Türk Tiyatrosunun Son Meddahı, Oyuncu, Yönetmen ve Senarist Erol Günaydın

Erkan Doruk 15 Ekim 2019

Meddahlık geleneğinin son temsilcilerinden, usta oyuncu, yönetmen ve senarist Erol Günaydın, aramızdan ayrılışının 7. yılında anılıyor.

Tiyatroya Galatasaray Lisesi bünyesinde başlayan Günaydın, 1955’te Haldun Dormen Cep Tiyatrosunda “Papaz Kaçtı” adlı oyun ile profesyonel aktörlük hayatına başlamıştır. 1960’ta ilk sinema filminde oynayan Erol Günaydın, elli yıllık bir süre içinde çok sayıda filmin ve tiyatro oyununun yanı sıra TRT’de yayınlanan Çiçek Taksi adlı dizide de oynadı. Nasreddin Hoca tiplemesi, meddah gösterileri, Ayı Yogi seslendirmesi ve canlandırdığı diğer pek çok karakter günümüzün en tanınan ve kıdemli aktörlerinden biri haline gelmesini sağlamıştır. Usta oyuncu, tarihler 15 Ekim 2012’yi gösterdiğinde kalp yetmezliği sonucu hayata gözlerini kapadı.

“Hiç kimse görmese, bitse bile, ölse, geberse bile yine tiyatro yapardım ben.”

Erol Günaydın gençliği

Diyecek kadar sahne aşığı Erol Günaydın, Karadenizli Kiziroğlu ailesinin bir ferdi olarak 16 Nisan 1933’te Trabzon’un Akçaabat ilçesinde dünyaya geldi. Sanatçı, henüz çocukken geçirdiği hastalık nedeniyle yürüyemediği dönemde, yattığı odanın duvarını maviye boyadı. Üçüncü sınıftayken şiveli konuşmasından dolayı alay edilmesinden rahatsız olan Günaydın, geceleri konuşma çalışmaları yaptı.

Erol Günaydın, yatılı okuduğu Galatasaray Lisesi‘nde arkadaşlarını güldürmesiyle dikkati çekerken, hafta sonları Beşiktaş’taki açık hava sinemasına gider, “Kamburun Sineması”nda Dümbüllü İsmail‘i izler, hafta içinde ise arkadaşlarına izlediklerini anlatırdı.

Sponsorlu Bağlantı
adsense
Sponsorlu Bağlantı
adsense

İlk oyunculuk imtihanı.

Erol Günaydın gençliği 1

Kendi ifadesiyle, Galatasaray’da yatılı okumanın kendisine çok şey kattığını aktaran Günaydın, sınıf maçına gittiği bir gün o dönem İstanbul Şehir Tiyatrolarında olan oyuncu Bilge Zobu ile beraberindekilerin zorlamasıyla oyunculuk imtihanına girmeye karar verdi. Mollier’in “Cimri“sinden bir parça ezberleyerek sahneye çıkan sanatçı, Necdet Mahfi Ayral, Reşit Baran, Ahmet Kutsi Tecer ve Haldun Taner‘in jüri olduğu sınavı kazandı.

Başarılı oyuncu, sahneye ilk kez İsmail Hakkı Baltacıoğlu’nun “Andaval Palas” piyesinde canlandırdığı hırsız rolüyle çıktı.

Erol Günaydın

İkinci sene Çehov‘un “Teklif” oyunuyla başarısı göz dolduran sanatçının ünü, tiyatrocu, yönetmen, oyuncu ve yapımcı Muhsin Ertuğrul’a ulaştı.

Ailesinin ve öğretmenlerinin kızmasına rağmen tiyatro yapmaktan vazgeçmeyen başarılı oyuncu, ABD’den dönen genç yönetmen Haldun Dormen’in ilk oyuncusu oldu. Dormen Tiyatrosunun açılışında yer alan ve Haldun Dormen ile birçok oyun sahneleyen Günaydın, Philip King’in “Papaz Kaçtı” isimli oyunuyla 1955’te profesyonel oyunculuğa başladı. Sanatçı, Kadıköy’deki Süreyya Sinemasındaki oyunla bir yıldız olduğunu kanıtladı.

Yıllar yıllar sonra bir gün bir röportajında o günün heyecanını ve tiyatro dolu geçen yıllarını şöyle özetleyecekti: 

Erol Günaydın 1

“Kadıköy Süreyya Sineması’nda ilk oyunu oynayacağız. Papaz Kaçtı diye. Orada 3. perdede küçük bir rol oynuyorum, bir papaz rolü. Heyecandan 2 perde bekledim kapının arkasında, elim zilde. Zili çalıp içeriye gireceğim. Derken, zile bastım, kapı açıldı, Haldun Dormen kolumdan içeriye çekti beni. Bir girdim, bir başladık oyuna, kahkaha, alkış, kıyamet yıkılıyor ortalık. Ben orada sessiz bir Humprey oynuyorum. Her şeyden korkan, ürken, vaaz vermeye gelen bir rahip. Durduğum yerde sağa bakıyorum alkış, sola bakıyorum alkış, yıkılıyor ortalık. Ama neyi alkışladıklarının farkında değilim.

Oyun bittiğinde ter içinde kaldım. Ne olduğunu anlamadım, herkes birbirini öpüyor falan. Ben de yüzümü gözümü sildim. Beşiktaş’a evime vapurla gittim, soyundum yattım. Sabah kalktığımda 60 sene geçmişti üstünden… 60 senedir hala tiyatrodayım…”

Günaydın, 1956’da Muhsin Ertuğrul’un yöneticiliğini yaptığı Ankara Devlet Tiyatrosu oyunlarında rol aldı.

Erol Günaydın tiyatro arkadaşlarıyla

Ağrı’da bir süre öğretmenlik yapan usta oyuncu, bir turne sırasında İzmir’de eşi Güneş ile tanıştı.

Sponsorlu Bağlantı
adsense
Sponsorlu Bağlantı
adsense

Erol Günaydın askerde…

Erol Günaydın gençliği 2

O zamanlarda askerlik ve öğretmenlik arasında bir seçim yapabiliyordu. O, öğretmenliği seçmişti. Ağrı’nın Diyadin İlçesi’ne bağlı Yukarı Biligan Köyü’nde yedek subay öğretmen olarak vatani görevinin başındaydı.

Köye geldiğinde görevlisi olduğu okulun çok hasarlı olduğunu gördü. Hemen maarife bir dilekçe yazdı ve okulun durumunu, burada eğitim vermenin tehlikelerini bildirdi. Bir heyet geldi, okulun durumunu inceledi. İnceleme sonucunda çıkan rapor, okulun temelden çatlak olduğunu, ancak kışın don olması sebebiyle bahara kadar çökme tehlikesinin olmadığını söylüyordu. Bu kez Erol kolları sıvadı ve daha şahsi bir yardıma başvurdu; Haldun Dormen’e bir mektup yazdı.

Ağrı, Diyadin

“Patronum, bana yazın. Bana çocuk kitapları yollayın. Benim küçük vahşilerime yardım edin. Maarif hiç yardımda bulunmuyor, okulda hiç oturacak sıra yok. Sıra yapılması için on tahta verdiler. Kalemleri, defterleri hiç yok. Tebeşir yok. Galiba bu ay maaşı bunlara yatıracağım. Önlüklük siyah kumaş yollarsanız çok makbule geçecek. Burada bulmanın imkanı yok. Dağda geçecek günlerimi süsleyecek bu güzel, gerçekleştirmek istediğim hayallerim. Muhtara söyledim, köylülerle çalışıp köyün yollarını düzelteceğiz. Baharda da köye ağaç dikeceğiz.

Patronum isteklerim çok old,u ama bunlar çok az paraya bakar. Çok özledim sizleri. Kendimi bu işlere vermezsem hiç günler geçmeyecek. Bitmeyecek…

Dağlar kadar büyüdü içim…”

“Tiyatro ezbercilik değil, içinden gelerek oynayacaksın”

Erol Günaydın gençliği 4

Sanatçı, küçük büyük demeden her rolde oynamasıyla dikkati çekerken, “Tiyatro ezbercilik değil, içinden gelerek oynayacaksın.” diyerek, oyunculuğun duyguyla yapılması gerektiğini her fırsatta vurguladı.

Tiyatro incelemeleri yapmak üzere Ergun Köknar’la gittiği Fransa’daki Avignon şehrinde ünlü isimlerle tanışan Günaydın, 1960’tan itibaren sinema filmlerinde rol aldı. Günaydın, “Yeşil Kurbağalar” adlı sinema filminde oynadı, Halide Edip Adıvar‘ın eserinden 1967’de sinemaya uyarlanan “Sinekli Bakkal” filminde canlandırdığı “Kız Tevfik” tipiyle hafızalarda yer etti.

Sanatçı, senaryosunu kaleme aldığı ve Altan Erbulak’la oynadığı “Güzel Bir Gün İçin” filmiyle 4. Antalya Film Şenliği’nde “En İyi Senaryo” ve “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödüllerini aldı.

Güzel Bir Gün İçin filminden kareler

“Oliver” müzikalindeki rolüyle İlhan İskender ödülünü, 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali‘nde de Yıldırım Önal anı ödülünü aldı.

Başarılı oyuncu, Cemal Reşit Rey’in müziklerini yaptığı “Yaygara” (1970), “Uyy Balon Dünya” (1970), “İstanbul Masalı” (1971) müzikallerini yazdı.

Erol Günaydın’ın canlandırdığı meddah gösterileri, Nasreddin Hoca tiplemesi, çizgi film kahramanı Ayı Yogi seslendirmesi ve diğer pek çok karakter en tanınan ve kıdemli aktörlerden biri olmasında etkili oldu.

Erol Günaydın 3

Kavuklu Hamdi’den İsmail Dümbüllü‘ye uzanan meddahlık geleneğinin son temsilcilerinden olan sanatçı, 1972’de kurulan Akbank Çocuk Tiyatrosunun yöneticiliğini yaptı. 1977’de kapanana kadar, Dormen Tiyatrosunda birçok oyunda izleyiciyle buluşan Günaydın, ayrıca Tuncel Kurtiz, Suna Keskin ve Cahit Irgat ile Genar Tiyatrosunu kurdu.

Sponsorlu Bağlantı
adsense
Sponsorlu Bağlantı
adsense

Lise eğitiminden kaynaklı Fransız ekolüyle geleneksel oyunculuğu birleştiren sanatçı, yaşamı boyunca birçok ödülün sahibi oldu.

Erol Günaydın yüz ifadeleri

Usta sanatçı, bir açıklamasında yaşam felsefesinin sevgi üzerine kurulu olduğunu dile getirerek, “İnsanlar hayatımın en büyük serveti. Bütün gezdiğim yerdeki insanlara hep sevgiyle baktım, onlara da sevgiyle baktım. Kimseye kızmadım, herkese hak verdim. Belki de bu sevgi dağıtımı beni çok mutlu ediyor. Bu sevgiyle belki bana hayat verdiler, nefes aldırdılar. Her zaman gülüyorum, gülümsüyorum. Ne yapayım?” şeklinde görüşlerini dile getirmişti.

15 Ekim 2012…

Erol Günaydın, Gazanfer Özcan ve Nejat Uygur

Küçük Sahne, Ses Tiyatrosu, Kent Oyuncuları, Ali Poyrazoğlu, Gülriz Sururi Engin Cezzar Tiyatrosu, Feridun Karakaya Tiyatrosu, Şan Tiyatrosu, Orta Oyuncular ve Kenterler tiyatrolarında oynayan Günaydın, 15 Ekim 2012’de yaşama veda etti.

Günaydın’ın rol aldığı oyunlardan bazıları şöyle:

Erol Günaydın, Nejat Uygur, Münir Özkul ve Suna Pekuysal

“Papaz Kaçtı, Nuh, Kleopatra’nın Me­zarı, Tey­zesi, Aşk Otu, Benimle Oynar mısınız?, Duvarların Ötesi, Zafer Madalyası, İkinci Baskı, Canlı May­mun Lokantası, Yaygara, Uyy Balon Dünya (1970), İstanbul Masalı (1971), İstanbul’u Satı­yorum, Yorgun Matador, Bir Tutkunun Yüzyılı / Estragon.”

Sponsorlu Bağlantı
adsense
Sponsorlu Bağlantı
adsense

Sanatçının rol aldığı bazı diziler ve filmler ise şunlar:

“Gün Akşam Oldu, Geniş Aile Yekta Amca, Balkan Düğünü, Akasya Durağı, Sinekli Bakkal, Hatırla Sevgili, Geçmiş Zaman Olur ki, Cennet Mahallesi, Bir Demet Kahkaha, Sıdıka, Tatlı Kaçıklar, Köşe Kapmaca, Çiçek Taksi, Son Fasıl, Mahallenin Muhtarları, Doktorlar.

Orada, Lodos, Kanal-İ-zasyon, Güneşi Gördüm, En Mutlu Olduğum Yer, 7 Kocalı Hürmüz, Nekrüt, Destere, Beyaz Melek, Pardon, Duyar Mısın Feryadımı, Pehlivan, Bir Yudum Mutluluk, Sinekli Bakkal, Kibar Haydut, Güzel Bir Gün İçin, Battı Balık, Kardeş Uğruna, Yeşil Kurbağalar.”

Erol Günaydın 4

Günaydın, ayrıca “Güzel Bir Gün İçin” (1965) filminin senaryosuna da imza atmıştı.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir