Tüm Dünyanın Beklediği Covid-19 Aşısının Arkasındaki İki Türk: Özlem Türeci ve Uğur Şahin

Ceyda Karabulut 11 Kasım 2020

Koronavirüs aşısında başarıya ulaştığını açıklayan ilk şirketin arkasında Türkiye kökenli iki bilim insanı var: Özlem Türeci ve Uğur Şahin.

ABD merkezli Pfizer ile birlikte geliştirdikleri koronavirüs aşısında yüzde 90 başarıya ulaştıklarını açıklayan Almanya merkezli BioNTech şirketi, aileleri Türkiye’den Almanya’ya göçmüş Özlem Türeci ve Uğur Şahin tarafından 2008’de kuruldu.

Özlem Türeci ve Uğur Şahin-3

Evli olan Türeci ve Şahin çiftinin bu başarısı, son yıllarda göç konusunun tartışıldığı Almanya’da, göçmenlerin ülkeye ne kadar faydalı olabileceğine dair bir örnek olarak gösteriliyor:

“Uğur Şahin’in babası Köln’deki Ford fabrikasında çalışmaya gelen bu misafir işçilerden biriydi, şimdi oğlu dünyayı saran salgına son veren kişi olabilir.”

Işık Hızı

BioNTech -1

Almanya’daki BioNTech firmasının koronavirüse karşı aşı geliştirmek için ocak ayı başında başlattığı projenin adı bu. Gerçekten de ışık hızıyla ilerleyen süreç sonunda ilk meyvelerini vermeye başladı. Alman BioNTech, Pfizer ile geliştirdiği koronavirüs aşı adayının, üçüncü faz klinik deneylerde hastalığın bulaşmasını yüzde 90 engellediğini dün duyurdu.

Arkasında Türk kökenli iki araştırmacı var

Özlem Türeci ve Uğur Şahin

Ocak ayında koronavirüs Çin’de şiddetlenmiş, ancak Almanya dahil dünyanın pek çok ülkesinde henüz pandemi endişesi yaşanmıyorken, BioNTech araştırmacıları koronavirüse karşı bir aşı üzerinde aslında çalışmaya başlamıştı. Şirketin başında Türk çift Uğur Şahin ve Özlem Türeci var. Şahin’in CEO ve Türeci’nin idareci olarak çalıştığı BioNTech, geçen ilkbaharda virüsün dünyanın dört bir yanına yayıldığı anlaşıldığında, firma faz 1-2 denemelerine geçilmişti bile.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Uğur Şahin kimdir?

Uğur Şahin-1

BioNTech’in CEO’su olan Prof. Uğur Şahin, aynı zamanda Mainz Üniversitesi Tıp Merkezi’nde çalışıyor.

55 yaşındaki Şahin, daha önce de eşiyle birlikte kurucusu olduğu Ganymed adlı ilaç şirketinin Bilimsel Tavsiye Kurulu Başkanı olarak görev yapıyordu. İmmünolog ve onkolog olan Şahin, İskenderun’da doğduktan sonra dört yaşında ailesiyle birlikte Almanya’ya göçmüştü.

Babası Köln’deki Ford fabrikasında çalışan Şahin’in hayali doktor olmaktı. Bir fabrika işçisinin çocuğu için ulaşması zor bu hayali gerçek kılan Şahin, bugün eşiyle birlikte Almanya’nın en zengin 100 kişisi arasında.

İngiliz Telegraph gazetesine göre çift, ilk şirketleri Ganymed’i 1,4 milyar euroya satmıştı. BioNTech’in piyasa değer ise 20 milyar euroyu aştı.

Uğur Şahin-2

Telegraph, kanser tedavisine odaklanan şirketin pandemiyle birlikte koronavirüsle mücadeleye odaklandığını aktarıyor:

“Ocak ayında Prof. Şahin ekibini toplayarak ‘Yeni görevimiz bu virüsü yenmek. Bu insani bir görev’ dedi.”

Ticari başarısına rağmen üniversitede ders vermeyi de bırakmayan Şahin, toplantılara elinde bisiklet kaskıyla giriyor ve akademisyen arkadaşları tarafından mütevazi biri olarak nitelendiriliyor.

Özlem Türeci kimdir?

Özlem Türeci

Şirketin kurucularından Dr. Özlem Türeci, on yıl boyunca Klinik ve Bilimsel Danışma Kurulu’nda görev yaptıktan sonra 2018’de BioNTech Tıp Şefi oldu.

Türeci,. Türeci’nin babası Almanya’ya göçmeden önce de İstanbul’da doktorluk yapıyordu.

1967 Almanya doğumlu olan Türeci aynı zamanda Kanser İmmünoterapi Derneği Başkanı. Babası İstanbul’da doktor olan Türeci’nin ailesi, doğumundan önce Almanya’ya göçmüş. Türeci eşiyle Hamburg’da çalışırken tanışmış.

Türeci “Düğün günümüzde bile laboratuvarda çalıştık”

Özlem Türeci ve Uğur Şahin-1

Mainz Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Özlem Türeci, kanser immünoterapisinde bir öncü olarak tanınıyor. Daha önce Alman basına verdiği bir demeçte Türeci, bu mesleği seçmesindeki arkasında yatan sebepleri “Doktor olarak çalışan babamdan etkilendiğimden genç bir kızken bile başka meslek hayal edemiyordum. Babamın muayenehanesi aile evimizdeydi. Çocukken hastalar arasında oynardık. Evimizde iş ve yaşam arasında kesin bir ayrım yoktu” sözleriyle anlatmıştı.

Özlem Türeci ve Uğur Şahin-2

Babasının çok duyarlı bir hekim olduğunu söyleyen Türeci, bunun kendisini çok etkilediğini, hatta tıpkı babası gibi insanlara yardım etmek için, önce rahibe olmayı bile düşündüğünü, ardından tıbbı seçtiğini belirtiyor. Türeci, Uğur Şahin ile 2002’de evlendiğinde, Mainz Üniversitesi Tıp Merkezi’nde çalışıyordu. Anlatılanlara göre Şahin, evlilik seremonisinden saatler öncesine kadar bile laboratuvarda çalışmış. Ardından, Türeci ile birlikte evlendirme dairesine gitmişler.

Aşı çalışmaları nasıl başladı?

BioNTech -3

Çift, koronavirüs salgını küresel bir pandemiye dönüşmeden önce bunun gerçekleşeceğini öngörerek 25 yıldır geliştirdikleri bu yöntemle derhal aşı çalışmalarına başlamaları gerektiğine karar vermiş.

İngiliz The Telegraph gazetesine konuşan Şahin, verdiği demeçte bunu bir insani görev kabul ettiklerini ve ekiplerini toplayarak “Artık işimiz bu virüsü yenmek” dediğini aktarıyor.

BioNTech şirketinde de mRNA teknolojisini kullanarak aşı alanında devrim yapmayı hedefleyen çift, aynı yöntemi Covid-19 aşısı için kullandı.

mRNA yöntemi ile geleneksel yöntemlere göre daha hızlı ve daha fazla aşı üretilebiliyor. Bu şekilde şirket yıl sonuna kadar 100 milyon dozdan fazla aşı üretmiş olmayı hedefliyor.

Yönetim kurulunu acil toplantıya çağıran ikili, Çin’de yaşananların tüm dünyayı etkilemeyeceklerini düşünen yöneticileri ikna etmek için çaba sarf etmiş.

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı

Önemli sözleşmelere imza atıldı

Özlem Türeci ve Uğur Şahin-5

BioNTech şirketi Eylül 2019’da Bill ve Melinda Gates Vakfı ile HIV ve tüberküloz tedavilerine yönelik de bir anlaşma imzalamış. Son olarak 2020’de salgın döneminde Prifzer ile Covid-19 aşısı geliştirmek için bir anlaşma yapan şirket Pfizer olanaklarını kullanarak Avrupa Birliği ile de 200 milyon dozluk bir sözleşme imzaladı.

Aşının başarıya ulaşması durumunda AB’den ayrı olarak Japonya 120, ABD 100 ve İngiltere de 30 milyon dozluk aşı satın alacak.

Times dergisine göre bu son gelişmelerle birlikte şirket 20 milyar euro değerini de aştı ve bu şekilde Prosche ve Deutsche Bank’tan daha değerli hale geldi.

Wall Street Journal da şirketin Ocak 2020’den bu yana piyasa değerini üçe katladığını belirtiyor.

Pfizer ile nasıl ortaklık kuruldu?

BioNTech, ocak ayından bu yana daha hızlı sonuç alabilmek için Şahin’in baskısıyla haftada yedi gün çalışan iki farklı araştırma grubu oluşturdu. Şahin, bu çalışmalara “Işık hızı Projesi” (Project Lightspeed) adını verdi.

O dönemde ABD’ye seyahat yasağı olduğu için, laboratuvarlarda geliştirilen bazı genetik materyaller Pfizer yöneticilerine ait özel bir jetle ABD’ye taşındı.

BioNTech

İki şirket birlikte geliştirdikleri grip aşısını 2020’de denemeye başlayacaktı. Ancak pandemi bu planı değiştirdi. Bu şekilde iki şirket bir sözleşme dahi imzalamadan birlikte çalışmaya dair bir proje için kullarını sıvadı.

Şahin bu gelişme ile ilgili olarak ‘Yalnızca güvene dayalı bir şekilde başladık’ diyor. Anlaşma kapsamında BioNTech, mRNA araştırmalarını birkaç yıl önce bulaşıcı hastalıklar birimini kapatmış olan Pfizer’a açtı ve Pfizer da aşı geliştirme uzmanlığı ve altyapısını bu aşının üretimine sundu.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Sponsorlu Bağlantı
Sponsorlu Bağlantı