TV Kameraları Kayıttayken Yaşanan 6 Şok Edici Ölüm

Selim 3 Ocak 2022

TV kameraları kayıttayken yaşanan, cinayetten veya intihardan kaynaklanan bu rahatsız edici ölümler, milyonlarca masum izleyiciyi şoke etti.

İster bir tartışma sırasında üzerine bir samuray kılıcıyla saldırılan Japon politikacı olsun, isterse seyircinin şovun bir parçası sandığı yalpalayarak olduğu yere yığılan bir komedyen olsun, bunlar dünyanın dört bir yanındaki TV kameraları tarafından yakalanan ve izleyicileri şoke eden canlı cinayetler, intiharlar ve diğer şok edici ölümler.

İşte milyonların canlı yayında izlediği şoke eden ölümlerden bazıları:

Inejiro Asanuma

Inejiro Asanuma
Otoya Yamaguchi, Tokyo’da Inejiro Asanuma’ya suikast düzenledi. 12 Ekim 1960.

12 Ekim 1960’ta Tokyo’da yapılan bir televizyon tartışması sırasında sağcı milliyetçi Otoya Yamaguchi, politikacı Inejiro Asanuma’yı seyircilerin önünde bir samuray kılıcıyla bıçaklayarak öldürdü.

O sırada sadece 17 yaşında olan katil, Japonya’daki hem Batı hem de komünist etkisini ortadan kaldırmak ve ülkenin geleneksel kültürünü yeniden canlandırmak isteyen bir grubun parçasıydı.

Bu konularda Yamaguchi, komünist Çin’i öven Japon Sosyalist Partisi’nin lideri Asanuma’nın düşmanı olduğunu hissetti. Bu yüzden onu öldürmeye karar verdi ve kaçamayacağını çok iyi bilerek, kesin inancını göstermek için yakın mesafeli bir silah seçti.

Inejiro Asanuma-1

Üç hafta sonra hücresinde, Yamaguchi hücre duvarına diş macunuyla şunları yazdı: “Ülkem için yedi can. Yaşasın İmparator Majesteleri, İmparator!” (“Yedi can”, 14. yüzyıldan kalma bir samurayın son sözlerine bir göndermeydi). Daha sonra düğümlü çarşaflardan yapılmış bir ilmekle kendini bir aydınlatma armatürüne astı.

Bir Japon televizyon şirketi, tartışmayı daha sonra iletilmek üzere kaydetti ve saklamak yerine, milyonlarca izleyiciye sundu ve hepimize tarihin en tuhaf suikastlarından birinin unutulmaz bir kaydını bıraktı.

Lee Harvey Oswald

Lee Harvey Oswald
Jack Ruby, Dallas polis merkezinin bodrum katında Lee Harvey Oswald’ı vurmaya hazırlanıyor. 24 Kasım 1963.

Lee Harvey Oswald’ın Başkan John F. Kennedy’ye suikast düzenleyen kişi olup olmadığı hakkında bitmek bilmeyen tartışmalar olsa da Oswald’ın 24 Kasım 1963’te Dallas polis merkezinin bodrum katında, televizyon kameralarının önünde (türünün ilk örneği olarak) öldürüldüğü konusunda hemen hemen hiç şüphe yok.

Başkan Kennedy’yi öldürmekle suçlanan adamın yakın mesafeden bir kurşunla vurulduktan sonra yere yığılmasını izleyenler şoke oldu. Kennedy’nin iki gün önce götürüldüğü hastaneye götürülen Oswald, acil serviste öldü – başkanın ölü ilan edildiği yerden sadece 10 metre uzakta.

Lee Harvey Oswald-1
Lee Harvey Oswald’ın vurulması, kameralara yakalanan ilk canlı ölümlerden biri olarak kabul ediliyor.

Oswald’ın katili, Dallas gece kulübü sahibi Jack Ruby, silahını çekmiş ve kendi tanımladığı bir öfke eylemiyle ateş etmişti (birçok insan, aslında Kennedy suikastının arkasındaki insanlardan gelen emirlere uyduğunu iddia etse de).

Ancak bu akıl yürütme, birinci derece cinayetten hüküm giydiği için ona herhangi bir hoşgörü kazandırmadı. Ruby başlangıçta ölüm cezasını aldı, ancak bu bozuldu ve mahkeme ona ikinci bir yargılanma şansı tanıdı. Ancak Ruby, ikinci yargılama şansını kullanamadan kanserden öldü.

Christine Chubbuck

Christine Chubbuck-1

Washington Post’un manşeti şöyleydi: “Christine Chubbuck: 29 yaşında, Güzel, Eğitimli, Bir Televizyon Kişiliği. Canlı ve Renkli yayında öldü.”

Floridalı gazeteci Christine Chubbuck, 15 Temmuz 1974’te haber spikeri masasında otururken kameraya şunları söyledi: “Kanal 40’ın size en güncel kan ve bağırsak haberlerini en canlı renklerle sunma politikasına uygun olarak, şimdi başka bir ilki göreceksiniz – bir intihar girişimini. ”

Chubbuck daha sonra çantasından 38 kalibrelik bir tabanca çıkardı ve onu kafatasına yerleştirdi. Tetiği çekti ve canlı bir televizyon yayınında intihar eden ilk kişi oldu.

Christine Chubbuck

Olaydan önce Chubbuck ciddi şekilde depresyona girmişti. Hiçbir ilişkisi yoktu (platonik ya da romantik – 30 yaşında olmasına rağmen bakireydi). Gerçek gazetecilik yerine entipüften şeyleri yayınlamaları konusunda stüdyo yöneticileriyle sürekli çatıştı.

Chubbuck’ın intiharı canlı yayında yayınlandığında en fazla birkaç yüz kişi tarafından görüldü. Buna ek olarak, istasyon kendi yayınlarını nadiren kaydediyordu – ancak o sabah, Chubbuck yayının kaydedilmesini sağlamıştı.

Bu kayıt hala var; istasyon sahibinin dul eşi, izlenmeyen videoyu devraldı ve onu büyük bir hukuk firmasına emanet etti ve kamuoyunun videoya ulaşmasını engelledi. Bu nedenle, bu videoyu burada veya başka bir yerde görmeniz mümkün değil (ortaya çıktığına dair söylentilere olsa da.) Bunun yerine, ürkütücü video koleksiyoncuları için kutsal bir kâse olmaya devam ediyor.

Advertisements

Tommy Cooper

Tommy Cooper

İngiliz komedyen Tommy Cooper’ın ölümü tartışmalı değildi sadece oluvermişti. Cooper bir sihirbaz ve geçim kaynağı komedi olan bir palyaçoydu.

Sp 1984’te İngiliz varyete programı Live from Her Majesty’s’in canlı yayını sırasında bir stüdyo dolusu seyircinin önünde yere yığıldığında hem sahne asistanı hem de kalabalık bunun bir şaka olduğunu düşündü.

Tommy Cooper-1

Arkasından kükreyen kahkahalar koptu ve bu ölüm, videoya yakalanan en üzücü ölümlerden biri oldu. Eğer geçirdiği kalp krizi şovun bir parçası olarak değil de acil bir durum olarak algılanabilseydi Cooper hayatına devam edebilirdi.

Ağır bir içici ve sigara tiryakisi olan Cooper, 1977’de bir kalp krizi geçirmişti. Ayrıca, bir sihirbaz olarak alametifarikası olan numaralardan biri, seyirciyi eğlendirebilmek için bile isteye hileler yapmaktı. Bütün bunlar onun sahneye yığılıp kalmasının, gerçekten acil bir durum olarak anlaşılmasını daha zor bir hale getiren faktörlerdi.  

Alison Parker ve Adam Ward

Alison Parker ve Adam Ward

26 Ağustos 2015 sabahı, Moneta, Virginia yakınlarındaki Smith Mountain Gölü’nün aşağısında huzurlu bir sabahtı. WDBJ-TV istasyonunun izleyicileri, Lakeside ticaret odası yetkilisi Vicki Gardner ile röportaj yapan 24 yaşındaki neşeli haber sunucusu Alison Parker ile uyandı. Bundan sonra olanlar, güney Virginia bölgesindeki herkesi ve haberler yayıldıkça tüm ülkeyi şok edecek ve dehşete düşürecekti.

Canlı yayın röportajı sırasında, kameraman Adam Ward vurulduğunda silah sesleri duyuldu ve nefes nefese kalan Parker saklanmak için kaçmaya çalıştı. Kamera devrildi, ancak ses kaydı devam ettiği için hala çığlıklar ve silah sesleri duyulabiliyordu. İstasyon yayını kesti ve şaşkın halde programa devam etmeye çalışan kafası karışık stüdyo sunucusuna geri döndü.

Alison Parker ve Adam Ward-1

Ancak, sunucunun ve diğer herkesin şüphelendiği gibi, Parker ve Ward’ın canlı yayında vurularak öldürüldüklerine tanık olmuşlardı (Gardner vuruldu, ancak hayatta kaldı).

Kamera arkasında, röportaj alanına giren ve çekime başlayan, eski WDBJ çalışanı Vester Flanagan (yayın adı Bryce Williams) hoşnutsuzdu. Siyah eşcinsel bir adam olan Flanagan, eski işverenleri tarafından (özellikle Parker ve Ward) ayrımcılığa ve tacize uğradığını iddia ediyordu, bu durum onun işyerinde tutarsız ve istikrarsız biri olmasına yol açmıştı.

Flanagan, Parker ve Ward’ı öldürdükten birkaç saat sonra intihar etti.

R. Budd Dwyer

R. Budd Dwyer
R. Budd Dwyer, Pennsylvania’daki ofisinde kendini vurmadan önce .357 Magnum’unu tutuyor. 22 Ocak 1987.

Pennsylvania Eyalet Saymanı R. Budd Dwyer, eyalet başkentinde televizyonda bir basın toplantısı düzenlemişti. 22 Ocak 1987 Perşembe günüydü ve Dwyer’ın, muhtemelen milyonlarca dolarlık bir hükümet sözleşmesi alan bir firmadan 300.000 dolarlık bir komisyon almasıyla ilgili rüşvet suçlamalarından hüküm giymesinden bir gün öncesiydi.

Dwyer, düzenlediği basın toplantısında hazırladığı açıklamayı okuduktan sonra seyircilere masumiyetini anlattı ve istifa etmeyeceğini açıkladı. Daha sonra karısına ve çocuklarına onları sevdiğini söyledi ve toplantıya katılanların geri kalanına “Bu sizi etkileyecekse lütfen odayı terk edin” tavsiyesinde bulundu.

Sonra Dwyer bir zarftan .357 Magnum çıkardı, ağzına soktu ve tetiği çekti. Onu durdurmak için hiç kimse müdahale edemedi, buna zamanları da olmamıştı.

R. Budd Dwyer-1

Kanlı basın toplantısı asla canlı yayınlanmadı, ancak iki Pennsylvania haber istasyonu görüntüleri tam olarak yayınlamayı tercih etti. Karlı bir günde evlerinde olan birçok çocuk bu korkunç yayını izledi.

Dwyer, rüşvet davasında her zaman masumiyeti konusunda kararlı davrandı, hatta suçunu kabul etmesi halinde sadece beş yıl hapis cezasına çarptırılacağı bir anlaşmayı bile reddetti. Bu nedenle anlaşmayı geri çevirdiğinde 55 yıla kadar hapis cezasına çarptırıldı – bu da onu ailesi uğruna intihara itti.

Ofisinde öldüğü için Dwyer, karısının ve ailesinin 1,2 milyon dolardan fazla bir ödeme almasını sağlamış oldu. 2010 tarihli bir belgeselde, Dwyer’ın davasında önemli bir tanık olan William T. Smith, Dwyer’ın rüşvet alması konusunda yemin altındayken yalan söylediğini itiraf etti. Belki de Dwyer sonuçta masumdu.

Advertisements

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir