dizer ve böylelikle önceden kaçırmaya çalıştığı bir kadın tarafından kimliği tespit edilir.

Ted Bundy, adam kaçırma ve saldırı sebebiyle suçlu bulunur ve hapishaneye gönderilir. Aynı zamanda polis diğer cinayet vakalarını da Ted Bundy ile ilişkilendirmeye çalışmaya başlar.

Ted Bundy’nin kurbanları üzerinde uyguladığı korkunç yöntemleri bu içeriğimizde okuyabilirsiniz.

Kaçışı ve Yargılanması

Chi Omega evindeki kurbanları

Lisa Levy ve Margaret Bowman

Buna rağmen Ted Bundy’nin cinayetlerinin devamı gelir.

Kısa bir süre sonra tutukluyken kaçmayı başarır, bunu daha sonra bir kez daha başaracaktır. İlk olarak 1977 yılında, Aspen Colorado’da mahkeme kütüphanesindeyken kaçmayı başarır. (Duruşmasında kendi avukatlığını yaptığı için mahkeme kütüphanesine pranga olmaksızın girmesine izin verilmiştir). Kaçışının ardından 6 gün sonra yeniden yakalanır.

Bir sonraki kaçışının çok daha ağır sonuçları olur. İlk kaçışından 6 ay sonra yeniden kaçmayı başarır (bu kez bir testere yardımı ile tavanda açtığı tesisat boşluğundan kaçar) ve Florida’ya gider.

15 Ocak 1978’de Florida’da, kaçışından 2 hafta sonra Florida Eyalet Üniversitesi kampüsündeki Chi Omega kız öğrenci yurduna girer.

15 dakika gibi kısa bir sürede, Margaret Bowman ve Lisa Levy adlı iki kişiyi cinsel saldırıda bulunarak öldürür, Kathy Kleiner ve Karen Chandler adlı iki kız öğrenciye de korkunç hasarlara sebep olan saldırılarda bulunur.

Ted Bundy’nin Chi Omega Kız Yurdundaki vahşi cinayetlerini daha detaylı şekilde okumak için.

8 Şubat’ta halen firardayken, 12 yaşındaki Kimberly Diane Leach’i ortaokulundan kaçırır ve öldürür.

Kimberly Diane Leach

Bir hafta sonra, Florida Eyalet Üniversitesi cinayetlerinin doğrudan Ted Bundy ile bağlantılı olduğunu gösteren fiziksel kanıtlar bulan polis tarafından çalıntı bir araba içerisinde yakalanır. Ted Bundy polislere “Keşke beni öldürseydiniz” der.

Yargılanma süreci boyunca Ted Bundy kendini sabote ederek avukatlarının tavsiyelerini dikkate almaz, kendi savunmasını kendi yapmaya karar verir. Ted Bundy’nin savunmasıyla bağlantısı olan kişiler sonraki zamanlarda Ted Bundy hakkındaki gerçek görüşlerini söylemekten çekinmezler.

Savunma dedektifi Joseph Aloi, Ted Bundy için “Tanıdığım tüm insanlar arasında şeytana en yakın olan kişidir” demiştir.

Sonuç olarak suçlu olduğu kanıtlanan Ted Bundy, Florida Raiford Hapishanesi‘nde ölüm cezasına çarptırılır. Burada diğer mahkumlar tarafından istismara uğrar (bazı kaynaklara göre dört adamın toplu tecavüzüne uğramıştır). Mahkemesi devam ettiği dönemde evlendiği Carole Ann Boone’dan bir çocuğu olur.

Ted Bundy, 24 Ocak 1989 yılında elektrikli sandalye ile idam edildi.

İdamı bekleyen kalabalık

Yüzlerce kişi mahkeme binasının önünde toplanarak ölümünü kutladı.

Ted Bundy’nin kurbanlarından biri olan Denise Naslund’un annesi Eleanor Rose, “Sopayla dövme, boğma, cesetlere saygısızlık ve işkence gibi kadınlara yaptığı onca şeyin ardından elektrikli sandalyeyle ölümün onun için fazla iyi bir son olduğunu düşünüyorum” açıklamasında bulunur.

İnfazından önce işlediği cinayetlerin çoğunu itiraf etse de, Ted Bundy’nin kurbanlarının sayısı halen bilinmemektedir. Öte yandan, doğrudan suçlarla bağlantılı fiziksel kanıtlar olmasına rağmen bazı cinayetleri reddetmiştir.

Sponsorlu Bağlantı

Sonuç olarak, tüm bu olanların ardından kurbanlarının sayısının 30 – 40 arasında değiştiği tahmin edilmektedir.

Ted Bundy mahkemede

Onca insanı öldürmesine rağmen Ted Bundy, günümüzde halen Amerika Suç tarihindeki en meşhur ve korkutucu seri katillerden biri olarak geçer. Ted Bundy, “Tam Anlamıyla Acımasız bir Seri Katil”dir.

Ted Bundy’nin cinayetlerini işlediği sırada kullandığı Volkswagen Beetle marka aracı.

Kurbanlarının sayısını kimse tam olarak bilmiyor. 30-40 arasında olduğu tahmin edilse de 100’ün üzerinde olduğunu iddia eden uzmanlar da var.

Ted Bundy'nin kurbanları 2

İlginizi çekebilecek başka içerikler…


Bu içeriği arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?

Yorumlar

yorumlar

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds

Send this to a friend