Ünlüler Ayrıldığında Neden Üzülüyor ve Neden Yeniden Bir Araya Gelmelerini Yürekten İstiyoruz?

Esra Yagmur 5 Ocak 2022

Birçok insan ünlüler ve onların hayatları hakkındaki her şeyi ilgiyle takip ediyor ve söz konusu ünlü çiftlerinin ayrılıkları olduğunda en az kendi ilişkileri bitmiş gibi üzülüyor. Bazı insanlar, Jennifer Aniston ve Brad Pitt’in asla tekrar bir araya gelmediği gerçeğini hala unutamayacak kadar derinden üzülebiliyor. Her ne kadar yakın olmasak da ve bu insanları gerçek hayatta hiç tanımasak da “mükemmel” olduğunu düşündüğümüz çiftler ayrıldığında adeta yer yerinden oynuyor.

Biacaip olarak psikologların bu fenomeni nasıl açıkladığını merak ettik ve işte öğrendiklerimiz.

Bu Onlarla İlgili Değil, Bizimle İlgili

Ben Affleck - Jennifer Lopez

En sevdiğimiz ünlü çiftler ayrıldığında, inanmak istediğimiz aşk masalı aniden sona erer ve yetişkin hayatının gerçeğini görürüz – aşk her zaman sonsuza kadar sürmez. Bu güzel, yetenekli ve varlıklı (onları düşündüğümüz gibi) insanların, bazen yıllarca birlikte inşa ettikleri şeyi nasıl kaybettiklerini görüyor ve kendi kendimize düşünmeye başlıyoruz: “Eğer onlar bile aşklarını devam ettiremiyorsa, bunu ben nasıl yapabilirim?”

Ünlülerin yaşadığı hayatları romantikleştirme eğilimindeyiz. Bazen onları daha başarılı olmak için izlenecek iyi örnekler olarak düşünürüz ve ilişkileri bozulduğunda kafamızda yarattığımız mükemmel imajı sorgulamaya başlarız. Ünlüler de bizim gibi insandır ve tıpkı bizim gibi onların da inişleri ve çıkışları olabilir, aşkı bulabilir ve kaybedebilirler. Bu tamamen normal, ancak ünlü çiftlerle ilgili kişisel umutlara çok fazla güvendiğimizde, onların ayrılıkları neredeyse bizimki kadar acıtabilir.

Muhtemelen Ünlü İnsanları İdealize Etmeyi Bırakmalıyız

Brad Pitt - Jennifer Aniston

Bu fenomeni adlandırmak için henüz özel bir terim yok, ancak bazı uzmanlar buna “aşırı özdeşleşme” diyor. Sevdiğimiz ünlülerle aşırı özdeşleştiğimizde ve boşanma gibi acı verici bir tecrübe yaşadıklarında biz de incinebiliriz. Ünlüleri “oldukları gibi” gösteren sosyal medya, bu aşırı özdeşleşmeye katkıda bulunuyor.

Sosyal medya hesaplarında gerçek yüzlerini gördüğümüzü düşünebiliriz ama bu her zaman doğru değildir. Ünlülerin hayatlarını sadece bizimle paylaşmayı seçtikleri bilgilerden yargılayabiliriz. Kusurlarının çoğunu görmüyoruz ve onları idealize etmeye başlıyoruz.

Şaşırtıcı bir şekilde, en sevdiğimiz ünlülerin başına iyi bir şey geldiğinde duygularımız o kadar güçlü olmayabilir. Başka bir deyişle, beğendiğimiz çiftler ayrıldığında derin bir üzüntü ve acı hissedebiliriz, ancak evlendiklerinde veya çocuk sahibi olduklarında bu kadar büyük bir sevinç ve mutluluk hissetmeyebiliriz. Uzmanlara göre bu, iyi olayların kafamızda canlandırdığımız ünlülerin hayatlarının ideal imajına daha iyi uyması nedeniyle oluyor. Boşanma ve ayrılık gibi şeyler daha beklenmedik olsa da bize böyle şeylerin herkesin, hatta en sevdiğimiz ünlülerin bile başına gelebileceğini hatırlatıyorlar.

Neden İlişkisi Olmayan Ünlüleri Birbirine Yakıştırıyoruz?

Leonardo DiCaprio - Kate Winslet

Bu da yapmayı sevdiğimiz başka bir şey. Kate Winslet ve Leonardo DiCaprio, Titanik’te rol aldığından beri onlarca yıldır arkadaş. Hiçbir zaman resmi olarak bir ilişkileri olmadı, ancak hayranlar o zamandan beri onları birbirine yakıştırıyor ve kırmızı halıdaki tavırlarının arkasında dostluktan daha fazlasını görüyorlar. Bu, dizi karakterlerinde de böyle oluyor. İzlediğimiz dizide birbirine yakıştırdığımız iki ünlü varsa, onları yürekten desteklemeye başlıyoruz ve diziyi daha büyük bir ilgiyle izliyoruz. Bu neden oluyor?

Yine, onlardan daha çok bizimle ilgili. Psikologlara göre bu, modern dünyada yaşarken bazen ne kadar yalnız hissedebileceğimizi ortaya çıkarabilir. Bazılarımız, birbirine yakıştırdığımız ünlüler ve dizi kahramanları aracılığıyla, hatta dolaylı olarak ihtiyaç duyduğumuz sevgiyi ve romantizmi hissetmek isteyebilir.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir