Wladyslaw Szpilman: “Piyanist”in İnanılması Güç Gerçek Hikayesi

diazepam 12 Ocak 2022

Wladyslaw Szpilman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Polonya’nın Varşova kentinde yaşayan Yahudi bir piyanistti. Müzikal yeteneklerinin kendi hayatını kurtaracağını bilmiyordu.

Müzik kurtarır ifadesini daha önce de duymuş olabilirsiniz. Wladyslaw Szpilman için bu ifade gerçek bir anlam ifade ediyor.

5 Aralık 1911 tarihinde Polonya’da doğan Wladyslaw Szpilman ilk piyano derslerini annesinden aldı. Bunun hayatını kurtarmanın ilk adımı olacağını o zaman için bilmesi imkansızdı.

Wladyslaw Szpilman

1926’dan 1930’a kadar Varşova’daki Yüksek Müzik Okulu’nda eğitimine devam etti, ardından eğitimine 1933’e kadar Berlin’de devam etti ve 1935’e kadar ders almak için bir kez daha Varşova’ya döndü.

1935’te Wladyslaw Szpilman, Varşova’daki Polonya Devlet Radyosu’nda piyanist olarak işe başladı, programında klasik eserler ve caz çalıyordu. Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı sırasında Polonya’yı işgal ettiği gün olan 1 Eylül 1939 tarihine kadar radyoda çalmaya devam etti.

Almanlar Polonya Devlet Radyosunu kapanmaya zorladı. Alman işgalinden önce insanların duyduğu son canlı yayın, Szpilman’ın Do diyez minör Chopin’in Nocturne performansıydı.

Wladyslaw Szpilman’ın Nazi Yönetimi Altındaki Hayatı

Wladyslaw Szpilman -1

Wladyslaw Szpilman ve ailesi, II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından kurulan Yahudi Gettolarının en büyüğü olan Varşova Gettosuna yerleştirildi.

Son derece sıkışık gettoda, 400.000’den fazla Yahudi hapis hayatı yaşıyordu ve yalnızca asgari düzeyde gıda veriliyordu. Aslında, yiyeceklerin çoğu gettoya yasadışı yollardan getiriliyordu. Gettoda periyodik olarak sürgünler yaşanır ve insanlar toplama kamplarına gitmeye zorlanırdı.

Varşova Gettosu'nda bir kalabalıkla çevrili sokakta ölü bir adam.
Varşova Gettosu’nda bir kalabalıkla çevrili sokakta ölü bir adam.

Gettoda hala birkaç eğlence tesisi vardı ve saklandığı zamanlarda Szpilman buralarda piyano çalmaya devam etti. Ailesini geçindirmek için Café Nowaczesna adlı bir Café’de piyanist olarak çalıştı.

1942 yazı, toplama ve ölüm kamplarına yönelik büyük çaplı sürgünlerin başlangıcıydı. Bir süre güvende kalabilse de sonunda Szpilman ve ailesine Polonya’daki bir imha kampı olan Treblinka’ya gitmeleri söylendi. Ölüm için özel olarak inşa edilen Treblinka, zayiatlarda Auschwitz’in ardından ikinci sıradaydı.

Władysław Szpilman'ın Varşova Ayaklanma Müzesi'ndeki resmi.
Władysław Szpilman’ın Varşova Ayaklanma Müzesi’ndeki resmi.

Garip bir şans eseri, Yahudi Getto Polisinin bir üyesi, Szpilman’ı bir konserinden tanıdı ve henüz binmiş olduğu trenden onu geri indirdi. Kurtarılmış olmasına rağmen, Szpilman anne babası, erkek kardeşi ve iki kız kardeşinin Treblinka’ya gönderilmesini izledi. Hiçbiri savaştan sağ çıkamayacaktı.

Wladyslaw, Getto’da kaldı ve Yahudi direniş ayaklanması için silah kaçakçılığına yardım etti. Ardından, 13 Şubat 1943’te kaçmayı başardı.

Polonyalı Yahudiler, Varşova gettosu ayaklanması sırasında Naziler tarafından saklandıkları yerlerden çıkmaya zorlanır.
Polonyalı Yahudiler, Varşova gettosu ayaklanması sırasında Naziler tarafından saklandıkları yerlerden çıkmaya zorlanır.

Ağustos 1944’e kadar Varşova çevresindeki terk edilmiş bir binada saklandı, ardından 223 Niepoldleglosci, Varşova, adresinde kendisine saklanacak bir çatı katı buldu. Birinci Dünya Savaşı gazisi, birinci sınıf demir haç madalyası ile onurlandırılmış Nazi Almanyası Silahlı Kuvvetleri üyesi Yüzbaşı Wilm Hosenfeld’in Szpilman’ı bulduğu adres burasıydı.

Advertisements

Sempatik Bir Nazi Tarafından Tesadüfi Keşfi

Wladyslaw Szpilman ve Memur Wilm Hosenfeld.
Wladyslaw Szpilman ve Memur Wilm Hosenfeld.

Szpilman, Hosenfeld ile karşılaşmasını, “Piyanist: Varşova’da Bir Adamın Hayatta Kalmasının Olağanüstü Gerçek Hikayesi” isimli anılarında: “Orada oturdum inleyerek ve donuk bir şekilde subaya baktım” diyerek anlattı.

Hosenfeld, Szpilman’a mesleğinin ne olduğunu sordu ve piyanist cevabını aldı. Hosenfeld daha sonra Wladyslaw Szpilman’ı saklandığı evde piyanonun bulunduğu yemek odasına getirdi ve ondan bir şeyler çalmasını istedi.

Yahudi çocuklar getto duvarının diğer tarafında neler olup bittiğine gizlice bakmak için tırmanıyorlar.
Yahudi çocuklar getto duvarının diğer tarafında neler olup bittiğine gizlice bakmak için tırmanıyorlar.

Szpilman’ın parmakları, uzun süreden beridir piyanonu tuşlarına dokunmamış olmasından dolayı sertti ve kirle kaplıydı. Antrenman eksikliğinden paslanmıştı. Tırnakları kesilmemişti. Wladyslaw Szpilman gergin bir şekilde ellerini tuşlara götürdü ve çalmaya başladı.

O zaman Hosenfeld, bir dakikalık sessizlikten sonra, “Yine de burada kalmamalısın. Seni şehirden bir köye götüreceğim. Orada daha güvende olacaksın.” dedi.

Szpilman’ın yanıtı, “Bu yerden ayrılamam,” oldu.

Subay “Yahudi misin?” diye sordu.

“Evet” cevabını aldı.

Varşova gettosu ayaklanması sırasında yanan bir binanın balkonundan sallanan bir kadın, umutsuzca canını kurtarmaya çalışıyor.
Varşova gettosu ayaklanması sırasında yanan bir binanın balkonundan sallanan bir kadın, umutsuzca canını kurtarmaya çalışıyor.

Bu, Szpilman’ın 1944 Varşova Ayaklanması’ndan sonra saklanan Yahudi olmayan bir Polonyalı olduğunu düşünen Hosenfeld için işleri açıkça değiştirmiş olsa da yine de onu ihbar etmedi.

Bunun yerine Hosenfeld, Szpilman’dan kendisine saklandığı tavan arasını göstermesini istedi. Yukarı çıkarken Hosenfeld, Szpilman’ın onca zamandır görmediği bir şeyi gördü: Tavan arasının girişinin hemen üzerinde bir çatı katı oluşturan bir tahta panel. Loş ışık görmeyi çok zorlaştırıyordu, ancak uzman bir göze sahip olan Hosenfeld görebiliyordu. Bu küçük alan daha iyi bir saklanma yeriydi.

Varşova gettosu ayaklanması sırasında Yahudi bir adam saklandığı yerden çıkmaya zorlanır.
Varşova gettosu ayaklanması sırasında Yahudi bir adam saklandığı yerden çıkmaya zorlanır.

Bundan sonra Hosenfeld, Szpilman’ı burada saklamaya devam etti. Periyodik olarak ona ekmek ve reçel getirdi ve donmaması için ona bir Alman askeri paltosu bıraktı.

Almanlar 1945’te yenildi. Wladyslaw Szpilman savaştan sağ kurtulmuştu. 1950’ye kadar kendisine yardım eden subayın adını öğrenemedi.

Yahudi bir adam yerde saklandığı yerden sürünerek çıkıyor.
Yahudi bir adam yerde saklandığı yerden sürünerek çıkıyor.

Wilm Hosenfeld daha sonra iddia edilen savaş suçlarından hüküm giydi ve 25 yıl ağır çalışma cezasına çarptırıldı. Hosenfeld savaş sırasında diğer Yahudileri kurtarmıştı, yargılanırken karısına bir mektup yazarak, serbest bırakılmasına yardımcı olmaları için Szpilman da dahil bu Yahudi isimlerle iletişime geçmesini istedi.

Naziler tarafından kendi halkının özgürlüklerini kısıtlamak için askere alınan bir Yahudi polis, bir kapının eşiğinde nöbet tutuyor.
Naziler tarafından kendi halkının özgürlüklerini kısıtlamak için askere alınan bir Yahudi polis, bir kapının eşiğinde nöbet tutuyor.

1950’de Polonya gizli polisinin desteğiyle Szpilman, Hosenfeld’e yardım etmeye çalıştı ama başaramadı. Hosenfeld, 1952’de bir Sovyet esir kampında öldü.

Savaştan Sonra Hayat

Yakalanan Yahudiler sınır dışı edilmek üzere götürülür.
Yakalanan Yahudiler sınır dışı edilmek üzere götürülür.

Sonunda savaş bittiğinde, Wladyslaw Szpilman hayatına kaldığı yerden devam etti ve en iyi bildiği şeyi yapmaya devam etti.

1945’ten 1963’e kadar, Szpilman tuşlara vurmaya devam etti ve Polonya Radyosu’nun müzik bölümünün direktörlüğünü yaptı.

Wladyslaw Szpilman yaşlılığı

Hosenfeld’e ek olarak, Irena Sendler da dahil olmak üzere birçok kişi, Szpilman’ın Holokost sırasında hayatta kalmasına katkıda bulundu.

2000 yılında 88 yaşında ölümünün ardından, Szpilman’ın mirası ve müziği, Adrien Brody’ye En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar kazandıran 2002 yapımı “The Pianist” filminde ölümsüzleştirildi.

Wladyslaw Szpilman'ın Polonya'nın Varşova kentindeki mezar taşı.
Wladyslaw Szpilman’ın Polonya’nın Varşova kentindeki mezar taşı.

Bununla birlikte, onun için en büyük ödül, 2011 yılında Polonya Radyosu Studio 1’in adının Wladyslaw Szpilman olarak değiştirilmesiyle geldi.

Advertisements

İlginizi çekebilecek diğer içerikler


Bunlar da ilginizi çekebilir